Pezeşkiyan: İsrail, göreve başladığım gün konuğumuza topraklarımızda suikast düzenledi… Bir sonraki yanıtımız daha güçlü olacak

Katar Emiri: Gazze Şeridi ve Lübnan'a yönelik saldırılar bölgeyi uçurumun eşiğine getirdi

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dün (Çarşamba) Doha'da yaptıkları görüşme sırasında (Katar Emirlik Divanı)
Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dün (Çarşamba) Doha'da yaptıkları görüşme sırasında (Katar Emirlik Divanı)
TT

Pezeşkiyan: İsrail, göreve başladığım gün konuğumuza topraklarımızda suikast düzenledi… Bir sonraki yanıtımız daha güçlü olacak

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dün (Çarşamba) Doha'da yaptıkları görüşme sırasında (Katar Emirlik Divanı)
Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dün (Çarşamba) Doha'da yaptıkları görüşme sırasında (Katar Emirlik Divanı)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, dün (Çarşamba) akşam Doha'da Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile düzenlediği basın toplantısında, İsrail'in İran’ın salı günü düzenlediği füze saldırısına karşılık vermesi halinde ülkesinin ‘daha güçlü ve sert’ karşılık vermeye hazır olduğunu bildirdi. Pezeşkiyan, “Şayet Tel Aviv İran topraklarına saldırırsa daha güçlü ve sert bir şekilde karşılık vereceğiz” dedi.

Pezeşkiyan, “Avrupa ve ABD'nin İsrail'in suçlarını durdurmasını istiyoruz. Biz barış ve sükûnet istiyoruz ama İsrail bizi tepki vermeye zorluyor” ifadelerini kullandı.

İran Cumhurbaşkanı, “Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye'nin Tahran'da öldürülmesine yanıt vermek için beklememizi ve müzakerelere fırsat vermemizi istediler. İsrail, misafirimizin hedef alınması, Lübnan'daki durumun tırmanması ve Gazze Şeridi'nde devam eden saldırıların ardından bizi yanıt vermeye zorladı. İsrail'e cevap vermek zorunda kaldık. Çünkü İsrail göreve başladığım gün topraklarımızda misafirimizi öldürdü” şeklinde konuştu.

X CVDGFBHNT
Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani Doha'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ı kabul etti. (Katar Emirlik Divanı)

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, İsrail'in Gazze Şeridi ve Lübnan'a yönelik saldırılarının ‘tüm bölgeyi uçurumun eşiğine getirdiği ve bölgedeki şiddet çemberinin genişlemesine yol açtığı’ uyarısında bulundu.

Katar Emiri, İran Cumhurbaşkanı ile düzenlediği ortak basın toplantısında şunları söyledi: “İran Cumhurbaşkanı'nın Katar ziyareti iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi çerçevesinde gerçekleşiyor. Görüşmemizde, Gazze ve Mescid-i Aksa'ya yönelik saldırılarla sarsılan bölgemizin içinde bulunduğu zor ve hassas koşulları ele aldık. Lübnan'a yönelik son saldırılar, Gazze Şeridi'ne yönelik saldırganlığın başlangıcından bu yana uyarıda bulunduğumuz şeydi. Gazze Şeridi'ndeki savaşı durdurmak için devam eden çaba ve gayretlerimizi yineliyor, uluslararası toplumu İsrail'i Gazze Şeridi'ne yönelik saldırganlığını durdurmaya çağırıyor ve gerilimi sona erdirmeye yönelik her türlü çabayı destekliyoruz.”

XSCDVFB
Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan arasında Doha'da gerçekleşen görüşmeden (Katar Emirlik Divanı)

“İsrail'in Gazze Şeridi, Batı Şeria ve Mescid-i Aksa'ya yönelik saldırılarıyla sarsılan bölgemizin içinden geçmekte olduğu zor ve hassas koşulları ele aldık” diyen Al Sani, ‘bunu son günlerde İsrail'in Lübnan'a yönelik devam etmekte olan bir başka saldırısının izlediğini’ belirtti.

Al Sani, “Gazze Şeridi'ndeki savaşı durdurmak için devam eden çabalarımızı ve gayretlerimizi yineliyor ve uluslararası toplumu İsrail'i Gazze Şeridi'ne yönelik saldırganlığını durdurmaya mecbur bırakmaya çağırıyoruz” dedi.

Ülkesinin Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmek için arabuluculuk çabalarını sürdürdüğünü ifade eden Katar Emiri sözlerini şöyle sürdürdü: “İsrail'in askeri geriliminden kaynaklanan zorluklara rağmen Gazze Şeridi'ndeki savaşı durdurmak ve esirleri serbest bırakmak için arabuluculuk çabalarımızın devam ettiğini yineliyoruz. İki devletli çözüm ve 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulması bölgede barışın anahtarıdır.”

Doha’da gerçekleşen görüşmede Katar ve İran, çeşitli ekonomik, ticari, kültürel, eğitim ve spor sektörlerinde iş birliğine ilişkin altı belge ve mutabakat zaptı imzaladı.



Suudi Arabistan gayrimenkul sektörü 1 milyon sözleşmeyi aşarak yüzde 70 hedefine yaklaştı

Riyad’daki konut programının bir parçası olan Şems ed-Diyar projesindeki inşaat çalışmaları (SPA)
Riyad’daki konut programının bir parçası olan Şems ed-Diyar projesindeki inşaat çalışmaları (SPA)
TT

Suudi Arabistan gayrimenkul sektörü 1 milyon sözleşmeyi aşarak yüzde 70 hedefine yaklaştı

Riyad’daki konut programının bir parçası olan Şems ed-Diyar projesindeki inşaat çalışmaları (SPA)
Riyad’daki konut programının bir parçası olan Şems ed-Diyar projesindeki inşaat çalışmaları (SPA)

Suudi Arabistan, gayrimenkul sektörünü hızla yeniden şekillendirmeyi sürdürürken, ‘yaşam kalitesi’ kavramını kentsel kalkınmanın merkezine yerleştiren yapısal dönüşümlere imza atıyor. 2026 yılının ilk çeyreğinde yaklaşık 33 bin Suudi ailenin ilk konutuna sahip olmasının sağlanması, düzenleyici sürecin Vizyon 2030 hedefleri doğrultusunda etkin biçimde ilerlediğini ve konut sahipliği oranının yüzde 70’e çıkarılması hedefine kararlılıkla yaklaşıldığını ortaya koydu. 2025 yılı sonu itibarıyla konut sahipliği oranının yüzde 66,24’e yükselmesini sağlayan bu hareketlilik, Suudi Arabistan Gayrimenkul Kalkınma Fonu ile ‘Sakani’ programının destekli sözleşme sayısında 1 milyon eşiğini aşmasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Bu gelişme, gayrimenkul piyasasının yapısında derin bir dönüşüm yaşandığını ve finansman ile düzenleme alanlarındaki tüm paydaşların daha bütünleşik bir sistem içerisinde faaliyet gösterdiğini gösteriyor.

Kapsamlı bir yasal çerçeve

2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin verileri değerlendiren Suudi Arabistan Belediye, Köy İşleri ve İskân Bakanlığı Sözcüsü Muhammed er-Resaseme, Şarku’l Avsat’a yaptığı özel açıklamada, yalnızca üç ay içinde 32 bin 983 Suudi ailenin ilk konutuna sahip olmasının, konut sektöründeki tüm bileşenlerin uyum içinde çalıştığını gösterdiğini söyledi. Resaseme, bu başarının düzenleyici ve yasal altyapının geliştirilmesinden konut seçeneklerinin çeşitlendirilmesine, finansman çözümlerinin genişletilmesinden özel sektörle kurulan ortaklıklara kadar uzanan kapsamlı bir sistemin ürünü olduğunu belirtti.

cdfvgthy
Riyad’daki Suudi Arabistan Gayrimenkul Kalkınma Fonu Genel Merkezi (Fonun internet sitesi)

Planlı biçimde genişletilen konut projeleri ile gayrimenkul ürünlerindeki çeşitliliğin, Suudi ailelerin farklı ihtiyaçlarına cevap verilmesine katkı sağladığını ifade eden Resaseme, dijital dönüşümün de süreçlerin verimliliğini artırmada ve hak sahiplerinin uygun konut çözümlerine daha hızlı ulaşmasında belirleyici rol oynadığını vurguladı. Resaseme ayrıca, söz konusu başarının, Belediye, Köy İşleri ve İskân Bakanı Macid el-Hukayl’in yılın başında açıkladığı verilere dayandığını hatırlattı. Buna göre, Suudi aileler arasındaki konut sahipliği oranı 2025 yılı sonunda yüzde 66,24 seviyesini aşarken, bu sonuç konut sisteminin Krallığın farklı bölgelerinde mülk edinme fırsatlarını artırma konusunda başarılı olduğunu ortaya koydu.

Özel sektörle ortaklık

Bu kalkınma sürecinin bir parçası olarak Resaseme, özel sektörle kurulan ortaklıkların konut sektörünün büyümesindeki temel itici güçlerden biri olduğunu belirterek, bu iş birliklerinin gayrimenkul arzının artırılmasına ve projelerin daha hızlı hayata geçirilmesine doğrudan katkı sağladığını söyledi.

Resaseme, gayrimenkul geliştiricilerinin artık ailelerin beklenti ve ihtiyaçlarına uygun, daha çeşitli konut ürünleri sunduğunu ifade ederken, bakanlığın da yatırım ortamını geliştirmeyi ve sektörde rekabetçiliği teşvik etmeyi sürdürdüğünü kaydetti.

Konut sektöründe yaşanan dönüşümün artık yalnızca bağımsız konut birimlerinin inşasıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Resaseme, sürecin hizmetler, sosyal donatılar, altyapı ve yaşam kalitesini destekleyen unsurları içeren entegre yerleşim alanlarının oluşturulmasına doğru evrildiğini belirtti. Bu yaklaşımın şehirlerin cazibesini artırdığını ve uzun vadede ekonomik kalkınmanın verimliliğine önemli katkılar sağladığını ifade etti.

Yapım aşamasındaki gayrimenkul satış projeleri

Resaseme, ‘harita üzerinden satış’ projelerine ilişkin değerlendirmesinde, bu modelin son yıllarda konut arzını artıran ve gayrimenkul geliştirme faaliyetlerini hızlandıran en önemli araçlardan biri haline geldiğini söyledi. Söz konusu projelerin daha büyük ölçekli ve daha çeşitli yatırımların hayata geçirilmesine imkân tanıdığını belirten Resaseme, bunun da konut sahibi olmak isteyenler için daha geniş fırsatlar sunduğunu ifade etti.

Resaseme, bakanlık tarafından uygulanan sıkı düzenleyici ve denetleyici mekanizmaların, bu projelerin güvenilirliğini artırdığını ve alıcıların haklarının korunmasına katkı sağladığını vurguladı. Bu sayede piyasadaki güven düzeyinin yükseldiğini ve söz konusu projelere olan talebin belirgin şekilde arttığını kaydeden Resaseme, harita üzerinden satış modelinin ilk kez konut sahibi olmak isteyenler için en önemli alternatiflerden biri haline geldiğini belirtti.

Uzun vadeli stratejik vizyon

Aynı kapsamda değerlendirmelerde bulunan Resaseme, bakanlığın konut talebi dosyasını uzun vadeli ve stratejik bir bakış açısıyla ele aldığını belirterek, temel hedefin konut arzını artırmak ve gayrimenkul piyasasının verimliliğini yükseltmek olduğunu söyledi. Bu hedef doğrultusunda gayrimenkul geliştiricilerinin desteklendiğini, arsa ve imar planlarının geliştirildiğini, yatırım akışlarının teşvik edildiğini ve talebin yoğun olduğu bölgelerde konut projelerinin yaygınlaştırıldığını ifade eden Resaseme, konut arzındaki artış ve seçeneklerin çeşitlenmesinin piyasa dengesine olumlu yansıdığını kaydetti.

Resaseme, bu gelişmelerin hak sahiplerine daha uygun çözümler sunulmasına katkı sağladığını, aynı zamanda bakanlığın şeffaflığı artırma, gayrimenkul göstergelerini geliştirme ve piyasayı daha istikrarlı ve yatırım açısından cazip hâle getirme yönündeki çalışmalarını sürdürdüğünü vurguladı.

Açıklamalarının sonunda gayrimenkul finansmanı sektörüne de değinen Resaseme, bu alanın son yıllarda konut sahipliği oranındaki yükselişin temel dayanaklarından biri olduğunu belirtti. Çeşitli ve erişilebilir finansman çözümlerinin Suudi ailelerin satın alma gücünü artırdığını ifade eden Resaseme, yalnızca 2026 yılının ilk çeyreğinde konut destek hizmetlerinden yararlanan aile sayısının 23 bin 222’ye ulaştığını söyledi.

Konut sektörü, finans kuruluşları ve Gayrimenkul Kalkınma Fonu arasındaki entegrasyonun mart ayı sonu itibarıyla destekli sözleşme sayısının 1 milyon 20 bini aşmasında önemli rol oynadığını kaydeden Resaseme, sektörün bugün yaşadığı dönüşümün gayrimenkul piyasasının sürdürülebilirliğini destekleyen kapsamlı bir yapısal değişimi yansıttığını belirtti. Resaseme, söz konusu dönüşümün aynı zamanda vatandaşların yaşam kalitesini yükselttiğini ve ülkenin ulusal kalkınma hedefleriyle uyumlu bir şekilde ilerlediğini sözlerine ekledi.


Körfez İşbirliği Konseyi, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'a yönelik medya iddialarını kınadı

Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, (Şarku’l Avsat)
Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, (Şarku’l Avsat)
TT

Körfez İşbirliği Konseyi, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'a yönelik medya iddialarını kınadı

Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, (Şarku’l Avsat)
Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, (Şarku’l Avsat)

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, dün yaptığı açıklamada, “Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’ı hedef alan, asılsız ve doğrulanmamış medya iddialarını” kınadığını ve bunları reddettiğini bildirdi.

Budeyvi, söz konusu iddiaların, iki ülkenin bölgesel ve uluslararası güvenlik ile istikrara katkı sağlayan yapıcı rollerini sorgulamayı amaçladığını belirtti.

Yazılı açıklamasında Budeyvi, bu tür iddiaların “güvenilirlikten ve nesnel temellerden yoksun olduğunu” vurgulayarak, Körfez ülkelerinin bölgesel güvenlik ve istikrarı güçlendirme, diyalog ve iş birliğini geliştirme yönündeki çabalarını zayıflatmayı hedeflediğini ifade etti.

Genel Sekreter ayrıca, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’ın son yıllarda bölgesel istikrara destek veren politikalar izlediğini, diplomatik girişimleri destekleyerek ve uluslararası iş birliğini güçlendirerek krizlerin çözümüne katkı sunduğunu kaydetti.

Budeyvi, Körfez ülkelerinin istikrar ve iş birliğini artırma yönündeki ortak yaklaşımını sürdürdüğünü belirterek, KİK üyelerinden herhangi birine yönelik medya kampanyalarını kesin bir dille reddettiklerini vurguladı.

Açıklamada ayrıca, bu tür kampanyaların Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri arasındaki uyumu ve birliği etkilemeyeceği, bölgesel ve küresel düzeyde güvenlik, istikrar ve refahı destekleme rollerinin devam edeceği ifade edildi.


Suudi Arabistan ve Lübnan arasındaki iş birliği yaklaşık 4 milyon uyuşturucu hap kaçakçılığını engelledi

Krallık ve Lübnan arasındaki güvenlik iş birliği, narkotik uyuşturucuların izlenmesine ve kontrolüne katkıda bulunuyor, (Suudi İçişleri Bakanlığı)
Krallık ve Lübnan arasındaki güvenlik iş birliği, narkotik uyuşturucuların izlenmesine ve kontrolüne katkıda bulunuyor, (Suudi İçişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Lübnan arasındaki iş birliği yaklaşık 4 milyon uyuşturucu hap kaçakçılığını engelledi

Krallık ve Lübnan arasındaki güvenlik iş birliği, narkotik uyuşturucuların izlenmesine ve kontrolüne katkıda bulunuyor, (Suudi İçişleri Bakanlığı)
Krallık ve Lübnan arasındaki güvenlik iş birliği, narkotik uyuşturucuların izlenmesine ve kontrolüne katkıda bulunuyor, (Suudi İçişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığına bağlı "Narkotik Suçlarla Mücadele Genel Müdürlüğü" tarafından sağlanan kritik istihbarat sayesinde Lübnan makamları, yaklaşık 3 milyon 900 bin adet amfetamin uyuşturucu hapın kaçakçılık girişimini çökertti.

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı Güvenlik Sözcüsü Tuğgeneral Talal bin Şalhub, dün yaptığı açıklamada, söz konusu operasyonun uyuşturucu kaçakçılığını meslek edinen suç şebekelerinin faaliyetlerine yönelik yürütülen proaktif güvenlik takibinin sonucu olduğunu belirtti.

Bin Şalhub, uyuşturucu maddelerin takibi ve ele geçirilmesi konusunda Lübnanlı muhataplarıyla yürütülen mevcut iş birliğine övgüde bulunarak; bu operasyonun, sınır ötesi suç şebekeleriyle mücadelede iki ülke arasındaki güvenlik koordinasyonunun ve entegrasyonunun düzeyini açıkça ortaya koyduğunu vurguladı.

Güvenlik Sözcüsü, Suudi Arabistan’ın, ülkenin güvenliğini ve gençlerini uyuşturucuyla hedef alan kriminal faaliyetleri takip etme, bu planları boşa çıkarma ve suç ortaklarını yakalama konusundaki kararlılığını yineleyerek, bu tür operasyonların toplumları uyuşturucu belasından korumaya katkı sağladığını ifade etti.