Biden başkanlığa ve yarım asırlık siyasi hayatına veda ediyor

Demokratlar, Trump'ın demokrasi ve özgürlükler için tehlike oluşturduğu uyarısında bulundu

TT

Biden başkanlığa ve yarım asırlık siyasi hayatına veda ediyor

Biden başkanlığa ve yarım asırlık siyasi hayatına veda ediyor

Chicago'da dün (pazartesi) düzenlenen Demokrat Parti Ulusal Kongresi'nin açılışında ABD Başkanı Joe Biden veda konuşması niteliğinde bir konuşma yaptı. Biden, konuşmasının sonunda Demokrat Parti liderliğini Başkan Yardımcısı Kamala Harris'e devretti. Harris de beklenmedik şekilde sahneye çıkarak, Biden'ın Cumhuriyetçi rakibi eski Başkan Donald Trump'ın savurduğu tehditler karşısında sergilediği tarihi liderliği övdü.

Kongre’nin ilk gününde Başkan Biden'ın kürsüye çıkmasıyla coşku zirveye ulaştı. Biden, dev salonda duran ve üzerlerinde ‘Teşekkürler Joe’ ve ‘Seni seviyoruz Joe’ ifadelerin yazılı olduğu pankartları tutan binlerce kişinin sıcak karşılamasına tanık oldu. Aynı şekilde bu sloganlar yaklaşık beş dakika boyunca aralıksız atıldı.

Kızı Ashley'in kendisini takdim etmesinin ardından kürsüye çıkan Biden, gözlerindeki yaşları sildi ve ona sarıldı. Biden'dan kısa bir süre önce konuşan First Lady Jill Biden'ın da gözleri doldu. Biden'ın, Kamala Harris'in eşi Doug Emhoff ve Tim Walz'ın eşi Gwen Walz ile birlikte ayakta alkışlandığı sırada da Jill Biden'ın gözle görülür bir şekilde duygulandığı görüldü.

Lehine atılan sloganların ardından Biden, “Teşekkür ederim. Hepinizi seviyorum çocuklar. Amerika'yı seviyorum” dedi.

Biden konuşmasına başlarken kalabalığa Harris'i desteklemeleri çağrısında bulundu. İşte bu an, aday adayı olup başkanlık yarışını bırakması yönünde kendisine yapılan baskıları akla getirdi. Biden bunu, yarım asırlık siyasi kariyerinin resmi olmayan sonunu işaret eden bir şekilde yaptı. Trump ile girdiği münazaradaki felaket performansının ardından başkanlık yarışını bırakmanın burukluğunu yaşamasına rağmen Biden, Harris'in birçok yasanın geçmesinde belirleyici rol oynadığı başkanlığının tarihi niteliğini övmeye yöneldi. Biden, “Size sormama izin verin: Özgürlük için oy vermeye hazır mısınız?  Demokrasi ve Amerika için oy vermeye hazır mısınız?  ABD Başkanı olarak Kamala Harris’e ve Başkan Yardımcısı olarak Tim Walz'a oy vermeye hazır mısınız?” ifadelerini kullandı.

‘Amerika'yı çok seviyorum’

Biden, 45 dakikadan fazla süren konuşmasında, mirasını sağlamlaştırmaya çalışarak görevde geçirdiği dört yıl boyunca bir tür zafer havası yarattı. Ayrıca, Rusya'nın işgaline karşı Ukrayna'yı desteklemek de dahil olmak üzere yapılacak işlerden bahsetti. Amerikan demokrasisi ve uluslararası ittifaklar da dahil olmak üzere Trump'ın oluşturduğunu düşündüğü tehditler hakkında öfkeyle konuştu. Niyetinin her zaman ikinci bir dönem için aday olmak olduğu halde başkanlık yarışından çekilmek zorunda kaldığı için kızgın olduğu yönündeki düşünceleri ortadan kaldırmaya çalıştı. Biden, “Görüyorsunuz, başkanınız olarak hizmet etmek benim için hayatımın onuruydu. İşimi seviyorum ama ülkemi daha çok seviyorum (...) İstifa etmem gerektiğini söyleyen tüm bu insanlara ne kadar kızgın olduğum hakkındaki tüm bu konuşmalar doğru değil” şeklinde konuştu.

Biden'ın konuşması sırasında, Biden yönetiminin Gazze savaşını ele alış biçimini protesto eden bir grup delege, üzerinde ‘İsrail'i silahlandırmayı bırakın’ yazılı bir pankart açarak protesto gösterisi düzenlemek istedi. Başka bir delege grubu ise onların karşısına ‘Joe'yu Seviyoruz’ pankartlarıyla çıktı ve pankartlarının üzerini örttü.

