Sinvar'ın güçlü kişiliği savaşı durdurmaya yardımcı olacak mı?

Gazzeliler: Sinvar katliamı durdurabilir... Hamas'ın son dönemdeki esnekliğinden geri adım atmayacak

Yahya Sinvar, 30 Nisan 2022 tarihinde Gazze'de düzenlenen bir toplantı sırasında konuşuyor. (AFP)
Yahya Sinvar, 30 Nisan 2022 tarihinde Gazze'de düzenlenen bir toplantı sırasında konuşuyor. (AFP)
TT

Sinvar'ın güçlü kişiliği savaşı durdurmaya yardımcı olacak mı?

Yahya Sinvar, 30 Nisan 2022 tarihinde Gazze'de düzenlenen bir toplantı sırasında konuşuyor. (AFP)
Yahya Sinvar, 30 Nisan 2022 tarihinde Gazze'de düzenlenen bir toplantı sırasında konuşuyor. (AFP)

Hamas'ın geçen hafta Tahran'da suikasta kurban giden İsmail Heniyye'nin yerine Yahya Sinvar'ı hareketin siyasi bürosunun başına getirdiğini açıklaması, pek çok gözlemci ve hatta başta Gazze Şeridi olmak üzere Filistin sokağı için sürpriz oldu.

Hamas'ın İsrail'e meydan okuma mesajı taşıyan bu açıklaması, İsrail'in tüm istihbarat ve askeri gücüyle 7 Ekim saldırısının baş sorumlusu olarak gördüğü Sinvar'a ulaşmaya çalıştığı bir dönemde geldi.

Bu açıklama, özellikle de selefininkine benzer bir akıbetle karşılaşabileceği için, Sinvar'ın seçiminin sonuçları hakkında birçok soruyu gündeme getiriyor. Ancak savaşı sona erdirmek isteyen Gazzeliler için en önemli soru, ‘Sinvar'ın seçiminin onları bu sona ne kadar yaklaştıracağı ya da uzaklaştıracağı.’

xcvdfgbr
Hamas tarafından 7 Ekim saldırısında öldürülen veya Gazze Şeridi'ne kaçırılan İsraillilerin fotoğrafları (AP)

Siyasi analist Mustafa İbrahim Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, Heniyye'nin yerine Sinvar'ın seçilmesinin tüm taraflara bir meydan okuma mesajı olduğunu belirtti. Tüm Hamas liderlerinin 7 Ekim saldırısını desteklediğini ve hareket olarak direnişi sürdürdüğünü ifade eden İbrahim, Hamas’ın belirtilen pozisyonlarından geri adım atmayacağını bildirdi.

İbrahim, Hamas'ın başka bir seçeneği olmadığına inanıyor, zira başka bir figürün seçilmesi hareketin liderliği için yarışmak isteyen Sinvar'ın terk edilmesi olarak algılanacaktı. İbrahim, Sinvar'ın hareketin son zamanlarda ateşkes müzakereleri sırasında gösterdiği esneklikten geri adım atacağına inanmıyor.

İbrahim, “Sinvar her zaman müzakerelerin merkezindeydi. Bazı İsrail haberlerinin öne sürdüğü gibi uzak ya da ilgisiz değildi” ifadelerini kullandı.

xscdvfrgb
Yahya Sinvar, 14 Nisan 2023 tarihinde Gazze'de düzenlenen Kudüs Günü kutlamalarına katıldı. (Getty Images)

Hamas'ın liderlik açısından halen uyumlu bir hareket olduğunu ve her türlü kararın ‘oybirliğiyle’ alındığını belirten İbrahim, “Sinvar bazı konularda sert bir tutum sergiliyor olabilir. Ancak o, Gazze Şeridi'ndeki Filistinliler için koşulların zor olduğunun ve savaşın uzadığının farkında. Bu nedenle bir anlaşmaya varmak için her türlü esnekliği gösterecektir” dedi.

Filistin meseleleri uzmanı Ziya Hasan da İbrahim ile aynı fikirde. Hasan Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, Yahya Sinvar'ın herhangi bir anlaşmaya engel olduğu yönündeki yaygın kanının aksine birçok aşamada ‘hareket içindeki diğer liderlerden daha fazla esneklik göstererek bir anlaşmaya varılmasını sağladığını’ belirtti. Hasan, Sinvar'ın tıpkı Heniyye gibi arabulucular aracılığıyla gelen her mesajı ince eleyip sık dokuduğunu, ancak bazı konularda esneklik göstererek birçok aşamada beklenmedik bir katkıda bulunduğunu söyledi.

Hasan, Sinvar'ın savaşı durdurmak için çaba göstereceğine ve gücünün bunu yapmasına yardımcı olacağına inanıyor.

dfvgbr
İsrail'in Gazze'nin batısında yerinden edilmiş Filistinlilerin yaşadığı okulu bombalaması sırasında hayatını kaybeden bir kızın cesedini taşıyan bir adam (AFP)

Diğer yandan, zaten acımasız bir savaşla sarsılan Gazze Şeridi'ndeki sokaklar bu seçim konusunda daha da endişeli.

Gazze şehrinin kuzeyindeki Şeyh Rıdvan mahallesi sakinlerinden Ahmed Ebu Zikri, “Sinvar’ın bize yardım edip etmeyeceğini bilmiyorum… Kimin ne dediği de umurumda değil… Sadece bu savaşı durduracak olanı memnuniyetle karşılayacağım” ifadelerini kullandı.

dsde
Gazze Şeridi'nin kuzeyine dönmeye çalışan yerlerinden edilmiş Filistinliler (AFP)

Tel el-Heva mahallesi sakinlerinden Ensam Davud, “Sinvar bizim için sevilen bir figürdü. Ancak şimdi çoğumuz ona başımıza gelen katliam ve yıkımlardan sonra tüm bunların müsebbibi olarak bakıyoruz. Bu nedenle onun Hamas lideri olarak atanması, bizler için şaşırtıcı ve şok edici oldu. Ben de dahil olmak üzere vatandaşların çoğunluğu Heniyye gibi Gazze Şeridi dışından bize daha dikkatli bakan bir figürü tercih ediyorduk” şeklinde konuştu.

Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Balah'a göç eden Gazze şehri sakinlerinden Mecdi Ebu Avde, Sinvar'ın seçildiği mesajının ‘yeni liderin daha esnek ve daha az sert tutumlara sahip biri olmasını tercih eden’ pek çok Gazzeliyi kızdırdığını söyledi. Ebu Avde, “İnsanlar gerçek liderin sadece savaşı durdurabilecek kişi olduğunu söylüyor” dedi.



Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı II. Abdullah, Gazze’de barış planının hayata geçirilmesinin önemini, ateşkesin kalıcı biçimde sürdürülmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını ve bölge halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ele aldı.

Türk kaynaklara göre, Erdoğan ile Kral II. Abdullah, cumartesi günü İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yollarını değerlendirdi; bölgesel ve uluslararası gelişmeleri masaya yatırdı.

Ürdün Kralı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaret kapsamında, iki lider önce baş başa bir görüşme gerçekleştirdi, ardından iki ülke heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı yapıldı.

Görüşmelerde Gazze’deki son durum ve barış planının ikinci aşamasının uygulanması ayrıntılı biçimde ele alındı. Taraflar, ateşkesin sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, devam eden İsrail ihlallerini kınadı; insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının önemine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantılarda ayrıca Suriye’deki gelişmeler de ele alındı. Erdoğan ve Kral II. Abdullah, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasının, ülkenin istikrarını sarsmaya yönelik girişimlerin reddedilmesinin ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Kaynaklara göre, ikili ve genişletilmiş görüşmelerde bölgedeki diğer gelişmeler de değerlendirildi; taraflar, bölgesel istikrarın sağlanması için iş birliği ve ortak çalışma iradesini teyit etti.

efrgt87kı8
Erdoğan ile Ürdün Kralı’nın, iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Görüşmelere Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılırken, Ürdün tarafından da muhatap isimler yer aldı.

Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü (Bab el-Hava) sınır kapısı üzerinden Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kara taşımacılığının 15 yıl aradan sonra yeniden başlatılmasının hemen ardından gerçekleşti.

Ulaştırma bakanlıkları arasında yürütülen ortak koordinasyon ve çabalar sonucunda gümrük ve idari engellerin kaldırılmasıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, cuma günü üç tır deneme amaçlı olarak Türkiye topraklarına giriş yaptı.

Söz konusu adımın, bölgesel kara taşımacılığı haritasında nitelikli bir sıçrama yaratması ve Ürdün’ü, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan önemli bir ticaret hattını yeniden canlandırması bekleniyor. Bu hat, Cilvegözü (Bab el-Hava) ve Öncüpınar (Bab es-Selame) sınır kapıları üzerinden işleyecek.


Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.