Türkmenistan İran’a alternatif olarak Irak’ın doğalgaz tedarikçisi olabilir mi?

Bağdat, elektrik enerjisi kaynağının ABD'nin Tahran'a uyguladığı yaptırımlardan etkilenmesinden endişeli

Irak, tekrarlayan elektrik krizini çözmek için büyük miktarlarda doğalgaza ihtiyaç duyuyor (AFP)
Irak, tekrarlayan elektrik krizini çözmek için büyük miktarlarda doğalgaza ihtiyaç duyuyor (AFP)
TT

Türkmenistan İran’a alternatif olarak Irak’ın doğalgaz tedarikçisi olabilir mi?

Irak, tekrarlayan elektrik krizini çözmek için büyük miktarlarda doğalgaza ihtiyaç duyuyor (AFP)
Irak, tekrarlayan elektrik krizini çözmek için büyük miktarlarda doğalgaza ihtiyaç duyuyor (AFP)

Müeyyid et-Turfi

Irak Elektrik Bakanlığı, elektrik santrallerinin yakıt ihtiyacını karşılamak için ihtiyaç duyduğu günlük 20 milyon metreküp doğalgazı Türkmenistan’dan tedarik etmek üzere bir anlaşma imzaladı. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre İsviçre merkezli enerji şirketi Loxton, nakliyeyi kolaylaştırmak için takas mekanizmasını kullanarak, Türkmenistan'dan Irak'a İran boru hattı üzerinden doğalgaz tedarik edecek.

Irak Elektrik Bakanı Ziyad Ali Fazıl, anlaşmanın elektrik santrallerine gerekli yakıtın sağlanmasına yardımcı olacağını söyledi. Bu santrallerin ülkenin toplam elektrik üretiminin yüzde 60'ını oluşturduğunu ifade eden Fazıl, “Elektrik Bakanlığı olarak acil çözümleri uzun vadeli stratejilerle birleştiren kapsamlı bir vizyonla çalışıyoruz” açıklamasında bulundu. Iraklı Bakan, doğalgaz ithalatının, Irak’ın kendi doğalgaz üretim projeleri tamamlanana ve önümüzdeki birkaç yıl içinde kendi kendine yeterliliğe ve yerel kaynakları güvenli bir düzeye ulaşana kadar geçici bir önlem olduğuna dikkat çekti.

Irak'ın Türkmenistan'la yaptığı anlaşma, Bağdat'ın elektrik santrallerini çalıştırmak için ithal ettiği günlük 50 milyon metreküplük İran doğalgazına bir alternatif oluşturuyor. Irak’taki yakıt kıtlığı, santrallerin kısmen ya da tamamen durmasına yol açıyor. Bu yüzden Türkmenistan’la yapılan anlaşma, Washington'ın yaptırımlar uygulanan İran'dan doğalgaz tedarik etmesi için Irak'a tanıdığı istisnaların süresini uzatmaması halinde ortaya çıkabilecek sürprizleri de ortadan kaldırıyor.

İran’ın sık sık Irak’a doğalgaz tedarikini yerine getiremiyor. Elektrik Bakanı Fazıl, İran’ın doğalgaz tedarikinin günlük 15 milyon metreküpe düştüğünü doğrularken, bu durumun 7 bin megavatlık üretim kaybına yol açtığını belirtti.

zcsdv
Iraklılar ülkelerinin doğalgaz sektörüne büyük yatırımlar bekliyor (Reuters)

Tedarikteki düşüşün Besmaya Kombine Çevrim Santrali’ndeki elektrik üretimini 4 bin 500 megavattan sadece 2 bin megavata düşürdüğünü açıklayan Bakan Fazıl, günlük 500 megavat elektrik üreten Sadr Enerji Santrali’nin de yakıt yetersizliği nedeniyle çalışmayı durduğunu, Bağdat ve Diyala'ya 750 megavat elektrik sağlayan Mansuriye Enerji Santrali’nin ise şu an üretim yapamadığını ifade etti.

Soruna kısmi çözüm

Şarku'l Avsat'ın Indepdendent Arabia'dan aktardığı habere göre enerji alanında uzman Govand Sherwani, Türkmenistan doğalgazının Irak'ın elektrik krizini kısmen çözeceğini ve İran doğalgazına olan bağımlılığı azaltacağını söyledi. Enerji Uzmanı, Irak'ın önümüzdeki yıllarda doğalgaz alanında kendi kendine yeterliliğe ulaşacağını belirtti.

Sherwani, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

“Irak, 2023 yılında İran'la bazı doğalgaz santrallerini beslemek amacıyla 50 milyon metreküp doğalgaz tedarik etmek üzere bir anlaşma imzaladı. Ancak Tahran'ın içeride artan talep nedeniyle teslimatları geciktirdi ve azalttı. Bu yüzden Bağdat ile sözleşmeye bağlanan miktarın tamamını tedarik edemedi.”

İran boru hattı

Sherwani'ye göre Irak'a yapılan sevkiyatın azalması, İran’dan tedarik edilen doğalgazla beslenen elektrik enerjisi üretiminde de düşüşe yol açtığından Türkmenistan ile anlaşma yapılarak açığın kapatılması düşünülüyor. Ancak sevkiyatların İran gaz boru hattı üzerinden yapılacak olması durumu ilginçleştiriyor.

Enerji Uzmanı şunları söyledi:

“Tedarik zincirinde Türkmenistan, İsviçre merkezli şirket ve İran olmak üzere üç halka bulunuyor. Bu operasyonun özellikle de Rusya-Ukrayna savaşı ve Batı Avrupa'ya sevkiyatın askıya alınması nedeniyle fiyatlar dört katına çıkmış iken Bağdat'a ne kadara mal olacağını bilmiyoruz. Öte yandan doğalgaz, elektrik santrallerini çalıştırmak için daha verimli ve kara petrol ve diğer katı yakıtlara göre çevreyi daha az kirletiyor.”

Enerji açığı devam ediyor

Enerji Uzmanı Sherwani, Irak'a tedarik edilen doğalgazın özellikle Vasit, Meysan ve diğer bölgelerdeki bazı elektrik santrallerinin çalışmasına yardımcı olacağını, İran'dan gelen arzdaki açığın bir kısmını kapatacağını, buna karşın 27 bin megavata ulaşan elektrik arzındaki büyük açığı kapatamayacağını söyledi. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre yerel talebin 35 bin ila 40 bin megavat arasında değiştiğini söyleyen Sherwani, “Geriye 10 ila 12 bin megavatlık bir boşluk kalıyor” dedi.

Sherwani, Irak'ta hızla kullanılmaya başlanan ve 143 milyon metreküp rezervi olduğu tahmin edilen, ancak sadece yüzde 65'i kullanılabilen doğalgazla çalışan yeni enerji santrallerinin kurulması konusunun düşünülmesi çağrısında bulundu.

sdcf
ABD'nin İran'a uyguladığı yaptırımlar, Irak'ın elektrik krizini dolaylı olarak etkiliyor (AFP)

Irak’ın kendi doğalgazını kullanmaya başladıktan sonra kendi kendine yeterli olacağını ve artık ithalata ihtiyaç duymayacağını belirten Sherwani, “Birkaç yıl sonra kamu bütçesine başka bir katkı sağlamak için ihracat aşamasına gelebiliriz” şeklinde konuştu.

Irak Petrol Bakanlığı, kendi doğalgaz kaynaklarından faydalanarak ham petrolü çıkarmaya, ham doğalgazını dönüştürerek yerel talebi karşılamak için kullanmaya ve kendi kendine yeterliliğe ulaşmaya çalışıyor. Bakanlığa göre Irak, yerel kaynaklarındaki doğalgazın yüzde 65'ine yatırım yaptı ve 2028 sonuna kadar bu miktarın tamamına yatırım yapacak.

Peki alternatif ne?

Ekonomist Safvan Kusay, Türkmenistan doğalgazının, ABD’nin uyguladığı yaptırımlar nedeniyle askıya alınma tehdidi altında olan İran doğalgazına alternatif olacağını söyledi. Kusay’a göre Washington, Bağdat'a doğalgaz tedariki de dahil olmak üzere 22 muafiyet tanıdı. ABD özellikle Tahran'a yönelik yaptırımların sıkılaştırılmasının ardından bu muafiyetleri sonlandırabilir. Bu yüzden Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani hükümeti Türkmenistan ve Katar ile anlaşmalar yaptı.

İran’dan tedarik edilen doğalgazın kesilmesi halinde Irak’ta elektrik sıkıntısı yaşanacağını belirten Kusay, dolayısıyla hükümetin böyle bir krize hazırlanmak için elektrik anlaşmaları yapması gerektiğini belirtti. Enerji santrallerinde İran’dan tedarik edilen doğalgazın öneminin altını çizen Kusay, parayı Tahran'a ulaştırmanın kolay bir yolu yokken, Türkmenistan'a herhangi bir sorun olmadan doğrudan aktarılabileceğine dikkat çekti.

İran'ın Irak'ın ihtiyacı olan 50 milyon metreküplük doğalgaz miktarını karşılamadığını söyleyen Kusay, bundan dolayı, özellikle uluslararası tehditlerin gölgesinde yerel alternatifler aranması gerektiğini ve bu durumun Bağdat'ın elektrik üretimi için güneş enerjisi sistemi kurmak üzere General Electric, Total ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli Masdar şirketleri ile neden anlaşmalar yaptığını açıkladığını ifade etti. Kusay, önümüzdeki yaz mevsiminin daha iyi geçeceğini, ancak yine de 24 saat kesintisiz elektrik sağlanamayacağını tahmin ediyor.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe