2024'ün en iyi 10 korku filmi

Rekortmen bağımsız projeler, başarılı devam filmleri ve çarpıcı ilkler

AMC Networks Film Grubu Başkanı Scott Shooman, Chris Nash'in ilk uzun metrajı In a Violent Nature'ı "korku dünyasında kalıcı bir etki yaratacak bir film" diye nitelendiriyor (IFC Films)
AMC Networks Film Grubu Başkanı Scott Shooman, Chris Nash'in ilk uzun metrajı In a Violent Nature'ı "korku dünyasında kalıcı bir etki yaratacak bir film" diye nitelendiriyor (IFC Films)
TT

2024'ün en iyi 10 korku filmi

AMC Networks Film Grubu Başkanı Scott Shooman, Chris Nash'in ilk uzun metrajı In a Violent Nature'ı "korku dünyasında kalıcı bir etki yaratacak bir film" diye nitelendiriyor (IFC Films)
AMC Networks Film Grubu Başkanı Scott Shooman, Chris Nash'in ilk uzun metrajı In a Violent Nature'ı "korku dünyasında kalıcı bir etki yaratacak bir film" diye nitelendiriyor (IFC Films)

2024, korku filmleri açısından son derece bereketli bir yıl oldu. İstilacı devasa örümceklerden türlü türlü seri katillere, sadist psikopatlardan kurtulması güç lanetlere kadar, farklı alt türlerdeki birbirinden ürkütücü filmler izledik. 

Bağımsız yapımların yükselişi takdire şayandı; yüz milyonlarca dolar bütçeli filmleri gişede madara eden düşük maliyetli korkular bile oldu.

Korku türü açısından böylesine keyifli geçen bir senede, filmleri sıralamak epey zorlayıcı ama bir o kadar da keyifliydi. 

İlk 10'da kendine kıl payıyla yer bulamayan Azrail (Azrael), Terrifier 3, Alien: Romulus, MaXXXine ve Omen: İlk Kehanet (The First Omen) de türün meraklılarını tatmin edebilecek, dikkate ve bahsetmeye değer yapımlar olarak öne çıktı.

Kostümle, makyajla uğraşmadan, evinde kendi Cadılar Bayramı'nı kutlamak isteyen korku meraklılarına bugün (ve aslında her gün) için önerilerimizi sıraladık...

10. Tutsak Abigail (Abigail)

Samara Weaving'in gerçek bir çığlık kraliçesi olduğunu kanıtlayan 2019 yapımı Saklambaç'a (Ready or Not) da imza atan Matt Bettinelli-Olpin ve Tyler Gillett ikilisi, korkuyla komedi karışımını mükemmelleştirince ortaya Tutsak Abigail çıktı.

sacdv
Geçen yaz hayatını kaybeden Euphoria yıldızı Angus Cloud'un da rol aldığı filmde 34 yaşındaki Melissa Barrera'ya (solda) 2009 doğumlu İrlandalı yıldız Alisha Weir (sağda) eşlik ediyor (Universal Pictures) 

Çığlık 5 (Scream) ve Çığlık 6'nın (Scream IV) yükselen (ancak maalesef seriden kovulan) yıldızı Melissa Barrera ve Dan Stevens'ın ilham verici performanslarıyla daha da keyifli bir seyirlik haline gelen bu bol kanlı fidye macerasında, masum ve ürkek bir kız gibi görünen bir vampiri kaçıran talihsiz grubun başlarına gelenleri izliyoruz.

9. Oddity 

Damian McCarthy'nin doğaüstü cinayet gizemi Oddity, çarpıcı görüntüler ve etkileyici performanslarla dolu. Carolyn Bracken, kız kardeşinin ölümünün gizemini çözmeye çalışan, psişik güçlere sahip kör bir kadını başarıyla canlandırıyor. Perili bir antika dükkanının sahibi olan Bracken, yanına epeyce ürkütücü tahta bir manken alarak kız kardeşinin saray yavrusu gibi malikanesinde ipucu arıyor. 

bghnjukı
Prömiyeri 8 Mart'ta South by Southwest'te yapılan Oddity, festivalin İzleyici Ödülü'nü kazandı (Wildcard Distribution)

McCarthy, ilk uzun metrajı Caveat'le yaptığı sağlam başlangıcı, tüyler ürperten atmosferiyle izleyicisini diken üstünde tutmayı başaran Oddity'yle daha iyi bir noktaya taşımayı başarıyor.  

8. Şeytanla Bir Gece (Late Night with the Devil)

Yılın sürprizlerinden Şeytanla Bir Gece, izleyicilerin yan rollerde görmeye alıştığı David Dastmalchian'i filmin merkezine taşıyor. 49 yaşındaki aktör, eşinin ölümünden sonra düşen reytinglerini yükseltmeye kararlı ikinci sınıf bir sohbet programı sunucusu rolünde izleyicinin karşısına çıkıyor. Bu yüzden de şeytan tarafından ele geçirilmiş olabilecek bir kızı, Cadılar Bayramı özel bölümüne çıkarmakta tereddüt etmiyor.

xcdvf
Şeytanla Bir Gece, sinemalarda gösterime girdiği ilk üç günde 2,8 milyon dolar kazanarak dağıtımcısı IFC Films için rekor kırmıştı (IFC Films)

Yönetmen koltuğunu Cameron ve Colin Cairnes paylaşırken, 1977'de geçen bu dönem filminde zekice kurgulanmış hikaye, gerçek zamanlı ilerliyor ve son perdeye kadar inişli çıkışlı bir seyir izliyor.

Şeytanla Bir Gece, eleştiri derleme sitesi Rotten Tomatoes'da 100 tam puan almaya çok yaklaşmıştı.

7. Sakın Ses Çıkarma (Speak No Evil)

Hollywood 2022'de, izleyiciyi yerine mıhlayan Danimarka yapımı Speak No Evil'ı gördüğünde elbette kayıtsız kalamadı ve arayı çok da açmamaya karar vererek bu filmi yeniden çekmeye karar verdi. 

Bunun için yeniden çevrimde rol alması için belki de en uygun aktörlerden birinde karar kılındı: 2016 yapımı Parçalanmış'ta (Split) adeta "Nasıl binbir surat olunur?" dersi veren İskoç aktör James McAvoy.

xcdvfgrth
James McAvoy, karanlık bir sırrı olan Britanyalı ailenin babası Paddy'yi canlandırırken "toksik" fenomen Andrew Tate'ten esinlendiğini söylemişti (Universal Pictures)

2008'de ilk filmi Kan Gölü'yle (Eden Lake) başarılı bir iş çıkaran yönetmen James Watkins imzasını taşıyan Sakın Ses Çıkarma, tatilde tanıştıkları Britanyalı çiftin daveti üzerine çiftliklerine misafirliğe giden Amerikalı bir ailenin kabusa dönen hayatını merkeze alıyor. Filmi izledikten sonra davetleri kabul etmeden önce iki kere düşünebilirsiniz...

6. Gülümse 2 (Smile 2) 

Gülümse 2, dünya turnesine çıkmaya hazırlanırken yaşadığı açıklanamayan olaylarla hayatı kabusa dönen pop yıldızı Skye Riley'nin etrafında dönüyor. 

Naomi Scott'ın etkileyici performansıyla öne çıkan devam filmi, ilk Gülümse'nin sürpriz başarısını sürdürmeyi beceriyor. 

xcsvfbg
18 Ekim'de gösterime giren Gülümse 2'nin 2 saat 12 dakikalık süresini "fazla uzun" bulan eleştirmenler de oldu (Paramount Pictures)

Senaristliğini ve yönetmenliğini ilk filmde olduğu gibi Parker Finn'in üstlendiği tekinsiz korku, kötü niyetli gülümsemeleriyle yine izleyicisinin tüylerini ürpertip asabını bozuyor.

37 yaşındaki Finn, ilk filmle aldığı övgü dolu yorumları ve yüksek puanları daha da yükseğe taşımayı başardı.

5. Vermines

Yönetmen ve ortak yazar Sébastien Vanicek, Fransa'daki köhne bir apartmana ölümcül örümceklerden oluşan bir ordu getirince, ortaya yılın en iyi korku filmlerinden biri çıkıyor. 

sh
Stephen King'in de övgüyle bahsettiği filmi olabildiğince gerçekçi kılmak için çekimlerde 200 gerçek örümcek kullanıldı (My Box Films)

Vermines, egzotik hayvanlara tutkuyla bağlı Kaleb'ın, evine zehirli bir örümceği getirmesiyle çığrından çıkan olayları merkeze alıyor. Özellikle örümcek ve böcek korkusu olan korku meraklılarını, baş etmesi zor dakikalar bekliyor. 

Ceset sayısının sürekli arttığı filmde, örümcekler her duvar ve yüzeyde cirit attıkça seyirciler irkilecek, yerinden zıplayacak ve istemsizce kaşınacak. Tecrübeyle sabittir...

4. In a Violent Nature

Variety, In a Violent Nature için "Yönetmen Chris Nash'in 80'lerin slasher'larına getirdiği yenilikçi yaklaşım, VHS dönemi hayranları için bulunmaz bir nimet" ifadelerini kullanıyor. 

Johnny adında doğaüstü ve maskeli bir katili takip eden düşük bütçeli yapımın temposu film boyunca fazla hızlanmasa da izleyiciyi tedirgin etmeye yetiyor da artıyor bile. Nash'in vahşi sahneleriyle izleyiciyi zorlaması muhtemel filmi, bu kez olayları kurbanın değil katilin bakış açısından ele alıyor.

6uk
Kanada yapımı In A Violent Nature, mayısta Şikago Film Festivali'nde gösterilmiş ve izleyicileri şoke etmişti (IFC Films)

Birleşik Krallık merkezli gazete Guardian, Türkiye'de vizyon şansı bulamayan filmle ilgili incelemesinde şöyle diyor: 

Yönetmen Chris Nash, türün klişelerinden uzaklaşarak, tehlikenin açık havanın güzelliği içinde ortaya çıktığı büyüleyici derecede farklı bir slasher filmi sunuyor.

3. Cambaz (Longlegs)

Oz Perkins'in izleyicisini yorulmak bilmeden korkutan filminde kötülük her yerde pusuda bekliyor. Peşimdeki Şeytan (It Follows) ve Watcher'la tanınan Maika Monroe, polisiye unsurlar da içeren ve Jonathan Demme'in tüyler ürperten klasiği Kuzuların Sessizliği'yle (Silence of the Lambs) kıyaslanan Cambaz'da, bağımsız korku sinemasının "çığlık kraliçesi" olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Cambaz'ın atmosferi kötülükle dolup taşarken yönetmen Perkins, dehşetin dozunu hiç düşürmüyor. Cambaz'da izleyiciler, özellikle de uzun plan çekimlerde köşeyi dönünce ne olacağını merak ederken kan ter içinde kalıyor.

rbgthy
Eleştirmenler Cambaz için "Bittikten sonra da düşüncelerinizde, derinizin altında ve karın boşluğunuzda kalıyor" ifadelerini kullanmıştı (Neon)

60 yaşındaki Nicolas Cage, 2019 yapımı Color Out of Space ve Panos Cosmatos'un yönettiği Mandy gibi yapımlarla korku türündeki başarısını zaten kanıtlamıştı. Sıradışı bir seri katil hikayesi anlatan Cambaz'da Cage, daha önceki hiçbir haline benzemiyor. 

2. Sevgilim Kaç (Strange Darling)

Bu muhteşem ve dolambaçlı seri katil filmiyle ilgili ne kadar az şey bilirseniz o kadar iyi. Fragmanı bile izlemeden, kendinizi sadece iki başrol oyuncusuyla, sizi diken üstünde tutarak ilerleyen hikayenin akışına bırakın. Etkileyici performanslar sayesinde zamanın nasıl geçtiğini bile anlamayacağınız Sevgilim Kaç'ta Willa Fitzgerald ve Kyle Gallner'ın oyunculukları göz dolduruyor. Kedi-fare kovalamacası, kazara onların yörüngesine giren insanlara neredeyse hiç şans tanımadan Oregon'un küçük kasabasını altüst ediyor.

sxcdvf
Prömiyeri 22 Eylül 2023'te, Teksas'ın Austin kentinde düzenlenen Fantastic Fest'te yapılan Sevgilim Kaç, tek gecelik bir ilişkinin kedi fare oyununa dönüşmesini anlatıyor (Miramax)

Korku üstadı Stephen King'in de övmeye doyamadığı Sevgilim Kaç, yılın en vurucu bağımsız filmi olarak öne çıkıyor. Alkışlar yönetmen J.T. Mollner'a...

1. Cevher (The Substance)

Coralie Fargeat'nın ünlüleri hicveden filmi, yaşlanmayı tersine çevirmekle ilgili zekice bir bilimkurgu öyküsü gibi başlıyor. Ancak film, üçüncü perdesinde bambaşka bir hal alarak aynı anda hem eğlenceli hem çirkin hem de trajik olmayı başarabilen bir kan banyosuna dönüşüyor.

Demi Moore, bir zamanlar fırtına gibi eserken artık yaşlandığı için yerini kendisinden daha genç birinin alacağını kabullenemeyen eski bir yıldızı canlandırıyor. Çok geçmeden Margaret Qualley devreye giriyor ve izleyiciler, hızlı ve tehlikeli bir yükselişe şahit oluyor. İzleyiciler Cevher'le ilgili ne kadar az şey bilse o kadar iyi. O sebeple üçüncü perdeye dair ipucu vermemek en iyisi.

xs
Cevher, prömiyerini yaptığı prestijli Cannes Film Festivali'nde En İyi Senaryo ödülüne layık görülmüş, 61 yaşındaki Demi Moore'un performansı övgüyle karşılanmıştı (MUBI)

48 yaşındaki Fargeat, başrolünde İtalyan yıldız Matilda Anna Ingrid Lutz'un yer aldığı, sınırları zorlayan 2017 yapımı İntikam'la (Revenge) neler yapabileceğinin sinyalini çoktan vermişti. Ancak Fargeat, Cevher'le bunu üst seviyeye taşıyor ve belki de sadece yılın değil beden korkusu (body horror) alt türünün en iyi örneklerinden birine imza atıyor.

Independent Türkçe_Nazlı Erdol



Hideo Kojima yeni Ridley Scott filmi hakkında tek bir olumlu söz söylemedi

Köpek ve Yıldızlar'da başroldeki Euphoria yıldızı Jacob Elordi'ye Jasper adlı köpek eşlik ediyor (20th Century Studios)
Köpek ve Yıldızlar'da başroldeki Euphoria yıldızı Jacob Elordi'ye Jasper adlı köpek eşlik ediyor (20th Century Studios)
TT

Hideo Kojima yeni Ridley Scott filmi hakkında tek bir olumlu söz söylemedi

Köpek ve Yıldızlar'da başroldeki Euphoria yıldızı Jacob Elordi'ye Jasper adlı köpek eşlik ediyor (20th Century Studios)
Köpek ve Yıldızlar'da başroldeki Euphoria yıldızı Jacob Elordi'ye Jasper adlı köpek eşlik ediyor (20th Century Studios)

Efsanevi video oyunu tasarımcısı Hideo Kojima, Ridley Scott'ın yeni filmi Köpek ve Yıldızlar (The Dog Stars) hakkında X'te bir "inceleme" paylaştı. Ancak Kojima, film hakkında açıkça olumlu ya da olumsuz hiçbir değerlendirme yapmadı.

76 kelimelik "sessizlik"

Kojima, 76 kelimelik paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

Peter Heller'ın Köpek ve Yıldızlar adlı romanı yıllardır kitaplığımda okunmadan duruyordu. Roman bilimkurgudan çok edebi kurguya yakın olduğu için sinemaya giderken Cormac McCarthy'nin Yol'unu (The Road) andıran bir film izleyeceğimi düşünüyordum. Filmin müziklerini Harry Gregson-Williams bestelemişti. Sinemada filme ait bir program kitapçığı da satılmıyordu.

Kojima'nın film yorumlarını yakından takip eden hayranları, değerlendirme yapmaktan kaçındığı bu tür paylaşımları genellikle filmi beğenmediğinin nazik bir işareti olarak yorumluyor.

Kojima bir filmi sevdiğindeyse duygu ve düşüncelerini uzun uzun paylaşıyor. Örneğin Christopher Nolan imzalı Odyssey (The Odyssey) ve gişede büyük başarı yakalayan Örümcek-Adam: Yepyeni Bir Gün'ü (Spider-Man: Brand New Day) coşkuyla övmüştü.

Buna karşın eleştirmenlerin yerden yere vurduğu Son Ev (The Last House) hakkındaki "incelemesinde" yalnızca filmin, kendi oyunu Death Stranding'le benzerliklerine değinmişti.

Kısacası hayranları, Kojima'nın bir film hakkında ne kadar ayrıntılı yazdığını o yapıma duyduğu beğeninin gayriresmi bir ölçüsü olarak görüyor.

Gişede de eleştirmenler nezdinde de sınıfta kaldı

Kıyamet sonrası bir dünyada geçen Köpek ve Yıldızlar, insanlığın büyük bölümünü yok eden bir virüsün ardından köpeğiyle birlikte Colorado kırsalında hayatta kalmaya çalışan pilot Hig'in hikayesini anlatıyor. Karakteri Jacob Elordi canlandırıyor.

Oyuncu kadrosunda Josh Brolin, Margaret Qualley ve Guy Pearce gibi yıldızlar yer alsa da film, eleştirmenlerden beklenen olumlu karşılığı bulamadı.

Kojima'nın paylaşımının olumsuz yorumlanması da filmin aldığı tepkiler düşünüldüğünde şaşırtıcı değil. Ridley Scott'ın yıllar sonra bilimkurguya görkemli dönüşü olması beklenen yapım, beklentilerin epey altında kaldı.

Rotten Tomatoes'daki izleyici puanı yüzde 71 seviyesinde seyretse de bu ilgi gişeye yansımadı. 80 milyon dolarlık bütçesine karşın açılış hafta sonunda ABD'de yalnızca 8 milyon dolar kazanan film, gişede ağır bir yenilgi aldı.

Filmin Rotten Tomatoes'daki eleştirmen puanı ise yüzde 39'da kaldı.

Independent Türkçe, GamesRadar, ScreenRant


Matrix yıldızının yeni dizisi beğeni topladı: İkinci sezonu çekin

The Airport Chaplain, hareketli bir uluslararası havalimanında geçen, kuralları esneterek krizleri çözen sıradışı bir papazla yeni müdürü arasındaki güç mücadelesini konu alıyor (Netflix)
The Airport Chaplain, hareketli bir uluslararası havalimanında geçen, kuralları esneterek krizleri çözen sıradışı bir papazla yeni müdürü arasındaki güç mücadelesini konu alıyor (Netflix)
TT

