Fransa'yı sarsan tecavüz davasında görüntüler kan dondurdu

"Erkek olmaktan utandım"

Geçen ayki duruşmada Gisele Pelicot, "Bunlar bana ne yaptığını çok iyi biliyordu" demişti (Reuters)
Geçen ayki duruşmada Gisele Pelicot, "Bunlar bana ne yaptığını çok iyi biliyordu" demişti (Reuters)
TT

Fransa'yı sarsan tecavüz davasında görüntüler kan dondurdu

Geçen ayki duruşmada Gisele Pelicot, "Bunlar bana ne yaptığını çok iyi biliyordu" demişti (Reuters)
Geçen ayki duruşmada Gisele Pelicot, "Bunlar bana ne yaptığını çok iyi biliyordu" demişti (Reuters)

Fransa'yı sarsan toplu tecavüz olayında davacı Gisele Pelicot, eşinin çektiği görüntülerin mahkemede gösterilmesini sağladı.

Provence-Alpes-Côte d'Azur bölgesindeki Avignon şehrinde cuma günü yapılan duruşmada, 72 yaşındaki Pelicot'nun nasıl tecavüze uğradığı gözler önüne serildi. 

Yargıçlar, "uygunsuz ve şoke edici" olduğu gerekçesiyle videoların duruşmada gösterilmesine izin vermemişti. Gisele'in avukatlarından Antoine Camus, "Bu tecavüz gerçeğini görmek zorundayız" diyerek, video ve fotoğrafların gösterilmesinin çok önemli olduğunu vurguladı. Amerikan gazetesi New York Times'ın (NYT) aktardığına göre duruşma salonunda yaşanan hararetli tartışmanın ardından yargıçlar kararını değiştirdi. 

Davayı yürüten yargıç Roger Arata, tüm videoların değil sadece "gerçeğin ortaya çıkması için kesinlikle gerekli görülen" videoların gösterilmesine karar verildiğini duyurdu. 

Bunun üzerine kamuya açık mahkeme salonundaki ekranlarda yaklaşık 12 video ve 10 fotoğraf gösterildi. 

NYT'nin aktardığına göre videoların çoğunda Pelicot çıplak görünürken, bazılarında jartiyer, iç çamaşırı ve beyaz çorap giymişti. Haberde, videoların bazılarında Pelicot'nun hafifçe hareket ettiği görülse de hiçbirinde tecavüzcülerin dokunuşuna tepki vermediğine işaret ediliyor.

2 Eylül'de başlayan duruşmada Dominique Pélicot, eşi Gisele'e ağır uyuşturucular vererek farklı erkekler tarafından 10 yıl boyunca tecavüz edilmesine neden olduğu iddiasıyla yargılanıyor. 71 yaşındaki Dominique, 16 Eylül'deki duruşmada hakkındaki tüm suçlamaları kabul etmişti. Zanlı ayrıca eşine ilaç verdikten sonra ona bazen farklı kıyafetler giydirdiğini de itiraf etmişti. Olayda Dominique'in yanı sıra yaşları 26'yla 74 arasında değişen 50 erkek daha tecavüzle yargılanıyor.

Hakimler, ilk başta davanın kapalı kapılar ardında yapılmasını istemiş fakat Gisele hukuki sürecin kamuya açık yürütülmesini talep etmişti.

Söz konusu video ve fotoğraflar ilk kez gösterildi. NYT, bu materyallerin mahkeme salonunda büyük rahatsızlık yarattığına işaret ederek şunları yazıyor:

Sanıklardan biri yüzünü eğdi. Birçok avukat ve gazeteci ekranlara bakmayı bıraktı.

Videoda görünen sanıklardan 61 yaşındaki Thierry Postat, bunun bir eş değiştirme partisi olduğunu düşündüğünü iddia etti. Ancak Gisele Pelicot'nun avukatlarından Camus, sanığın açıklamasına itiraz ederek "Orada bir çift görüyor musun?" diye sordu. Sanıksa "Yaşananları böyle hatırlıyorum" diye yanıtladı.

Videoda Gisele'e tecavüz ettiği görülen 43 yaşındaki Simone Mekenese de duruşma salonundaydı. Davacının avukatlarından Stephane Babonneau, "Gisele'in bilincinin yerinde olmadığının farkında değil miydin?" diye sorunca, sanığın "Hayır değildim. Biraz sonra aramıza katılacağını düşünmüştüm" yanıtını verdiği aktarılıyor.
Davayı birçok kadın hakları savunucusu yakından takip ediyor (AFP) ​​​​​​​

Davayı birçok kadın hakları savunucusu yakından takip ediyor (AFP) 

NYT, yaklaşık 2 saat süren video ve fotoğraf gösteriminin ardından duruşmanın bir anda sonlandırıldığını yazıyor. Davayı takip eden 58 yaşındaki hemşire yardımcısı Anne-Marie Galvan, "Hepimiz şoke olduk" diyor. Eşi Serge Galvan da mahkeme salonundaki deneyimine dair şunları söylüyor: 

Erkek olduğumdan neredeyse utanç duydum.

Polis soruşturmasında Dominique'in çeşitli elektronik cihazlarında, 2011-2020'de yaşanan tecavüz olaylarıyla ilgili 20 bine yakın video ve fotoğraf olduğu tespit edilmişti. Çoğu materyal "Abus" (İstismar) adlı bir dijital klasörde yer alıyordu.

Independent Türkçe, New York Times, BBC



Kolombiya'da şiddetli yağmurlar nedeniyle 13 kişi hayatını kaybetti

Güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasının ardından, ağır iş makineleri ceset bulmak için çamurda arama yapıyor (AFP)
Güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasının ardından, ağır iş makineleri ceset bulmak için çamurda arama yapıyor (AFP)
TT

Kolombiya'da şiddetli yağmurlar nedeniyle 13 kişi hayatını kaybetti

Güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasının ardından, ağır iş makineleri ceset bulmak için çamurda arama yapıyor (AFP)
Güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasının ardından, ağır iş makineleri ceset bulmak için çamurda arama yapıyor (AFP)

Yetkililerin yaptığı açıklamaya göre Kolombiya'da bu hafta, yılın bu zamanı için alışılmadık derecede yoğun yağışlar olması nedeniyle 13 kişi hayatını kaybetti.

Ulusal Meteoroloji Ajansı EDIAM, Kuzey Amerika'dan Kolombiya'nın Karayip kıyılarına kadar uzanan soğuk cephenin, geçen ay yağış miktarını tarihi ortalamaya göre yüzde 64 oranında artırdığını bildirdi.

Bu hafta hayatını kaybedenler arasında, cuma gecesi geç saatlerde güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasında ölen yedi kişi de bulunuyor. İl yetkililerine göre, şiddetli yağmurlar nedeniyle bir derenin taşması sonucu evler çamur altında kaldı. Yerel yetkililer, kurtarma ekipleri ve eğitimli köpekler ceset ararken, ağır iş makinelerinin çamurda ceset bulmak için kazı yaptığı görüntüler yayınladı.

Ulusal Afet Yönetim Birimi (UNGRD) perşembe günü yaptığı açıklamada, şiddetli hava koşullarının ülke genelinde altı kişinin ölümüne yol açtığını duyurdu. Tropikal iklime sahip Kolombiya'da, iklim değişikliği kuraklık ve yüksek nem dönemlerinde önemli aksamalara neden oluyor.


İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.