Savaşın başlamasının üzerinden 8 ay geçmesine rağmen İsrail için halen bir düğüm olan isim: Yahya Sinvar

Sinvar’a yakın kişiler Şarku’l Avsat’a konuştu: Gazze'den gitmektense ölmeyi tercih eder. Siyasi ve sosyal bir isim. Esprili, ama bir o kadar da inatçı.

İsrail Gazze savaşı boyunca Sinvar’a ulaşamadı (AP)
İsrail Gazze savaşı boyunca Sinvar’a ulaşamadı (AP)
TT

Savaşın başlamasının üzerinden 8 ay geçmesine rağmen İsrail için halen bir düğüm olan isim: Yahya Sinvar

İsrail Gazze savaşı boyunca Sinvar’a ulaşamadı (AP)
İsrail Gazze savaşı boyunca Sinvar’a ulaşamadı (AP)

İsrail, geçtiğimiz yıl ekim ayında Gazze Şeridi'ne savaş açmasından bu yana, Hamas Hareketi’nin lider kadrosuna, özellikle de Hamas’ın Gazze Şeridi’ndeki Siyasi Büro Başkanı Yahya Sinvar'a ulaşamadı. Sinvar, Tel Aviv'in siyasi ve askeri isimleri tarafından 7 Ekim'de İsrail’e düzenlenen ve yüzlerce İsraillinin ölümüne, 240'a yakın İsraillinin rehin alınmasına yol açan saldırının planlayıcısı olmakla suçlanıyor.

Ancak İsrail sekiz aydır süren savaşta Gazze Şeridi'nin kuzeyinden merkezine oradan da güneydeki Han Yunus ve Refah'a kadar Sinvar'ı bulmayı umduğu her eve, tünele ve yere baktıysa da ondan hiçbir iz bulamadı. İsrail ordusu sadece Sinvar'ı ailesiyle birlikte tünellerden birinde gösteren kısa bir videoya ulaşabildi. Video savaşın başlarında memleketi Han Yunus'ta çekilmiş gibi görünüyordu.

Çok sayıda İsrailli yetkili, Sinvar’ın Han Yunus'ta ve tünellerde saklandığına dair emin ifadeler kullanırken zaman zaman ona yaklaştıklarını belirttiler. İsrail, halen devam eden bir operasyonla Sinvar’ın peşinde takibini Refah'a kadar genişletti.

scvfdbg
Yahya Sinvar (AP)

İsrail'in Hamas'ın diğer bazı siyasi ve askeri liderleriyle birlikte Sinvar'ı halen bulamaması, büyük bir istihbarat başarısızlığı olarak görülürken Gazze Şeridi'nin yer altı da dahil olmak üzere tüm bölgelerini etkileyen yıkıcı savaşın ortasında Sinvar'ın nerede olduğu ve saklanabildiği konusunda soru işaretlerine neden oldu.

Peki Sinvar'ın dış dünyayla bağlantısı gerçekten kesildi mi?

Şarku’l Avsat’a konuşan Gazze Şeridi'ndeki ve yurtdışındaki Hamas kaynakları, Sinvar'ın şimdiye kadar saklanabilmesinin ve İsrail’in kendisine ulaşamamasının, Hamas Hareketi’nin Gazze Şeridi içindeki ve dışındaki liderleriyle iletişiminin kesildiği anlamına gelmediğini söylediler.

Kaynaklar, Sinvar'ın başta ateşkes müzakereleri olmak üzere olup biten her şeyden sürekli olarak haberdar olduğunu ve sunulan her teklifi iyice incelediğini, üzerinde düşündüğünü, görüş bildirdiğini ve Hamas’ın diğer liderleriyle çeşitli şekillerde iletişim kurarak istişarede bulunduğunu aktardılar.

Sİnvar’ın, özellikle son müzakerelerdeki kritik zamanlarda Hamas Hareketi’nin yurtdışındaki liderleriyle birçok kez iletişim kurduğunu açıklayan kaynaklar, ayrıca İsrail'in oğullarını hedef almasının ardından Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye ile de iletişim kurarak kendisine taziyelerini ve desteklerini sunduğunu ifade ettiler. Kaynaklar bu iletişimin nasıl gerçekleştiği ve doğrudan olup olmadığı konusunda detay vermediler.

Kaynaklar, Sinvar'ın mevcut savaş sırasında İsrail’in herhangi bir suikast girişiminden kurtulup kurtulmadığı ve özellikle Han Yunus'taki operasyon sırasında İsrail askerlerinin onun bulunduğu yere yaklaşıp yaklaşmadığı konusunda da herhangi bir bilgi vermediler.

En fazla iki ya da üç kişiden oluşan çok küçük bir çevrenin onun nerede olduğunu bildiğini ve çeşitli ihtiyaçlarını karşıladığını söyleyen kaynaklar, bu kişilerin Sinvar’ın Gazze Şeridi’ndeki ve dışındaki Hamas liderleriyle iletişim kurmasını sağladıklarını belirttiler.

zxcvdfbg
İsrail'in BM Daimi Temsilcisi Gilad Erdan, geçtiğimiz mayıs ayında BM Genel Kurulu'nun özel bir oturumu sırasında Yahya Sinvar'ın bir fotoğrafını tutarken (AFP)

İsrail’in Hamas'ın siyasi ve askeri kademelerindeki birinci ve ikinci derecedeki liderlerinin çoğuna ulaşmayı başaramadığına işaret eden kaynaklar, ancak İsrail’in bunlardan bazılarına suikast girişiminde bulunduğunu, bu girişimler sırasında bazılarının yaralandığını, bazılarının da farklı bölgelere ve hedeflere yönelik bombardımanlardan yara almadan kurtulduğunu, fakat Sinvar’ın bu kişilerin arasında olmadığını söylediler.

Kaynaklar Sinvar'ın tünellerde mi yoksa bir evde mi saklandığını ise belirtmediler.

 Han Yunus’un tünelleri

İsrail ordusunun Han Yunus'taki kara operasyonunun sona ermesinin ardından Sinvar'a ulaşılamaması dair İsrail basınında yer alan haberlerde Sinvar'ın Hamas'ın geriye kalan tünellerinde gezindiği öne sürüldü. Ancak İsrail ordusu sık sık Hamas'ın tünelleri de dâhil olmak üzere tüm imkânlarını yok ettiğini ve Han Yunus ile Gazze Şeridi'nin diğer bölgelerindeki tüm taburlarını dağıttığını belirtiyor.

İsrail zaman zaman Sinvar ve diğer Hamas liderlerinin sürgüne gitmeyi kabul etmeleri halinde Gazze Şeridi'nden çıkarılabilecekleri açıklamasını yineliyor.

Şarku’l Avsat, Sinvar'ın şahsiyeti ve nasıl kararlar verebileceği hakkında bir portre çizmek için yakınlarına ve akrabalarına ulaşmaya çalıştı.

Sinvar’ın yakın çevresinden ve akrabalarından kaynaklar, onun ‘ya savaşın sona ermesi, işgalci İsrail güçlerinin geri çekilmesi ve onurlu bir esir takası anlaşması için direnişin öne sürdüğü şartların kabul edilmesinden ya da şehit olmaktan’ başka bir şey düşünmediğini söylediler. Kaynaklar, Sinvar için Gazze'den sürgün edilme gibi bir önerinin temelde kabul edilemez olduğunu ve bunu asla düşünmeyeceğini ifade ettiler.

Hamas’ın diğer liderlerinin de bu iki seçenekten başka üçüncü bir seçeneği düşünmediklerini belirten kaynaklar, İsrail’in uzlaşmazlığına ve şartlarından taviz vermeyişine karşı başka bir çözüm olmadığı düşünüldüğünde tüm liderlerin bu iki seçenek üzerinde hemfikir olduğunu da sözlerine eklediler.

cvfdbgnh
İsmail Heniyye ve Yahya Sinvar, 2017 yılında Gazze’de Filistinli grupların liderlerinin katıldığı bir toplantı sırasında yan yana otururken (AFP)

Kaynaklar, Sinvar’ın karakteriyle ilgili olarak ve İsraillilerin onun kan dökme ve şiddet yanlısı ve inatçı bir kişi olduğu yönündeki iddialarına cevaben, onun sosyal bir insan olduğunu ve sık sık hem yetkilileri hem önde gelen yerel isimleri ve hatta ikamet ettiği yerdeki komşularını ziyaret ettiğini söylediler. Yakın çevresi, Sinvar’ın Hamas’ın Gazze Şeridi’ndeki lideri seçilmesinden bu yana yoğun programına rağmen ailesini ve akrabalarını düzenli olarak ziyaret ettiğini de belirttiler.

Yakın çevresinden biri Sinvar hakkında şunları söyledi:

Sinvar, birçokları tarafından çok sert bir kişi olarak algılanmasına rağmen Hamas’ın lideri olarak katıldığı toplantılar ve görüşmeler sırasında bile sık sık espri yapar. Ancak bu mizahi yönü, kritik ve önemli konularda tartışmalar yapıldığında her türlü tartışmayı çözüme kavuşturabildiği için ortaya çıkan lider karakterine sahip olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Eskiden ona eşlik eden Hamas’ın önde gelen isimlerinden biri ise şunları dile getirdi:

Büyük Geri Dönüş Yürüyüşleri döneminde Gazze'deki durumla ilgili arabulucularla yapılan müzakereler ve 2018-2019 yılları arasında birbirini takip eden olaylar sırasında Sinvar, kişisel kararını Hamas liderlerine oybirliğiyle kabul ettirme konusunda oldukça azimliydi. İsrail’i yıllarca Hamas Hareketi’nin taleplerine boyun eğmeye zorlayan önemli başarılar elde etti.

Zafer pozu

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Tel Aviv'deki siyasi ve askeri üst düzey isimlerden gelen, savaşın ertesi günü için stratejik bir plana sahip olmadığı ve Hamas'la İsrailli rehineleri iade edecek bir anlaşmaya varmadığı yönündeki eleştirilere yanıt verirken Gazze savaşını Sinvar ve Hamas'a zafer pozu verdirecek şekilde sonlandırmayı reddettiğini sık sık yineliyor.

Gözlemciler, İsrail'in Sinvar'a ulaşamamasının siyasi ve askeri düzeyleri için çözülemeyen bir düğüm olduğunu söylerken İsrailliler, savaşta zafer pozu verebilmek için İsrail ordusuna ölü ya da diri Sinvar'a ulaşma fırsatı verilmesi konusunda zaman faktörüne büyük umutlar bağlıyor gibi görünüyor.

Şarku'l Avsat'a konuşan Hamas kaynakları, Sinvar'ın, İsrail'in savaşı kazandığını iddia etmek için onu öldürmek ya da yakalamak istediğini çok iyi bildiğini söylediler. İsrail hapishanelerinde geçirdiği uzun yıllar nedeniyle Sinvar’ın İsraillilerin ve liderlerinin nasıl düşündüklerini bildiğini belirten kaynaklar, bu yüzden Sinvar’ın özellikle müzakereler ve beraberinde oluşan şartlar sırasında mücadelenin birçok yönünü siyasi olarak yönettiğini de sözlerine eklediler. Kaynaklar bu sebeple Sinvar’ı özellikle savaşın tamamen durdurulması ve işgalci İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'nin tüm bölgelerinden çekilmesi konusunda Filistinlilerin uzlaşmasını sağlayacak koşulları sağlamak isteyen inatçı bir müzakereci olarak tanımladılar.

Kaynaklar, Sinvar’ın önemli bir ulusal mesele söz konusu olduğunda tek başına karar vermediğini, ancak müzakerelerde ve diğer konularda gündeme gelen her konuda her zaman istişareye devam etmeyi tercih ettiğini de sözlerine eklediler.

İsrail, bir uzlaşıya varılmasını sağlayacak bir çözüm çerçevesinde başta Yahya Sinvar olmak üzere Hamas liderlerinin Gazze'den sürülmesi fikrini sık sık dile getirse de bu fikre hem İsrail hükümetinin içinden hem de Hamas'tan tepki gösterildi.

 



Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
TT

Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)

Meksika'da kartellerin kullandığı mermilerin neredeyse yarısının, ABD ordusuna mühimmat üreten fabrikada yapıldığı tespit edildi.

Meksika Savunma Bakanı General Ricardo Trevilla Trejo, salı günkü açıklamasında, 2012'den bu yana yaklaşık 137 bin adet .50 kalibrelik merminin ele geçirildiğini söyledi. 

Uyuşturucu çeteleri tarafından kullanılan bu mermilerin yüzde 47'sinin, ABD'nin Missouri eyaletinde yer alan Lake City Ordu Mühimmat Fabrikası'nda üretildiğini bildirdi.

New York Times'ın haberine göre sözkonusu tesis, Amerikan ordusunda kullanılan tüfekler için mermi üreten en büyük fabrika.

Ayrıca General Trejo, Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum'un göreve başladığı Ekim 2024'ten bu yana polislerin ülkede ele geçirdiği 18 bin ateşli silahtan yaklaşık yüzde 80'inin de ABD menşeli olduğunu söyledi. 

Baskınlarda el konan silahlar arasında .50 kalibrelik Barrett tüfekleri, el bombası fırlatıcıları, roketatarlar ve çeşitli kalibredeki makineli tüfekler var.

Meksika'da silah ruhsatları sıkı denetimlere tabi. Silahlar yasal olarak yalnızca Meksika ordusunun işlettiği iki mağazadan satın alınabiliyor. Belirli kalibre ve özelliklere sahip tabancalar ise sadece ordu ve kolluk kuvvetleri tarafından kullanılabiliyor.

Bu önlemlere rağmen Meksika hükümetinin verilerine göre her yıl 200 bin ila 500 bin adet ateşli silah, ABD'den ülkeye kaçak olarak sokuluyor. 

ABD Yüksek Mahkemesi, Meksika hükümetinin Amerikan silah üreticilerine karşı açtığı davayı geçen yıl oybirliğiyle reddetmişti. Kararda, üreticilerin bağımsız perakendecilerin yasadışı satışlarını durdurmamalarının yardım ve yataklık koşullarını karşılamadığı bildirilmişti. 

Diğer yandan mahkemenin açıklamasında, Meksika devletinin şikayetinde savunduğu gibi "silah satışlarının gerçekleştiğine ve üreticilerin bunun farkında olduğuna dair hiçbir şüphe yok" denmişti. 

Meksika hükümeti, Arizona'daki mahkemeye ABD'li 5 silah şirketi hakkında 2022'de bir dava daha açmıştı. Hukuki süreç devam ediyor. 

Cenevre merkezli sivil toplum kuruluşu Uluslararası Organize Suçla Mücadele Küresel Girişimi (GI-TOC) Direktörü Cecilia Farfan Mendez, şunları söylüyor:  

İronik olan, Meksika ve ABD hükümetlerinin aynı şeyi istemesi: Kartellerin yol açtığı ölümleri azaltmak. Ancak suç örgütleri bu kalibredeki tabancalara kolayca erişebildiği sürece ABD, sanki bu şiddetin ortaya çıkmasını destekliyormuş gibi görünüyor.

 Independent Türkçe, New York Times, BBC


İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
TT

İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)

İsrail istihbaratı, Hamas'ın büyük bir saldırı düzenleyeceğine dair bilgileri Başbakan Binyamin Netanyahu'ya 2018'de doğrudan iletmiş.

İsrailli medya kuruluşları Ynet ve Yedioth Ahronoth'un aktardığına göre Hamas, 2018-2022'de İsrail'in güneyindeki askeri üsler ve sivil yerleşimlere karşı koordineli bir saldırı planlamış. 

İstihbarat yetkililerinin "Eriha Duvarı" adını verdiği kapsamlı harekat planının, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te düzenlediği Aksa Tufanı saldırısını özetler nitelikte olduğu aktarılıyor. 

New York Times, "Eriha Duvarı" kod adlı 40 sayfalık belgenin, İsrailli yetkililerle paylaşıldığını 2023'teki haberinde bildirmişti. Askeri ve istihbarat yetkililerinin, 2022'de haberdar olduğu planı "hayal ürünü" diye niteleyip gerçekleşmesini çok zor bularak dikkate almadığı öne sürülmüştü. 

