ABD'de otizm teşhisi 10 yılda üç katına çıktı

Otizm teşhisi konan vakalar 20'li yaşların sonlarıyla 30'lu yaşların başlarındaki yetişkinler arasında daha hızlı bir artış gösterdi.

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

ABD'de otizm teşhisi 10 yılda üç katına çıktı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

ABD genelinde otizm teşhisi oranları son yıllarda önemli ölçüde arttı ve 2011'le 2022 arasında neredeyse üç katına çıktı.

Çarşamba günü yayımlanan yeni bir analize göre, gelişimsel engellilik teşhisi konan kişi sayısı 10 yıl içinde yüzde 175 arttı.

Araştırmayı yöneten Kaiser Permanente'den Luke Grosvenor yaptığı açıklamada, "Evrensel gelişimsel taramanın iyileştirilmesi ve yaygınlaştırılması, bu çalışmada bulduğumuz tanı oranlarındaki artışın muhtemelen bir kısmını açıklıyor" dedi.

Oran artışlarının büyüklüğü ve yaş, cinsiyet, ırk ve etnik kökene göre değişkenlik göstermesi, gelişmiş tarama dışındaki faktörlerin de oran artışlarına katkıda bulunduğuna işaret ediyor.

Beyindeki farklılıklardan kaynaklanan otizm bozukluğunun erkek çocuklarda kızlara kıyasla yaklaşık 4 kat daha yaygın olduğu bildiriliyor. Son federal verilere göre yaklaşık 36 çocuktan 1'ine otizm teşhisi konuyor.

Bu sonuçlara ulaşmak için Grosvenor, Kaiser Permanente ve ülke çapındaki diğer sağlık araştırma tesislerindeki doktorlar, büyük sağlık sistemlerine kayıtlı 12 milyondan fazla hastanın verilerini kullandı. Çalışmaları JAMA Network Open adlı akademik dergide yayımlandı.

Otizm tanı oranının 5 ila 8 yaşındaki çocuklar arasında en yüksek olduğunu ve 2011'de 1000 kişi başına 2,3 iken 2022'de 6,3'e yükseldiğini tespit ettiler.

Öte yandan teşhislerdeki en büyük artışın genç yetişkinler, kadınlar ve kız çocukları arasında olduğu bildirildi. Kız çocuklarında yeni teşhisler yüzde 305, erkek çocuklarında teşhisler yüzde 185 arttı.

Araştırmanın yazarlarından Lisa Croen, "Otizm teşhisi konan kadın ve erkekler arasındaki uçurumun daraldığını görüyoruz" dedi.

Bu çok ilginç ama nedenini bilmiyoruz. Bu, gelecekteki araştırmaların keşfetmesi gereken bir yön.

Yetişkin kadınlarda, erkeklerde yüzde 215'lik artışa kıyasla teşhislerde yüzde 315'lik bir artış oldu. Bu durum, gelişmiş araçlar veya sosyal medyadaki genişletilmiş temsille ilgili kadınlarda otizm farkındalığının artmasından kaynaklanıyor olabilir.

Artış özellikle 26 ila 34 yaşındaki yetişkinlerde dikkat çekiciydi ve teşhislerde yüzde 450'lik bir artış görüldü.

Yazarlar, "Burada bildirilen oranların yetişkinlerde, özellikle de yaşlı kadın yetişkinlerde [teşhisin] gerçek yaygınlığını göstermeme ihtimali var, çünkü birçoğu çocuklukta taranmamış ve teşhis edilmemiş olabilir" diye yazdı.

Bununla birlikte bulgularımız ABD'deki otistik yetişkin nüfusunun artmaya devam edeceğini gösteriyor ve genişletilmiş sağlık hizmetlerine duyulan ihtiyacın altını çiziyor.

Irklara göre de farklılıklar bildirildi; teşhis oranları yerli çocuklar ve yetişkinler arasında en yüksek seviyede. Bunun nedeni, yerli topluluklarla belirli ruh sağlığı kaynak ağı konumları arasındaki yakınlık olabilir. Her ne kadar Amerikan Yerlileri veya Alaska Yerlileri arasında daha yüksek zihinsel ve fiziksel engellilik yaygınlığı bildirilmiş olsa da.

Siyah, Asyalı, Amerikan Yerlisi veya Alaska Yerlisi ve Hispanik çocuklar arasında artışlar beyaz çocuklara kıyasla daha fazla.

Çalışma, muhtemelen Kovid-19 salgınının yol açtığı sağlık hizmeti kesintileri nedeniyle 2020'de tanılarda artış olmadığını belirtti. Oranlar 2020'den sonra sıçradı ve 2021 ve 2022'de önceki yıllara göre daha yüksek oldu.

Raporda, "Bunun teşhis hizmetlerine artan erişimi mi yoksa teşhis yaygınlığındaki gerçek bir artışı mı yansıttığına dair daha fazla araştırma yapılması gerekiyor" dendi.

Independent Türkçe



Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
TT

Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)

Bir anarşist grup dün yaptığı açıklamada, cumartesi günü Kuzey İtalya'daki demiryolu altyapısına zarar vererek Kış Olimpiyatları'nın ilk gününde tren seferlerini aksattığını iddia etti.

Polis, cumartesi sabahı erken saatlerde farklı noktalarda üç ayrı olay yaşandığını ve özellikle Bologna çevresinde yüksek hızlı ve diğer tren seferlerinde iki buçuk saate varan gecikmelere neden olduğunu bildirdi. Olaylarda kimse yaralanmadı ve trenlerde hasar meydana gelmedi.

Anarşist grup, internette dolaşan açıklamada, Başbakan Georgia Meloni hükümetinin gösterilere yönelik baskısının sokak çatışmalarını "boşa" çıkardığını, bu nedenle başka protesto biçimleri bulmak zorunda kaldıklarını belirtti.

İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Bu nedenle, sonraki aşamalarda hayatta kalabilmek için gizli ve merkezi olmayan çatışma yöntemleri benimsemek, cepheleri genişletmek ve öz savunma ile sabotaja başvurmak gerekli görünmektedir."

Polis henüz açıklamayla ilgili bir yorum yapmadı. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, anarşist grubun peşine düşeceğine söz verdi. Aynı zamanda ulaştırma bakanı olan Salvini, X platformunda şunları yazdı: "Bu suçluları yakalamak ve nerede olurlarsa olsunlar ortadan kaldırmak, hapse atmak ve onları savunanlarla yüzleşmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız."

Anarşist grup, Olimpiyatları "milliyetçiliğin yüceltilmesi" olarak kınadı ve etkinliğin kalabalık kontrolü ve gözetim yöntemleri için bir "test alanı" sağladığını belirtti. Meloni, pazar günü protestocuları ve vandalları kınayarak, onları "İtalya'nın düşmanları" olarak nitelendirdi.


Hamaney: Protestolar, Amerika ve İsrail tarafından planlanan bir darbe girişimidir

Hamaney, devrimin yıldönümü vesilesiyle dün ayakta durarak televizyondan yaptığı konuşmada İran halkına hitap etti (Yüksek Liderin internet sitesi)
Hamaney, devrimin yıldönümü vesilesiyle dün ayakta durarak televizyondan yaptığı konuşmada İran halkına hitap etti (Yüksek Liderin internet sitesi)
TT

Hamaney: Protestolar, Amerika ve İsrail tarafından planlanan bir darbe girişimidir

Hamaney, devrimin yıldönümü vesilesiyle dün ayakta durarak televizyondan yaptığı konuşmada İran halkına hitap etti (Yüksek Liderin internet sitesi)
Hamaney, devrimin yıldönümü vesilesiyle dün ayakta durarak televizyondan yaptığı konuşmada İran halkına hitap etti (Yüksek Liderin internet sitesi)

İran'ın dini lideri Ali Hamaney, ülkedeki son protestoların Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail tarafından düzenlenen bir darbe girişimi olduğunu söyledi.

Televizyonda yayınlanan konuşmasında Hamaney, yaşananların "kendiliğinden gelişen protestolar değil, ülkenin yönetimindeki hassas noktaları hedef almak amacıyla yapılmış bir Amerikan-Siyonist komplosu" olduğunu ifade etti.

Hamaney'in konuşması, ocak ayındaki protestolar hakkındaki tutumları nedeniyle "Reform Cephesi" lideri Azer Mansuri'nin yanı sıra parlamenterler ve eski yetkililer de dahil olmak üzere önde gelen reformcu isimleri hedef alan bir gözaltı dalgasıyla eş zamanlı olarak geldi.

Diğer yandan, Ermenistan'ın başkenti Erivan'da konuşan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran'la yapılacak herhangi bir müzakerede "kırmızı çizgileri" belirleyecek "tek kişinin" Başkan Donald Trump olduğunu söyledi.


Çekya Başbakanı Babis: Ukrayna'da barışı Boris Johnson engelledi

Ateşkes görüşmelerine rağmen Ukrayna'nın güneyindeki cephe hattında çatışmalar sürüyor (AFP)
Ateşkes görüşmelerine rağmen Ukrayna'nın güneyindeki cephe hattında çatışmalar sürüyor (AFP)
TT

Çekya Başbakanı Babis: Ukrayna'da barışı Boris Johnson engelledi

Ateşkes görüşmelerine rağmen Ukrayna'nın güneyindeki cephe hattında çatışmalar sürüyor (AFP)
Ateşkes görüşmelerine rağmen Ukrayna'nın güneyindeki cephe hattında çatışmalar sürüyor (AFP)

Çekya Başbakanı Andrej Babis, Ukrayna savaşının daha ilk aylarda bitirilmemesinden eski Birleşik Krallık Başbakanı Boris Johnson'ı sorumlu tuttu. 

Ülkesinin TN.cz adlı internet sitesine cumartesi günü konuşan 71 yaşındaki politikacı, Mart 2022'de İstanbul'da başlatılan müzakereleri işaret etti. 

2019-2022'de Birleşik Krallık Başbakanı olan Boris Johnson'ın meseleye karışmasından önce Rusya ve Ukrayna'nın nihai anlaşmaya varmaya çok yaklaştığını savunarak şöyle dedi:

Aslında Nisan 2022'de anlaşma tamamlanmak üzereydi ama sonra Boris Johnson belirdi. Bu çatışmanın sürmesinden çıkarları vardı.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da önceki aylarda verdiği bir röportajda "Dönemin Birleşik Krallık Başbakanı Boris Johnson'ın talebi ve Avrupa'nın buna itirazsız bir şekilde rıza göstermesiyle, ki suç ortaklığı da yapmış olabilirler, İstanbul anlaşmaları bozuldu" ifadesini kullanmıştı. 

Babis, Donald Trump yönetiminin arabuluculuk çalışmalarından umutlu olduğunu belirtti:

Müzakereler yoğun. Savaşı bitirip Ukrayna için istikrarlı güvenlik güvenceleri yaratacakları uzun vadeli bir çözüme yaklaşıyorlar gibi görünüyor. Avrupa bunu Donald Trump olmadan beceremez.

2026, Washington, Kremlin ve Kiev arasındaki üçlü görüşmelerin hız kazandığı bir yıl oldu. 

Taraflar, Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) başkenti Abu Dabi'de iki tur müzakere gerçekleştirdi. 

Kapalı kapılar ardından gerçekleşen görüşmelere dair ayrıntı vermekten kaçınılıyor. 

İkinci turu perşembe günü düzenlenen görüşmelerde Kiev ve Kremlin, toplamda 314 savaş esirinin takası için anlaşmıştı. Ayrıca Washington ve Moskova arasında "acil askeri iletişim hattının" tekrar açılacağı bildirilmişti. 

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla Reuters'a konuşan güvenlik yetkilileri, ABD'nin martta ateşkes imzalanmasını hedeflediğini aktarıyor. 

ABD ve Ukrayna arasında yürütülen temaslarla belirlenen bu takvimin "fazla iddialı" olduğunu vurgulayan kaynaklar özellikle toprak tavizi ve güvenlik garantisi konularında henüz uzlaşı sağlanamadığına dikkat çekiyor. 

Rusya halihazırda Ukrayna topraklarının yaklaşık yüzde 20'sini kontrol ediyor. Bu topraklar arasında Donbas'ın sanayi merkezi Luhansk ve Donetsk'in büyük bir kısmıyla Zaporijya ve Herson'un bazı bölgeleri ve Kırım yer alıyor.

Independent Türkçe, RT, Reuters