Matrix yıldızının yeni dizisi beğeni topladı: İkinci sezonu çekin

The Airport Chaplain, hareketli bir uluslararası havalimanında geçen, kuralları esneterek krizleri çözen sıradışı bir papazla yeni müdürü arasındaki güç mücadelesini konu alıyor (Netflix)
The Airport Chaplain, hareketli bir uluslararası havalimanında geçen, kuralları esneterek krizleri çözen sıradışı bir papazla yeni müdürü arasındaki güç mücadelesini konu alıyor (Netflix)

Netflix müdavimleri, "tek oturuşta izlemelik" diye nitelenen yeni dizinin ikinci sezonunu şimdiden talep ediyor.

The Airport Chaplain'ın tüm bölümleri kısa süre önce Netflix'te izleyiciyle buluştu. Avustralya yapımı dizi, ülke dışında yalnızca Netflix'te yayımlanıyor ve şimdiden izleyicilerden yoğun ilgi görüyor.

Dizinin resmi özetine göre hikaye, havaalanında din görevlisi ve sorun çözücü olarak çalışan Tobias Wallace'a odaklanıyor. 

Tobias, terminalde her gün yaşanan krizlerle başa çıkmak için sıradışı ama etkili yöntemler kullanıyor. Ancak yeni amiri Mira, onun kurum için bir risk oluşturduğunu düşünüyor. İkili arasındaki güç çatışmasının etkileri kısa sürede bütün havaalanı ve çalışanlarına yayılıyor.

Matrix'teki (The Matrix) Ajan Smith ve Yüzüklerin Efendisi'ndeki (The Lord of the Rings) Elrond gibi büyük bütçeli yapımlarda canlandırdığı karakterlerle tanınan Hugo Weaving, dizide Tobias'a hayat veriyor. 

Weaving'e son olarak HBO'nun sevilen medikal draması The Pitt'te rol alan Shabana Azeez eşlik ediyor. 

The Airport Chaplain, Melbourne'deki çekimleri sırasında yaklaşık 150 kişiye yerel istihdam sağlamasıyla da övgü topladı. Bir eleştirmene göre dizinin yerel kimliği ekranda açıkça hissedilirken, yapım aynı zamanda dünyanın farklı yerlerindeki izleyicilere seslenebilecek evrensel bir anlatı sunuyor.

Eleştirmen, değerlendirmesinde şunları yazdı:

Dizi, hem Avustralya televizyonu açısından büyük bir başarı hem de küresel ölçekte etkileyici bir yapım. Dizinin çıkış noktası kendine özgü biçimde Avustralya'ya ait hissettiriyor ancak hikaye dünyanın herhangi bir yerinde geçebilir. Gerçek olaylardan ve kişilerden esinlenen dizinin incelikli toplumsal yorumunun temelinde güçlü bir mizah ve insanlık duygusu yatıyor.

Aynı eleştirmen, dizinin "izleyiciyi derinden etkileyecek, samimi bir televizyon işi" olduğunu da belirtti. 

Bir başka eleştirmen ise yapımı "bu yıl izlediği en iyi işlerden biri" diye niteledi ve sözlerini şöyle sürdürdü:

Arka planda sürekli hissedilen bir gerilim var. Bu da çalışanların veya hizmet verdikleri insanların başına her an çılgınca bir şey gelebileceğini düşünmenize yol açıyor.

Bir izleyici, The Airport Chaplain'ı "tek oturuşta izlemeye son derece uygun" diye tanımladı. 

Yorumlara göre bölümlerin yalnızca 30 dakika civarında olması da dizinin kolayca peş peşe izlenebilmesini sağlıyor.

Diğer izleyicilerin yorumları da bu değerlendirmeyi destekliyor. 

Dizinin geleceğiyle ilgili pek çok kişinin paylaştığı görüşü dile getiren bir izleyici şunları yazdı:

The Airport Chaplain'ı tek oturuşta bitirdim ve ikinci sezon onayını içtenlikle umuyorum. Son derece insani bir yapım. Lütfen ikinci sezonu çekin!

Bir başka izleyici de sosyal medyada bu yoruma katıldı:

Beklenmedik ölçüde rahat izlenen bir dizi. 4. bölümden itibaren ekrana kilitlendim. Hugo Weaving ve oyuncu kadrosunun tamamı başarılı. Hem düşündüren hem de peş peşe izlenebilecek kaliteli bir drama. İkinci sezonu hemen çekilsin.

Independent Türkçe, OK!, Daily Star


Robert Pattinson'dan Batman itirafı: Çok daha zor

Gotham'ın elitlerini hedef alan sadist seri katil Riddler'ı yakalamaya çalışan Batman'in hikayesini anlatan 2022 yapımı The Batman üç dalda Oscar'a aday gösterilmişti (Warner Bros.)
Gotham'ın elitlerini hedef alan sadist seri katil Riddler'ı yakalamaya çalışan Batman'in hikayesini anlatan 2022 yapımı The Batman üç dalda Oscar'a aday gösterilmişti (Warner Bros.)
TT

Robert Pattinson'dan Batman itirafı: Çok daha zor

Gotham'ın elitlerini hedef alan sadist seri katil Riddler'ı yakalamaya çalışan Batman'in hikayesini anlatan 2022 yapımı The Batman üç dalda Oscar'a aday gösterilmişti (Warner Bros.)
Gotham'ın elitlerini hedef alan sadist seri katil Riddler'ı yakalamaya çalışan Batman'in hikayesini anlatan 2022 yapımı The Batman üç dalda Oscar'a aday gösterilmişti (Warner Bros.)

The Batman 2'nin (The Batman: Part II) çekimlerinden kısa süre önce 40 yaşına giren Robert Pattinson, özellikle dövüş sahnelerinde yaşını hissettiğini söylüyor.

Uzun süredir beklenen devam filminin çekimleri haziranda Londra'da başladı. Pattinson yeniden Kara Şövalye rolüyle kamera karşısına geçerken kadroya Scarlett Johansson ve Sebastian Stan gibi yeni isimler de katıldı.

GQ'ya konuşan Pattinson, "Batman'in devam filmi için yıl sonuna kadar Londra'dayım" dedikten sonra çekimlerle ilgili şunları söyledi:

Çekimler iyi gidiyor. Ancak dövüş sahnelerinde yaşımı kesinlikle hissediyorum. Kendi kendime, 'Tanrım, bu eskisinden belirgin biçimde daha zormuş' diyorum. Yine de çok eğlenceli. Filmin harika olacağını düşünüyorum. Gerçekten çok eğlenceli bir kadromuz var ancak bu süreç tam anlamıyla bir maraton.

Devam filmini yeniden Matt Reeves yönetiyor. Reeves, senaryoyu Mattson Tomlin'le birlikte kaleme aldı. Filmin konusuna ilişkin ayrıntılar ise henüz açıklanmadı.

The Batman 2 için ilk olarak 3 Ekim 2025 tarihi açıklanmıştı. Film daha sonra 2 Ekim 2026'ya, ardından 1 Ekim 2027'ye ertelendi.

Temmuzda filmin bir kez daha ertelendiği ve yeni vizyon tarihinin 18 Şubat 2028 olduğu açıklandı. Böylece iki filmin gösterimi arasında yaklaşık 6 yıllık bir süre olacak.

Kaynaklara göre filmin 2028'e ertelenmesi, yönetmen Reeves'e yapım sonrası süreçte ek zaman tanıyacak.

DC Studios Eş Başkanı ve CEO'su James Gunn, büyük bütçeli filmlerle devam yapımları arasında uzun süreler bulunmasının "son derece yaygın" olduğunu söyleyerek erteleme kararını savunmuştu.

Independent Türkçe, GQ, Variety