Konuşmasını ülke için yaptıklarını ve bunun kendisi için ne anlama geldiğini ifade ederek bitiren Biden, “Amerika, sizin için elimden geleni yaptım. Kariyerim boyunca pek çok hata yaptım. Ama 50 yıl boyunca sizin için elimden geleni yaptım (...) Senatör olmak için çok gençtim, çünkü henüz 30 yaşında bile değildim ve başkan olmak için de çok yaşlıydım. Ama umarım hepinize ne kadar minnettar olduğumu anlamışsınızdır.”

Biden'ın en iyi kararları

Demokratlar sırayla Biden'ın liderliğini ve yerine Harris'i seçmesini övgüyle karşıladı. Delaware Senatörü Chris Coons, “Joe Biden'dan daha şefkatli bir adam tanımadım. Joe'yu seviyorum” dedi. “Joe ve Kamala sayesinde reçeteli ilaçların fiyatını düşürdük, yolları ve köprüleri onardık ve su borularını değiştirdik” diyen Güney Carolina Temsilcisi Jim Clyburn, 2020'deki desteğinin Biden'ın ön seçim zaferi için çok önemli olduğunu söyledi. Clyburn, Biden'ın en iyi kararlarından birinin ‘Kamala Harris'i başkan yardımcısı olarak seçmesi ve kendi yerine geçmesi için onu desteklemesi’ olduğunu düşünüyor.

Kongrede sahneye çıkan kişiler arasında Hillary Clinton da vardı. Uzun süre alkışlanan eski Dışişleri Bakanı Clinton, Harris'i överek, ABD'nin ilk kadın başkanı olmak için ‘en yüksek cam tavanı kırma potansiyeline’ dikkat çekti. Clinton 2016'da Demokratların adayı olmuş ancak seçimi Trump'a karşı başkanlık yarışını kaybetmişti.

“Birlikte, en yüksek, en sert cam tavanda pek çok çatlak açtık” diyen Clinton, sekiz yıl önceki seçim konuşmasında kullandığı bir metafora atıfta bulunarak, “Bu cam tavanın diğer tarafında Kamala Harris, 47'nci ABD Başkanımız olarak yemin ediyor. Birimiz için bir engel ortadan kalktığında, bu hepimizin önünü açar” dedi.

Bunu takip eden yıllardan bahseden Clinton şunları söyledi: “ABD'den vazgeçmeyi her zaman reddettik. Yolumuza devam ettik, birçoğumuz adaylığını koydu ve gözlerimizi gelecekten ayırmadık.  Evet, dostlarım, gelecek burada. Birlikte, en yüksek ve en sağlam cam tavanlarda pek çok çatlak yarattık. Ve bu gece, Kamala Harris'i Beyaz Saray'a başkan olarak getirerek son bir atılım gerçekleştirmeye çok yakınız.”

Clinton, Biden'a için minnettarlığını ifade eden diğer konuşmacılara katılarak, “Başkan Biden'ı selamlayalım. Kendisi yurtiçinde ve yurtdışında bir demokrasi şampiyonuydu (...) Hizmet ve liderlik dolu yaşamınız için teşekkürler Joe Biden” ifadelerini kullandı.

Gazze Savaşı

Partinin yeni nesillere erişiminin altını çizen 76 yaşındaki Clinton, 34 yaşındaki New York Temsilcisi Alexandria Ocasio-Cortez'in izinden gitti. Ocasio-Cortez kongre kürsüsünden Gazze'deki savaş hakkında konuşurken Harris'i destekledi ve yurtdışındaki protestolara atıfta bulundu. Diğer yandan binlerce protestocu Biden-Harris yönetiminin İsrail'in savaş çabalarına verdiği desteği kınamak için Chicago'ya akın etti. Osaka-Cortez, kalabalığın alkışları arasında Harris'in ‘Gazze'de ateşkes sağlanması ve esirlerin evlerine dönmesi için yorulmadan çalıştığını’ söyledi.

Demokratların başkan adayı Kamala Harris de, kurultayda beklenmedik şekilde sahne alarak, Biden’a liderliği için teşekkür etti ve Biden’ın konuşmasını tribünden izledi. Harris, Biden’a seslendiği konuşmasında, “Joe, tarihi liderliğin için, ulusumuza ömür boyu verdiğin hizmet için ve yapmaya devam edeceğin her şey için teşekkür ederim. Size sonsuza kadar minnettarız” dedi.

Geleneksel vatanseverlik

Demokrat Parti Ulusal Kongresi'nin ilk gecesine geleneksel vatanseverliğin bilinçli bir şekilde sergilenmesi damgasını vurdu. United Center'ın her yerine ABD bayrakları asıldı. Ayrıca konuşmacılar Trump'ın iş kayıtlarında tahrifat yapmaktan dolayı aldığı mahkûmiyet kararına vurgu yaparak yarışın eski bir savcı ile bir suçlu arasında geçtiğini ifade ettiler. Clinton, Trump'ın başkanlığa adaylığını koyan ilk suçlu olacağını söylediğinde, kalabalık destek sloganları atmaya başladı. 2016 seçim kampanyası sırasında Trump kalabalığının benzer sloganlarına maruz kalan bir kadın için bu çarpıcı bir andı.



Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
TT

Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)

Meksika'da kartellerin kullandığı mermilerin neredeyse yarısının, ABD ordusuna mühimmat üreten fabrikada yapıldığı tespit edildi.

Meksika Savunma Bakanı General Ricardo Trevilla Trejo, salı günkü açıklamasında, 2012'den bu yana yaklaşık 137 bin adet .50 kalibrelik merminin ele geçirildiğini söyledi. 

Uyuşturucu çeteleri tarafından kullanılan bu mermilerin yüzde 47'sinin, ABD'nin Missouri eyaletinde yer alan Lake City Ordu Mühimmat Fabrikası'nda üretildiğini bildirdi.

New York Times'ın haberine göre sözkonusu tesis, Amerikan ordusunda kullanılan tüfekler için mermi üreten en büyük fabrika.

Ayrıca General Trejo, Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum'un göreve başladığı Ekim 2024'ten bu yana polislerin ülkede ele geçirdiği 18 bin ateşli silahtan yaklaşık yüzde 80'inin de ABD menşeli olduğunu söyledi. 

Baskınlarda el konan silahlar arasında .50 kalibrelik Barrett tüfekleri, el bombası fırlatıcıları, roketatarlar ve çeşitli kalibredeki makineli tüfekler var.

Meksika'da silah ruhsatları sıkı denetimlere tabi. Silahlar yasal olarak yalnızca Meksika ordusunun işlettiği iki mağazadan satın alınabiliyor. Belirli kalibre ve özelliklere sahip tabancalar ise sadece ordu ve kolluk kuvvetleri tarafından kullanılabiliyor.

Bu önlemlere rağmen Meksika hükümetinin verilerine göre her yıl 200 bin ila 500 bin adet ateşli silah, ABD'den ülkeye kaçak olarak sokuluyor. 

ABD Yüksek Mahkemesi, Meksika hükümetinin Amerikan silah üreticilerine karşı açtığı davayı geçen yıl oybirliğiyle reddetmişti. Kararda, üreticilerin bağımsız perakendecilerin yasadışı satışlarını durdurmamalarının yardım ve yataklık koşullarını karşılamadığı bildirilmişti. 

Diğer yandan mahkemenin açıklamasında, Meksika devletinin şikayetinde savunduğu gibi "silah satışlarının gerçekleştiğine ve üreticilerin bunun farkında olduğuna dair hiçbir şüphe yok" denmişti. 

Meksika hükümeti, Arizona'daki mahkemeye ABD'li 5 silah şirketi hakkında 2022'de bir dava daha açmıştı. Hukuki süreç devam ediyor. 

Cenevre merkezli sivil toplum kuruluşu Uluslararası Organize Suçla Mücadele Küresel Girişimi (GI-TOC) Direktörü Cecilia Farfan Mendez, şunları söylüyor:  

İronik olan, Meksika ve ABD hükümetlerinin aynı şeyi istemesi: Kartellerin yol açtığı ölümleri azaltmak. Ancak suç örgütleri bu kalibredeki tabancalara kolayca erişebildiği sürece ABD, sanki bu şiddetin ortaya çıkmasını destekliyormuş gibi görünüyor.

 Independent Türkçe, New York Times, BBC


İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
TT

İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)

İsrail istihbaratı, Hamas'ın büyük bir saldırı düzenleyeceğine dair bilgileri Başbakan Binyamin Netanyahu'ya 2018'de doğrudan iletmiş.

İsrailli medya kuruluşları Ynet ve Yedioth Ahronoth'un aktardığına göre Hamas, 2018-2022'de İsrail'in güneyindeki askeri üsler ve sivil yerleşimlere karşı koordineli bir saldırı planlamış. 

İstihbarat yetkililerinin "Eriha Duvarı" adını verdiği kapsamlı harekat planının, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te düzenlediği Aksa Tufanı saldırısını özetler nitelikte olduğu aktarılıyor. 

New York Times, "Eriha Duvarı" kod adlı 40 sayfalık belgenin, İsrailli yetkililerle paylaşıldığını 2023'teki haberinde bildirmişti. Askeri ve istihbarat yetkililerinin, 2022'de haberdar olduğu planı "hayal ürünü" diye niteleyip gerçekleşmesini çok zor bularak dikkate almadığı öne sürülmüştü. 

Ancak İsrail medyasındaki yeni haberlerde, Başbakan Netanyahu'nun 2018'de planla ilgili birden fazla kez doğrudan bilgilendirildiği ortaya kondu. 

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla konuşan yetkililer, "Hamas'ın askeri kanadı, topraklarımızın derinliklerine yönelik geniş çaplı bir saldırı için güç mü topluyor?" alt başlıklı istihbarat raporunun, doğrudan Netanyahu'nun masasına bırakıldığını söylüyor. 

Diğer yandan İsrail Başbakanlık Ofisi, ordunun 7 Ekim'deki başarısızlığına ilişkin devam eden soruşturmada, Hamas'ın saldırı planladığına dair önceden bilgi sahibi olunmadığını iddia etmişti. Ofisin, İsrail Kamu Denetçisi Matanyahu Englman'a gönderdiği açıklamada, "Eriha Duvarı" belgesinin Netanyahu'ya hiç sunulmadığı öne sürülmüştü. 

İsrail İstihbarat Kolordusu'na bağlı Birim 8200'den bazı analistlerin de Hamas'ın saldırı hazırlıklarına dair bilgileri 2018'de orduyla paylaştığı 2023'te ortaya çıkmıştı.  

Kaynaklar, bu planların iç güvenlik teşkilatı Şin Bet tarafından incelendikten sonra doğrudan Netanyahu'ya iletildiğini de savunuyor. 

2022 ve 2023'te "Eriha Duvarı" dosyasının yeni istihbarat bilgileriyle güncellendiği fakat bunların doğrudan Netanyahu'ya ulaşmadığı belirtiliyor. İsrail ordusu ve istihbarat kurumları, Gazze Savaşı'nın fitilini ateşleyen 7 Ekim saldırılarına tüm uyarılara rağmen hazırlıksız yakalandığı gerekçesiyle eleştirilmişti.

Başbakan Netanyahu'ya sunulan istihbaratlarla ilgili bilgi sahibi kaynaklardan biri şunları söylüyor: 

Ordu komutanları parçaları birleştirmekte başarısız olsa bile başbakanın görevi, Hamas'ın hedefleri hakkında yanıt talep etmektir. Netanyahu ise hiçbir şey yapmadı.

Independent Türkçe, Haaretz, Times of Israel, Ynet 


Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
TT

Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği görüşmede nihai bir anlaşmaya varılmadığını, ancak İran’la müzakerelerin sürdürülmesi konusunda ısrarcı olduğunu belirtti.

Trump, Beyaz Saray’da üç saati aşk süren görüşmeyi “son derece verimli” olarak nitelendirerek, ABD ile İsrail arasındaki mükemmel ilişkilerin devam ettiğini vurguladı.

Toplantıda, İran’la yeni bir nükleer anlaşmaya varma ihtimali ele alındı. Trump, müzakerelerin başarıya ulaşmasının tercih ettiği seçenek olduğunu ve bu tutumunu Netanyahu’ya ilettiğini söyledi. Anlaşma sağlanamaması halinde ise “işlerin nereye varacağını göreceğiz” dedi. Trump, İran’ın geçmişte bir anlaşmayı reddettiğini ve bunun “gece yarısı çekici” olarak nitelendirdiği bir darbeyle sonuçlandığını hatırlatarak, Tahran’ın bu kez “daha rasyonel ve sorumlu” davranmasını umduğunu ifade etti.

cd
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun resmi internet sitesinde yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeden bir fotoğraf.

Trump ayrıca Gazze ve genel olarak bölgede “büyük ilerleme” kaydedildiğini savunarak, “Ortadoğu’da barışın fiilen hüküm sürdüğünü” dile getirdi.

Görüşmeye ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner katıldı.

