Savaştan sonra Gazze Şeridi'ni kim yönetecek?

Gazze şehrindeki Yermuk Stadyumu’nda oturan yerlerinden edilmiş Filistinliler (AFP)
Gazze şehrindeki Yermuk Stadyumu’nda oturan yerlerinden edilmiş Filistinliler (AFP)
TT

Savaştan sonra Gazze Şeridi'ni kim yönetecek?

Gazze şehrindeki Yermuk Stadyumu’nda oturan yerlerinden edilmiş Filistinliler (AFP)
Gazze şehrindeki Yermuk Stadyumu’nda oturan yerlerinden edilmiş Filistinliler (AFP)

Hamas Siyasi Büro Başkanı Yahya Sinvar'ın öldürülmesi, İsrail ile 2007'den bu yana bölgeyi kontrol eden Filistin hareketi arasındaki savaşın devam ettiği Gazze Şeridi'nin gelecekteki yönetimine ilişkin spekülasyonları yeniden alevlendirdi.

Filistinliler Gazze Şeridi'nin geleceğinin kendi meseleleri olduğu ve dışarıdan herhangi bir müdahaleyi kabul etmeyecekleri konusunda ısrar ederken, savaştan sonra Gazze Şeridi'nin yönetimine katılmak üzere birçok isim konuşuluyor.

İsrail'in planı ne?

İsrail, savaştan sonra Hamas'ın Gazze Şeridi'nin yönetiminde yer almasını reddediyor, ancak Gazze Şeridi'ni kendisinin yönetmek istemediğini de vurguluyor.

amas'ın Gazze Şeridi’ndeki lideri Yahya Sinvar, 13 Nisan 2022 (AP)Hamas'ın Gazze Şeridi’ndeki lideri Yahya Sinvar, 13 Nisan 2022 (AP)

Buna karşılık, İsrail'de aralarında hükümet üyelerinin de bulunduğu aşırı sağcı isimler, İsrail'in 2005'te Gazze Şeridi'nden çekilmesinin ardından kaldırılan yerleşim yerlerinin geri verilmesini öneriyor.

İsrailli bir güvenlik kaynağı geçtiğimiz günlerde AFP'ye yaptığı açıklamada, “Ordu gerektiği sürece orada kalacak. Güvenlik sağlandıktan sonra bir sonraki adımı düşünmenin zamanı gelecek. Şu anki amaç, Gazze Şeridi'ni ele geçirmek değil” ifadelerini kullandı.

Bazı İsrail medya organları savaş sonrası dönemde uluslararası güçlerin katılımından söz ederken, bunun Gazze Şeridi'nin yeniden inşası için mali yardım mı, yoksa askeri varlık mı olduğunu belirtmedi.

Filistinlilerin rolü ne olacak?

Mahmud Abbas yönetimindeki Filistin Yönetimi Gazze Şeridi'nde bir varlık göstermeye çalışıyor ve hükümet çalışanlarının halen görev yaptığı belediyeler aracılığıyla varlığını sürdürüyor.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu kürsüsünde (Reuters)Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu kürsüsünde (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın AFP'den aktardığına göre bir Hamas lideri, hareketin savaşın sona ermesinin ardından kendisinin katılmayacağı ancak oluşumu konusunda kendisine danışılacağı bağımsız bir Filistin hükümetinin kurulmasını kabul ettiğini söyledi.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas kısa süre önce yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi'nin Filistin devletinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ve Filistin devletinin sorumluluğu altında bulunduğunu belirterek, Gazze Şeridi'nin Batı Şeria'dan ayrılmasına yol açacak her türlü tedbiri reddetti.

Avrupa Dış İlişkiler Konseyi'nden (ECFR) Muhammed Şehade, 2007'den bu yana Gazze Şeridi'nde çalışan çok sayıda hükümet çalışanına ve Hamas'ın Gazze nüfusunun büyük bir kesiminden aldığı desteğe işaret ederek, ‘Filistin Yönetimi'nin Hamas olmadan Gazze Şeridi'nde faaliyet gösteremeyeceğini’ vurguladı.

srail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

Bu arada, Gazze ile Mısır arasında bulunan ve şu anda İsrail ordusunun kontrolü altında olan Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılması konusu, daha önce burada personeli bulunan Avrupa Birliği (AB) de dahil olmak üzere yabancı ortaklarla gayrı resmi olarak görüşülüyor.

Filistin Yönetimi bu sınır kapısında varlık gösterebilirse, ‘İsrail tankıyla’ girmekle suçlanmadan Gazze şehrine ulaşabilir.

Engeller neler?

İsrail'deki Avrupalı bir diplomat, “Sonun başlangıcıyla ilgili zorlu tartışmalara daha yeni başlıyoruz. İsrailliler Filistinli liderlerin ortaya çıkmasını istiyor ama bunu mevcut Filistin siyasi kanallarının dışında yapmaya çalışıyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

Bazı diplomatik kaynaklar AFP'ye yabancı ülkelerin ya da Constellis (eski adıyla Blackwater) gibi özel güvenlik şirketlerinin bölgede güvenliği sağlama ihtimalinin tamamen varsayımsal olduğunu vurguladı.

Şehade, ‘Arap ülkelerinin tereddütlü olduğunu, zira güçlerinin silahlı Filistin direnişiyle karşı karşıya kalmasının halkları nezdinde iyi karşılanmayacağının farkında olduklarını’ belirtti.

Filistin toprakları konusunda uzman bir araştırmacı olan Xavier Guignard, “Kimse güvenlik ve siyasi sorunları olan karmaşık bir yeniden yapılanma sürecinin merkezinde yer almak istemiyor ve kimse İsraillilere bağışçı olmak istemiyor” şeklinde konuştu.

Noria Research araştırma kuruluşunda çalışan Guignard, İsrail ordusu orada olduğu sürece Gazze Şeridi'nde bir yönetim sistemi arayışının erken olduğuna inanıyor. Guignard, “Bu askeri bir işgal ve ne kadar süreceğini bilemeyiz” ifadesini kullandı.

Kamuoyu yoklamalarına göre İsrailliler bir Filistin devletinin kurulmasına her zamankinden daha fazla karşı çıkıyor ve Filistin Yönetimi'nin geri dönmesine sıcak bakmıyor.

Guignard sözlerini şöyle noktaladı: “Gazze Şeridi'nde güçlendirilmiş bir Filistin Yönetimi doğal bir tepki olacaktır. Ancak bu İsrailliler için bir kırmızı çizgidir ve Gazze Şeridi ile Batı Şeria'nın yeniden birleşmesine izin verecek siyasi bir çözüme benzeyecektir.”



İsrail Lübnan’da işgalin kapsamını genişletirken ülkenin doğusunda da tahliye emirleri verilmeye başladı

Dün sınırın Lübnan tarafında manevra yapan bir İsrail kuvveti (EPA)
Dün sınırın Lübnan tarafında manevra yapan bir İsrail kuvveti (EPA)
TT

İsrail Lübnan’da işgalin kapsamını genişletirken ülkenin doğusunda da tahliye emirleri verilmeye başladı

Dün sınırın Lübnan tarafında manevra yapan bir İsrail kuvveti (EPA)
Dün sınırın Lübnan tarafında manevra yapan bir İsrail kuvveti (EPA)

Lübnan-İsrail ateşkesi, Lübnan’ın sınır köylerinden iç kesimlerine doğru kademeli olarak genişleyen açık uçlu bir günlük çatışmaya dönüştü. İsrail'in hava saldırıları ve tahliye uyarıları Litani Nehri’nin kuzeyindeki kasabaları da kapsayacak şekilde genişleyerek doğuda Bekaa Vadisi’nin batısındaki Meşğara ve Kualya beldelerine kadar ulaştı.

İsrail, tahliye uyarılarını sarı hattan uzak ve Beyrut'a görece yakın beldeleri kapsayacak şekilde genişletti. İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, Reyhan, Carcua, Kefrumman, Nemiriye, Arabsalim, Cumeycime, Meşğara, Kualya ve Haruf sakinlerine acil uyarıda bulunarak evlerini terk etmeleri ve en az bin metre uzaklaşmaları talimatı verdi.

Öte yandan Hizbullah, işgal altındaki köylerde ya da çevresinde konuşlanan İsrail kuvvetlerine yönelik insansız hava aracı (İHA) ve füze operasyonlarını yoğunlaştırdı. Aynı süreçte diplomatik hareketlilik de arttı. ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Mişel İsa, Washington'a gitmek üzere ülkeden ayrılmadan önce Lübnanlı yetkililerle bazı görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerin odak noktasını önümüzdeki perşembe günü Washington'da yapılacak toplantının hazırlıkları oluşturdu. Ateşkesin öncelik taşıdığı konusunda Lübnan'da tam bir görüş birliği olduğu bildirildi.


Beyrut kuşatmasından Aksa Tufanı'na İran ve Filistin meselesini araçsallaştırması: Muğlak bir ilişkinin sonuçları

Yaser Arafat, 17 Şubat 1979'da Tahran'ı ziyaret ederek, İran İslam Devrimi’nin ardından ülkeyi ziyaret eden ilk resmi isim oldu (Getty)
Yaser Arafat, 17 Şubat 1979'da Tahran'ı ziyaret ederek, İran İslam Devrimi’nin ardından ülkeyi ziyaret eden ilk resmi isim oldu (Getty)
TT

Beyrut kuşatmasından Aksa Tufanı'na İran ve Filistin meselesini araçsallaştırması: Muğlak bir ilişkinin sonuçları

Yaser Arafat, 17 Şubat 1979'da Tahran'ı ziyaret ederek, İran İslam Devrimi’nin ardından ülkeyi ziyaret eden ilk resmi isim oldu (Getty)
Yaser Arafat, 17 Şubat 1979'da Tahran'ı ziyaret ederek, İran İslam Devrimi’nin ardından ülkeyi ziyaret eden ilk resmi isim oldu (Getty)

Yaser Arafat, tüm çekincelerine ve endişelerine karşın İranlılarla görece iyi ilişkiler kurdu. Ruhullah Humeyni’nin 1979 yılındaki İran İslam Devrimi’nin ardından Tahran'ı ziyaret eden ilk lider oldu. Filistin devriminin, İsrail büyükelçiliğini derhal kapatarak binayı Filistin Kurtuluş Örgütü'ne (FKÖ) devreden yeni İran'a sıçradığına inanıyordu. Ancak kısa sürede, sunulan desteğin son derece karmaşık ve tam bir bağımlılığa koşullu olduğunu fark etti. Arafat bu koşulu kabul etmedi; bunun üzerine onu zayıflatmak ve FKÖ'yü parçalamak için yoğun çabalar başladı.

Filistinliler, İran'ın 1982 yılında Beyrut'ta kuşatma altındaki Arafat'a yardım etmek için parmağını kıpırdatmadığını bugün hâlâ net biçimde hatırlıyor. Daha sonra Humeyni'ye biat eden Lübnan’daki Emel Hareketi'ne bağlı Şii milis güçleri Filistin kamplarında katliamlar gerçekleştirdi. İran ise sonradan ‘Fetih el-İntifada’ örgütünü kuran ve Şam'a yerleşen Ebu Musa liderliğindeki en büyük Fetih Hareketi (El-Fetih) bölünmesini destekleyip finanse etti.

Tahran ayrıca FKÖ çatısı altındaki diğer örgütlerdeki bölünmeleri de körükledi. Bu süreç Hamas ve İslami Cihad hareketlerinin kuruluşuna ve tüm bölgede bir eksenin oluşturulmasına kadar uzandı.

Bu ekseni yalnızca Hamas'ın Ekim 2023'teki "Aksa Tufanı" saldırısı sarstı; söz konusu saldırı bumerang gibi geri dönerek bizzat İran'a kadar tüm ekseni derinden sarstı.

