Sisi Türkiye'de: Zorlu uzlaşıya giden yolda yeni bir adım

Sisi'nin Türkiye’ye gerçekleştirdiği ilk ziyarette, iki ülkenin cumhurbaşkanlarının katılacağı Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin ilk toplantısı da yapılacak (Independent Arabia)
Sisi'nin Türkiye’ye gerçekleştirdiği ilk ziyarette, iki ülkenin cumhurbaşkanlarının katılacağı Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin ilk toplantısı da yapılacak (Independent Arabia)
TT

Sisi Türkiye'de: Zorlu uzlaşıya giden yolda yeni bir adım

Sisi'nin Türkiye’ye gerçekleştirdiği ilk ziyarette, iki ülkenin cumhurbaşkanlarının katılacağı Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin ilk toplantısı da yapılacak (Independent Arabia)
Sisi'nin Türkiye’ye gerçekleştirdiği ilk ziyarette, iki ülkenin cumhurbaşkanlarının katılacağı Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin ilk toplantısı da yapılacak (Independent Arabia)

Ahmed Abdulhakim

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 2013 yılından bu yana bir Mısır cumhurbaşkanı tarafından Türkiye'ye gerçekleştirilen ilk ziyarette, bölgenin iki önemli gücü arasında yaklaşık on yıldır süren gerginlik ve soğukluğun ardından ilişkilerin iyileştiğinin yeni işareti olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile üst düzey görüşmelerde bulunmak üzere dün başkent Ankara'ya geldi.

Resmi açıklamalara göre Sisi'nin ikili ve bölgesel olmak üzere çeşitli konularda derinlemesine görüşmeler yapması beklenen ziyaretinin amacı, iki ülke arasında yeni bir dostluk ve ortak iş birliği aşaması tesis etmek. İki ülkenin cumhurbaşkanlıkları tarafından yapılan resmi açıklamalara göre iki ülke arasında dostluk ve iş birliğinde yeni bir ivme elde etmek amacıyla kendilerinin de katılacağı Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin ilk toplantısı da gerçekleştirilecek.

Kahire ile Ankara arasındaki ilişkiler, yıllarca süren soğukluğun ve anlaşmazlıkların ardından iyileşirken son yıllarda iki ülke dışişleri bakanları düzeyinde karşılıklı ziyaretler gerçekleştirdi. Erdoğan ve Sisi’nin, 2022 kasımında Katar'ın başkenti Doha'da FIFA Dünya Kupası açılış töreni sırasında tokalaşmaları, iki ülke arasındaki ilişkilerde asıl dönüm noktası oldu. İki lider uluslararası zirvelerin oturum aralarında bir araya gelmeye devam etti ve bunu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz şubat ayında Kahire'ye yaptığı ilk ziyaret takip etti.

İlişkilerde yeni dönemin inşası

İki ülkenin cumhurbaşkanlıkları tarafından yapılan açıklamalara göre ‘tarihi’ olarak nitelendirilen ziyaretin amacı, Türkiye-Mısır ilişkilerini tüm yönleriyle gözden geçirmek ve iş birliğini daha da geliştirmek için önümüzdeki dönemde atılabilecek ortak adımları görüşmek. Ayrıca iki ülke arasında istişare ve koordinasyon gerektiren büyük zorluklara tanık olan bölgedeki en önemli meseleler de ele alınacak.

Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Büyükelçi Ahmed Fehmi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı Sisi’yi daveti üzerine gerçekleşen ziyaretin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçtiğimiz şubat ayında Mısır'a gerçekleştirdiği tarihi ziyaretin ardından iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi sürecinde yeni bir kilometre taşı olduğunu ve iki ülke arasında hem ikili hem de bölgesel düzeyde yeni bir dostluk ve iş birliği aşaması oluşturduğunu söyledi.

Ziyaret sırasında Sisi ve Erdoğan arasında derinlemesine görüşmelerin yapılmasının beklendiğini belirten Fehmi, iki liderin, ülkeleri arasındaki Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin ilk toplantısına katılacaklarını da sözlerine ekledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 14 Şubat'ta Kahire'ye gerçekleştirdiği ziyaret sırasında imzalanan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantılarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Ortak Bildiri uyarınca yeniden oluşturulan konseyin bu ilk toplantısında çeşitli alanlarda iki ülke arasındaki ilişkileri geliştirmenin yolları ele alınacak.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısında, Türkiye-Mısır ilişkilerinin tüm yönleriyle gözden geçirileceği, iki ülke arasındaki iş birliğinin daha da geliştirilmesine yönelik önümüzdeki dönemde atılabilecek ortak adımların ele alınacağı belirtildi.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Görüşmelerde ikili münasebetlerin yanı sıra, Gazze ve işgal edilmiş Filistin topraklarında yaşanan İsrail saldırıları başta olmak üzere, güncel bölgesel ve küresel meseleler hakkında fikir teatisinde bulunulacaktır.”

Ziyaret sırasında iki ülkenin cumhurbaşkanlarının katılımıyla Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin ilk toplantısının gerçekleştirileceği belirtilen açıklamaya göre ilişkilerin ahdi zeminini güçlendirmeye yönelik çeşitli belgelerin imzalanması bekleniyor.

zxcdvfgb
Sisi ve eşi, şubat ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşini Kahire'de ağırladı (AFP)

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21 Temmuz 2023 tarihinde yaptığı bir açıklamada, Mısır’la ilişkilerin geliştirilmesinin Türkiye’nin ekonomik potansiyelini artıracağını söyledi. Anadolu Ajansı’nın (AA) haberine göre iki ülkenin ticari ilişkilerinin yanı sıra enerji, savunma, turizm, sağlık, kültür ve eğitim alanlarındaki iş birliğini güçlendirmek için yaklaşık 20 anlaşma imzalanacak. Haberde yenilenebilir enerji ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) alanlarındaki iş birliğinin de güçlendirileceği belirtildi.

Türkiye'nin Kahire Büyükelçisi Salih Mutlu Şen, Cumhurbaşkanı Sisi'nin Türkiye ziyaretinin tarihi ve özel bir öneme sahip olduğunu söyledi. Mısır basınında yer alan açıklamalarında Şen, ziyaretin amacının, iki ülke arasında yaşanan durgunluk döneminden sonra Mısır ile ilişkileri yeniden tesis etmek olduğunu belirtti. Ziyaretin önemli anlamlar taşıdığını ve Mısır ile Türkiye'nin taviz verilemeyecek dostane bir ilişkiye sahip olduğunu belirtti.

İki ülke arasındaki ekonomik iş birliği hacminin bu yıl rekor seviyeye ulaşmasını beklediğini ifade eden Büyükelçi Şen, iki ülke arasındaki ticaret hacminin önümüzdeki beş yıl içinde 15 milyar dolara ulaşacağına dikkati çekti.

Zorluklar, koordinasyon ve iş birliği ihtiyacını da beraberinde getirdi

Şarku’l Avsat Independent Arabia'dan aktardığı habere göre gözlemciler Cumhurbaşkanı Sisi’nin Türkiye ziyareti, zamanlama ve bölgenin karşı karşıya olduğu zorlukların büyüklüğü açısından önemi ön plana çıkan ve bölgedeki iki önemli ülke arasında koordinasyon ve iş birliği ihtiyacını dayatan ortak anlayışların tesis edilmesi için bir fırsat sunduğunu belirtiyor.

Mısır'ın eski dışişleri bakan yardımcılarından Büyükelçi Hüseyin Heridi, Mısır-Türkiye ilişkilerinin artık daha net temellere dayandığını ve 2013-2021 yılları arasında iki ülke arasındaki ilişkileri gölgeleyen ciddi anlaşmazlıkların aşıldığını söyledi. Heridi, Independent Arabia'ya yaptığı değerlendirmede, ziyaretin iki ülke arasındaki bu büyük uzlaşmanın bir teyidi olduğunu, ikili ilişkiler açısından her iki ülkeye de fayda sağlayacağına şüphe olmadığını ve Ortadoğu’nun bölgesel meselelerine olumlu yansıyacağını ifade etti.

Heridi’ye göre ziyaretin gündeminde ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ve desteklenmesinin yanı sıra başta İsrail'in Gazze Şeridi ve işgal altındaki Batı Şeria'da yürüttüğü savaş olmak üzere bölgesel krizler ile Libya, Sudan, Afrika Boynuzu, Akdeniz’deki doğalgaz kaynakları, Kızıldeniz, Etiyopya ve Somali dosyaları yer alacak. Tüm bu dosyalarda daha önce eşi ve benzeri görülmemiş gelişmelerin ve gerginliklerin yaşandığı bir döneme denk geldiğini belirten Mısırlı eski yetkili, iki ülkenin şu anki hedefinin bu gerginlikleri azaltmak için birlikte çalışmak ve bunlara acil çözümler bulunmasına katkıda bulunmak olduğuna inandığını ifade etti.

Yazar ve siyasi analist Cevad Gök, Türkiye’deki resmi ve gayri resmi çevrelerin, iki ülke arasındaki ilişkilerin iyileştirilmesi ve geliştirilmesinin yanı sıra Ortadoğu’da devam eden gerginliklere ve zorluklara ilişkin iki ülkenin tutumlarının koordine edilmesi için bu ziyarete büyük umutlar bağladığı yorumunda bulundu. Independent Arabia’ya konuşan Gök, “Bu ziyaret, bir protokol ziyareti olmasının ötesine geçip iki ülke arasındaki ilişkilerin Mısır ve Türkiye halklarının çıkarlarına hizmet edecek şekilde stratejisini vurgulayacak somut sonuçlar ve pratik adımlar barındırmasını umuyorum” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesi ve İsrail'in Gazze'de yürüttüğü savaşa ilişkin tutum ve savaşın başka yerlere yayılmasına ilişkin endişelerin yanında Afrika Boynuzu'ndaki Etiyopya-Somali çatışması ve Sudan savaşı gibi çeşitli bölgesel konularda iki ülke arasında görüş birliği olduğuna dikkati çeken Gök, “Bu ziyaretin, iki ülkenin siyasi, askeri ve ekonomik kapasiteleri ve aralarındaki koordinasyon ve istişarenin güçlendirilmesi ve desteklenmesi halinde bölgesel olayları olumlu yönde etkilemedeki rollerinden ötürü önemli olduğuna şüphe yok” dedi.

xcdvf
İki ülkenin Dışişleri Bakanları, geçtiğimiz üç yıl içinde çok sayıda karşılıklı ziyaretler gerçekleştirirken Gazze'deki savaş iki ülke arasındaki koordinasyonun yoğunlaşmasına neden oldu (AFP)

İsrail'in geçtiğimiz ekim ayında Gazze'ye savaş açmasından bu yana Türkiye ile Mısır arasındaki temaslar yoğunlaşırken Filistin meselesi konusunda iki ülke arasındaki koordinasyon arttı. Bu dönemde Kahire'yi birkaç kez ziyaret eden Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır yönetiminin Gazze'ye insani yardımların ulaştırılması ve ateşkes anlaşmasına varılması için sarf ettiği çabalara övgüde bulundu.

Yıllar süren yabancılaşma ve normalleşme anları

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz şubat ayında Kahire’ye gerçekleştirdiği ziyaretin ardından Cumhurbaşkanı Sisi’nin Ankara’ya gerçekleştirdiği bu ilk ziyaret, iki ülke arasında geçtiğimiz yıllarda başlayan normalleşme sürecinin doruk noktasını oluşturuyor. İki ülke geçtiğimiz yıl temmuz ayında büyükelçiler atamışlardı. İki liderin 2022 kasımında Katar’ın başkenti Doha’da FIFA Dünya Kupası'nın açılış töreninde tokalaşmaları, iki ülkenin ilişkileri ve iş birliğini güçlendirme, diplomatik ilişkileri arttırma ve büyükelçiler atamalarıyla devam eden, ilişkilerde bir ivmeye yol açtı. İki lider Doha’da tokalaşmalarından yaklaşık bir yıl sonra geçtiğimiz yıl eylül ayında Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de düzenlenen G20 Liderler Zirvesi’nin oturum aralarında da bir araya geldiler.

İki ülke arasındaki ilişkiler, Mısır’daki Müslüman Kardeşler iktidarının 2013 yılında düşürülmesinden sonra bozuldu. Erdoğan'ın Sisi’yi ‘darbeci’ olarak nitelendirmesinin, Mısır’ın ise Ankara'nın Mısırlı yetkililer tarafından yasaklanan Müslüman Kardeşler'in ‘kaçak’ liderlerine kapılarını açmasının ardından Türkiye'yi ‘teröristleri finanse etmekle’ suçlamasının ardından iki ülke büyükelçilerini geri çekmişti.

Sisi, 2014 yılında iktidara geldiğinde, onu birçok kez sert bir dille eleştiren Erdoğan, Sisi ile hiçbir teması kabul etmeyeceğini söylemişti. O tarihten itibaren iki ülke arasında diplomatik ilişkiler maslahatgüzar düzeyinde kaldı. Daha önce planlanmış olan ortak askeri tatbikatlar iptal edildi. Kahire ile Ankara arasında basın üzerinden yapılan tartışmalar ve siyasi gerilimler sonraki yıllarda da devam ederken iki ülke arasındaki ticari faaliyetler bu gerilimden etkilenmedi.

İki ülke arasındaki yakınlaşma arzusu sinyallerinin karşılıklı olarak verilmesinin ardından 2021 yılında istihbarat servisleri ve ardından dışişleri bakan yardımları düzeyinde doğrudan görüşmelerle birlikte iki ülke arasındaki yakınlaşma da başlamış oldu. Ancak Mısır'ın tamamen normalleşme konusundaki tutumu olumsuz olmaya devam etti. Özellikle Müslüman Kardeşler’in Türkiye'den yayın yapan medya platformlarının yayınlarının kısıtlanmasında ısrar eden Mısır, Türkiye’nin açıklamalarına eylemlerin de eşlik etmesi gerektiğinin altını çizdi.

Sisi ve Erdoğan'ın 2022 ve 2023 yıllarında, Doha'da tokalaşmasının ardından, Türkiye'de 50 binden fazla kişinin ölümüne neden olan 6 Şubat 2023 depreminin ardından iki lider arasında yapılan telefon görüşmesiyle yakınlaşma daha ciddi bir hal aldı. Aynı yıl Temmuz ayında her iki ülke de büyükelçiler atadı. İki lider, yine 2023 yılının eylül ayında Yeni Delhi'de gerçekleşen G20 Liderler Zirvesi oturum aralarında ilk kez uzun bir yüz yüze görüşme gerçekleştirdi. Görüşme, iki ülkenin Libya'nın doğusunda ve batısındaki iki rakip tarafı desteklemesi nedeniyle iki ülke arasında önemli bir anlaşmazlık konusu olan Libya ve Sudan başta olmak üzere bazı bölgesel sıcak dosyada ortak çıkarlarının oluştuğu bir döneme denk geldi.

Türkiye’nin hem Mısır hem de Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile iş birliği yapma eğilimi çerçevesinde Ankara'nın Libya dosyasında benimsediği en önemli değişiklikler, kısa bir süre önce yaptığı açıklamada, özellikle yeniden yapılanma ve ülkenin doğusuyla batısı arasındaki bölünmenin sona erdirilmesi konularında Libya'nın doğusuna açık olduğunu ve orada bir konsolosluk açma niyetini duyurması oldu.

Bunun yanında Ankara’nın Türkiye'den yayın yapan Mısır rejimine muhalif medya kuruluşlarının çalışmalarını kısıtlamaya yönelik aldığı önlemler ve bazı muhalif gazetecilerin ve siyasi liderlerin başka ülkelere gitmesi Kahire'de olumlu karşılandı.

Öte yandan iki ülke arasındaki siyasi gerilimlerden etkilenmeyen ekonomik ilişkiler, son yıllarda gelişme gösterdi. Kahire, Ankara'nın Afrika kıtasındaki en büyük ticaret ortağı olmaya devam ederken, iki ülke önümüzdeki beş yıl içinde aralarındaki ticaret hacmini 10 milyar dolardan 15 milyar dolara çıkarmayı ve ticarette yerel para birimlerini kullanmayı hedefliyorlar.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe