Asya edebiyatından okumanız gereken 10 önemli eser

Han Kang'ın Nobel kazanmasıyla gözler Asya edebiyatına çevrildi. Independent Türkçe'den Yasin Sofuoğlu Japon edebiyatından Çin'in, Hindistan'ın derinliklerine uzanan, mutlaka okumanız gereken 10 önemli edebiyat derledi.

Asya edebiyatından hazırladığımız seçkide, sizi tarihin çeşitli dönemlerine götüren yapıtlar bulacaksınız (Unsplash)
Asya edebiyatından hazırladığımız seçkide, sizi tarihin çeşitli dönemlerine götüren yapıtlar bulacaksınız (Unsplash)
TT

Asya edebiyatından okumanız gereken 10 önemli eser

Asya edebiyatından hazırladığımız seçkide, sizi tarihin çeşitli dönemlerine götüren yapıtlar bulacaksınız (Unsplash)
Asya edebiyatından hazırladığımız seçkide, sizi tarihin çeşitli dönemlerine götüren yapıtlar bulacaksınız (Unsplash)

2024 Nobel Ödülü'nün Güney Koreli yazar Han Kang'a verilmesiyle dikkatler Asya edebiyatına çevrildi. 

"İnsan hayatının kırılganlığını ortaya koyan ve tarihsel travmalarla yüzleşen şiirsel düzyazısı" nedeniyle ödüle layık görülen 53 yaşındaki Han, bir kadının et yemeyi bırakma kararının sonuçlarını anlatan romanı Vejetaryen'le 2016'da Man Booker ödülünü de almıştı. 

Bu vesileyle Minerva'nın Baykuşu'nda bu hafta Asya edebiyatından gözden kaçırmamanız gereken 10 roman ve novellayı ele aldık.

Ryunosuke Akutagava - Bir Budalanın Yaşamı

Modern Japon edebiyatının devlerinden Ryunosuke Akutagava, kısa yaşamına birçok eser sığdırdı. "Japon hikayeciliğinin babası" olarak da kabul edilen yazar, insanın tutkularını, çelişkilerini ve inançlarını kendine has yalın ve vurucu anlatımıyla kağıda döküyor.

Rus edebiyatından antik Yunan mitolojisine kadar birçok kaynaktan beslenen Akutagava, eserlerinde 1912-1926'daki Taişo Dönemi'nin siyasi ve toplumsal yapısına göndermelerin yanı sıra derinlikli psikolojik tahlillere de yer veriyor. 
 

sccsd cvs
Japon Edebiyatını Teşvik Cemiyeti, ünlü yazar adına her iki yılda bir Akutagava Edebiyat Ödülü veriyor (Japonya Meclisi Kütüphanesi)

1927'de yayımlanan, yaşam ve ölüm üzerine düşüncelerle dolu fragmanlardan oluşan Bir Budalanın Yaşamı, 35 yaşında intihar eden Tokyo doğumlu yazarın son eserlerinden. 

Hayatı boyunca 150 hikaye kaleme alan Akutagava; Raşomon, Kappa, Ölüm Kütüğü ve Bir Korulukta öyküleriyle de tanınıyor. 

Japon sinemasının usta yönetmeni Akira Kurosava, 1950'de Raşomon'u beyazperdeye aktardı. Bir Korulukta ve Raşomon öykülerinden harmanladığı senaryoyla hazırladığı film, yönetmene aynı yıl Venedik Film Festivali'nde Altın Aslan'ı kazandırdı.

Uluslararası çapta başarı yakalayan ilk Japon filmi olan Raşomon, bir sonraki yıl En İyi Yabancı Film dalında Oscar Ödülü de aldı.

Ryunosuke Akutagava - Bir Budalanın Yaşamı
Japoncadan çeviren: Zeynep Ebru Okyar, 112 s., 2023, Sel Yayıncılık

Kobo Abe - Kumların Kadını

II. Dünya Savaşı sonrası dönemde Japon edebiyatının parlayan yazarlarından biri haline gelen Kobo Abe, bireysel ve toplumsal açmazları ele alış biçimiyle genelde Franz Kafka'ya benzetiliyor. 

Abe'ye Japonya'nın saygın edebiyat ödüllerinden Yomiuri Edebiyat Ödülü'nü kazandıran Kumların Kadını, bir böcekbilimcinin ortadan kaybolmasıyla başlıyor. 

Böcek toplamak için gittiği tatil köyünden son otobüsü kaçırması nedeniyle evine dönemeyen baş karakterin yaşadıklarını gerçeküstücü şekilde anlatan roman, okuru kabusvari bir deneyimin içine çekiyor. Gittikçe daha da klostrofobik hale gelen hikayede umut ve eve dönme isteği, kimlik bunalımının eşlik ettiği bir çıkmaza sürükleniyor. 

Kumun varlığını ayrı bir karaktere dönüştürerek ustalığını sergileyen Abe'nin 1962'de yayımlanan romanı, iki yıl sonra Hiroşi Teşigahara tarafından beyazperdeye uyarlandı. 
 

xcdvf
Kobo Abe, Japonya Komünist Partisi'ne üye olmuş, daha sonra da partiden ihraç edilmişti (@asymptotejrnl/Twitter)

Romanla aynı adı taşıyan filmiyle En İyi Yönetmen Oscar'ına aday gösterilen ilk Asya kökenli yönetmen olan Teşigahara, Cannes Film Festivali'nde Özel Jüri Ödülü'nün de sahibi oldu. Yönetmen, romanı senaryoya aktarırken Abe'yle birlikte çalıştı. 

Dostoyevski ve Poe gibi yazarların yanı sıra Heidegger ve Nietzsche gibi filozoflardan da esinlenen Japon yazar, 1993'te 68 yaşında hayatını kaybetti.

Kobo Abe - Kumların Kadını
Japoncadan çeviren: Barış Bayıksel, 184., 2020, Monokl Yayınları

Kenzaburo Oe - Kişisel Bir Sorun

Japon edebiyatının önde gelen isimlerinden Kenzaburo Oe, ilk hikayelerini Tokyo Üniversitesi'nde Fransız Edebiyatı bölümünde öğrenciyken yayımlamaya başladı. 

1963'te oğlu Hikari'nin beyin fıtığıyla doğması üzerine zorlu bir dönem geçiren Oe, bu deneyimini bir yıl sonra yayımladığı Kişisel Bir Sorun'da kurgunun alanına taşıdı.
 

sdcf
Kenzaburo Oe, Akutagava Ödülü'nü de kazanmıştı (Reuters)

Romanın baş karakteri Bird, çocuğunun bu ender rahatsızlıkla dünyaya geldiğini öğrenince kendisini bir kabusun ortasında bulur. Yaşadığı korku ve utançla hem kendinden nefret eder hem de her şeye yabancılaşır. 

Afrika'ya gitme hayalleriyle kendini kandırmaya çalışan dershane öğretmeni Bird'ün inkar ve yalnızlık deneyimi, insan psikolojisinin dehlizlerine keskin bir bakış sunuyor. 

1994'te Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan Oe, Yasunari Kavabata'dan sonra bu ödüle layık görülen ikinci Japon yazar oldu. Geçen yıl 3 Mart'ta 88 yaşında Tokyo'da yaşamını yitirdi. 

Kenzaburo Oe - Kişisel Bir Sorun
Japoncadan çeviren: H. Can Erkin, 232 s., 2010, Can Yayınları

Yan Lianke - Güneşin Öldüğü Gün

Çağdaş Çin edebiyatının hiciv ustası Yan Lianke, 19. yüzyıl gerçekçiliğine göz kırpan ilk dönem eserlerinin ardından incelikli alegorileri ve masalsı üslubuyla daha farklı bir tarza yöneldi. 

2015'te yayımlanan Güneşin Öldüğü Gün, kurgusal Gaotian köyünde 24 saatlik bir zaman diliminde yaşanan tuhaf olayları anlatıyor. 
 

uykılo
Yan Lianke, yazarken yer yer otosansür uyguladığını itiraf etmişti (AFP)

14 yaşındaki Li Niannian'ın gözünden takip ettiğimiz köy sakinlerinin çoğu uyurgezerdir. Uykunun bir anda imkansız hale gelmesiyle insan doğasının karanlık tarafıyla karşılaşırız. Gündüzün kuralları ve uyumunun baskıladığı her şey kimsenin uykuya dalamadağı köyde zincirlerinden boşanır.   

Bu açıdan Güneşin Öldüğü Gün, körlüğün salgın hastalığa dönüştüğü bir toplumda normların nasıl çözüldüğünü kendine has üslubuyla gösteren Portekizli yazar Jose Saramago'nun Körlük'ünü de anımsatıyor. 

66 yaşındaki Yan, Güneşin Öldüğü Gün'ü yayımlamadan bir yıl önce 2014'te Franz Kafka Ödülü'ne layık görüldü. 

Yan Lianke - Güneşin Öldüğü Gün
Çinceden çeviren: Erdem Kurtuldu, 336 s., 2022, İthaki Yayınları

Mo Yan - Kızıl Darı Tarlaları

Asıl adı Guan Moye olan Şantung doğumlu yazar, Çincede "Konuşma!" anlamına gelen Mo Yan mahlasını kullanıyor. 

Tarihi konuların ağırlığını hafifletmeden kara mizahla harmanlayan üslubuyla tanınan Mo'nun 1986'da çeşitli gazetelerde tefrika ettirdiği Kızıl Darı Tarlaları, 1987'de tek kitap halinde basıldı. 
 

cd
Mo Yan, Çin'in ilk Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan yazar (AP)

Shandong ailesinden üç kuşağın 1923-1976'te yaşadıklarını konu edinen roman, II. Çin-Japon savaşının yanı sıra Mao liderliğindeki Komünist Devrim ve Kültür Devrimi gibi ülke tarihindeki önemli uğraklardan geçen bir hikaye örgüsüne sahip.

Çin sinemasının büyük yönetmenlerinden Zhang Yimou da romanın ilk iki kısmını 1988'de beyazperdeye aktardı. Yönetmen, romanla aynı adı taşıyan çıkış filmiyle Berlin Uluslararası Film Festivali'nde Altın Ayı ödülünü kazandı. 

69 yaşındaki Mo Yan, 2012'de Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.

Mo Yan - Kızıl Darı Tarlaları
Çinceden çeviren: Erdem Kurtuldu, 528 s., 2013, Can Yayınları

Yu Hua - Yaşamak

Çin'in doğusunda yer alan Hangzhou'da dünyaya gelen Yu Hua'nın çocukluğu, izleri tüm yapıtlarında görülebilecek Kültür Devrimi yıllarında geçti. 

5 yıl boyunca diş hekimliği yaptıktan sonra vaktini tamamen yazmaya adayan Yu, 1993'te yayımladığı Yaşamak'ın İngilizceye tercüme edilmesiyle çok daha büyük bir okur kitlesine ulaştı. 
 

adfvgh
Yu Hua'nın eserinden beyazperdeye uyarlanan Yaşamak da romanla aynı kaderi paylaşarak Çin'de yasaklandı (Jaguar Kitap) 

Kültür Devrimi'nin gölgesinde geçen hikaye, kumarda servetini yiyip bitiren Fugui'nin ailesini sürüklediği zorlu durumu anlatıyor. Bunu takip ederek hem Çin tarihine hem de insanın dünyadaki mücadelesine derinlikli bir bakışla karşılaşıyoruz.  

Yayımlandığında Çin'de yasaklanan Yaşamak, Zhang Yimou tarafından 1994'de sinemaya uyarlandı. Romanla aynı adı taşıyan yapım, Cannes Film Festivali'nde Juri Büyük Ödülü'nü kazanırken, başrol oyuncusu Ge You'ya da En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü alan ilk Asyalı aktör olma unvanını getirdi.

Çağdaş Çin edebiyatının önemli isimlerinden 64 yaşındaki yazarın eserleri 20 dile çevrildi.

Yu Hua - Yaşamak
Çinceden çeviren: Bahar Kılıç, 210 s., 2019, Jaguar Kitap

Viet Thanh Nguyen - Sempatizan

Vietnam doğumlu Viet Thanh Nguyen'in çıkış romanı Sempatizan, edebiyat dünyasında büyük yankı uyandırdı. 

ABD'de yaşayan ve Güney Kaliforniya Üniversitesi'nde çalışan Nguyen'in 2015'te yayımlanan romanı, komünist bir çifte ajanın hikayesini anlatıyor. 
 

xcd
Viet Thanh Nguyen, üniversitede edebiyat ve kültür tarihi üzerine dersler veriyor (AP)​​​

Nguyen'in yaşamından da izler barındıran romanda baş karakter, Saygon'un Düşüşü'yle Los Angeles'a gidip sürgündeki Vietnamlılarla yeni bir hayat kurmaya çalışırken, bir yandan da Vietnam'daki komünist üstlerine gizlice raporlar gönderir. 

Kimlik arayışı ve göçmenlik üzerine gözlemleri bir casusluk hikayesine dönüştürerek işleyen Sempatizan, yazara 2016'da kurgu dalında prestijli Pulitzer Ödülü'nü kazandırdı. 

Teknoloji milyarderi Bill Gates'in de önerdiği romanın 53 yaşındaki yazarı, 2020'de Pulitzer Ödül Kurulu'na seçilen ilk Asya kökenli Amerikalı oldu. 

Viet Thanh Nguyen - Sempatizan
İngilizceden çeviren: Duygu Akın, 472 s., 2017, Kafka Kitap

Pramoedya Ananta Toer - İnsanların Bu Dünyası

Endonezyalı yazar Pramoedya Ananta Toer, eserlerinde genellikle ülkenin Hollanda sömürgesi olduğu ve Japon işgali altında kaldığı dönemlerdeki mücadelesini işliyor.

İnsanların Bu Dünyası, Endonezya'nın Hollanda sömürgesi olarak Hollanda Doğu Hint Adaları adıyla yönetildiği döneme denk gelen 1898'de geçiyor. Ülkenin bağımsızlık savaşı, Avrupa'da eğitim gören ve kendi kültürüyle çatışma yaşayan Minke karakteri üzerinden anlatılıyor.
 

xscdvf
Pramoedya Ananta Toer, eserlerini büyü bir mücadele içinde kaleme aldı (@PeoplesForumNYC/Twitter)

Endonezya'nın bağımsızlık savaşı sırasında Hollandalı sömürgeciler tarafından iki yıl hapse atılan Toer, ülkenin ikinci Devlet Başkanı Suharto tarafından da komünist olduğu gerekçesiyle Buru adasına sürüldü.  

İnsanların Bu Dünyası'nın da yer aldığı Buru Dörtlemesi'ni adada yazmaya başladı. Kalem ve kağıda erişmesine izin verilmeyen Toeri, hikayeleri diğer mahkumlara anlatarak kaydedilmesini sağladı. 

2004'te Pablo Neruda Ödülü'nü kazanan ve 2006'da 81 yaşındayken hayatını kaybeden yazarın dörtlemesine getirilen sansür ancak 2000'de kaldırıldı.

Pramoedya Ananta Toer - İnsanların Bu Dünyası
İngilizceden çeviren: Sevda Deniz Karali, 416 s., Ayrıntı Yayınları

Arundhati Roy - Küçük Şeylerin Tanrısı

Hindistanlı yazar Arundhati Roy, romancılığının yanı sıra savaş karşıtı aktivistliği ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi'ye muhalif tutumuyla tanınıyor. 

1997'de yayımladığı Küçük Şeylerin Tanrısı'yla uluslararası üne kavuşan yazar, eseriyle Man Booker Ödülü'nü kazanarak bunu başaran ilk Hindistanlı kadın oldu. 
 

cdvfgb
Arundhati Roy, Hindistan'daki bir baraj inşaatına karşı kampanya yürüttüğü gerekçesiyle bir gün hapis yatmıştı (AFP)

Roy, çıkış romanında varlıklı bir Hindu ailesinin kızı Ammu'nun, yanlarında çalışan işçiye aşık olması üzerinden Hindistan'daki toplumsal tabuları ve kast sistemini tartışmaya açıyor. 

1960'ların sonunda Hindistan'ın güneyinde geçen hikaye, siyasi çalkantıların panaromasını sunarak ülkenin Birleşik Krallık sömürgesi olduğu döneme de ışık tutuyor. 

Roy, 2017'de yayımladığı Mutlak Mutluluk Bakanlığı'na Nazım Hikmet'in dizeleriyle giriş yapmasıyla da Türkiye'de ses getirmişti. 

Arundhati Roy - Küçük Şeylerin Tanrısı
İngilizceden çeviren: İlknur Özdemir, 400 s., 1998, Can Yayınları

Shin Kyung-sook - Lütfen Anneme İyi Bak

Güney Kore edebiyatının önde gelen kadın yazarlarından Shin Kyung-sook, 1960'larda doğan ve 1980'lerde üniversitede aktivist olanları tanımlayan, ABD ve Japonya karşıtlığıyla da bilinen "386 Nesli"nin üyelerinden. 
 

cdvf
Shin Kyung-sook, gençliğinde elektronik imalat fabrikasında çalışmıştı (YouTube/TheKorea Society)

2012'de yayımlanan Lütfen Anneme İyi Bak, yetişkin çocuklarını ziyaret etmek için geldiği Seul'de kaybolan bir annenin ardından, aile üyelerinin yaşadığı pişmanlıkların ve iç hesaplaşmaların öyküsünü anlatıyor. 

Shin, romanıyla Asya'nın önde gelen ödüllerinden Man Asian Edebiyat Ödülü'nü kazanan ilk kadın ve Güney Kore vatandaşı oldu. 61 yaşındaki yazarın romanı 19 ülkede yayımlandı.

Shin Kyung-sook - Lütfen Anneme İyi Bak
Çeviren: Belgin Selen Haktanır, 232 s., 2011, Doğan Kitap



Netflix rekortmen Fransız filminin devamı için düğmeye bastı

49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)
49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)
TT

Netflix rekortmen Fransız filminin devamı için düğmeye bastı

49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)
49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)

Netflix, 2024'ün hit Fransız filmi Paris'in Altında'nın (Sous la Seine) devam projesi için nihayet harekete geçti. Platform, yeni filmi yönetmesi için korku türünün tanınmış isimlerinden Fransız yönetmen Alexandre Aja'yla anlaştı.

İlk filmin yönetmen koltuğunda Xavier Gens oturuyordu.

Mutant köpekbalığı dehşeti

Bérénice Bejo'nun bir deniz araştırmacısını canlandırdığı filmde karakter, hem travmatik geçmişiyle yüzleşmek hem de Paris'i, tatlı suda yaşayabilen "mutant" bir köpekbalığı ve yavrularından kurtarmak zorunda kalıyordu. Üstelik şehir, belediye başkanının iptal etmeyi reddettiği bir triatlona hazırlanan vatandaşlarla birlikte paniğe sürükleniyordu. 

Gens'in yönettiği ilk film, Netflix'te İngilizce olmayan filmler arasında 102,3 milyondan fazla izlenmeyle platformun rekor kıran yapımlarından biri olmuştu. Köpekbalığı saldırısı temalı bu korku filminin şoke edici finali de devam hikayesi için merak uyandıran bir kapı aralamıştı.

Film, absürt eğlence dozuyla kısa sürede viral hale gelip o yıl platformda dünya genelinde en çok izlenen yapımlardan biri haline gelmişti.

Bejo'nun devam filminde de rolünü yeniden canlandırması bekleniyor. Yapımcı Vincent Roget de projeye yeniden dönüyor.

İlk filmin ortak senaristlerinden biri olan Gens'in ise neden geri dönmediği net değil. Devam filminin senaryosunu kimin kaleme aldığı şu aşamada bilinmiyor. 

Korku türünün tecrübeli ismi

2003 tarihli Fransız yapımı korku filmi Yüksek Tansiyon'la (Haute Tension) çıkış yapan yönetmen, ardından ABD'de Wes Craven klasiği Tepenin Gözleri'nin (The Hills Have Eyes) yeniden çevrimine imza atmıştı.

Aja ayrıca, 2010'da kana susamış tropik balıkların Arizona'daki küçük bir kasabayı dehşete düşürdüğü Piranha 3D'yi çekmişti. 2019 yapımı Ölümcül Sular'da (Crawl) ise Kategori 5 kasırga sırasında su altında kalan Florida'daki evlerinde kapana kısılan bir baba-kızın, aç timsahlardan kaçma mücadelesini anlatmıştı. Eleştirmenlerden büyük ölçüde olumlu yorumlar alan filmde Kaya Scodelario ve Barry Pepper rol almıştı.

Aja'nın son yönetmenlik çalışması ise Oscarlı yıldız Halle Berry'nin başrolünde yer aldığı, hayatta kalma temalı Asla Bırakma (Never Let Go) olmuştu.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Bloody Disgusting


İzleyiciler sevilen dizinin yeni sezonunu tek oturuşta bitiriyor

Güneşin Karanlığında'da avukat Mickey Haller'ı canlandıran 44 yaşındaki Meksikalı aktör Manuel Garcia-Rulfo, Muhteşem Yedili (The Magnificent Seven) ve Doğu Ekspresinde Cinayet'teki (Murder on the Orient Express) rolleriyle de tanınıyor (Netflix)
Güneşin Karanlığında'da avukat Mickey Haller'ı canlandıran 44 yaşındaki Meksikalı aktör Manuel Garcia-Rulfo, Muhteşem Yedili (The Magnificent Seven) ve Doğu Ekspresinde Cinayet'teki (Murder on the Orient Express) rolleriyle de tanınıyor (Netflix)
TT

İzleyiciler sevilen dizinin yeni sezonunu tek oturuşta bitiriyor

Güneşin Karanlığında'da avukat Mickey Haller'ı canlandıran 44 yaşındaki Meksikalı aktör Manuel Garcia-Rulfo, Muhteşem Yedili (The Magnificent Seven) ve Doğu Ekspresinde Cinayet'teki (Murder on the Orient Express) rolleriyle de tanınıyor (Netflix)
Güneşin Karanlığında'da avukat Mickey Haller'ı canlandıran 44 yaşındaki Meksikalı aktör Manuel Garcia-Rulfo, Muhteşem Yedili (The Magnificent Seven) ve Doğu Ekspresinde Cinayet'teki (Murder on the Orient Express) rolleriyle de tanınıyor (Netflix)

Netflix'in sevilen hukuk draması Güneşin Karanlığında'nın (The Lincoln Lawyer) takipçileri, 4. sezonuyla Netflix'e dönen dizinin yeni bölümlerini bu hafta sonu "tek oturuşta" bitiriyor..

Yeni bölümler, üçüncü sezon finalinin bıraktığı yerden devam ediyor. Michael Connelly romanlarından uyarlanan dizide Manuel García-Rulfo'nun canlandırdığı savunma avukatı Mickey Haller, bu sezon bir cinayet davasında sanık koltuğunda.

Hikaye, serinin 6. kitabı The Law of Innocence'tan (Masumiyet Yasası) uyarlanıyor: Mickey, eski bir müvekkilini öldürmekle suçlanınca adını temize çıkarmak için zamanla yarışıyor.

Geçen yıl hayranlar, iptal halinde "isyan edeceklerini" söylemişti. Dizinin geleceğiyle ilgili endişeler de şimdilik rafa kalktı. Yayın devi, yapımın 5. sezonuna onay verdiğini geçen ay duyurmuştu.

Önceki sezonlardan tanıdık yüzler de geri dönüyor: Lorna Crane rolünde Becki Newton, Izzy Letts'i canlandıran Jazz Raycole ve Cisco'ya hayat veren Angus Sampson bu sezonda da kadroda.

Çığlık (Scream) serisinin yıldızı Neve Campbell da Mickey'nin eski eşi ve eski savcı Maggie McPherson rolüyle diziye geri dönüyor.

Güneşin Karanlığında'nın 4. sezonundaki 10 bölümün tamamının 5 Şubat'ta yayımlanmasının ardından izleyiciler X'te diziye övgü yağdırdı. 

Bir izleyici, "Güneşin Karanlığında, Netflix'in çıkardığı en iyi dizilerden biri" diye yazarken, bir diğeri ekledi: 

Güneşin Karanlığında son dönemde izlediğim en iyi hukuk dizilerinden biri; Suits ve Boston Legal'la aynı seviyede.

Başka bir hayran da "Güneşin Karanlığında'nın 5. sezonuna bugün ihtiyacım var. Yeni sezonun tamamını dün gece bitirdim" ifadelerini kullandı. 

5. sezon Connelly'nin Resurrection Walk (Diriliş Yürüyüşü) adlı romanını temel alacak ve 10 bölümden oluşacak.

Güneşin Karanlığında, Netflix için istikrarlı biçimde güçlü performans sergileyen yapımlardan biri. Nielsen verilerine göre dizi, 2024'te 12 milyar dakikayı aşan izlenme süresiyle ABD'de en çok seyredilen 4. orijinal dizi olmuştu.

Diziyi televizyona uyarlayan David E. Kelley aynı zamanda yürütücü yapımcı olarak görev yapıyor. Yapımı geliştiren Ted Humphrey de yürütücü yapımcı ve Rodriguez'le birlikte ortak yapım sorumlusu görevlerini üstleniyor.

Independent Türkçe, Metro, HELLO!


Yasaklı gişe hattını aşan film izlenme listelerinde zirvede

Dava Adamı, 2000'lerin başlarında gizli bir ajanın Karaçi'nin yeraltı dünyasına sızmasını ve vahşi bir örgütü içeriden çökertmek için harekete geçmesini konu alıyor (Netflix)
Dava Adamı, 2000'lerin başlarında gizli bir ajanın Karaçi'nin yeraltı dünyasına sızmasını ve vahşi bir örgütü içeriden çökertmek için harekete geçmesini konu alıyor (Netflix)
TT

Yasaklı gişe hattını aşan film izlenme listelerinde zirvede

Dava Adamı, 2000'lerin başlarında gizli bir ajanın Karaçi'nin yeraltı dünyasına sızmasını ve vahşi bir örgütü içeriden çökertmek için harekete geçmesini konu alıyor (Netflix)
Dava Adamı, 2000'lerin başlarında gizli bir ajanın Karaçi'nin yeraltı dünyasına sızmasını ve vahşi bir örgütü içeriden çökertmek için harekete geçmesini konu alıyor (Netflix)

Ranveer Singh'in başrolünü üstlendiği, Hindistanlı bir gizli ajanın Karaçi'nin suç dünyasına sızmasını konu alan casus filmi Dava Adamı (Dhurandhar), Netflix'in küresel İngilizce dışı filmler listesinde zirveye yerleşti. Film ayrıca hem Hindistan'da hem de Pakistan'da bir numara oldu.

Netflix'in haftalık Tudum listesine göre Dava Adamı, İngilizce olmayan filmler arasında dünya genelinde 7,6 milyon izlenmeyle zirveye çıktı. Yapımın Güney Asya genelindeki performansı da dikkat çekici: Film, Bangladeş ve Sri Lanka gibi pazarlarda da üst sıralara tırmanarak bölgeye yayılan bir çekim gücüne sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Pakistan'daki başarı ise ayrı bir ağırlık taşıyor çünkü Hint filmleri yıllardır Pakistan sinemalarında yer bulamıyor. Bu durum, iki ülkenin artan ikili gerilimler nedeniyle son yıllarda karşılıklı olarak filmleri sinema salonlarında engellemesiyle daha da sertleşti. Başka bir deyişle, Hindistan'ın Pakistan içindeki istihbarat varlığını merkeze alan bu hikaye, normal koşullarda sınırın öte yanında izleyiciyle buluşmayabilirdi. Netflix sayesinde film, Pakistan'da geniş bir izleyici kitlesine ulaşmış görünüyor.

Yönetmen koltuğunda Aditya Dhar'ın oturduğu filmin Ranveer Singh'in başı çektiği oyuncu kadrosunda kötü karakteri canlandıran Akshaye Khanna da yer alıyor. 

Dhurandhar iki bölüm halinde anlatılıyor: İlk film, bir gizli ajanın Karaçi'nin yeraltı dünyasına sızdığı, 10 yıla yayılan bir Hint istihbarat operasyonunu izliyor. Dhurandhar: The Revenge adlı ikinci bölümünse 19 Mart'ta ülke sinemalarında gösterime girmesi bekleniyor. Devam filminin hem hikayeyi sürdürmesi hem de Singh'in canlandırdığı karakterin geçmişine ışık tutması öngörülüyor.

Serinin ilk bölümü, Hindistan'da en yüksek hasılata ulaşan Hintçe film konumuna yükselmişti. Yapım, ülkede 116 milyon dolar, uluslararası pazarlarda ise 32 milyon dolar gişe hasılatı elde etmişti.

Independent Türkçe, Variety, Mashable