İsrail hava saldırılarında Hudeyde'deki yakıt depoları yakıldı… Husiler alarma geçti

İsrail, söz konusu saldırıların, Tel Aviv'de bir kişinin ölümüne ve diğerlerinin yaralanmasına neden olan İHA saldırısına yanıt olduğunu bildirdi.

 İsrail'in dün (cumartesi) Hudeyde'ye düzenlediği saldırının gerçekleştiği bölgeden uzak bir alanda yaşayanlar tarafından görülen yoğun duman (AFP)
İsrail'in dün (cumartesi) Hudeyde'ye düzenlediği saldırının gerçekleştiği bölgeden uzak bir alanda yaşayanlar tarafından görülen yoğun duman (AFP)
TT

İsrail hava saldırılarında Hudeyde'deki yakıt depoları yakıldı… Husiler alarma geçti

 İsrail'in dün (cumartesi) Hudeyde'ye düzenlediği saldırının gerçekleştiği bölgeden uzak bir alanda yaşayanlar tarafından görülen yoğun duman (AFP)
İsrail'in dün (cumartesi) Hudeyde'ye düzenlediği saldırının gerçekleştiği bölgeden uzak bir alanda yaşayanlar tarafından görülen yoğun duman (AFP)

İran destekli örgüte bağlı medya kuruluşlarına göre İsrail, dün (cumartesi) Yemen'de Husilerin kontrolündeki Hudeyde Limanı’nda yakıt depolarının da aralarında bulunduğu yerleri hedef alan bir dizi hava saldırısı düzenleyerek ölümlere ve yaralanmalara neden oldu.

Şarku’l Avsat’ın Al Masirah TV'den aktardığı habere göre, İsrail hava saldırılarında üç kişi öldü, 87 kişi de yaralandı.

Söz konusu saldırı, Gazze'deki Filistinlileri desteklediğini iddia eden Husilerin üstlendiği bir insansız hava aracı (İHA) saldırısının Tel Aviv'de bir kişinin ölümüne ve diğerlerinin de yaralanmasına yol açmasından bir gün sonra gerçekleşti.

Geçtiğimiz kasım ayından bu yana İsrail'e karşı çok az etkisi olan birçok saldırı üstlenen Husiler, Kızıldeniz ve Arap Denizi'nde 170'ten fazla gemiye saldırdığını ve İsrail limanlarındaki gemilere tek başına yahut İran yanlısı Iraklı gruplarla ortaklaşa saldırdığını iddia etti.

zsdf
İsrail'in dün (cumartesi) Hudeyde Limanı yakınlarındaki bir bölgeye düzenlediği saldırının gerçekleştiği yerden yoğun alev ve duman yükseliyor. (AFP)

İsrail ordusu saldırıların Hudeyde Limanı’ndaki yakıt depolama tesislerini hedef aldığını doğrularken, saldırılar büyük bir yangına yol açtı. Husi medya kuruluşları sayısı belirtilmeyen ölü ve yaralılar olduğunu bildirdi.

Hudeyde sakinlerinin Şarku’l Avsat'a anlattıklarına göre, Husiler kentin dört bir yanında harekete geçerken, kent sakinlerinin çoğu, ABD ve İngiltere'nin kentteki Husi mevzilerine yönelik saldırılarının başlamasından bu yana en ağır bombardıman olarak nitelendirilen saldırılar nedeniyle evlerinden çıkmadı.

Meşru hükümete bağlı Hudeyde Vilayeti Vali Yardımcısı Velid el-Kadimi Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, “Husiler halkı tekrarlanan ABD, İngiliz ve son olarak İsrail saldırılarına karşı savunmasız hale getirdi” ifadesini kullandı.

El-Kadimi, Husilerin amacının ‘İran'ın bölgedeki emellerini gerçekleştirmek ve Kızıldeniz ticaret koridorunu kontrol etmek’ olduğunu söyledi. El-Kadimi ayrıca, bölge sakinlerinin Hudeyde'deki evlerinden şehir dışına ve komşu illere göç ettirildiğini açıkladı.

Sana Stratejik Araştırmalar Merkezi Müdürü Macid el-Mezhaci, Husilerle uluslararası çatışmada İsrail'in açık bir şekilde denkleme girmesiyle bu aşamanın daha ileri bir aşamaya geldiğini ve iki taraf arasındaki çatışmada sahnenin yeni bir dönemece girebileceğini düşünüyor.

Örgütün İsrail'e karşı İHA saldırısını benimsemesinin, uluslararası toplumu Husilerle birleştiren çatışma denkleminde büyük bir değişim olduğuna inanan el-Mezhaci şu ifadeleri kullandı: “Bu saldırı Yemen savaşında başka bir istasyon ve büyük bir değişim olarak tanımlanabilir. İsrail'e karşı ilk Husi saldırıları ABD ve İngiliz müdahalesine yol açtı. Bu kesinlikle Kızıldeniz'deki saldırılarla ilişkilidir, ancak diğer taraftan bu genellikle İsrail'in uluslararası korumacı boyutunu hareket ettirir ve müdahale seviyesini daha yüksek seviyelere taşır.”

İsrail'den doğrulama

İsrail Ordu Sözcüsü, orduya ait jetlerin Yemen'in Hudeyde Limanı’ndaki ‘Husi terör rejimi’ hedeflerini vuran saldırılar düzenlediğini doğruladı. Sözcü, X platformu üzerinden paylaştığı bir gönderide, saldırıların ‘son aylarda İsrail devletine karşı düzenlenen yüzlerce saldırıya’ yanıt olarak gerçekleştirildiğini açıkladı.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant ise yaptığı açıklamada, ‘İsrail vatandaşlarının kanının bir bedeli olduğunu’ belirterek, Hudeyde Limanı’na yapılan saldırının sebebinin limanın İran'dan Husilere silah ve mühimmat aktarımı için bir kanal olması olduğunu söyledi.

sdfsfhn
Dün (cumartesi) Hudeyde'de vurulan bölgeden uzak bir alandan yangını izleyen Yemenliler (AFP)

Husilerden gelen ilk yorumda, Sözcü Muhammed Abdusselam X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, saldırıları ‘halkın acısını ikiye katlamak amacıyla Hudeyde'deki sivil tesisleri, petrol tanklarını ve elektrik santralini hedef alan acımasız bir saldırı’ olarak nitelendirdi. Abdusselam, daha fazla saldırı gerçekleştirmeye devam edeceklerinin sözünü verdi.

Bölge sakinlerine göre bombardıman limanın, yakıt depolarının ve bir benzin istasyonunun bulunduğu kuzey Hudeyde'ye ve kentteki Husilerin kontrolündeki askeri polis komutanlık binasına odaklandı.

Husi yanlısı medya, saldırıların yakıt ve gaz depolama tesislerinde büyük patlamalara ve uzak mesafelerden görülebilen yoğun dumanlara yol açtığını belirterek, saldırıların F-35 savaş uçakları tarafından gerçekleştirildiğini iddia etti. Al Masirah TV, tıbbi kaynakların çok sayıda kişinin öldürüldüğünü ve yaralandığını söylediğini aktardı.

Korku ve yakıt krizi

Şarku’l Avsat'a konuşan Hudeyde, Sana ve Husilerin kontrolündeki bazı bölgelerin sakinleri, saldırıların hemen ardından akaryakıt istasyonlarının kapılarını kapattığını ve araba yakıtında boğucu bir kriz ve artan fiyatlar korkusuyla petrol şirketi istasyonlarında uzun araba kuyrukları oluştuğunu bildirdi.

Bölge sakinlerine göre Husiler kasıtlı olarak bu tür krizler yaratarak akaryakıtı iki katına satıyor, resmi istasyonları kapatıyor ve satış için karaborsa işletiyor. İsrail saldırıları sırasında tüp dolum istasyonunun hedef alındığına dair haberlerin ardından bölge sakinleri yemeklik gazda da boğucu bir kriz yaşanmasından korkuyor.

Şarku’l Avsat'a konuşan kaynaklar, Hudeyde sakinlerinin kent üzerinde uçan savaş uçaklarının geri dönmesiyle panik içinde yaşadıklarını ve yeni saldırılardan korktuklarını söyledi.

Husilerin kentin hava sahasında kara bir bulut oluşturan yakıt depolarındaki yangını kontrol altına alamadığını belirten kaynaklar, bu saldırılarda can kayıpları olduğunu doğruladı. Ancak Husilerin hedef alınan yerlerde ve hastanelerin çevresinde uyguladığı sıkı önlemler, ölü ve yaralı sayısının tam olarak bilinmesini engelledi.

Yemen hükümet yetkilileri, 7 Ekim olaylarından bu yana Husilerin Yemenlilere karşı işlediği suçları aklama ve Filistinlileri destekleme bahanesiyle bölgesel bir oyuncu olmaya çalışma fırsatı bulduğunu, barış sürecinden kaçtığını ve örgüt liderlerinin gözleri Yemen'in kurtarılmış diğer bölgelerine odaklanmışken İsrail'le savaşmaya hazırlanma bahanesiyle yüz binlerce kişiyi saflarına katmak için gelişmeleri istismar ettiğini söylüyor.

İlk başarılı saldırı

Cuma günü Husi saldırılarında ilk İsrailli kayıp verilirken, İsrailli yetkililer ‘tüm savunma sistemlerini derhal güçlendirmek için çalıştıklarını ve İsrail devletini hedef alan ya da ona karşı terör estiren herkesten hesap soracaklarını’ ifade etti.

Örgüt, 19 Kasım'dan bu yana Kızıldeniz, Aden Körfezi ve Hint Okyanusu'nda, uyruğu ne olursa olsun İsrail'le bağlantılı gemilerin yanı sıra ABD ve İngiliz gemilerinin seyrini engellemek için saldırılar düzenlediğini ve Iraklı silahlı gruplarla birlikte Akdeniz'de ve İsrail limanlarında saldırılar gerçekleştirdiğini iddia ediyor.

dcfgrtyhjukı
İsrail'in dün (cumartesi) Hudeyde'deki tesislere düzenlediği saldırıdan çıkan dumanlar (AFP)

Husilerin Askerî Sözcüsü Yahya Seri televizyonda yaptığı açıklamada, grubunun ‘Yafa’ adlı yeni bir İHA’yla işgal altındaki Yafa bölgesinde (Tel Aviv) önemli bir hedefi vurduğunu belirterek, söz konusu İHA’nın önleme sistemlerini atlatma yeteneğine sahip olduğunu ve hedeflerine başarıyla ulaştığını ifade etti.

Seri, Tel Aviv'in güvensiz bir bölge ve İsrail'in içlerine ulaşmaya odaklanacak Husilerin menzilinde birincil hedef olacağı tehdidinde bulundu.

Geçtiğimiz haftalarda Husiler, tek başına ve İran destekli Iraklı gruplarla ortaklaşa olarak, Hayfa Limanı’ndaki gemilere ve Akdeniz'deki diğer gemilere karşı gerçekleştirilen önceki saldırıları üstlendi.

Yemenli gözlemciler, Husilerin İsrail'de etkili saldırılar gerçekleştirme kabiliyetine şüpheyle yaklaşıyor ve son saldırının İran'ın planlamasıyla Yemen dışındaki başka bölgelerden gerçekleştirilmiş olabileceği ihtimalini göz ardı etmiyor. Zira Husiler, İsrail'in Tahran'a karşılık verme riskini bertaraf etmek için bu yöntemi benimsedi.

Sürekli yükseltme

Husilerin lideri Abdulmelik el-Husi, perşembe günü yaptığı haftalık konuşmasında, gerilimin başladığı kasım ayından bu yana Kızıldeniz ve Aden Körfezi'nde 170 gemiye saldırdıklarını iddia etti. 12 Ocak'tan bu yana 570'ten fazla saldırı düzenlendiğini de kabul eden el-Husi, ABD ve İngiltere'nin grubun kapasitesini sınırlamak için dört kez başlattığı saldırılarda 57 kişinin öldüğünü ve 87 kişinin de yaralandığını belirtti.

x csvfdbgr
Dün (cumartesi) Hudeyde'de İsrail tarafından hedef alınan bölgeden yükselen dumanların bir başka görünümü (AFP)

Gerilimin başlamasından bu yana Husi saldırıları yaklaşık 30 gemiyi vurdu ve bunlardan ikisi battı. 18 Şubat'taki bir saldırı Kızıldeniz'de İngiliz gemisi Robimar’ın batmasına neden oldu, ardından 12 Haziran'da Yunan gemisi Tutor hedef alındı.

6 Mart'ta Aden Körfezi'nde Liberya gemisi True Confidence'ı hedef alan bir füze saldırısında üç denizci öldü, dört denizci de yaralandı.

Gemilerdeki yaralanmalara ek olarak, grup 19 Kasım'da ele geçirdiği Galaxy Leader gemisini halen elinde tutuyor.

Husilerin eylemleri, Birleşmiş Milletler (BM) Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg önderliğindeki Yemen barış çabalarının durma noktasına gelmesine neden olurken, iki yıllık kırılgan ateşkesin çökeceği ve daha geniş çaplı çatışmaların yeniden başlayacağı korkusu hâkim.

Yemen hükümeti çözümün Husilere karşı Batı'nın savunmacı saldırıları olmadığını, en etkili yolun Hudeyde'yi, limanlarını ve ele geçirilen tüm devlet kurumlarını geri almak ve İran destekli darbeyi sona erdirmek için silahlı kuvvetleri desteklemek olduğunu savunuyor.

xcdsfv
Kızıldeniz'deki bir saldırının ardından petrol tankerinde meydana gelen patlamadan alevler ve dumanlar yükseliyor. (EPA)

Yemen Başkanlık Konseyi tarafından perşembe günü yapılan son açıklamada, Husilere ‘aklıselimi kullanması, barışı tesis etmeye yönelik iyi çabalara olumlu yaklaşması, Filistin halkının acıları ve haklı davaları üzerinden açıkça ticaret yapmayı bırakması’ çağrısında bulunuldu.

Sana Stratejik Araştırmalar Merkezi Müdürü el-Mezhaci şunları söyledi: “Husilerin ilk saldırılarının başlamasıyla birlikte Kızıldeniz'de savunmada kalındı. Ancak asıl değişim, Tel Aviv'de bir kişinin öldürülmesiyle yaşandı. Bu durum kuralları değiştirdi ve risk seviyesini yukarıya taşıdı. Yemen'e müdahale eden ülkelerdeki askeri kurumların, siyasetçileri Husilere yönelik daha etkili saldırılara karar vermeye itmek için bekledikleri ekstra itici güç oldu.”

Bunun, uluslararası toplumun Husilerle angajmanının daha ileri bir aşaması olduğuna ve İsrail'in de açık bir şekilde buna dahil olduğuna inanan el-Mezhaci, “Uluslararası toplum ile Husiler arasındaki çatışmada sahnenin tamamen farklı bir yöne doğru gittiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.



Somali’de dijital tehditler terörle mücadeleyi zorlaştırıyor

Somali Savunma Bakanı, Kuvvetler Genelkurmay Başkanı ve ordu komutanları (Somali Ulusal Haber Ajansı)
Somali Savunma Bakanı, Kuvvetler Genelkurmay Başkanı ve ordu komutanları (Somali Ulusal Haber Ajansı)
TT

Somali’de dijital tehditler terörle mücadeleyi zorlaştırıyor

Somali Savunma Bakanı, Kuvvetler Genelkurmay Başkanı ve ordu komutanları (Somali Ulusal Haber Ajansı)
Somali Savunma Bakanı, Kuvvetler Genelkurmay Başkanı ve ordu komutanları (Somali Ulusal Haber Ajansı)

Somali’de El-Kaide bağlantılı Eş-Şebab terör örgütüyle yürütülen mücadele, askeri operasyonların ötesine geçerek siber alana ve dijital teknoloji boyutuna taşındı. Mogadişu yönetimi, örgütün yapay zekâ ve insansız hava araçları (İHA) gibi ileri teknolojileri kullanmaya başlaması üzerine uluslararası topluma acil destek çağrısında bulundu.

Somali’nin BM Daimî Temsilcisi Abukar Dahir Osman, BMGK’da yaptığı konuşmada terör tehdidinin sürekli evrildiğini vurguladı. Örgütün yapay zekâ yardımıyla propaganda hazırladığını, şifreli haberleşme uygulamaları üzerinden saldırı planladığını ve 10 yıl önce imkânsız olan nitelikte İHA saldırıları gerçekleştirdiğini belirtti.

1991'de Siad Barre rejiminin devrilmesinden sonra merkezi otorite zafiyeti yaşanan ülkede, hükümet güçleri başkent dışındaki kırsal alanlarda hakimiyet sağlamakta zorlanıyor. Afrika Birliği barış gücü misyonunun (AUSSOM/ATMIS) geleceğine ilişkin belirsizlikler ve hükümet birliklerinin geri çekilme riskleri tabloyu ağırlaştırıyor.

Somalili siyasi analist Abdirahman Jama Barre, terörle mücadelenin artık konvansiyonel askeri yöntemlerle sınırlı kalamayacağını, örgütün teknolojik üstünlük arayışına karşı Somali ordusunun siber güvenlik, gelişmiş istihbarat ve teknolojik donanımla desteklenmesi gerektiğini vurgula

Mısır Eski İçişleri Bakan Yardımcısı Tümgeneral Muhammed Nur el-Din, radikal örgütlerin yapay zekâ araçlarını güvenlik ağlarını aşmak için kullandığına dikkat çekerek; güvenlik güçlerinin yalnızca sahada değil, siber uzayda da önleyici stratejiler geliştirmesi ve uluslararası ortaklıkları artırması gerektiğini ifade etti.

Mogadişu yönetimi, uluslararası toplumdan askeri teçhizat desteğinin yanı sıra terörün dijital ayak izlerini silmeye yönelik siber güvenlik kapasitesinin artırılması için teknik yardım talep ediyor.

vfgbhyj
Aşağı Cuba Bölgesinde devriye gezen Somali Ulusal Ordu Birlikleri (SONNA)

Ağustos 2026'da Eş-Şebab’ın ülkenin orta kesimindeki stratejik Teedaan kasabasını şiddetli çatışmaların ardından yeniden ele geçirmesi, sahadaki askeri dengelerin kırılganlığını bir kez daha gözler önüne serdi. Yaşanan bu gelişmeler, terörle mücadelenin yalnızca konvansiyonel yöntemlerle yürütülemeyeceğini ve dijital alana yayılması gerektiğini doğruluyor.

Mısırlı güvenlik uzmanlarına göre Somali Ulusal Güvenliği'nin korunması ve terörün kaynağında kurutulması yalnızca Mogadişu’nun sorumluluğunda olamaz. Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz bölgesinin istikrarı, komşu ülkeler ve uluslararası toplumun ortak stratejik hamlelerine bağlıdır.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Somalili siyasi analistler, uluslararası yardımın konvansiyonel askeri teçhizatın ötesine geçerek siber güvenlik, dijital istihbarat ve kapasite inşasını kapsayan bütüncül bir güvenlik ortaklığına dönüştürülmesi gerektiğini savunuyor.

Terör örgütlerinin sosyal medya platformları üzerinden yürüttüğü sempatizan toplama, propaganda ve radikalleşme faaliyetlerini engellemek adına gençlere yönelik sosyal önleme programlarına ve teknik altyapı yatırımlarına ağırlık verilmesi isteniyor.

Askeri uzmanlar, radikal grupların insansız hava araçları (İHA) ve yapay zekâ entegrasyonuna karşı Somali’nin kendi imkanlarıyla mücadele etmesinin güç olduğuna dikkat çekerek, internet ve siber alanda sürdürülebilir ulusal kapasite geliştirilmesini elzem görüyor.


Trump: İran acil bir anlaşma için ısrar ediyor, yanıtımıza karar vereceğiz

Ticari bir gemi, dün Yemen açıklarında, Babülmendeb Boğazı yakınlarında demirledi (AFP)
Ticari bir gemi, dün Yemen açıklarında, Babülmendeb Boğazı yakınlarında demirledi (AFP)
TT

Trump: İran acil bir anlaşma için ısrar ediyor, yanıtımıza karar vereceğiz

Ticari bir gemi, dün Yemen açıklarında, Babülmendeb Boğazı yakınlarında demirledi (AFP)
Ticari bir gemi, dün Yemen açıklarında, Babülmendeb Boğazı yakınlarında demirledi (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, "başarısız bir ulus" olarak nitelendirdiği İran'ın savaşı sonlandırmak adına "hızlı ve acil" bir anlaşma arayışında olduğunu ve sürekli iletişim kurmaya çalıştığını öne sürdü. Washington'un bu sürece dahil olup olmayacağına henüz karar verilmediğini, ancak diyalog ihtimaline açık olunduğunu belirten Trump, Tahran’ın hiçbir şekilde nükleer silaha ulaşmasına izin verilmeyeceğini ve "uygunsuz" bir uzlaşıyı kabul etmeyeceklerini yineledi.

Pakistan’ın diplomasi trafiği

Çatışmaları sonlandırmak amacıyla diplomatik girişimlerini artıran Pakistan’ın BM Daimî Temsilcisi Asım İftihar Ahmed, İslamabad’ın BM mekanizmaları ve daha önce Katar ile birlikte arabuluculuk ettiği "İslamabad Mutabakat Zaptı" çerçevesinde tarafları yeniden müzakere masasına getirmeye çalıştığını açıkladı. Ahmed, ateşkesin sağlanması ve Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğinin yeniden tesisi için diyalog kanallarının açık tutulduğunu vurguladı.

ABD Enerji Bakanı’ndan nükleer yükümlülük eleştirisi

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) toplantısında konuşan ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Tahran’ın nükleer taahhütlerini yerine getirmekte başarısız olduğunu belirtti. İran’ın savaşta zarar gören nükleer tesislere BM müfettişlerinin erişim sağlamasını engellemesini sert bir dille eleştiren Wright, Tahran yönetiminin ihmallerini gidermesi için verilen sürenin dolduğunu ifade etti.


ABD Uzay Kuvvetleri dünya yörüngesinde silah konuşlandırıldığını ilk kez kabul etti

SpaceX şirketine ait Falcon 9 roketi, ABD Uzay Kuvvetleri’ne bağlı Cape Canaveral Uzay Kuvvetleri İstasyonu'ndaki fırlatma kompleksinden havalandı. (DPA)
SpaceX şirketine ait Falcon 9 roketi, ABD Uzay Kuvvetleri’ne bağlı Cape Canaveral Uzay Kuvvetleri İstasyonu'ndaki fırlatma kompleksinden havalandı. (DPA)
TT

ABD Uzay Kuvvetleri dünya yörüngesinde silah konuşlandırıldığını ilk kez kabul etti

SpaceX şirketine ait Falcon 9 roketi, ABD Uzay Kuvvetleri’ne bağlı Cape Canaveral Uzay Kuvvetleri İstasyonu'ndaki fırlatma kompleksinden havalandı. (DPA)
SpaceX şirketine ait Falcon 9 roketi, ABD Uzay Kuvvetleri’ne bağlı Cape Canaveral Uzay Kuvvetleri İstasyonu'ndaki fırlatma kompleksinden havalandı. (DPA)

ABD Uzay Kuvvetleri, yörüngede savaş yeteneklerine sahip askeri unsurların bulunduğunu resmen açıklayarak, uzayda konuşlandırılmış silahların varlığını ilk kez doğruladı.

Uzay Kuvvetleri sözcüsü yaptığı yazılı açıklamada, "ABD, Amerikan birleşik kuvvetlerini düşman tehditlerinden koruma yeteneğine sahip ve uzay kontrolünü sağlamaya yönelik silahları yörüngeye konuşlandırmıştır" ifadelerini kullandı. Sözcü, bu silahların niteliği veya teknik özellikleri hakkında detay vermekten kaçınırken; "uzay kontrolü" kavramının kinetik (fiziksel) ve kinetik olmayan (elektronik/siber) yöntemlerle rakip kapasiteleri etkisiz hale getirmeyi kapsadığını, bu yeteneklerin hem savunma hem de taarruz amacıyla kullanılabileceğini ifade etti.

Bu hamle; ABD, Rusya ve Çin arasında uzaydaki rekabetin arttığı bir dönemde geldi. Washington, her iki ülkeyi de uzaydaki uzantıları için potansiyel birer tehdit olarak değerlendiriyor. ABD Uzay Kuvvetleri'ne göre Çin, ordusunu modernize etme stratejisi kapsamında anti-uzay kapasitelerini hızla geliştirirken; Rusya ise uzayı doğrudan bir savaş alanı ve gelecekteki çatışmalarda üstünlük sağlamanın temel unsuru olarak görüyor.

Uzayın askerileştirilmesi süreci aslında 1957'de Sputnik'in fırlatılmasıyla başlayan Uzay Yarışı'na kadar uzanıyor. Dönemin iki süper gücü ABD ve Sovyetler Birliği, uyduların silahlandırılması ve imha edilmesi teknolojilerini o yıllardan itibaren araştırmaya başlamıştı.

Yörüngeye nükleer silah yerleştirilmesi endişelerine karşı 1967 yılında imzalanan Dış Uzay Antlaşması, uzayda kitlesel imha silahlarının konuşlandırılmasını yasaklamıştı. Ancak o tarihten bu yana ABD, Rusya, Çin ve Hindistan, söz konusu antlaşma kapsamına girmeyen ve askeri iletişim, keşif ile navigasyon için hayati önem taşıyan uyduları hedef alabilen konvansiyonel uzay savaş sistemlerini geliştirmeye devam ediyor.