Biden “ateşkes” müjdesi verirken Netanyahu inatla reddediyor

İsrail Başbakanı muhaliflerini Sinvar'ı desteklemekle suçladı

 Cesedi Gazze'de diğer beş rehineyle birlikte bulunan Amerikalı-İsrailli Hirsch Goldberg Polin'in Kudüs'te düzenlenen cenaze töreninden (AFP)
Cesedi Gazze'de diğer beş rehineyle birlikte bulunan Amerikalı-İsrailli Hirsch Goldberg Polin'in Kudüs'te düzenlenen cenaze töreninden (AFP)
TT

Biden “ateşkes” müjdesi verirken Netanyahu inatla reddediyor

 Cesedi Gazze'de diğer beş rehineyle birlikte bulunan Amerikalı-İsrailli Hirsch Goldberg Polin'in Kudüs'te düzenlenen cenaze töreninden (AFP)
Cesedi Gazze'de diğer beş rehineyle birlikte bulunan Amerikalı-İsrailli Hirsch Goldberg Polin'in Kudüs'te düzenlenen cenaze töreninden (AFP)

ABD Başkanı Joe Biden, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Gazze'de bir “ateşkes” sağlanmasını amaçlayan müzakerelere yönelik yaklaşımını kamuoyu önünde sert şekilde eleştirerek, Netanyahu'nun 7 Ekim'den bu yana Hamas ve Filistinli gruplar tarafından tutulan “rehinelerin serbest bırakılmasına yönelik bir anlaşmaya varmak için yeterince çaba sarf etmediğini” söyledi.

Ancak Biden'ın dünkü açıklamaları bir ilerlemenin de sinyalini verdi. Rehineler konusunda bir anlaşmanın “çok yakın” olduğunu söyledi.

Biden'ın ifadesi Netanyahu'nun Hamas'la ateşkes anlaşması ve tutuklu ve hükümlü takası için harekete geçmesi yönündeki baskıyı artıracak. İsrail'deki kitlesel gösteriler ve yaygın grevle ilgili yargı, grevin hızla bitirilmesi emrini verdi.

Ancak Netanyahu, (Mısır ve Gazze Şeridi sınırındaki) Philadelphia ekseninden çıkma yönündeki çağrılar karşısında büyük bir direnç gösterdi ve düzenlediği basın toplantısında bu eksenin “(Hamas) ve Gazze için oksijen borusu olduğunu” söyleyerek, kesilmelidir” dedi. Netanyahu, “İsrail'in güvenliği” ile ilgili konularda esneklik göstermeyeceğini vurguladı.

Hamas Hareketi, Biden'ın sözlerini hemen “Netanyahu'nun (anlaşma) çabalarını baltaladığına dair bir Amerikan itirafı” olarak değerlendirdi, zira Washington arabulucuların önerilerini reddetmekten her zaman hareketi sorumlu tutuyor.

Netanyahu, Hamas'ın elindeki altı mahkûmun cesedinin bulunmasını izleyen ertesi gün grev düzenleyenlere, hareketin lideri Yahya Sinvar'ı destekledikleri yanıtını verdi.



Eski CIA çalışanı, Trump yönetiminin neden Signal'i kullandığını açıkladı

Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz, ABD'nin Yemen'deki Husi hedeflerine yönelik saldırı planlarının tartışıldığı bir grup sohbetine yanlışlıkla bir muhabiri eklemişti (AFP)
Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz, ABD'nin Yemen'deki Husi hedeflerine yönelik saldırı planlarının tartışıldığı bir grup sohbetine yanlışlıkla bir muhabiri eklemişti (AFP)
TT

Eski CIA çalışanı, Trump yönetiminin neden Signal'i kullandığını açıkladı

Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz, ABD'nin Yemen'deki Husi hedeflerine yönelik saldırı planlarının tartışıldığı bir grup sohbetine yanlışlıkla bir muhabiri eklemişti (AFP)
Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz, ABD'nin Yemen'deki Husi hedeflerine yönelik saldırı planlarının tartışıldığı bir grup sohbetine yanlışlıkla bir muhabiri eklemişti (AFP)

Katie Hawkinson ABD Muhabiri 

Eski bir Trump yönetimi yetkilisi ve eski bir CIA ajanı olan Kevin Carroll, mevcut kabine üyelerinin Yemen'e yönelik saldırı planlarını tartışmak için daha güvenli bir sistem yerine kamuya açık Signal uygulamasını neden kullandığına dair düşüncesini paylaştı.

Donald Trump'ın ilk başkanlık döneminde de görev yapmış olan eski CIA çalışanı Kevin Carroll, The Guardian'a bir yazı yazarak Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve yönetimdeki diğer yetkililerin iletişimlerinin yasal mücadelelerde keşfedilmemesini veya bilgi taleplerine tabi olmamasını sağlamak için Signal'ı kullandığını savundu.

Carroll, "Bu yetkililerin bu şekilde iletişime girerek risk almasının nedeninin, Başkanlık Kayıtları Yasası'nın gerektirdiği şekilde iletişimlerinin korunmasını önlemek ve davalarda keşfedilebilmelerini veya bir mahkeme celbine ya da Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası talebine tabi olmalarını engellemek olduğuna inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Waltz, geçen ay Beyaz Saray'ın Yemen'deki Husi hedeflerini vurma planlarını tartışmak için kullanılan Signal'deki grup sohbetine yanlışlıkla The Atlantic'in genel yayın yönetmeni Jeffrey Goldberg'i de eklemişti.

Hegseth, Başkan Yardımcısı JD Vance ve yönetimden diğer birkaç yetkili daha sohbete katılmıştı. Hegseth, beklenen saldırıların zamanları da dahil olmak üzere, planlanan ABD saldırıları hakkındaki ayrıntılı bilgileri güvenli olmayan uygulamayı kullanarak göndermişti.

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, Signal'in yönetimin kullanımı için onaylanmış bir uygulama olduğunu iddia ederken, Trump olayın "önemli olmadığını" söylemişti.

Leavitt bu hafta "Bize göre bu dava Beyaz Saray'da kapandı" dedi.

Ancak Carroll, yönetimin bu planları tartışmak için Signal'i kullanmasının hayatları riske attığını savunuyor:

Yaklaşan bir operasyon hakkında güvensiz telefonlarda yapılan gevşek konuşmalar, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ndeki savaş gemilerinde nöbet tutan ABD'li denizcilerin ve deniz piyadelerinin, sahilden hedefe doğru uçan donanma havacılarının ve muhtemelen sahada gizlice çalışan özel operatörlerin, istihbarat görevlilerinin ve insan kaynaklarının hayatını tehlikeye atıyor.

Pentagon'un başmüfettiş vekili perşembe günü yaptığı açıklamada, Hegseth'in mesajlaşma uygulaması Signal'i kullanımını gözden geçirdiğini söyledi. Ayrıca diğer savunma yetkililerinin, Savunma Bakanlığı'nın güvenli iletişim ağının bir parçası olmayan ve gizli bilgileri idare edemeyecek bu uygulamayı kullanmasına da bakacak.

Independent Türkçe, independent.co.uk/news