Cidde Bağışçılar Konferansı: Sahel ve Çad için 1 milyar dolar sözü

Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSrelief) Genel Müdürü Dr. Abdullah er-Rebia dün (Cumartesi) Cidde'de düzenlenen konferansın sonunda bağışçıların taahhütlerini açıkladı. (Şarku’l Avsat)
Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSrelief) Genel Müdürü Dr. Abdullah er-Rebia dün (Cumartesi) Cidde'de düzenlenen konferansın sonunda bağışçıların taahhütlerini açıkladı. (Şarku’l Avsat)
TT

Cidde Bağışçılar Konferansı: Sahel ve Çad için 1 milyar dolar sözü

Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSrelief) Genel Müdürü Dr. Abdullah er-Rebia dün (Cumartesi) Cidde'de düzenlenen konferansın sonunda bağışçıların taahhütlerini açıkladı. (Şarku’l Avsat)
Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSrelief) Genel Müdürü Dr. Abdullah er-Rebia dün (Cumartesi) Cidde'de düzenlenen konferansın sonunda bağışçıların taahhütlerini açıkladı. (Şarku’l Avsat)

Sahel ve Çad Gölü Havzası’ndaki yerinden edilmiş kişileri ve mültecileri desteklemek için düzenlenen Bağışçılar Konferansı, 10'dan fazla bağışçı ülke, kurum ve kuruluşun 1,1 milyar dolardan fazla yardım sözü vermesiyle dün (cumartesi) Cidde'deki çalışmalarını tamamladı. Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSrelief) Genel Müdürü Dr. Abdullah er-Rebia tarafından yapılan açıklamaya göre, 1,1 milyar doların yanı sıra ayni yardım taahhütleri de verildi.

Rebia, ülkeler ve bağışçı kuruluşlar arasındaki iş birliği ruhunu yansıtan katkılardan övgüyle söz etti. Bu çabaların, insani yardım kuruluşlarının felaketten etkilenenlere gerekli yardımı sağlamasında, onların güvenlik ve refaha kavuşmasında çok önemli bir rol oynadığını vurgulayan Rebia, insani yardım çabalarının desteklenmesine cömertçe katkıda bulunan bağışçı kuruluşlara içten teşekkür ve takdirlerini sundu. Rebia, Suudi Arabistan'ın, mümkün olan en fazla sayıda ihtiyaç sahibine ulaşmak için sürekli çabaladığını ve yoğun bir şekilde çalıştığını kaydetti. Asil insani hedeflere ulaşmak için tüm taraflarla ortak çalışma konusunda Suudi Arabistan'ın istekliliğini yineleyen Rebia, İslam İşbirliği Teşkilatı'na (İİT), Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi'ne (OCHA), Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'ne (UNHCR), tüm katılımcı kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.

Suudi desteği

Rebia, Suudi Arabistan’ın 30 milyon dolar daha taahhüt ettiğini ve böylece 2024 yılının başından bu yana Sahel ve Çad Gölü Havzası ülkelerine tahsis edilen toplam miktarın 51 milyon dolara ulaştığını açıkladı. Suudi Arabistan'ın Sahel ve Çad Gölü Havzası’ndaki krizlere yönelik stratejik müdahale mekanizmasının kapsamlı ve çok yönlü olduğunu belirten Rebia, Suudi Arabistan'ın bölgeye 2,5 milyar dolardan fazla insani yardım ve kalkınma yardımı sağladığına dikkat çekti.

Suudi Arabistan, Suudi Arabistan Kalkınma Fonu (SFD) aracılığıyla güneş enerjisi sistemleri ve altyapı alanlarında büyük ölçekli projeleri hayata geçirdi. Bunlar arasında bölgedeki ülkelerden birinde doğuyu batıya bağlayan ve toplam maliyeti 38 milyon dolar olan bir otoyolun inşası da yer alıyor. Ayrıca Suudi Arabistan Eğitim Bakanlığı'nın bu ülkelerden gelen öğrencilere her yıl bir dizi tam burs sağladığını ve bölgeden 2 bin 155'ten fazla öğrencinin Suudi üniversitelerinde yaşam masraflarını da içeren tam burs aldığını belirten Rebia, bu çabaların söz konusu toplumların zorlukların üstesinden gelmelerine ve refaha ulaşmalarına yardımcı olmanın yolunu açtığını kaydetti.

Rebia ayrıca, Suudi Arabistan'ın gelecekteki acil sağlık durumlarına daha etkin müdahale edebilmek amacıyla aşı üretimini Suudi Arabistan'da yerelleştirmek için yoğun çaba sarf ettiğini açıkladı. Aşılar ve diğer hayati mallar için yerel üretim ve lojistik merkezlerinin kurulmasının önemine işaret eden Rebia, bunun sadece Çad Gölü Havzası ve Sahel bölgesinde değil, küresel çapta derin ve olumlu bir etki yaratacağını belirtti.

Rebia, Suudi Arabistan'ın insani yardım çabalarını sürdürme konusundaki istekliliğini yineleyerek KSrelief'in ilgili tüm taraflarla ortaklık kurarak mümkün olduğunca çok sayıda ihtiyaç sahibine ulaşmak için çalışmaya devam edeceğini vurguladı. Söz konusu konferans girişiminin, Sahel ve Çad Gölü Havzası’nda yaşayan insanların maruz kaldığı ve bu toplulukların ekonomik ve sosyal zorluklarla yüzleşmek için acil ve etkili desteğe ihtiyaç duyduğu çoklu krizler ışığında ortaya çıktığını belirten Rebia, ülkelerin ve bağışçıların bu konferanstaki taahhütlerinin, asil insani hedeflere ulaşma ve etkilenenlerin yaşam koşullarını iyileştirme yönünde kolektif bir iradeyi yansıttığını ifade etti.

ABD desteği

Diğer yandan ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) Başkanı Samantha Power, çeşitli ülkelerdeki insani yardım çabalarını desteklemek için 572 milyon dolardan fazla kaynak sağlandığını doğruladı. Kaynak sağlanan ülkeler arasında Burkina Faso, Kamerun, Çad, Mali, Nijer ve Nijerya yer alıyor. Power bu yeni fonun, ABD'nin mevcut mali yıldaki toplam insani yardımını 1,2 milyar doların üzerine çıkardığını kaydetti. Yapılan yardımın gıda, su, barınma ve sağlık hizmetleri gibi çok ihtiyaç duyulan temel gereksinimleri sağlamayı amaçladığını açıklayan Power, insani yardım çalışanlarının önemli engellerle karşılaştığını da sözlerine ekledi. Bu engeller yardımın taşınmasına ilişkin karmaşık gereklilikler, nakit yardımı sağlamaya yönelik yasaklar, şiddet ve çatışma şeklinde kendini gösteriyor. İnsani yardım çalışmalarının önüne bu tarz engeller çıktığını kaydeden Power, bu nedenle yardımların güvenli bir şekilde ulaştırılmasına olanak tanıyan uygun bir ortamın yaratılmasını sağlamak amacıyla tüm taraflar arasında acil bir iş birliğine ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

Taahhütlere yönelik iş birliği çağrısı

Avrupa Komisyonu ise, 2024 yılında Sahel ve Çad Gölü Havzası ile Moritanya ve Batı Afrika'daki kıyı ülkelerindeki krizden etkilenen nüfusa yönelik olarak 298 milyon eurodan fazlası insani yardım ve 16 milyon eurosu dış politika araçları olmak üzere 314 milyon eurodan fazla taahhütte bulunduğunu belirterek bağışçılara daha fazla iş birliği çağrısında bulundu.

Komisyon, insani yardımlarını başlangıçta tahsis edilene kıyasla üçte iki oranında arttırıldığını belirterek, kolektif çabaları güçlendirmek üzere ilave 5 milyon euro insani yardım taahhüdünde bulundu.

Almanya Kalkınma Bakanı, 2024 yılında Çad Gölü Havzası ve Sahel bölgelerine 124,5 milyon euro tutarında iki taraflı insani yardım sağlanacağını duyurdu ve bu fonun entegre ve sürdürülebilir çözümleri finanse ederek Çad Gölü Komisyonu'nun bölgesel stratejisinin uygulanmasını destekleyeceğini açıkladı.

Fon, Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) tarafından kapsayıcılık ve yerel sahiplenme odaklı olarak yönetilecek. Almanya 7 milyon euro tutarında başlangıç finansmanı sağlayacak.

İspanya'nın taahhüdü

İspanya, Sahel halkını desteklemeye devam etme kararlılığını yineleyerek, 2012'den 2023'e kadar bölgeye 85 milyon eurodan fazla insani yardımda bulunduğunu belirtti. Ayrıca 2024 yılı boyunca, yerinden edilme ve bölgeyi etkileyen son sel felaketlerinden kaynaklananlar da dâhil olmak üzere en acil ihtiyaçların karşılanması için yaklaşık 50 milyon euro tahsis edildiğini duyurdu.



Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.


Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Ljubljana'da dün yapılan Arap-Sloven görüşmelerinde, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan barış planının ilerletilmesi ve 1967 sınırları içinde, Doğu Kudüs'ün başkenti olduğu, iki devletli çözüme dayalı bağımsız ve egemen Filistin devletini içeren net bir siyasi ufka doğru ilerleme çabaları ele alındı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati, Bahreynli mevkidaşı Abdullatif el-Zayani, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ve Katar Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan Al-Muraikhi ile birlikte Slovenya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri ve Avrupa İşleri Bakanı Tanja Fajon ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi.

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı, özellikle de Gazze'deki durumu iyileştirmenin yollarını görüştüler. Ateşkes anlaşmasına uyulması ve hükümlerinin tam olarak uygulanmasının yanı sıra Gazze Şeridi'ne yeterli ve sürekli insani yardımın ulaştırılmasının sağlanmasının gerekliliğini vurguladılar.

Bakanlar ayrıca işgal altında bulunan Batı Şeridi'ndeki durumu da ele aldılar; İsrail'in oradaki yasadışı tek taraflı önlemlerinin ve işgal altındaki Kudüs'te İslami ve Hristiyan kutsal yerlerine yönelik ihlallerinin durdurulmasının gerekliliğini vurguladılar; bu ihlaller gerilimi artırdığını ve gerilimi azaltma çabalarını baltaladığını belirttiler.

Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar ayrıca Slovenya'nın Filistin halkının meşru haklarına verdiği desteği ve iki devletli çözüm temelinde Filistin Devleti'ni tanımasını da takdir ettiler.

Görüşmelerde bölgedeki gelişmeler, müzakere ve diyalog yoluyla gerilimlerin azaltılması yolları ve Rusya-Ukrayna krizinin çözümüne yönelik çabalar da ele alındı.


Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.