Netanyahu’nun Washington ziyareti, İsrail basını tarafından İran’a karşı stratejik koordinasyon açısından kritik olarak değerlendirildi. Görüşmelerde İran’ın nükleer programının geleceği ve diplomatik sürecin başarısızlığa uğraması halinde İsrail’in askeri hareket serbestisine ilişkin güvenceler öne çıktı.

Netanyahu’nun, müzakerelerin yalnızca nükleer programla sınırlı kalmaması; İran’ın balistik füze programı ve bölgedeki vekil güçlere verdiği desteğin de kapsama alınması için Trump yönetimine baskı yaptığı aktarıldı. ABD’nin diplomatik sürece şans tanıma konusundaki ısrarına karşın Netanyahu’nun, olası bir anlaşma durumunda dahi İsrail’in İran’a karşı “hareket özgürlüğünü” koruması gerektiğini savunduğu belirtildi.

ghyju
Tahran’da devrimin 47. yıl dönümü kutlamaları kapsamında sergilenen bir füzenin yanında konuşan iki din adamı (New York Times)

Görüşmede Gazze dosyası da ele alındı. Taraflar, İsrail’in resmen katıldığı “Barış Konseyi” çerçevesinde Gazze’nin yeniden imarına yönelik planın ikinci aşamasındaki ilerlemeyi değerlendirdi.

Beyaz Saray yetkilileri, görüşmenin Trump ile Netanyahu arasında yakın bir uyum sergilediğini ve İran’ın nükleer silah edinmesinin engellenmesi konusunda ortak vizyon bulunduğunu belirtti. Ancak analistler, iki liderin önceliklerinde farklılıklar olabileceğine dikkat çekti. Trump’ın siyasi kazanım olarak sunabileceği hızlı bir diplomatik anlaşmaya eğilimli olduğu; Netanyahu’nun ise İran’a kısmi tavizler içeren bir mutabakata karşı daha katı şartlar talep ettiği ve askeri seçeneğin masada kalmasında ısrar ettiği ifade edildi.

Netanyahu, görüşmenin ardından Beyaz Saray’dan ayrıldı. Sabah saatlerinde Dışişleri Bakanı Rubio ve ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ile Blair House’ta bir araya gelen Netanyahu, ayrıca Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile de temaslarda bulundu. İsrail’in Washington Büyükelçisi Michael Leiter, görüşmelerde “önemli jeostratejik gelişmelerin” ele alındığını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, söz konusu temasların siyasi ve güvenlik koordinasyonu çerçevesinde gerçekleştirildiğini bildirdi.

Trump, salı günü yaptığı açıklamada anlaşma sağlanmaması halinde İran’a karşı sert adımlar atılabileceğini söylemişti. Axios’a konuşan Trump, Tahran’ın “bir anlaşma yapmak için güçlü istek duyduğunu” savunarak, İran’ın nükleer silah ya da füze sahibi olmasına izin verilmeyeceğini ifade etti. İsrail’in müzakere sürecini sekteye uğratacak adımlar atmasını istemediğini de sözlerine ekledi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de anlaşma sağlanamaması halinde “başka bir seçeneğin” masada olduğunu belirterek, Trump’ın tüm seçenekleri açık tuttuğunu söyledi. Vance, Washington’un önceliğinin İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu, rejim değişikliğinin ise İran halkının vereceği bir karar olduğunu kaydetti.

New York Times, ABD’nin İran’la yürüttüğü dolaylı müzakerelerde ilerleme sağlanmasının zor olduğuna işaret ederken; İsrail’in taleplerinin Washington’da yankı bulduğunu, ancak Tahran’ın balistik füze programı ve bölgesel vekil unsurlar konusunu müzakere kapsamına almaya yanaşmadığını yazdı.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’den aktardığı analize göre ABD yönetiminin İran’a baskıyı artırmak amacıyla İran petrolü taşıyan tankerlerin müsaderesini değerlendiriyor. Ancak böyle bir adımın Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğini tehdit edebileceği ve küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açabileceği uyarıları yapılıyor.

Gazete, ABD Hazine Bakanlığı’nın bu yıl 20’den fazla İran petrol tankerine yaptırım uyguladığını ve Beyaz Saray’ın olası müsadereler için hukuki zemin hazırlığı yaptığını aktardı. ABD’li bir yetkili, Trump’ın diplomatik yolu tercih ettiğini ancak görüşmelerin çökmesi halinde alternatif seçeneklerin hazır tutulduğunu söyledi.

ABD Ulaştırma Bakanlığı ise Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’nde ticari gemilere yönelik potansiyel tehditlere karşı uyarıda bulundu.