İsrail müzakerelerin “savaşla birlikte” yapılmasında ısrarcı

İsrail, Hizbullah'ın ilk savunma hattını kırmak için Lübnan'daki bir köyün tamamını yok etti

Kana'da İsrail saldırısı sonucu ölen bir sivilin cesedini taşıyan sivil savunma ekibi üyeleri (AFP)
Kana'da İsrail saldırısı sonucu ölen bir sivilin cesedini taşıyan sivil savunma ekibi üyeleri (AFP)
TT

İsrail müzakerelerin “savaşla birlikte” yapılmasında ısrarcı

Kana'da İsrail saldırısı sonucu ölen bir sivilin cesedini taşıyan sivil savunma ekibi üyeleri (AFP)
Kana'da İsrail saldırısı sonucu ölen bir sivilin cesedini taşıyan sivil savunma ekibi üyeleri (AFP)

İsrail, Lübnan'ın güneyindeki sınır bölgesinde hava saldırıları, kara saldırıları ve şiddetli çatışmaların yaşandığı, bir sınır köyünün tamamının yok edildiği ve çok sayıda beldede evlerin ve diğer yerleşim bloklarının bubi tuzaklarıyla tuzaklandığı bir ortamda, Lübnan'daki savaşla ilgili müzakerelerin ‘saldırılar devam ederken’ yapılması konusundaki ısrar ediyor.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant Lübnan'la ilgili yaptığı bir durum değerlendirmesi sırasında ‘herhangi bir müzakere sürecinin sadece savaş devam ederken gerçekleşebileceğini’ söyledi. Hizbullah'ın zayıflatılması ve ortadan kaldırılmasının, kuzeyde yaşayan İsraillilerin evlerine geri dönmelerini sağlayacağını söyleyen Gallant, “Kuzey nüfusunun geri dönüşü, Hizbullah'ın sınır hattından geri çekilmeye zorlanması anlamına geliyor” dedi.

İsrail ordusu saldırı planına devam ederek Hizbullah'ın ilk savunma hattını kırmaya çalışırken, yerel basın birçok noktada şiddetli çatışmaların yaşandığını bildirdi. Aktarılanlara göre batı kesimindeki el-Kuzah beldesi çevresinde ‘sıfır mesafeden’ saatlerce süren çatışmalar patlak verdi.

Öte yandan İsrail basını yaralıların tahliyesi için sekiz helikopterin indiğini ve Hayfa'daki hastanelere takbiye sağlık ekiplerinin çağrıldığını bildirdi.



Ukrayna ve Rusya, Oleşki’de “Melania Trump ateşkesi”ne uyacaklarını açıkladı

Ukrayna’nın Harkiv kentinde Rus saldırısında hasar gören bir binada arama kurtarma ekipleri (AP)
Ukrayna’nın Harkiv kentinde Rus saldırısında hasar gören bir binada arama kurtarma ekipleri (AP)
TT

Ukrayna ve Rusya, Oleşki’de “Melania Trump ateşkesi”ne uyacaklarını açıkladı

Ukrayna’nın Harkiv kentinde Rus saldırısında hasar gören bir binada arama kurtarma ekipleri (AP)
Ukrayna’nın Harkiv kentinde Rus saldırısında hasar gören bir binada arama kurtarma ekipleri (AP)

Ukrayna ve Rusya, işgal altındaki Oleşki kentinde insani yardım operasyonunun gerçekleştirilmesi amacıyla yerel ateşkes ilan ederek 27 Ekim Salı gününden itibaren ateşkese uyacaklarını açıkladı.

Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı dün yaptığı açıklamada, Rus işgali altındaki Herson bölgesinde bulunan Oleşki’de insani yardım operasyonunun yürütülebilmesi için yerel ateşkes uygulanacağını duyurdu. Rusya Genelkurmay Başkanı da daha önce, insani yardım faaliyetlerine imkân sağlamak amacıyla bölgede ateşkes uygulanacağını açıklamıştı.

ABD First Lady’si Melania Trump dün yaptığı sürpriz açıklamada, halkın gıda sıkıntısı çektiği ve kentte mahsur kaldığı Oleşki’de Rusya ile Ukrayna arasında yerel ateşkes sağlanması için girişimde bulunduğunu ve bunda başarılı olduğunu belirtmişti.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı açıklamasında, “Herson bölgesinde geçici olarak işgal altında bulunan Oleşki kentinde insani yardım operasyonunun gerçekleştirilmesi amacıyla Ukrayna, 27 Ekim saat 03.00’ten itibaren (Kiev saatiyle) belirlenmiş bir bölgede ateşkes uygulayacaktır” denildi.

Rusya Genelkurmay Başkanı General Valeri Gerasimov da Rusya’nın MAX platformundaki paylaşımında, birliklerinin 27 Ekim 2026’da ateşkese uyacağını doğruladı. Gerasimov, ateşkesin Oleşki çevresinde yürütülen insani yardım operasyonu kapsamında uygulanacağını belirtti.

Ateşkesin Herson cephesinde geçerli olacağını kaydeden Gerasimov, uygulamanın coğrafi kapsamı ve süresine ilişkin ayrıntı vermedi. Rus birliklerinin, insani yardımların ulaştırılmasını ve sivillerin güvenliğini sağlamak amacıyla bölgede teknik keşif faaliyetleri yürüteceğini ifade etti.

Oleşki sakinleri giderek artan gıda ve ilaç sıkıntısıyla karşı karşıya. Ukrayna ve Rusya bölgede insani kriz yaşandığını kabul ederken, krizin sorumluluğu konusunda birbirlerini suçluyor. Her iki taraf da diğerini gıda sevkiyatlarını ve tahliye operasyonlarını engellemekle itham ediyor.

Rus kuvvetleri, Ukrayna’nın güneyindeki Herson bölgesinde bulunan Oleşki’yi 2022 yılında, işgalin ilk döneminde ele geçirmişti. Kent, 2023’te Kahovka Barajı’nın yıkılması sonucu Dinyeper Nehri boyunca meydana gelen yıkıcı sellerden ağır zarar gördü. Moskova ve Kiev, barajın yıkılmasından birbirlerini sorumlu tutuyor.

Yaklaşık 24 bin kişinin yaşadığı kentte bugün nüfusun 2 bin civarına gerilediği belirtiliyor.


Pentagon, ABD’deki Konfüçyüs Enstitülerini ulusal güvenlik tehdidi olarak sınıflandırdı

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in Pentagon’da düzenlediği basın toplantısından (Arşiv -Reuters)
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in Pentagon’da düzenlediği basın toplantısından (Arşiv -Reuters)
TT

Pentagon, ABD’deki Konfüçyüs Enstitülerini ulusal güvenlik tehdidi olarak sınıflandırdı

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in Pentagon’da düzenlediği basın toplantısından (Arşiv -Reuters)
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in Pentagon’da düzenlediği basın toplantısından (Arşiv -Reuters)

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, bugün yaptığı açıklamada, Savunma Bakanlığının (Pentagon) üniversite kampüslerinde faaliyet gösteren ve Çin tarafından finanse edilen Konfüçyüs Enstitülerini ABD ulusal güvenliğine tehdit oluşturan kuruluşlar olarak sınıflandırdığını söyledi.

Washington, uzun süredir Konfüçyüs Enstitülerini Çin’in propaganda araçları olmakla suçluyor ve bu kuruluşların faaliyetlerini sınırlandırmaya yönelik adımlar atıyor.

Hegseth, sosyal medyada yayımladığı görüntülü mesajında, Konfüçyüs Enstitülerinin ABD üniversitelerinde gizlenerek faaliyet gösterdiğini belirterek Pentagon’un bu kuruluşları, ABD ulusal güvenliğini tehdit eden kurumlar listesine eklediğini ifade etti.

Hegseth, “Farklı isimler ve farklı tüzükler kullanan, ancak aynı amacı taşıyan 30 üniversitede 80 yeni propaganda hücresinin ortaya çıktığı anlaşıldı. Bu amaç, fikrî mülkiyeti çalmak ve Amerikalı öğrencilerin zihinlerine sızmak” ifadelerini kullandı.

ABD Savunma Bakanı, bakanlığın son iki ay içinde söz konusu kuruluşların “her birini sistematik biçimde dağıttığını” da öne sürdü.

Çin’in Washington Büyükelçiliği ise konuya ilişkin yorum talebine henüz cevap vermedi.


Donald Trump'la Kim Jong-un yıl bitmeden görüşecek mi?

Donald Trump, görevdeyken bir Kuzey Kore lideriyle yüz yüze görüşen ilk ABD başkanı olmuştu (Reuters)
Donald Trump, görevdeyken bir Kuzey Kore lideriyle yüz yüze görüşen ilk ABD başkanı olmuştu (Reuters)
TT

Donald Trump'la Kim Jong-un yıl bitmeden görüşecek mi?

Donald Trump, görevdeyken bir Kuzey Kore lideriyle yüz yüze görüşen ilk ABD başkanı olmuştu (Reuters)
Donald Trump, görevdeyken bir Kuzey Kore lideriyle yüz yüze görüşen ilk ABD başkanı olmuştu (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Kuzey Kore Devlet Başkanı Kim Jong-un'la görüşmek istediğini söylese bile iki lider arasında toplantı ihtimali giderek azalıyor.

Trump, ağustosta yaptığı açıklamada Kim'le yıl sonuna kadar görüşmeyi planladığını söylemişti. Bunun ardından hem maliyetli olduğu hem de Kuzey Kore'ye "düşmanca" bir mesaj gönderdiği gerekçesiyle Güney Kore'yle ortak askeri tatbikatların azaltılacağını duyurmuştu.

Kuzey Kore liderinin kız kardeşi Kim Yo-jong ise "Tatbikatların süresi ve kapsamı azaltılsa bile bunların kışkırtıcı ve saldırgan niteliği değişmeyecek" diyerek Beyaz Saray'ın görüşme taleplerine karşı mesafeli bir duruş sergilemişti.

Güney Kore istihbaratı geçen ay, iki liderin 18-19 Kasım'da Çin'de düzenlenecek Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) zirvesinde bir araya gelme ihtimalini yüzde 50 olarak değerlendirmişti.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Reuters'a konuşan kaynaklar ise iki liderin bu yıl bitmeden bir araya gelme ihtimalinin daha da azaldığını savunuyor.

ABD Başkanı'ndan da görüşme ihtimaline dair karışık mesajlar geldi. Trump geçen hafta APEC zirvesinde Kim'le bir araya gelebileceğini söylerken, pazartesi günkü açıklamasında "Bilemiyorum, tarafların görüşme talep ettiğini sanmıyorum" ifadelerini kullanmıştı.

Beyaz Saray'dan bir yetkili, Trump'ın Kim'le "ön koşulsuz" görüşmeye açık olduğunu ancak şimdilik bir toplantı planlanmadığını belirtti. Yetkili, liderlerin "doğru zamanda" bir araya geleceğini söyledi.

Kuzey Kore devlet medyası ise Pyongyang'ın ikili zirveye onay vermek için Batı yaptırımlarının hafifletilmesi gibi koşullar öne sürebileceğini bildiriyor.

Washington merkezli düşünce kuruluşu Carnegie Uluslararası Barış Vakfı'ndan Ankit Panda, Trump'la Kim'in APEC zirvesinde görüşme ihtimalinin yüzde 10'un altında olduğunu savunuyor. Analiste göre Washington'ın Güney Kore'yle askeri tatbikatları azaltma kararı, Pyongyang'ın istediği düzeyde bir siyasi mesaj vermeye yetmedi.

Trump'la Kim, 2018 ve 2019'da üç kez görüşmüş ancak Pyongyang'ın nükleer programı ve Kuzey Kore'ye yönelik yaptırımların ele alındığı bu zirvelerden somut sonuç çıkmamıştı.

Diğer yandan New York Times'ın analizinde, Pyongyang ve Seul arasındaki silahlanma yarışının son dönemde hızlandığına dikkat çekiliyor.

Kuzey Kore ordusu, bu ay başında nükleer başlık taşıma kapasitesine sahip olduğu belirtilen balistik füzeleri test etmişti. Güney Kore de bunun ardından ilk hipersonik balistik füze testini gerçekleştirmişti.

Analize göre Pyongyang ve Kremlin arasında artan savunma işbirliği sayesinde Kuzey Kore, füze ve drone kapasitesini hızla geliştiriyor. Kuzey Kore, askerlerini Rusya safında savaşmaları için Ukrayna cephesine gönderirken, Kremlin'in savaş alanından elde ettiği deneyim ve verilere erişiyor. Moskova drone üretiminde Kuzey Koreli işçileri de istihdam ediyor.

Seul yönetimiyse Pyongyang'ın ilerleyen füze teknolojisine karşı ABD'nin caydırıcılığına güvenirken, kendi füze önleme sistemlerini ve misilleme saldırısı stratejilerini de geliştiriyor.

Independent Türkçe, Reuters, New York Times, AFP