Devrim Muhafızları Kaani'nin akıbeti konusunda sessizliğini koruyor

Nilfuraşan’ın cesedini arama çalışmaları sürüyor

 Kaani, geçtiğimiz pazar günü Tahran'da Hizbullah'ın elçisi Abdullah Safi el-Din ile birlikte Hizbullah'ın temsilciliğinde (Devlet televizyonu)
Kaani, geçtiğimiz pazar günü Tahran'da Hizbullah'ın elçisi Abdullah Safi el-Din ile birlikte Hizbullah'ın temsilciliğinde (Devlet televizyonu)
TT

Devrim Muhafızları Kaani'nin akıbeti konusunda sessizliğini koruyor

 Kaani, geçtiğimiz pazar günü Tahran'da Hizbullah'ın elçisi Abdullah Safi el-Din ile birlikte Hizbullah'ın temsilciliğinde (Devlet televizyonu)
Kaani, geçtiğimiz pazar günü Tahran'da Hizbullah'ın elçisi Abdullah Safi el-Din ile birlikte Hizbullah'ın temsilciliğinde (Devlet televizyonu)

İran, Devrim Muhafızları'nın balistik füze saldırısına İsrail'in vereceği olası bir yanıta hazırlanırken Tahran, Kudüs Gücü komutanı İsmail Kaani'nin yaralandığı yönündeki haberlere sessiz kaldı.

İsrail medyası, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah'ın potansiyel halefi Haşim Safieddin'i hedef alan aynı saldırıda Devrim Muhafızları'nın dış operasyonlar liderinin de yaralanmış olabileceğini bildirdi.

Bu, Devrim Muhafızları liderinin, Nasrallah'ı hedef alan İsrail saldırısında öldürüldüğüne dair bilgilerin yayılmasından sonra, öldürüldüğüne ilişkin haberlerin ikinci kez yayılması oldu.

Ancak resmi Mehr ajansı haberi yalanlamakta gecikmedi ve Kaani’nin geçtiğimiz pazar günü Hizbullah'ın temsilciliğine giderek Hizbullah temsilcisi Abdullah Safieddin'e taziyelerini sunduğunu belirtti.

Tabnak haber sitesi Kaani'nin akıbetini sorgulayarak, “(Kudüs Gücü) komutanının sağlığıyla ilgili söylentiler, şu ana kadar bu haberleri doğrulayan ya da yalanlayan resmi bir açıklama olmaksızın medyada geniş bir şekilde yayıldı” ifadelerini kullandı ve Kaani'nin sağlık durumunun iyi olması halinde olayı açıklığa kavuşturmak için medyada bir video yayınlanmasını tavsiye etti.

İran Devrim Muhafızları Komutanı Muhsin Rızai'ye yakın olan site, Kaani'nin bir süredir kamuoyunun gözünden uzak olmasının durumuyla ilgili spekülasyonların artmasına neden olduğunu belirtti. Bu durum Haşim Safieddin'in öldürüldüğüne dair haberlerle aynı zamana denk geldiğini belirtti. İsrail medyası da aynı yönde haberler yayınladı.

Site ayrıca Kaani'nin Lider Ali Hameney'in huzurunda kılınan “Cuma namazına” katılmamasıyla ilgili “artan şüphelere” de dikkat çekti. “Kaani'nin sağlığıyla ilgili haber ve söylentiler artarken, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun halkla ilişkileri gibi, İran resmi ve askeri makamları da sağlık durumuyla ilgili herhangi bir resmî açıklama yapmadı ve şu ana kadar kesin bir bilgi yok” denildi.

Cuma namazından sonra Tahran Belediyesi'nin Hemşehri gazetesi, üst düzey askeri komutanların ve güvenlik yetkililerinin etkinlikte bulunmamasının öncelikle potansiyel tehditlerden kaynaklandığını belirterek, gerektiğinde herhangi bir tehdidi hızlı bir şekilde ele alma veya başa çıkma yeteneğini sağlamak için operasyon odalarında bulunduklarını belirtti.

DMO, geçtiğimiz hafta nisan ayında Muhammed Rıza Zahedi'nin öldürülmesinin ardından Lübnan ve Suriye'deki güçlerinin komutanı olan operasyon odası yardımcısı Abbas Nilfuraşan'ın öldüğünü doğruladı.

scdfvegr
Tahran'da Abbas Nilfuraşan'ın posterinin yanından geçen İranlı bir kadın (EPA)

Nilfuraşan'ın oğlu cuma günü devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, Beyrut'ta babasının cesedini arama çalışmalarının halen devam ettiğini ve henüz bulunamadığını söyledi.

İran, salı günü İsrail'e balistik füze yağmuru başlattı. İran saldırısı Nevatim hava üssüne ciddi hasar verdi. İsrail ordusu herhangi bir savaşçısının veya altyapısının zarar gördüğünü yalanladı.

İsrail'in tepkisinin niteliğine ilişkin spekülasyonlar arttı. İsrailli kaynaklar, Batılı kaynakların İran'ın petrol tesisleri ve elektrik santrallerini hedef alabileceğini söylediği bir dönemde, İsrail'in stratejik bir bölgeyi hedef alabileceğini belirtti.

İran, İsrail'in salı günkü saldırıya karşılık vermesi halinde yeni bir saldırı uyarısında bulundu.

İran Petrol Bakanlığı (Shana) haber sitesinin aktardığına göre Petrol Bakanı Muhsin Paknejad dün (Cumartesi), İsrail'in İran'a bir saldırı düzenleyeceği yönündeki haberlerin ortasında, bölgede tırmanan çatışmalardan “endişe duymadığını” söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Reuters'ten aktardığına göre Paknejad'ın bu açıklamaları İran'ın enerji başkenti Asaluyeh'e yaptığı bir ziyaret sırasında yaptı.

İran Lideri Ali Hamaney, Tahran'da Cuma namazına katılan büyük kalabalığa, İran'ın ve bölgedeki müttefiklerinin İsrail'le yüzleşmekten geri adım atmayacağını söyledi.

Tahran'da Cuma hutbesi verirken nadiren görülen Hamaney, “Bölgedeki direniş, liderlerinin öldürülmesiyle geriye gitmeyecektir” dedi.

Hutbede Nasrallah'a atıfta bulunarak, İran'ın İsrail'e yönelik füze saldırısının “yasal ve meşru” olduğunu söyledi. İsrail'e ya da ABD'ye doğrudan bir tehditte bulunmadan İran'ın İsrail'e karşı “görevini yerine getirmekte gecikmeyeceğini ya da acele etmeyeceğini” belirtti.

Devrim Muhafızları komutan yardımcısı Ali Fadavi cuma günü  İran'ın yarı resmi haber ajansı SNN’ye verdiği demeçte, İsrail'in saldırması halinde İran'ın İsrail’in enerji ve gaz tesislerini vuracağını söyledi.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe