Lufthansa Beyrut uçuşlarını askıya alma kararını 15 Ekim'e kadar uzattı

Lufthansa uçakları (Arşiv - Reuters)
Lufthansa uçakları (Arşiv - Reuters)
TT

Lufthansa Beyrut uçuşlarını askıya alma kararını 15 Ekim'e kadar uzattı

Lufthansa uçakları (Arşiv - Reuters)
Lufthansa uçakları (Arşiv - Reuters)

Alman havayolu şirketi Lufthansa bugün (Perşembe) yaptığı açıklamada, Ortadoğu'daki gerginlikler nedeniyle Beyrut uçuşlarını 15 Ekim'e kadar askıya almaya devam edeceğini duyurdu.
Şarku’l Avsat’ın Reuters'tan aktardığı habere göre karar, Gazze Şeridi'nin ötesinde bölgede savaş korkularını arttıran İsrail ve İran arasındaki gerilimin arka planında alındı.
Askıya alma kararı eylül ayı sonuna kadar yürürlükteydi. Havayolu şirketi, bölgedeki artan güvenlik riskleri nedeniyle temmuz sonundan bu yana Lübnan'ın başkentine uçuşlarını askıya almıştı. Diğer yandan AFP'nin haberine göre Eurowings, Austrian Airlines, Swiss ve Brussels Airlines'ın da dahil olduğu grubun İsrail'in Tel Aviv kentine uçuşları 5 Eylül'de yeniden başladı.



İsrail gerilimi artırıyor ve Beyrut'u bombalamakla tehdit ediyor

İtfaiyeciler dün Lübnan'ın güneyindeki Kfar el-Rumman'da İsrail saldırısının olduğu yerde çıkan yangınla mücadele ediyor (Reuters)
İtfaiyeciler dün Lübnan'ın güneyindeki Kfar el-Rumman'da İsrail saldırısının olduğu yerde çıkan yangınla mücadele ediyor (Reuters)
TT

İsrail gerilimi artırıyor ve Beyrut'u bombalamakla tehdit ediyor

İtfaiyeciler dün Lübnan'ın güneyindeki Kfar el-Rumman'da İsrail saldırısının olduğu yerde çıkan yangınla mücadele ediyor (Reuters)
İtfaiyeciler dün Lübnan'ın güneyindeki Kfar el-Rumman'da İsrail saldırısının olduğu yerde çıkan yangınla mücadele ediyor (Reuters)

İsrail ordusu, ateşkesin nisan ayındaki son aşamasından bu yana en yoğun olarak nitelendirilen bir askeri operasyonla Lübnan’a hava saldırıları düzenledi. Saldırılar özellikle güneydeki Sur ve Nebatiye kentlerinde yoğunlaştı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, orduya Lübnan’daki saldırıları artırma talimatı verdiğini belirterek, Hizbullah’ı “ezme” sözü verdi.

Hükümet içindeki aşırı sağcı isimler Bezalel Smotrich ve Itamar Ben-Gvir ise daha sert adımlar çağrısında bulundu. Ben-Gvir, Lübnan’a yönelik elektrik kesintisi uygulanmasını ve Zahrani Nehri’nin kontrol altına alınmasını önerirken, Smotrich her bir insansız hava aracı (İHA) saldırısına karşılık Beyrut’ta 10 binanın yıkılması gerektiğini savundu.

Bu açıklamalar, İsrail’in 26 yıl önce Güney Lübnan’dan çekilmesinin yıl dönümüne denk gelirken, İsrail’in bugün bölgede 42’den fazla köy ve kasabada fiili kontrolünü sürdürdüğü ifade ediliyor.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Hizbullah cephesi saldırıları sürdürme yönündeki tutumunu sürdürürken, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn devletin tek çıkış yolunun diplomasi ve müzakere olduğunu vurguluyor.


Putin, Ukrayna savaşında yeni askere alınanları ve ailelerini borçlardan muaf tuttu

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)
TT

Putin, Ukrayna savaşında yeni askere alınanları ve ailelerini borçlardan muaf tuttu

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)

Kremlin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Ukrayna savaşına yeni katılan askerler ve ailelerinin borçlarının silinmesini öngören bir kararname imzaladığını açıkladı. Karar, Moskova’nın dört yılı aşkın süredir devam eden savaşta ordusunu güçlendirme çabalarının devamı olarak değerlendiriliyor.

Kremlin’in internet sitesinde yayımlanan kararnameye göre 1 Mayıs’tan itibaren Rusya Savunma Bakanlığı ile sözleşme imzalayan kişiler ile eşleri ya da her ikisi birlikte, bu tarihten önce yasal takibe konu olmuş olmak şartıyla 10 milyon rubleye (yaklaşık 140 bin dolar) kadar olan borçlardan muaf tutulacak.

Kremlin açıklamasında, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali için kullandığı resmi ifade olan “özel askeri operasyon” kapsamında yapılan sözleşmelerin en az bir yıllık olması gerektiği belirtildi.

Söz konusu kararname, Rus askerlerine yönelik destek paketlerine eklenen yeni bir adım oldu. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Moskova yönetimi, yüksek maaş ödemelerinden üniversiteye girişte ayrıcalıklara kadar çeşitli teşviklerle asker toplama faaliyetlerini sürdürürken, ABD öncülüğündeki barış görüşmelerinin ise ilerleme kaydetmekte zorlandığı ifade ediliyor.

Taraflar birbirlerini çatışmayı tırmandırmakla suçlamayı sürdürürken, Ukrayna’nın da Rusya’nın yeni bir saldırı hazırlığında olduğu gerekçesiyle kuzey bölgelerine takviye güç göndermeyi planladığı bildirildi.


Avustralya, DEAŞ bağlantılı Suriyeli 19 kadın ve çocuğun dönüşüne hazırlanıyor

İddialara göre DEAŞ ile bağlantılı olan bir kadın ve çocuk Melbourne Uluslararası Havalimanı'na geldi (AP)
İddialara göre DEAŞ ile bağlantılı olan bir kadın ve çocuk Melbourne Uluslararası Havalimanı'na geldi (AP)
TT

Avustralya, DEAŞ bağlantılı Suriyeli 19 kadın ve çocuğun dönüşüne hazırlanıyor

İddialara göre DEAŞ ile bağlantılı olan bir kadın ve çocuk Melbourne Uluslararası Havalimanı'na geldi (AP)
İddialara göre DEAŞ ile bağlantılı olan bir kadın ve çocuk Melbourne Uluslararası Havalimanı'na geldi (AP)

Tony Burke, Suriye’de yıllardır kamplarda yaşayan ve DEAŞ bağlantılı olduğu belirtilen 7 kadın ve 12 çocuğun Avustralya’ya dönüş yolunda olduğunu açıkladı.

Yetkililer, söz konusu kadınların “DEAŞ gelinleri” olarak bilindiğini ve Suriye’nin kuzeyinde Roj Kampı’nda kaldıktan sonra geçen hafta ülkeden ayrıldıklarını bildirdi.

İçişleri Bakanı Burke, grubun Avustralya tarafından herhangi bir özel destek almayacağını belirterek, suç işlemiş olan herkesin en ağır cezalarla karşı karşıya kalacağını söyledi. Burke, “Bu kişiler tehlikeli bir terör örgütüne katılma yönünde korkunç bir karar verdi ve çocuklarını kabul edilemez koşullara sürükledi” ifadelerini kullandı.

fwedrvf
Avustralya İçişleri Bakanı Tony Burke (AP)

Avustralya Yayın Kurumu ABC News, grubun bir kısmının Melbourne’a, diğer kısmının ise Sidney’e ulaşmasının beklendiğini ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu ay içinde de Suriye’den dönen 4 Avustralyalı kadın ve 9 çocuk ülkeye giriş yaptı. Melbourne’a gelen iki kadın gözaltına alınırken, haklarında 2014’te Suriye’ye gidip DEAŞ’ı desteklemek ve bir kadını köle olarak alıkoymak gibi suçlamalar yöneltildi.

Bir diğer kadın ise Sidney’e dönüşünde “yasak bölgeye giriş” ve “terör örgütüne katılma” suçlamalarıyla tutuklandı.

2010’lu yılların başında DEAŞ’ın yükselişi sırasında yüzlerce Batılı kadının Suriye ve Irak’a gittiği, çoğunun örgüte katılan eşlerinin peşinden bölgeye seyahat ettiği biliniyor.