Samanyolu'nun merkezinde çok nadir bir kara delik keşfedildi

Uzun zamandır cevap bekleyen bir soruyu yanıtlayabilir

Samanyolu'nun merkezindeki Sagittarius A* , Güneş'in yaklaşık 4,3 milyon katı kütleye sahip (NASA)
Samanyolu'nun merkezindeki Sagittarius A* , Güneş'in yaklaşık 4,3 milyon katı kütleye sahip (NASA)
TT

Samanyolu'nun merkezinde çok nadir bir kara delik keşfedildi

Samanyolu'nun merkezindeki Sagittarius A* , Güneş'in yaklaşık 4,3 milyon katı kütleye sahip (NASA)
Samanyolu'nun merkezindeki Sagittarius A* , Güneş'in yaklaşık 4,3 milyon katı kütleye sahip (NASA)

Samanyolu Galaksisi'nin merkezine yakın bir yerde nadir bir kara delik keşfedildi. Bilim insanları bu cismin, kara delik evrimine dair uzun süredir devam eden bir gizemi aydınlatmasını umuyor. 

Büyük kütleli yıldızların ölümünün ardından ortaya çıkan kara delikler, evrenin en esrarengiz oluşumlarından biri. Keşfedilmelerinin ardından geçen 50 yıldan uzun sürede haklarında pek çok şey öğrenilse de hâlâ cevaplanmayı bekleyen en az bir o kadar soru var. 

Bunlardan biri de süper kütleli kara deliklerin oluşum süreci. Tek bir yıldızın meydana getirebileceği en büyük kara deliğin, Güneş'in yaklaşık 80 katı kütleye sahip olabileceği düşünülüyor. 

Birden fazla kara deliğin zaman içinde birleşmesiyle oluşan süper kütleli kara deliklerse Güneş'in milyonlarca, hatta milyarlarca katı kütleye ulaşabiliyor. 100 ila 100 bin Güneş kütlesine sahip olanlarsa orta kütleli kara delik sınıfına giriyor. 

Bugüne kadar çok az sayıda orta kütleli kara delik keşfedilmesi, bu cisimlerin çok yüksek kütlelere ulaşma sürecinin net bir şekilde anlaşılmasını engelliyor. 

The Astrophysical Journal adlı hakemli dergide 18 Temmuz'da yayımlanan çalışmayı yürüten ekip, bu sır perdesini aralayabilecek önemli bir adım attı. 

Samanyolu'nun merkezinden yaklaşık 0,1 ışık yılı uzaktaki yıldız kümesi IRS 13'ü gözlemleyen bilim insanları beklenmedik bir şeyle karşılaştı: Buradaki yıldızlar şaşırtıcı derecede düzgün bir örüntüde ilerliyordu.

Yaklaşık 25 yıl önce keşfedilen IRS 13 de başlı başına bir merak konusu. İlk başta tek bir yıldız sanılan sistemin, sonraki gözlemlerle aslında küçük ve yoğun bir yıldız kümesi olduğu ortaya çıkmıştı. 

Galaksinin merkezindeki süper kütleli kara delik Sagittarius A*'ya (SgrA*) bu kadar yakın bir sistemin nasıl bozulmadan durduğu bilim insanlarının kafasını kurcalıyor. 

Şili'deki Çok Büyük Teleskop ve diğer aygıtlarla IRS 13'ü inceleyen araştırmacılar, kümedeki yıldızların düzensizce, rasgele bir şekilde hareket etmesini bekliyordu. 

Fakat düzenli bir hareket gören bilim insanları bunun iki açıklaması olabileceğini söylüyor: Ya galaksinin merkezindeki süper kütleli kara delik SgrA*, buradaki cisimlerin yörüngesini etkliyor ya da yıldız kümesinde orta kütleli bir kara delik var. 

Gözlemler ve bilgisayar modellerinden yararlanan araştırmacılar, ikinci seçeneğin daha muhtemel olduğu sonucuna vardı. 

IRS 13'ün hareketlerini inceleyen ekip, kümeyi bir arada tuttuğu düşünülen yoğun bir cismin yaklaşık konumunu hesapladı. Bu bölgede X-ışınları ve iyonize gazdan oluşan ve saniyede yaklaşık 130 kilometre hızla dönen bir halka gözlemlediler.

Bilim insanları halkanın merkezinde bulunduğu varsayılan cismin kütlesinin de Güneş'in 30 bin katı olduğunu hesapladı. Hem bu veriler hem de IRS 13'ün çok yüksek bir yoğunluğua sahip olması, içinde bir orta kütleli kara delik bulunduğuna işaret ediyor.  

Makalenin başyazarı Florian Peißker şu ifadeleri kullanıyor: 

IRS 13, merkezdeki kara deliğimiz SgrA*'nın büyümesinde temel bir yapıtaşı gibi görünüyor.

Bulguların doğrulanması için daha fazla gözleme ihtiyaç var. Fakat halihazırda bilim insanları SgrA* ve diğer süper kütleli kara deliklerin nasıl bu kadar büyüdüğüne dair bazı soruları cevaplayabilir. 

Peißker "Bu büyüleyici yıldız kümesi yaklaşık 20 yıl önce keşfedildiğinden beri bilim camiasını şaşırtmaya devam ediyor" diyerek ekliyor: 

İlk başta alışılmadık derecede ağır bir yıldız olduğu düşünülüyordu. Ancak yüksek çözünürlüklü verilerle artık merkezde orta kütleli bir kara deliğin bulunduğu bir yapıtaşı bileşimi olduğunu doğrulayabiliyoruz.

Independent Türkçe, Science Alert, Science Daily, The Astrophysical Journal



Netflix rekortmen Fransız filminin devamı için düğmeye bastı

49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)
49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)
TT

Netflix rekortmen Fransız filminin devamı için düğmeye bastı

49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)
49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)

Netflix, 2024'ün hit Fransız filmi Paris'in Altında'nın (Sous la Seine) devam projesi için nihayet harekete geçti. Platform, yeni filmi yönetmesi için korku türünün tanınmış isimlerinden Fransız yönetmen Alexandre Aja'yla anlaştı.

İlk filmin yönetmen koltuğunda Xavier Gens oturuyordu.

Mutant köpekbalığı dehşeti

Bérénice Bejo'nun bir deniz araştırmacısını canlandırdığı filmde karakter, hem travmatik geçmişiyle yüzleşmek hem de Paris'i, tatlı suda yaşayabilen "mutant" bir köpekbalığı ve yavrularından kurtarmak zorunda kalıyordu. Üstelik şehir, belediye başkanının iptal etmeyi reddettiği bir triatlona hazırlanan vatandaşlarla birlikte paniğe sürükleniyordu. 

Gens'in yönettiği ilk film, Netflix'te İngilizce olmayan filmler arasında 102,3 milyondan fazla izlenmeyle platformun rekor kıran yapımlarından biri olmuştu. Köpekbalığı saldırısı temalı bu korku filminin şoke edici finali de devam hikayesi için merak uyandıran bir kapı aralamıştı.

Film, absürt eğlence dozuyla kısa sürede viral hale gelip o yıl platformda dünya genelinde en çok izlenen yapımlardan biri haline gelmişti.

Bejo'nun devam filminde de rolünü yeniden canlandırması bekleniyor. Yapımcı Vincent Roget de projeye yeniden dönüyor.

İlk filmin ortak senaristlerinden biri olan Gens'in ise neden geri dönmediği net değil. Devam filminin senaryosunu kimin kaleme aldığı şu aşamada bilinmiyor. 

Korku türünün tecrübeli ismi

2003 tarihli Fransız yapımı korku filmi Yüksek Tansiyon'la (Haute Tension) çıkış yapan yönetmen, ardından ABD'de Wes Craven klasiği Tepenin Gözleri'nin (The Hills Have Eyes) yeniden çevrimine imza atmıştı.

Aja ayrıca, 2010'da kana susamış tropik balıkların Arizona'daki küçük bir kasabayı dehşete düşürdüğü Piranha 3D'yi çekmişti. 2019 yapımı Ölümcül Sular'da (Crawl) ise Kategori 5 kasırga sırasında su altında kalan Florida'daki evlerinde kapana kısılan bir baba-kızın, aç timsahlardan kaçma mücadelesini anlatmıştı. Eleştirmenlerden büyük ölçüde olumlu yorumlar alan filmde Kaya Scodelario ve Barry Pepper rol almıştı.

Aja'nın son yönetmenlik çalışması ise Oscarlı yıldız Halle Berry'nin başrolünde yer aldığı, hayatta kalma temalı Asla Bırakma (Never Let Go) olmuştu.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Bloody Disgusting


İzleyiciler sevilen dizinin yeni sezonunu tek oturuşta bitiriyor

Güneşin Karanlığında'da avukat Mickey Haller'ı canlandıran 44 yaşındaki Meksikalı aktör Manuel Garcia-Rulfo, Muhteşem Yedili (The Magnificent Seven) ve Doğu Ekspresinde Cinayet'teki (Murder on the Orient Express) rolleriyle de tanınıyor (Netflix)
Güneşin Karanlığında'da avukat Mickey Haller'ı canlandıran 44 yaşındaki Meksikalı aktör Manuel Garcia-Rulfo, Muhteşem Yedili (The Magnificent Seven) ve Doğu Ekspresinde Cinayet'teki (Murder on the Orient Express) rolleriyle de tanınıyor (Netflix)
TT

İzleyiciler sevilen dizinin yeni sezonunu tek oturuşta bitiriyor

Güneşin Karanlığında'da avukat Mickey Haller'ı canlandıran 44 yaşındaki Meksikalı aktör Manuel Garcia-Rulfo, Muhteşem Yedili (The Magnificent Seven) ve Doğu Ekspresinde Cinayet'teki (Murder on the Orient Express) rolleriyle de tanınıyor (Netflix)
Güneşin Karanlığında'da avukat Mickey Haller'ı canlandıran 44 yaşındaki Meksikalı aktör Manuel Garcia-Rulfo, Muhteşem Yedili (The Magnificent Seven) ve Doğu Ekspresinde Cinayet'teki (Murder on the Orient Express) rolleriyle de tanınıyor (Netflix)

Netflix'in sevilen hukuk draması Güneşin Karanlığında'nın (The Lincoln Lawyer) takipçileri, 4. sezonuyla Netflix'e dönen dizinin yeni bölümlerini bu hafta sonu "tek oturuşta" bitiriyor..

Yeni bölümler, üçüncü sezon finalinin bıraktığı yerden devam ediyor. Michael Connelly romanlarından uyarlanan dizide Manuel García-Rulfo'nun canlandırdığı savunma avukatı Mickey Haller, bu sezon bir cinayet davasında sanık koltuğunda.

Hikaye, serinin 6. kitabı The Law of Innocence'tan (Masumiyet Yasası) uyarlanıyor: Mickey, eski bir müvekkilini öldürmekle suçlanınca adını temize çıkarmak için zamanla yarışıyor.

Geçen yıl hayranlar, iptal halinde "isyan edeceklerini" söylemişti. Dizinin geleceğiyle ilgili endişeler de şimdilik rafa kalktı. Yayın devi, yapımın 5. sezonuna onay verdiğini geçen ay duyurmuştu.

Önceki sezonlardan tanıdık yüzler de geri dönüyor: Lorna Crane rolünde Becki Newton, Izzy Letts'i canlandıran Jazz Raycole ve Cisco'ya hayat veren Angus Sampson bu sezonda da kadroda.

Çığlık (Scream) serisinin yıldızı Neve Campbell da Mickey'nin eski eşi ve eski savcı Maggie McPherson rolüyle diziye geri dönüyor.

Güneşin Karanlığında'nın 4. sezonundaki 10 bölümün tamamının 5 Şubat'ta yayımlanmasının ardından izleyiciler X'te diziye övgü yağdırdı. 

Bir izleyici, "Güneşin Karanlığında, Netflix'in çıkardığı en iyi dizilerden biri" diye yazarken, bir diğeri ekledi: 

Güneşin Karanlığında son dönemde izlediğim en iyi hukuk dizilerinden biri; Suits ve Boston Legal'la aynı seviyede.

Başka bir hayran da "Güneşin Karanlığında'nın 5. sezonuna bugün ihtiyacım var. Yeni sezonun tamamını dün gece bitirdim" ifadelerini kullandı. 

5. sezon Connelly'nin Resurrection Walk (Diriliş Yürüyüşü) adlı romanını temel alacak ve 10 bölümden oluşacak.