Ancak İsrail medyasındaki yeni haberlerde, Başbakan Netanyahu'nun 2018'de planla ilgili birden fazla kez doğrudan bilgilendirildiği ortaya kondu. 

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla konuşan yetkililer, "Hamas'ın askeri kanadı, topraklarımızın derinliklerine yönelik geniş çaplı bir saldırı için güç mü topluyor?" alt başlıklı istihbarat raporunun, doğrudan Netanyahu'nun masasına bırakıldığını söylüyor. 

Diğer yandan İsrail Başbakanlık Ofisi, ordunun 7 Ekim'deki başarısızlığına ilişkin devam eden soruşturmada, Hamas'ın saldırı planladığına dair önceden bilgi sahibi olunmadığını iddia etmişti. Ofisin, İsrail Kamu Denetçisi Matanyahu Englman'a gönderdiği açıklamada, "Eriha Duvarı" belgesinin Netanyahu'ya hiç sunulmadığı öne sürülmüştü. 

İsrail İstihbarat Kolordusu'na bağlı Birim 8200'den bazı analistlerin de Hamas'ın saldırı hazırlıklarına dair bilgileri 2018'de orduyla paylaştığı 2023'te ortaya çıkmıştı.  

Kaynaklar, bu planların iç güvenlik teşkilatı Şin Bet tarafından incelendikten sonra doğrudan Netanyahu'ya iletildiğini de savunuyor. 

2022 ve 2023'te "Eriha Duvarı" dosyasının yeni istihbarat bilgileriyle güncellendiği fakat bunların doğrudan Netanyahu'ya ulaşmadığı belirtiliyor. İsrail ordusu ve istihbarat kurumları, Gazze Savaşı'nın fitilini ateşleyen 7 Ekim saldırılarına tüm uyarılara rağmen hazırlıksız yakalandığı gerekçesiyle eleştirilmişti.

Başbakan Netanyahu'ya sunulan istihbaratlarla ilgili bilgi sahibi kaynaklardan biri şunları söylüyor: 

Ordu komutanları parçaları birleştirmekte başarısız olsa bile başbakanın görevi, Hamas'ın hedefleri hakkında yanıt talep etmektir. Netanyahu ise hiçbir şey yapmadı.

Independent Türkçe, Haaretz, Times of Israel, Ynet 


Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
TT

Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği görüşmede nihai bir anlaşmaya varılmadığını, ancak İran’la müzakerelerin sürdürülmesi konusunda ısrarcı olduğunu belirtti.

Trump, Beyaz Saray’da üç saati aşk süren görüşmeyi “son derece verimli” olarak nitelendirerek, ABD ile İsrail arasındaki mükemmel ilişkilerin devam ettiğini vurguladı.

Toplantıda, İran’la yeni bir nükleer anlaşmaya varma ihtimali ele alındı. Trump, müzakerelerin başarıya ulaşmasının tercih ettiği seçenek olduğunu ve bu tutumunu Netanyahu’ya ilettiğini söyledi. Anlaşma sağlanamaması halinde ise “işlerin nereye varacağını göreceğiz” dedi. Trump, İran’ın geçmişte bir anlaşmayı reddettiğini ve bunun “gece yarısı çekici” olarak nitelendirdiği bir darbeyle sonuçlandığını hatırlatarak, Tahran’ın bu kez “daha rasyonel ve sorumlu” davranmasını umduğunu ifade etti.

cd
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun resmi internet sitesinde yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeden bir fotoğraf.

Trump ayrıca Gazze ve genel olarak bölgede “büyük ilerleme” kaydedildiğini savunarak, “Ortadoğu’da barışın fiilen hüküm sürdüğünü” dile getirdi.

Görüşmeye ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner katıldı.

Netanyahu’nun Washington ziyareti, İsrail basını tarafından İran’a karşı stratejik koordinasyon açısından kritik olarak değerlendirildi. Görüşmelerde İran’ın nükleer programının geleceği ve diplomatik sürecin başarısızlığa uğraması halinde İsrail’in askeri hareket serbestisine ilişkin güvenceler öne çıktı.

Netanyahu’nun, müzakerelerin yalnızca nükleer programla sınırlı kalmaması; İran’ın balistik füze programı ve bölgedeki vekil güçlere verdiği desteğin de kapsama alınması için Trump yönetimine baskı yaptığı aktarıldı. ABD’nin diplomatik sürece şans tanıma konusundaki ısrarına karşın Netanyahu’nun, olası bir anlaşma durumunda dahi İsrail’in İran’a karşı “hareket özgürlüğünü” koruması gerektiğini savunduğu belirtildi.

ghyju
Tahran’da devrimin 47. yıl dönümü kutlamaları kapsamında sergilenen bir füzenin yanında konuşan iki din adamı (New York Times)

Görüşmede Gazze dosyası da ele alındı. Taraflar, İsrail’in resmen katıldığı “Barış Konseyi” çerçevesinde Gazze’nin yeniden imarına yönelik planın ikinci aşamasındaki ilerlemeyi değerlendirdi.

Beyaz Saray yetkilileri, görüşmenin Trump ile Netanyahu arasında yakın bir uyum sergilediğini ve İran’ın nükleer silah edinmesinin engellenmesi konusunda ortak vizyon bulunduğunu belirtti. Ancak analistler, iki liderin önceliklerinde farklılıklar olabileceğine dikkat çekti. Trump’ın siyasi kazanım olarak sunabileceği hızlı bir diplomatik anlaşmaya eğilimli olduğu; Netanyahu’nun ise İran’a kısmi tavizler içeren bir mutabakata karşı daha katı şartlar talep ettiği ve askeri seçeneğin masada kalmasında ısrar ettiği ifade edildi.

Netanyahu, görüşmenin ardından Beyaz Saray’dan ayrıldı. Sabah saatlerinde Dışişleri Bakanı Rubio ve ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ile Blair House’ta bir araya gelen Netanyahu, ayrıca Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile de temaslarda bulundu. İsrail’in Washington Büyükelçisi Michael Leiter, görüşmelerde “önemli jeostratejik gelişmelerin” ele alındığını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, söz konusu temasların siyasi ve güvenlik koordinasyonu çerçevesinde gerçekleştirildiğini bildirdi.

Trump, salı günü yaptığı açıklamada anlaşma sağlanmaması halinde İran’a karşı sert adımlar atılabileceğini söylemişti. Axios’a konuşan Trump, Tahran’ın “bir anlaşma yapmak için güçlü istek duyduğunu” savunarak, İran’ın nükleer silah ya da füze sahibi olmasına izin verilmeyeceğini ifade etti. İsrail’in müzakere sürecini sekteye uğratacak adımlar atmasını istemediğini de sözlerine ekledi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de anlaşma sağlanamaması halinde “başka bir seçeneğin” masada olduğunu belirterek, Trump’ın tüm seçenekleri açık tuttuğunu söyledi. Vance, Washington’un önceliğinin İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu, rejim değişikliğinin ise İran halkının vereceği bir karar olduğunu kaydetti.

New York Times, ABD’nin İran’la yürüttüğü dolaylı müzakerelerde ilerleme sağlanmasının zor olduğuna işaret ederken; İsrail’in taleplerinin Washington’da yankı bulduğunu, ancak Tahran’ın balistik füze programı ve bölgesel vekil unsurlar konusunu müzakere kapsamına almaya yanaşmadığını yazdı.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’den aktardığı analize göre ABD yönetiminin İran’a baskıyı artırmak amacıyla İran petrolü taşıyan tankerlerin müsaderesini değerlendiriyor. Ancak böyle bir adımın Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğini tehdit edebileceği ve küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açabileceği uyarıları yapılıyor.

Gazete, ABD Hazine Bakanlığı’nın bu yıl 20’den fazla İran petrol tankerine yaptırım uyguladığını ve Beyaz Saray’ın olası müsadereler için hukuki zemin hazırlığı yaptığını aktardı. ABD’li bir yetkili, Trump’ın diplomatik yolu tercih ettiğini ancak görüşmelerin çökmesi halinde alternatif seçeneklerin hazır tutulduğunu söyledi.

ABD Ulaştırma Bakanlığı ise Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’nde ticari gemilere yönelik potansiyel tehditlere karşı uyarıda bulundu.