Biden çekildi, ABD başkanlık yarışında Harris'i destekliyor

Görev süresinin sonuna kadar çalışmaya devam edecek... Trump ona “tarihin en kötü başkanı” diyor

ABD Başkanı Joe Biden ve Başkan Yardımcısı Kamala Harris (AFP)
ABD Başkanı Joe Biden ve Başkan Yardımcısı Kamala Harris (AFP)
TT

Biden çekildi, ABD başkanlık yarışında Harris'i destekliyor

ABD Başkanı Joe Biden ve Başkan Yardımcısı Kamala Harris (AFP)
ABD Başkanı Joe Biden ve Başkan Yardımcısı Kamala Harris (AFP)

Başkan Joe Biden (81 yaşında), Cumhuriyetçi rakibi eski Başkan Donald Trump ile yaptığı başarısız münazaranın ardından Demokrat müttefiklerinin birçoğunun çağrılarına kulak vererek, Chicago'daki ulusal kongresine bir aydan az bir süre kala Demokrat Parti'de kaosa yol açabilecek bir hamle ile 5 Kasım 2024'te yapılması planlanan Beyaz Saray yarışından çekildi.

Döneminin ekonomik ve siyasi başarılarına dikkat çeken Biden, 20 Ocak 2025 tarihinde öğle saatlerinde sona erecek olan görev süresinin geri kalanını tamamlama niyetinde olduğunu açıkladı. “X” platformundaki hesabından yaptığı açıklamada “Başkanınız olarak hizmet etmek hayatımın en büyük onuruydu” diyen Biden, “yeniden seçilmek için aday olmayı düşünmüş olsam da kenara çekilmenin ve görev süremin geri kalanında yalnızca başkan olarak görevlerimi yerine getirmeye odaklanmanın partimin ve ülkenin yararına olduğuna inanıyorum” dedi.

Biden, başkanlık yarışından çekildikten dakikalar sonra, partinin 19 Ağustos'ta Chicago'da yapılacak kongresinde Başkan Yardımcısı Kamala Harris'i desteklediğini açıkladı. Harris'i desteklemesine rağmen, Demokrat delegelerin tercihlerinin aynı doğrultuda olup olmayacağı henüz belli değil.

Demokratların adaylığını kazanma ve Donald Trump'ı yenme sözü veren Harris ise yaptığı açıklamada, “Bu özverili vatanseverlik eylemiyle Başkan Biden, tüm hizmet hayatı boyunca yaptığı şeyi yapıyor: Amerikan halkını ve ülkemizi ilk sıraya koyuyor. Başkan'ın desteğini almaktan onur duyuyorum ve niyetim bu adaylığı kazanmak ve kazanmak... Demokrat Parti'yi - ve ulusumuzu - Donald Trump'ı yenmek üzere birleştirmek için elimden gelen her şeyi yapacağım” ifadelerini kullandı.

Siyasi deprem

Başkan Biden'ın başkanlık yarışından çekilmesi, zihinsel ve fiziksel yetenekleriyle ilgili üç haftadır süren endişelerin ve sık sık öfkeli bir şekilde istifa etmeyi reddetmesinin ardından ABD'de siyasi bir deprem oluşturdu.

Biden, yıkıcı anketler, Demokrat milletvekillerinin acil ricaları ve bağışçıların artık onun devam etmesi için ödeme yapmaya istekli olmadıklarına dair açık mesajları karşısında yenik düştü.

ABD Başkanı'nın bu kararıyla, Trump'a karşı tartışmalarla başlayan siyasi kriz sona ermiş oldu. Ancak Demokrat Parti için Biden'ın çekilmesi ikinci bir krizi gündeme getiriyor: yerine kim geçecek? Özellikle, parti Harris'in etrafında toplanmayı mı seçecek, yoksa parti içi kaosu önlemek için başka bir aday bulma konusunda hızlı bir çaba mı başlatacak?

On yıllardır ilk kez bir ABD başkanı yeniden seçim yarışından çekiliyor. 1968'de Başkan Lyndon Johnson'ın ikinci kez aday olmama kararını anımsatan Biden'ın bu kararı, seçim yarışının çok geç bir döneminde geldi.

“En kötü başkan”

Trump'a yönelik suikast girişimi ve bunun yarış üzerindeki önemli etkisi bile Demokratları Biden'ın etrafında toplanmaya ikna etmedi. Kasım ayında alacakları bir yenilginin Temsilciler Meclisi ve Senato'daki koltuklarını koruma şanslarını azaltacağına giderek daha fazla ikna oldular.

Biden'ın yarıştan çekildiğini açıklamasından dakikalar sonra ABD televizyon ağı CNN ile yaptığı telefon görüşmesinde Trump, Biden'ı “ülke tarihinin gelmiş geçmiş en kötü başkanı” olarak nitelendirdi.

Cumhuriyetçi Parti'nin Temsilciler Meclisi'ndeki kampanya kolu başkanı Richard Hudson, Biden'ın başkanlık kampanyasından çekilme kararını “tarihi boyutlarda bir skandal” olarak nitelendirdi. “Başkanımız iktidarsız, Demokratlar bunu biliyor ve bunu örtbas etmek için Amerikan halkına yalan söylediler” diyen Hudson, “seçmenlerin güvenlerine yapılan bu son ihaneti affetmeyeceğini ve unutmayacağını” söyledi.

Biden'ın başkanlık süresinin geri kalanını sürdürebilme yeteneğini sorgulayarak, “Eğer Başkan zihinsel olarak kampanya yapmaya uygun değilse, zihinsel olarak nükleer silahlara sahip olmaya da uygun değildir. “Temsilciler Meclisi'nin her Demokrat üyesi şimdi cevap vermelidir: Başkan görev süresinin geri kalanını tamamlamaya uygun mu?” sorusunu yöneltti.

Biden'ın çekildiğini açıklamasından birkaç saat önce Cumhuriyetçi başkan yardımcısı adayı JD Vance, Biden'ın başkan olarak devam etmeye uygunluğunu sorguladı. X platformunda yaptığı bir paylaşımda, “Yeniden seçilmek için aday olmamak, Başkan Trump'ın başından beri haklı olduğunun ve Biden'ın başkomutan olarak hizmet etmek için yeterince nitelikli olmadığının açık bir itirafı olacaktır” dedi.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe