Washington: İsrail, esir değişimi anlaşmasının bir parçası olarak Philadelphia Koridoru’nun bazı bölümlerinden çekilmeyi kabul etti

TT

Washington: İsrail, esir değişimi anlaşmasının bir parçası olarak Philadelphia Koridoru’nun bazı bölümlerinden çekilmeyi kabul etti

Washington: İsrail, esir değişimi anlaşmasının bir parçası olarak Philadelphia Koridoru’nun bazı bölümlerinden çekilmeyi kabul etti

Beyaz Saray dün (salı), Başbakan Binyamin Netanyahu'nun İsrail'in Mısır-Gazze Şeridi sınırı boyunca varlığını süresiz olarak sürdürmesi gerektiğini açıklamasından bir gün sonra, esir değişimi anlaşması için son önerilerinin İsrail ordusunun Philadelphia Koridoru boyunca yoğun nüfuslu bölgelerden çekilmesini içerdiğini duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın Times of Israel'den aktardığına göre Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü John Kirby yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi: “Anlaşmanın kendisi İsrail güçlerinin yoğun nüfuslu tüm bölgelerden çekilmesini içeriyor. Buna Philadelphia Koridoru ve çevresindeki bölgeler de dahil.”

Kirby, ‘bunun İsrail'in kabul ettiği bir teklif’ olduğunu belirtti.

Kirby, söz konusu teklifin ABD'nin altı haftalık anlaşmanın ilk aşamasında İsrail güçlerinin Philadelphia Koridoru boyunca daha az yoğun nüfuslu bölgelerde kalmasına izin vermeyi desteklediği anlamına gelip gelmediğini açıklamaktan kaçındı.

Ancak anlaşmanın ikinci aşaması İsrail'in Gazze Şeridi'nden tamamen çekilmesini gerektiriyor ki Netanyahu'nun pazartesi günü yaptığı açıklamalar bu hükümle çelişiyor gibi görünüyor.

Netanyahu pazartesi gecesi yaptığı konuşmada, bu hamle İsrail ile Mısır arasında 1979 yılında imzalanan barış anlaşmasını ihlal edecek olsa bile Philadelphia Koridoru'ndan çekilmeyi reddetti. Netanyahu, “Gazze'ye bizim tarafımızdan bir toplu iğnenin girmemesini sağladık. Ancak onlar (Hamas), Philadelphia Koridoru ve Mısır aracılığıyla kendilerini silahlandırdılar” şeklinde konuştu.

Mısır Dışişleri Bakanlığı dün, Netanyahu'nun ‘Mısır'ın adını kullanarak İsrail kamuoyunun dikkatini dağıtmaya, ateşkes anlaşmasını engellemeye, esirleri ve tutukluları takas etmeye ve arabuluculuk çabalarını engellemeye çalıştığını’ söyledi.

Dün gazetecilerle bir araya gelen ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller, ABD'nin ‘Gazze Şeridi'nde İsrail varlığının devam etmesi olasılığı hakkında ne düşündüğünü çok net bir şekilde ortaya koyduğunu’ ifade ederek, “Biz buna karşıyız” dedi.

Miller ayrıca Kirby'nin İsrail'in Philadelphia Koridoru boyunca nüfusun yoğun olduğu bölgelerden çekilme anlaşmasına ilişkin yorumlarını yineleyerek, “Tüm tarafların anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerini nasıl yerine getireceklerini sonuçlandırmak için daha fazla müzakere gerektiren bir dizi ayrıntı var” ifadesini kullandı.

Gazze Şeridi ile Mısır arasında 14 kilometre uzunluğunda bir sınır şeridi olan ve 1979 yılında Kahire ile Tel Aviv arasında imzalanan anlaşma uyarınca tampon bölge olarak kabul edilen Philadelphia Koridoru, Gazze savaşının patlak vermesinden bu yana, özellikle de geçen Mayıs ayında Refah Sınır Kapısı’nın İsrail ordusu tarafından işgal edilmesinin ardından Kahire ile Tel Aviv arasında bir kriz noktası haline geldi.



ABD yetkilileri Bingazi saldırısının kilit isimlerinden birini gözaltına aldı

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, FBI Direktörü Kash Patel ve Columbia Bölgesi ABD Başsavcısı Jeanine Pirro ile birlikte (AP)
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, FBI Direktörü Kash Patel ve Columbia Bölgesi ABD Başsavcısı Jeanine Pirro ile birlikte (AP)
TT

ABD yetkilileri Bingazi saldırısının kilit isimlerinden birini gözaltına aldı

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, FBI Direktörü Kash Patel ve Columbia Bölgesi ABD Başsavcısı Jeanine Pirro ile birlikte (AP)
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, FBI Direktörü Kash Patel ve Columbia Bölgesi ABD Başsavcısı Jeanine Pirro ile birlikte (AP)

ABD Başsavcısı Pam Bondi, FBI'ın 2012'deki Bingazi'deki ABD konsolosluğuna yapılan saldırının kilit isimlerinden birinin gözaltında alındığını duyurdu.

Bondi, Zubeyr al-Bakouş'un ABD'ye iade edildiğini ve cinayet, kundaklama ve terörle ilgili suçlamalarla karşı karşıya kalacağını açıkladı. Bondi, " Bingazi' saldırısına karışan kilit isimlerden biri yakalandı. Zubeyr el-Bakouş bugün sabah saat 3:00'te Andrews Hava Kuvvetleri Üssü'ne getirildi ve şu anda gözaltında" dedi.

FBI Direktörü Kash Patel, şüphelinin "on yıldan fazla süren bir takibin ardından Virginia'ya getirildiğini, şu anda gözaltında olduğunu ve bugün mahkemeye çıkarılacağını" söyledi.

Columbiya Bölgesi Başsavcısı Jeanine Pirro, el-Bakouş'un birinci derece cinayet, cinayete teşebbüs, kundaklama ve teröristleri destekleme de dahil olmak üzere sekiz suçlamayla karşı karşıya olduğunu belirtti.

11 Eylül 2012 saldırısında Amerikan misyonunun dört üyesi öldürüldü; saldırının daha sonra Libyalı aşırılıkçılar tarafından gerçekleştirilen kasıtlı bir eylem olduğu belirlendi ve bu aşırılıkçılardan bazılarının el Kaide ile bağlantılı gruplarla ilişkisi olduğu ortaya çıktı.

El-Bakouş, saldırıyla ilgili suçlamalarla karşı karşıya kalan üçüncü kişi. Diğer ikisi, Ahmed Abu Hattala ve Mustafa el-Imam, uzun hapis cezalarını çekiyor; bir diğer şüpheli Ali el-Avni el-Harzi ise 2015 yılında Irak'ta bir hava saldırısında öldürüldü.

ABD konsolosluğuna yapılan saldırıda Büyükelçi Chris Stevens de dahil olmak üzere dört Amerikalı hayatını kaybetti ve bu olay, Ekim 2011'de Muammer Kaddafi'nin devrilmesi ve öldürülmesinin ardından Libya'yı saran kaosun ortasında gerçekleşti.

Saldırı, Bingazi'deki ve genel olarak Libya'daki kaosun sembolü haline geldi. Bu olay, Amerika Birleşik Devletleri'nde bir dizi soruşturmaya yol açtı ve bu soruşturmalar sırasında Kongre'deki Cumhuriyetçiler, 2016 başkanlık kampanyası öncesinde Demokrat aday Hillary Clinton ile çatıştı.


Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
TT

Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin derinliklerindeki metal atölyelerine (tornalama tezgahlarına) yönelik baskınlarını yoğunlaştırdı; bu gelişmeyi, Hamas ve diğer Filistinli grupların Gazze Şeridi'nde silahlanmasını durdurma çabalarıyla ilişkilendiriyor. Bir haftadan kısa bir süre içinde, İsrail uçakları üç metal atölyesini hedef aldı. Atölyelerden ikisi Gazze Şehrinde, biri ise Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunuyordu.

İsrail ordusu, saldırılarının silah üretim tesislerini ve Hamas altyapısını hedef aldığını belirtti.

İsrail ordusunun sadece demirci atölyesini bombalamakla kalmayıp, bulunduğu binanın tamamını yıktığı ve sakinlerine tahliye emri verdiği, bu durumun Lübnan'da verilen tahliye emirlerini hatırlattığı kaydedildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail'in bu yeni hamleleri, Gazze Şeridi'nde yeni bir operasyonel planı işaret ediyor ve gelecekteki saldırıların sadece suikastları değil, Filistinli grupları silahsızlandırma bahanesiyle yapılacak operasyonları da içerebileceğini gösteriyor.

Altı gün önce onlarca Filistinlinin ölümüne yol açan İsrail'in tırmanışında, roket üretimi gibi askeri sanayilerde çalışan aktivistler hedef alınmıştı.


Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)
TT

Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)

Hizbullah'ın "Koordinasyon ve İrtibat Birimi" başkanı Vefik Safa istifasını sundu. Bu, partinin iki genel sekreterinin ve üst düzey askeri liderlerinin öldürüldüğü İsrail'in sert saldırılarının ardından yapısını yeniden kurmaya çalışan parti liderliği için bir ilk oldu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre konuyla ilgili bilgili kaynaklar, Hizbullah liderliğinin bugün üst düzey güvenlik yetkilisi Vefik Safa'nın istifasını kabul ettiğini bildirdi.

Lübnan güvenlik kurumlarıyla irtibattan sorumlu olan Safa, Ekim 2014'te İsrail'in düzenlediği bir suikast girişiminden sağ kurtulmuştu.

Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)

İstifa, partinin Safa'nın yetkilerini azaltmasının ardından geldi. Bu durum, geçen yılın sonlarında başlayan ve bazı isimlerin görevden alınması ve yerlerine yeni isimlerin atanmasıyla sonuçlanan yapısal değişiklikle eş zamanlı olarak gerçekleşti.

Safa'nın halefinin kimliği konusunda çelişkili haberler ortaya çıktı, ancak kaynaklar partinin bazı gruplar için daha az kışkırtıcı ve devlet ve yabancı güçlerle ilişkilerinde farklı bir üslup benimseyecek bir isim aradığı konusunda hemfikirdi. Potansiyel halefler olarak adı geçen en öne çıkan isimler arasında Hüseyin Barada, Hüseyin Abdullah ve Muhammed Muhanna yer alıyordu.

Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)

Safa'nın son görünümü, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın suikastının yıldönümü olan 25 Eylül'de Raouche Kayası'nda, Başbakan Nevvaf Selam'a hakaretler yağdıran parti destekçilerinden bazılarıyla birlikte gerçekleşti.