Gazze'de ateşkes için yapılan müzakerelerin önündeki engellerden biri: Philadelphia Koridoru’ndaki güvenlik kuşağı

Likud Partisi, Netanyahu'nun ateşkes anlaşmasına varma niyetine şüpheyle yaklaşıyor

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ın batısından görülen Philadelphia Koridoru (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ın batısından görülen Philadelphia Koridoru (AFP)
TT

Gazze'de ateşkes için yapılan müzakerelerin önündeki engellerden biri: Philadelphia Koridoru’ndaki güvenlik kuşağı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ın batısından görülen Philadelphia Koridoru (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ın batısından görülen Philadelphia Koridoru (AFP)

İsrail'in, Philadelphia (Salahaddin) Koridoru boyunca 15 kilometre uzunluğunda ve 800 metre genişliğinde bir güvenlik kuşağı oluşturma planına hem Hamas Hareketi hem de İsrail ile arasındaki barış anlaşmalarının ihlali olarak gören Mısır karşı çıkıyor. Bu plan, Gazze Şeridi’nde ateşkes ve esir takası anlaşmasına doğru ilerlemenin önündeki yeni engellerden birini teşkil ediyor.

İsrail, Refah Sınır Kapısı ile birlikte Philadelphia Koridoru’nu işgal etmesinden bu yana burada çok sayıda tünel keşfedildiğini iddi ediyor. İsrail’in iddiasına göre Gazze Şeridi'nden Mısır’ın Sina Yarımadası’na uzanan bu tüneller Hamas tarafından silah, mühimmat ve insan kaçakçılığı için kullanılıyor. Bu yüzden İsrail, Hamas'ın ‘can damarı’ olarak gördüğü bu tünellerin yok edilmesi ve yeni tünellerin açılmasının engellenmesi konusunda oldukça kararlı görünüyor.

İsrail, bölgeden çekilirken buraları izleyebilmek için ne var ne yoksa yıkıp dümdüz etmeyi planlıyor.

Tel Aviv bu konuyu ateşkes anlaşmasının şartlarından biri haline getirirken Refah Sınır Kapısı’nı kaldırıp başka bir yere taşımaya çalışıyor. Bir yandan da İsrail, Mısır ve Gazze'deki Filistinli vatandaşlar olmak üzere tüm taraflar için güvenlik ve stratejik bir çıkar olduğu iddiasıyla Mısır hükümetini bunu kabul etmeye ikna etmeye çabalıyor. Ancak Mısır bunu kabul etmediği gibi Hamas da şiddetle karşı çıkıyor ve İsrail'in derhal o bölgeden çekilmesini istiyor.

sadfergthy
Geçtiğimiz kasım ayında Gazze Şehri'nin güneyindeki Zeytun Mahallesi’nde Salahaddin yolu (Philadelphia Koridoru) üzerinden kuzeyden ayrılan Filistinliler (AFP)

Taraflar bu hafta Kahire’de ve Doha'da Gazze Şeridi’nde ateşkes ve İsrail ile Hamas arasında esir takası için yeni bir müzakere turu yapılması konusunda anlaştılar.

Tel Aviv'deki kaynaklara göre Philadelphia Koridoru dosyası güçlü bir şekilde müzakere masasında olacak ve ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü William Burns Katar'ın başkenti Doha'ya, bir başka heyet de Kahire'ye giderek müzakerelere katılacak.

Ateşkes çabaları

İsrail televizyonu Kanal 13, cuma günü Katar’da yapılan ve Mossad Başkanı David Barnea’nın da katıldığı görüşmelerin ‘olumlu’ geçtiğini bildirdi. İsrail'de haftalardır görülmeyen bir iyimserliğe işaret eden bu haber, profesyonellerin yer aldığı müzakere heyetlerinin önümüzdeki günlerde Kahire’ye ve Doha'ya giderek ateşkes anlaşmasının nihai çerçevesini netleştirecekleri ve kimlerin esir takasına dahil edileceği, ateşkesin işleyiş mekanizması ve İsrail güçlerinin Gazze'den çekilmesi gibi ihtilaflı konuları ele alacakları bildirildi.

Zaman çizelgesi açısından, İsrail'in tahminleri nihai bir anlaşmaya birkaç gün içinde varılamayacağını gösteriyor. Birkaç hafta sürebilecek müzakerelerin başlangıcına tanıklık ediyoruz. Ancak Başbakan Binyamin Netanyahu’ya yakın iki kaynak, anlaşmanın temeli ABD Başkanı Joe Biden tarafından İsrail’in önerisi olarak tanıtılan teklife dayansa da başlıca anlaşmazlıklardan bahsederek bu iyimserliğe yerin olmadığını gösterdiler. Kaynaklar, ‘bir anlaşmaya varılması hala garanti değil’ uyarısında bulundular.

azxsdfrgth
Itamar Ben-Gvir (solda), Binyamin Netanyahu (ortada) ve Bezalel Smotrich (sağda) (İsrail basını)

İsrail basını, iktidar ortağı Likud Partisi’nde önde gelen bazı isimlerin Netanyahu’nun Hamas ile esir takası anlaşması imzalamasını ihtimal dışı bırakan açıklamalarını aktardı. Söz konusu isimler, bakanlar İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir anlaşmaya varılmasına karşı uyguladıkları baskı nedeniyle anlaşmanın onaylanmasının hükümeti düşüreceğini açıkça dile getirdiler.

Likud Partili isimler, Netanyahu'nun Smotrich ve Ben-Gvir'in isteklerine rağmen, hükümeti dağıtmadan ateşkes anlaşmasını kabul etmesine fazla ihtimal vermediklerini söylediler.

Aşırı sağcı iki bakan

Haaretz gazetesi dün, Netanyahu'nun iki aşırı sağcı bakana yönelik tehditlerinin ciddiyetini henüz açıklamadığını, çünkü İsrail ile Hamas arasındaki müzakerelerin devam ettiğini ve henüz sonuçlanmadığını bildirdi.

İsrail hükümetinde koalisyon ortakları Ultra Ortodoks Yahudi Şas Partisi ve Yahadut Hatora (Birleşik Tevrat Yahudiliği) Partisi’nin geçtiğimiz ay masada olan benzer bir anlaşmayı destekledikleri gibi tarafların bir anlaşmaya varması halinde bunu da desteklemeleri bekleniyor. Pratikte hükümetin çoğunluğu anlaşmadan yana olsa da bazı Likud Partili isimler, Ben-Gvir ve Smotrich'in anlaşmaya karşı çıkması halinde hükümetin düşmesinden korktukları için anlaşmayı desteklemeyeceklerini düşünüyorlar.

Netanyahu, Ulusal Birlik Partisi’nin lideri olan Benny Gantz ile anlaşmaya ilişkin temasların gidişatı hakkında görüştü. Ulusal Birlik Partisi’nden yapılan açıklamaya göre Gantz, Netanyahu’ya partisinin rehinelerin geri dönmesini sağlayacak her türlü sorumlu anlaşmaya tam destek vereceğini söyledi.

Gantz, Netanyahu ile yaptığı görüşmenin ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi:

Her şey sizinle ilgili değil, ama bu kez de bağlılık, kararlılık ve samimiyet göstermelisiniz. Siz de benim kadar iyi biliyorsunuz ki bir önceki tekliften bu yana rehinelerden birçoğu esaret altında hayatını kaybetti. Savunma Bakanı Yoav Gallant ile bencilce oyunlar oynamanın zamanı değil.

Walla haber sitesi, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot'un yaptığı bir açıklamada şunları söylediğini aktardı:

Son dokuz aydır anlaşmaya en çok yaklaştığımız dönemdeyiz. Netanyahu'nun liderlik stratejisini yerine getirdiğini, savaşı durdurmak için zor bir karar verdiğini ve Smotrich ve Ben-Gvir'e bunun doğru karar olduğunu söylediğini görmekte zorlandığım için büyük bir üzüntü duyuyorum. Üstelik Netanyahu, bunun hükümetin dağılmasına yol açacağını biliyor. Netanyahu, İsrail Devleti'ni kurtarmanın önünde tutulan kişisel ve siyasi zorunluluklar tarafından zincirlenmiş durumda.

“Altın fırsat”

ABD, Katar ve Mısır’ın ortak arabuluculuk çabaları çerçevesinde her iki tarafın da ABD yönetimi tarafından sunulan öneriyi kabul etmesinin ardından, işgalci İsrail’in Gazze Şeridi'nde dokuz aydır yürüttüğü savaşın sona ermesine ve Hamas ile esir takasının önünü açacak bir anlaşma için ilerleme kaydetmeye çalışıyor. Kanal 13 televizyonu, ordu komutanlarının Hamas’a yönelik operasyonların yıllarca devam edeceğini ve bu süre zarfında İsrail'in Gazze'deki rehineleri kaybedebileceğini vurguladı.

defrt65y7
Mısır'ı Gazze'den ayıran tampon bölge olan Philadelphia Koridoru'na paralel bir yolda devriye gezen sınır muhafızları (Arşiv - AFP)

Kanal 13, görüşmelerde ilerleme kaydedilen bir dönemde İsrail ordusunun, İsrail'in iki ila üç hafta sürecek müzakerelere girmesini kabul ettiğini ve Hamas Hareketi’ne karşı Refah'ta devam eden askeri operasyonun bu süre zarfında tamamlanacağını bildirdi.

İsrail güvenlik kurumları, Hamas’ın zamanın aleyhine işlediğini bildiği ve her gün 50 ila 100 savaşçısını kaybettiği için Refah’taki askeri operasyonun Hamas'ın tutumunda esneklik göstermesine ve İsrail'in savaşı tamamen sona erdirmesi şartından vazgeçmesine yol açtığına inanıyor.

İsrailli kaynaklara göre ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, İsrail ve Hamas'a bir anlaşmaya varmaları için azami baskı uygulamaya çalışıyor ve ABD’de 6 Kasım'da yapılması planlanan başkanlık seçimleri öncesinde bir ateşkes anlaşmasına varılması için çabalıyor.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe