Hizbullah Hüdhüd 3’ü uçurdu... Lübnan'ın savaştan kaybı 2 milyar dolar

Kanada Büyükelçiliği, vatandaşlarına, ‘ticari uçuşlar mevcutken ülkeyi terk etmeleri’ çağrısında bulundu.

İsrail'in topçu ateşiyle hedef aldığı Tayr Harfa kasabasından dumanlar yükseliyor. (AFP)
İsrail'in topçu ateşiyle hedef aldığı Tayr Harfa kasabasından dumanlar yükseliyor. (AFP)
TT

Hizbullah Hüdhüd 3’ü uçurdu... Lübnan'ın savaştan kaybı 2 milyar dolar

İsrail'in topçu ateşiyle hedef aldığı Tayr Harfa kasabasından dumanlar yükseliyor. (AFP)
İsrail'in topçu ateşiyle hedef aldığı Tayr Harfa kasabasından dumanlar yükseliyor. (AFP)

Hizbullah, Hüdhüd 3 insansız hava aracı (İHA) tarafından çekilen, İsrail'in kuzeydeki en önemli askeri hava üssüne ait olduğunu söylediği videoları yayınlayarak Tel Aviv'e yeni bir tehdit mesajı gönderdi.

Karşılıklı tehditlerin ardından Lübnan'daki Kanada Büyükelçiliği, vatandaşlarına, daimî ikamet edenlere ve onların Lübnan'daki yakın aile üyelerine bir mesaj göndererek, ‘İsrail, Batı Şeria ve Gazze Şeridi'ndeki son olaylar nedeniyle Lübnan'daki durumun değişken ve öngörülemez’ olduğunu belirtti. Büyükelçilik ayrıca, ‘ticari uçuşların mevcut olduğu yerlerden ülkeyi terk etmeleri’ çağrısında bulundu.

Güney savaşından kaynaklanan kayıplarının şu ana kadar 2 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor

İlerici Sosyalist Parti Bloğu Üyesi Milletvekili Vail Ebu Faur, İsrail saldırılarının sonuçlarını sunmak üzere Avrupa ülkelerinin büyükelçileriyle bir araya gelen Parlamento Dış İlişkiler Komisyonu toplantısının ardından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “İsrail saldırıları sonucunda insan, sağlık, kentsel, tarımsal ve çevresel kayıplar muazzam boyutlara ulaştı. İlgili Lübnan kurumlarının ilk tahminleri, diğer zarar ve kayıpların yanı sıra şu ana kadar yaklaşık iki milyar ABD doları tutarında bir maliyete işaret ediyor. Bu, Lübnan devleti için Lübnan'ın Arap ve uluslararası ilişkilerinde ele alınması gereken yeni bir zorluktur. Devlet iflas etmiştir ve bu tür yükleri kaldıramaz, ancak aynı zamanda savaşın uygulanabilirliği ya da bazı taraflarca haklı gösterilmesi konusundaki yerel siyasi değerlendirmelerden bağımsız olarak vatandaşlarına karşı sorumluluklarından da vazgeçemez. İsrail saldırganlığının sonuçlarıyla mümkün olan en kısa sürede başa çıkmak için net bir plana ve organize bir diplomatik ve siyasi çabaya ihtiyacımız var. Lübnan'ın en büyük çıkarı, Filistin halkını ve işgale karşı meşru direnişlerini siyasi olarak desteklemeye devam ederken, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararını başka herhangi bir tarafın çıkarına değil Lübnan'ın çıkarına uygulamaktır.”

Hüdhüd 3, Ramat David hava üssüne ilk kez ulaştı

Hizbullah'ın savaş medyası dün (çarşamba) keşif İHA’sı Hüdhüd 3’ün yeni bir videosunu yayınladı. Videoda, ‘23 Temmuz salı günü bir İHA tarafından İsrail mevzileri ve Lübnan sınırına 46 kilometre uzaklıktaki Ramat David hava üssünden çekilen son görüntüler’ olduğunu söylediği sahneler yer alıyordu.

Görüntüye alınan hava üssü, İsrail'in en önemli hava üslerinden biri, kuzeydeki tek askeri hava üssü ve tüm hava uzmanlıklarını içeriyor. Yaşanan hadise, İsrail tarihinde düşman uçaklarının büyük bir hava üssünün hava sahasına girdiği tek vaka.

‘Özel Bölüm - Ramat David Hava Üssü’ başlıklı sekiz dakikalık videoda uçak yakıt tankları, 109’uncu Filo karargahı, Demir Kubbe platformu, mühimmat depoları, 157’nci Filo karargahı ve 10’uncu Filo karargahı gösteriliyor.

Hizbullah savaş medyası, videonun yayınlanmasının İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Washington ziyareti ve Kongre konuşmasının zamanlamasıyla ilgili olduğuna dikkat çekerek, “İsrail ordusu en üst düzeyde hazır ve tetikte olmasına rağmen, direniş savaşçısı güvenli bir şekilde gidip dönebildi” ifadesini kullandı.

Savaş medyası, Hizbullah'ın ‘Hüdhüd'ün çektiği görüntülerin bir kısmını’ yayınlayarak vermek istediği mesajın, ‘direnişin İsrail terörizmine karşı koymak için ihtiyaç duyduğu bilgileri toplamaya devam ettiği ve istediği her noktaya ulaşma kabiliyetini gösterdiği’ olduğunu vurguladı.

Video, Hizbullah tarafından yayınlanan ve İsrail'i izleme kapasitesinin boyutlarını göstermeyi amaçladığını söylediği bir dizi videonun üçüncüsü. İlk videoda deniz kıyısındaki Hayfa kenti, ikincisinde ise İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri gösteriliyordu.

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee X platformunda yaptığı açıklamada, videonun sadece bir fotografik İHA tarafından çekildiğini ve hava üssünün faaliyetlerine zarar verilmediğini söyledi.

Diğer taraftan İsrail bombardımanı güneydeki birçok kasabaya doğru devam ederken, Kafr Şuba, Hula, Kafr Kila ve Tayr Harfa'da da bombalamalar kaydedildi. İsrail uçakları kasabadaki bir eve iki füzeyle saldırı düzenleyerek evi tamamen yok etti.

İsrail ordusu Lübnan'da savaşa hazır olduğunu açıkladı

Öte yandan İsrail ordusu, Ordu Sözcüsü Avichay Adraee aracılığıyla Lübnan'da savaşa hazırlık seviyesini yükselttiğini duyurdu.

Adraee X platformunda şunları yazdı: “Kuzey Komutanlığı 228’inci Yedek Tugayı güçleri bu hafta Lübnan'daki savaş senaryoları, özellikle de engebeli bir alanda ilerleme ve dağlık eksenlerde hareket etme konularında eğitim aldıkları bir savaş tatbikatını tamamladı. Ayrıca lojistik çabalar ve karargahla iletişimin yanı sıra ateş altındaki bir savaş alanından yaralıların tahliyesi senaryoları üzerinde de eğitim aldılar.”

Adraee ayrıca, ‘Kuzey Nahal Tugayı güçlerinin ilk kez Lübnan ile batı sınırında savunma ve saldırı savaşında önemli bir rol oynamak üzere kuzey sınırında askeri harekata çağrıldığını’ kaydetti.



Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.