İkinci suikast girişimi, Trump Media hisselerini vurdu

Şirketin hisse senedi fiyatları, geçen haftaki başkanlık münazarasından sonra da düşmüştü

Trump Medya'nın hisseleri, hafta sonu eski başkana ikinci bir suikast girişimi gerçekleştirildiği görüldükten sonra, pazartesi neredeyse yüzde 4 düştü (AP)
Trump Medya'nın hisseleri, hafta sonu eski başkana ikinci bir suikast girişimi gerçekleştirildiği görüldükten sonra, pazartesi neredeyse yüzde 4 düştü (AP)
TT

İkinci suikast girişimi, Trump Media hisselerini vurdu

Trump Medya'nın hisseleri, hafta sonu eski başkana ikinci bir suikast girişimi gerçekleştirildiği görüldükten sonra, pazartesi neredeyse yüzde 4 düştü (AP)
Trump Medya'nın hisseleri, hafta sonu eski başkana ikinci bir suikast girişimi gerçekleştirildiği görüldükten sonra, pazartesi neredeyse yüzde 4 düştü (AP)

Eski başkana yapılan ikinci suikast girişiminin ardından Truth Social'ın ana şirketi Trump Medya ve Teknoloji Grubu'nun (Trump Media and Technology Group/TMTG) hisseleri düştü.

CNBC, Donald Trump'ın sosyal medya şirketinin hisselerinin neredeyse yüzde 4 düştüğünü aktardı. Bu düşüş, yetkililerin 58 yaşındaki Ryan Wesley Routh'u, eski başkan Florida'nın West Palm Beach kentindeki Trump Ulusal Golf Kulübü'nde golf oynarken çalıların arasından SKS tipi bir tüfekle nişan aldığı iddiasıyla tutuklamasının ardından yaşandı.

Yetkililer, Trump'a ateş açılmadığını ve eski başkanın, şüphelinin görüş hattında olmadığını bildiriyor.

Karşılaştırmak gerekirse CNBC, Trump Medya ve Teknoloji Grubu hisselerinin, 13 Temmuz'da Pensilvanya'nın Butler kentinde eski başkana yapılan ilk suikast girişiminin ardından neredeyse yüzde 30 yükseldiğini bildirmişti. Thomas Crooks, orada Trump'ı kulağından vurmuştu. 20 yaşındaki Crooks, Gizli Servis ajanları onu vurarak öldürmeden önce mitingdeki bir seyirciyi öldürmüş, iki kişiyi de yaralamıştı. 

Trump Medya ve Teknoloji Grubu şirketinin hisse senedi fiyatları, geçen hafta eski başkanın Kamala Harris'e karşı münazarasından sonra da düşmüştü. CNBC, şirketin hisse senedi fiyatının, martta Nasdaq'ta işlem görmeye başladığından bu yana en düşük noktasını perşembe günü gördüğünü belirtmişti.

Trump'ın münazara performansında dağınık, hararetli cevapları ve bir dizi yanlış iddiayı yayma çabası dikkat çekmişti.

Eski başkanın söylediklerinin doğruluğu, ABC News moderatörleri tarafından defalarca kontrol edilmişti.

Moderatör Linsey Davis, münazaranın kürtaj bölümünde Trump'ın Demokratların bebekleri "idam etmek" istediği yönündeki hatalı iddiasını düzeltmişti. Moderatör David Muir ise Trump'ın ABD'de suçun arttığı iddiasını ve Ohio'nun Springfield kentinde Haitili göçmenlerin evcil kedi ve köpekleri yediğine dair komplo teorisinin doğruluğunu kontrol etmişti.

Eski başkan, çürütülen komplo teorisini Senatör J.D. Vance ve Temsilci Jim Jordan gibi sağcı destekçileriyle beraber sosyal medyada yaymıştı.

Trump Medya ve Teknoloji Grubu'nun hisseleri, cuma günü Trump'ın hisselerini satmayacağını açıklamasıyla yüzde 25'ten daha fazla yükselmişti.

CNBC, Trump'ın "Ama ben hisselerimi satmak istemiyorum. Hisselerimi satmayacağım" dediğini aktarmıştı.

Trump "Ben bunu para için yapmadım. Gerçekten güçlü bir sese sahip olmak istedim ve bu benim için harika bir ses" demişti.

Sesim orada olduğu sürece, her zaman iyi olacak.

The Independent, Trump Medya ve Teknoloji Grubu'yla temasa geçse de henüz yanıt alamadı.
Independent Türkçe



Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
TT

Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen bir tekneye düzenlenen saldırıda iki kişinin öldüğünü duyurdu.

Trump yönetimi, eylül ayından bu yana Venezuela'dan Karayipler ve Pasifik bölgelerinde faaliyet gösteren ve "uyuşturucu teröristleri" olarak adlandırdığı gruplara karşı askeri operasyon yürütüyor.

ABD Ordusu Güney Komutanlığı, X platformunda yaptığı açıklamada, "İki uyuşturucu teröristi öldürüldü, biri saldırıdan sağ kurtuldu" ifadesini kullandı.

ABD Sahil Güvenlik Teşkilatı'na, "hayatta kalan için arama ve kurtarma sistemini harekete geçirme" talimatı verildiğini belirtti.

Trump yönetimi yetkilileri, teknelerin uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili olduğuna dair kesin bir kanıt sunmadı; bu da operasyonların yasallığı konusunda tartışmalara yol açarak, yargısız infaz teşkil edebilecekleri endişelerini artırıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD'nin bugüne kadar düzenlediği 38 hava saldırısında toplam ölü sayısı en az 130'a ulaştı.

Bu, ABD özel kuvvetlerinin ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalamasından beri ABD ordusu tarafından açıklanan, uyuşturucu taşıyan bir tekneye yönelik üçüncü hava saldırısı.

Maduro, hapse girmeden önce Karayipler ve Pasifik'teki ABD askeri harekatının rejim değişikliğini hedeflediğini defalarca iddia etmişti.

Geçtiğimiz ay, saldırılardan birinde öldürülen iki Trinidadlının akrabaları, 14 Ekim'de gerçekleştirilen saldırıda haksız ölüm iddiasıyla ABD hükümetine karşı dava açtı.


Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
TT

Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri yaparak, Maskat'ta yürütülen İran ve ABD arasındaki dolaylı müzakerelerdeki son gelişmeler hakkında bilgi verdi.

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Arakçi'nin Maskat görüşmelerini "iyi bir başlangıç" olarak nitelendirdiği, ancak Amerikan tarafının niyet ve hedeflerine ilişkin güven eksikliğinin giderilmesi gerektiğinin altını çizdiği belirtildi.

Açıklamaya göre, üç ülkenin dışişleri bakanları müzakerelerin başlamasını memnuniyetle karşıladı, siyasi ve diplomatik bir çözüme ulaşmak ve herhangi bir gerilimi önlemek için görüşmelerin devamının önemini vurguladı. Bu görüşmelerin başarısının bölgenin istikrarı ve güvenliği için hayati bir faktör olduğunu kaydettiler.

İlgili bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün bir televizyona verdiği röportajda, ABD ile İran arasında yakın bir savaş tehdidi görünmediğini belirterek, anlaşmaya varılması olasılığına "biraz ara verildiğini" ifade etti.

Anadolu Ajansı, bakanın, iki taraftan birinin zaman kazanmaya çalıştığına inanıp inanmadığı sorusuna verdiği cevabı aktardı: "İkisi de; bu stratejinin bir parçası." Fidan, "Bu tür görüşmelere girerken, diğer senaryoya da hazırlık yapılır" diyerek, İran'ın tecrübe sahibi olduğunu, daha önce müzakereler yürütürken saldırıya uğradığını belirterek, geçen haziran ayında İran'ın nükleer tesislerini hedef alan ABD saldırısına atıfta bulundu. Ancak Fidan, birkaç gün önce ABD ve İran arasında yapılan görüşmelerin olumlu yönünün, tarafların müzakerelere devam etme isteğini göstermeleri olduğunu ifade etti.

Fidan,"Nükleer meseleyle ilgili müzakerelere başlama kararı çok önemliydi; nükleer mesele en önemli meseledir," diye devam etti. Bölgenin başka bir savaşı kaldıramayacağı konusunda uyararak, "Olası herhangi bir savaşı önlemek için mevcut tüm araçları kullanmak istiyoruz," ifadesini kullandı.

Umman'ın başkenti Maskat, cuma günü İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında bir dizi müzakereye ev sahipliği yaptı. İki taraf, görüşmelere devam etme konusunda anlaştı; tarih ve yer ise daha sonra belirlenecek.


Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
TT

Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)

Bir anarşist grup dün yaptığı açıklamada, cumartesi günü Kuzey İtalya'daki demiryolu altyapısına zarar vererek Kış Olimpiyatları'nın ilk gününde tren seferlerini aksattığını iddia etti.

Polis, cumartesi sabahı erken saatlerde farklı noktalarda üç ayrı olay yaşandığını ve özellikle Bologna çevresinde yüksek hızlı ve diğer tren seferlerinde iki buçuk saate varan gecikmelere neden olduğunu bildirdi. Olaylarda kimse yaralanmadı ve trenlerde hasar meydana gelmedi.

Anarşist grup, internette dolaşan açıklamada, Başbakan Georgia Meloni hükümetinin gösterilere yönelik baskısının sokak çatışmalarını "boşa" çıkardığını, bu nedenle başka protesto biçimleri bulmak zorunda kaldıklarını belirtti.

İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Bu nedenle, sonraki aşamalarda hayatta kalabilmek için gizli ve merkezi olmayan çatışma yöntemleri benimsemek, cepheleri genişletmek ve öz savunma ile sabotaja başvurmak gerekli görünmektedir."

Polis henüz açıklamayla ilgili bir yorum yapmadı. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, anarşist grubun peşine düşeceğine söz verdi. Aynı zamanda ulaştırma bakanı olan Salvini, X platformunda şunları yazdı: "Bu suçluları yakalamak ve nerede olurlarsa olsunlar ortadan kaldırmak, hapse atmak ve onları savunanlarla yüzleşmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız."

Anarşist grup, Olimpiyatları "milliyetçiliğin yüceltilmesi" olarak kınadı ve etkinliğin kalabalık kontrolü ve gözetim yöntemleri için bir "test alanı" sağladığını belirtti. Meloni, pazar günü protestocuları ve vandalları kınayarak, onları "İtalya'nın düşmanları" olarak nitelendirdi.