 


İsrail ordusu, Lübnan'da Hristiyanların dini simgesine ‘hakaret eden’ askere hapis cezası verdi

Lübnan'ın güneyinde hareket halindeki bir İsrail askeri aracı (AFP)
Lübnan'ın güneyinde hareket halindeki bir İsrail askeri aracı (AFP)
TT

İsrail ordusu, Lübnan'da Hristiyanların dini simgesine ‘hakaret eden’ askere hapis cezası verdi

Lübnan'ın güneyinde hareket halindeki bir İsrail askeri aracı (AFP)
Lübnan'ın güneyinde hareket halindeki bir İsrail askeri aracı (AFP)

İsrail ordusu, Ordu Sözcüsü Ariella Mazor aracılığıyla dün, bir İsrail askerin Lübnan'ın güneyin Hristiyanların dini simgesine hakaret ettiği gerekçesiyle 21 gün askeri hapis cezasına çarptırıldığını açıkladı.

Mazor, cezanın Lübnan'ın güneyinde birkaç hafta önce yaşanan ve bir askerin Hristiyanların dini simgesine hakaret ederken görüntülendiği olayın ardından yürütülen soruşturma sonucunda verildiğini belirtti.

Alman Haber Ajansı DPA'nın aktardığına göre fotoğrafta askerin Meryem Ana heykelinin ağzına sigara yerleştirdiği görülüyor.

Fotoğrafı çeken askere ise 14 gün hapis cezası verildi.

Mazor, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda İsrail ordusunun olayı son derece ciddi değerlendirdiğini ve tüm din ve mezheplere ait ibadet özgürlüğüne, kutsal mekânlara ve dini simgelere saygı gösterdiğini vurguladı. İsrail ordusu sözcüsü, ilgili bölgelere girilmeden önce dini kurum ve simgeler yakınındaki davranış kurallarına ilişkin talimatların düzenli olarak güçlendirildiğini de sözlerine ekledi.

Öte yandan Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam’ın DPA’ya yaptığı açıklamaya göre İsrail ordusu şu an güney Lübnan'da 68 noktayı kontrol altında tutuyor.

İsrail'in İran'a yönelik savaş sürecinde patlak veren Hizbullah ile son savaş öncesinde bu sayı yalnızca beş noktayla sınırlıydı.

İsrail ordusu, gerçekleştirdiği hareketlerin İsrail'in kuzey bölgelerinin güvenliğini korumayı, bölgede yaşayanlara yönelik ‘doğrudan tehdidi’ ortadan kaldırmayı ve Hizbullah'ın Lübnan'da yeniden konuşlanmasını engellemeyi amaçladığını açıkladı.

Beyrut hükümeti ise Lübnan’ın güneyinde İsrail askeri operasyonlarını uluslararası hukukun ve ülke egemenliğinin açık bir ihlali olarak nitelendirerek kınadı.

Bu olay, nisan ayında güney Lübnan'da yaşanan benzer bir olayın ardından gündeme geldi. O vakada bir askerin çekiçle İsa heykeline zarar verdiği, bir diğerinin ise olayı görüntülediği gerekçesiyle her ikisine de 30'ar gün hapis cezası verilmişti.

Hristiyanlar Lübnan nüfusunun yaklaşık üçte birini oluşturuyor.

Beyrut hükümeti ise güney Lübnan'daki İsrail askeri operasyonlarını uluslararası hukukun ve ülke egemenliğinin açık bir ihlali olarak nitelendirerek kınadı.

Bu olay, geçtiğimiz nisan ayında Lübnan'ın güneyinde yaşanan benzer bir olayın ardından gündeme geldi. O vakada bir askerin çekiçle İsa heykeline zarar verdiği, bir diğerinin ise olayı görüntülediği gerekçesiyle her ikisine de 30'ar gün hapis cezası verilmişti.

Hristiyanlar Lübnan nüfusunun yaklaşık üçte birini oluşturuyor.