Güneşin Karanlığında, Netflix için istikrarlı biçimde güçlü performans sergileyen yapımlardan biri. Nielsen verilerine göre dizi, 2024'te 12 milyar dakikayı aşan izlenme süresiyle ABD'de en çok seyredilen 4. orijinal dizi olmuştu.

Diziyi televizyona uyarlayan David E. Kelley aynı zamanda yürütücü yapımcı olarak görev yapıyor. Yapımı geliştiren Ted Humphrey de yürütücü yapımcı ve Rodriguez'le birlikte ortak yapım sorumlusu görevlerini üstleniyor.

Independent Türkçe, Metro, HELLO!


Yasaklı gişe hattını aşan film izlenme listelerinde zirvede

Dava Adamı, 2000'lerin başlarında gizli bir ajanın Karaçi'nin yeraltı dünyasına sızmasını ve vahşi bir örgütü içeriden çökertmek için harekete geçmesini konu alıyor (Netflix)
Dava Adamı, 2000'lerin başlarında gizli bir ajanın Karaçi'nin yeraltı dünyasına sızmasını ve vahşi bir örgütü içeriden çökertmek için harekete geçmesini konu alıyor (Netflix)
TT

Yasaklı gişe hattını aşan film izlenme listelerinde zirvede

Dava Adamı, 2000'lerin başlarında gizli bir ajanın Karaçi'nin yeraltı dünyasına sızmasını ve vahşi bir örgütü içeriden çökertmek için harekete geçmesini konu alıyor (Netflix)
Dava Adamı, 2000'lerin başlarında gizli bir ajanın Karaçi'nin yeraltı dünyasına sızmasını ve vahşi bir örgütü içeriden çökertmek için harekete geçmesini konu alıyor (Netflix)

Ranveer Singh'in başrolünü üstlendiği, Hindistanlı bir gizli ajanın Karaçi'nin suç dünyasına sızmasını konu alan casus filmi Dava Adamı (Dhurandhar), Netflix'in küresel İngilizce dışı filmler listesinde zirveye yerleşti. Film ayrıca hem Hindistan'da hem de Pakistan'da bir numara oldu.

Netflix'in haftalık Tudum listesine göre Dava Adamı, İngilizce olmayan filmler arasında dünya genelinde 7,6 milyon izlenmeyle zirveye çıktı. Yapımın Güney Asya genelindeki performansı da dikkat çekici: Film, Bangladeş ve Sri Lanka gibi pazarlarda da üst sıralara tırmanarak bölgeye yayılan bir çekim gücüne sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Pakistan'daki başarı ise ayrı bir ağırlık taşıyor çünkü Hint filmleri yıllardır Pakistan sinemalarında yer bulamıyor. Bu durum, iki ülkenin artan ikili gerilimler nedeniyle son yıllarda karşılıklı olarak filmleri sinema salonlarında engellemesiyle daha da sertleşti. Başka bir deyişle, Hindistan'ın Pakistan içindeki istihbarat varlığını merkeze alan bu hikaye, normal koşullarda sınırın öte yanında izleyiciyle buluşmayabilirdi. Netflix sayesinde film, Pakistan'da geniş bir izleyici kitlesine ulaşmış görünüyor.

Yönetmen koltuğunda Aditya Dhar'ın oturduğu filmin Ranveer Singh'in başı çektiği oyuncu kadrosunda kötü karakteri canlandıran Akshaye Khanna da yer alıyor. 

Dhurandhar iki bölüm halinde anlatılıyor: İlk film, bir gizli ajanın Karaçi'nin yeraltı dünyasına sızdığı, 10 yıla yayılan bir Hint istihbarat operasyonunu izliyor. Dhurandhar: The Revenge adlı ikinci bölümünse 19 Mart'ta ülke sinemalarında gösterime girmesi bekleniyor. Devam filminin hem hikayeyi sürdürmesi hem de Singh'in canlandırdığı karakterin geçmişine ışık tutması öngörülüyor.

Serinin ilk bölümü, Hindistan'da en yüksek hasılata ulaşan Hintçe film konumuna yükselmişti. Yapım, ülkede 116 milyon dolar, uluslararası pazarlarda ise 32 milyon dolar gişe hasılatı elde etmişti.

Independent Türkçe, Variety, Mashable