Hayal gücünün sınırlarında: Okumanız gereken 10 bilim kurgu eseri

Bu yılki Booker Ödülü'nün Samantha Harvey'nin Orbital romanına verilmesiyle gözler bilimkurguya çevrildi. İşte türün sıradışı ve vurucu 10 örneği.

Bilimkurgu, hayal gücünün sınırlarını zorlayarak okurları yepyeni dünyalarla tanıştırıyor (Görsel Magic Studio/Canvas'la üretilmiştir)
Bilimkurgu, hayal gücünün sınırlarını zorlayarak okurları yepyeni dünyalarla tanıştırıyor (Görsel Magic Studio/Canvas'la üretilmiştir)
TT

Hayal gücünün sınırlarında: Okumanız gereken 10 bilim kurgu eseri

Bilimkurgu, hayal gücünün sınırlarını zorlayarak okurları yepyeni dünyalarla tanıştırıyor (Görsel Magic Studio/Canvas'la üretilmiştir)
Bilimkurgu, hayal gücünün sınırlarını zorlayarak okurları yepyeni dünyalarla tanıştırıyor (Görsel Magic Studio/Canvas'la üretilmiştir)

Birleşik Krallık'ın en prestijli edebiyat ödüllerinden Booker Ödülü, bu yıl Britanyalı yazar Samantha Harvey'nin Orbital romanına verildi. Uluslararası Uzay İstasyonu'ndaki 6 astronotun 24 saatini anlatan bilimkurgu eseri, İş Bankası Yayınları etiketiyle yakında raflardaki yerini alacak.

Bu vesileyle Minerva'nın Baykuşu bu hafta hayal gücünün derinliklerine doğru kanat çırpıyor. Bilimkurgu dünyası, ütopyaların nasıl distopyaya dönüşebileceğini, insan ruhunun baskıya karşı direnişini ve geleceğe dair olasılıkların sınırsızlığını gözler önüne seriyor. Geçmişi ve geleceği harmanlayan bu evrende, hayal gücünün sınırlarını keşfedeceğiniz 10 etkileyici eseri sizin için seçtik.

Frank Herbert - Dune

Amerikalı gazeteci ve yazar Frank Herbert, felsefe, siyaset, dinler tarihi, etik ve ekoloji gibi birçok farklı alandan çeşitli soru ve temaları ustalıkla bir araya getirdiği Dune serisiyle bilimkurgu tarihine adını yazdırdı. 1965'te yayımlanan Dune, aynı yıl Nebula Ödülü'nü, bir sonraki yıl da prestijli Hugo Ödülü'nü kazandı. 
 

ASCDVF
Frank Herbert, Dune'u yazarken Oregon eyaletindeki kum tepeleriyle ilgili yaptığı incelemelerden de faydalandı (Wikimedia/İthaki Yayınları)

Dune, güçlü hanedanların teknoloji, ticaret ve siyaset alanlarında üstünlüğü ele geçirmek için birbiriyle mücadele ettiği galaksilerarası bir feodal toplumu anlatıyor. Hikayenin merkezindeyse devasa kum solucanları ve değerli baharat kaynağını içeren Arrakis gezegeni yer alıyor.

Dune'u 5 roman daha takip etti fakat Herbert'ün 7. romanı kaleme alırken 1986'da  65 yaşında hayatını kaybetmesiyle seri yarım kaldı.

David Lynch'in romanla aynı adı taşıyan 1984 tarihli beyazperde uyarlaması, ilk çıktığı dönemde gişede başarı yakalayamasa da sonradan kült statüsüne ulaştı. Denis Villeneuve de 2021'deki Dune: Çöl Gezegeni ve bu yıl vizyona giren Dune: Çöl Gezegeni Bölüm İki'yle ilk romanı iki farklı yapımla uyarladı. 

Frank Herbert - Dune
İngilizceden çeviren: Dost Körpe, 712 s., 2015, İthaki Yayınları

 

Yevgeni İvanoviç Zamyatin - Biz

Rus edebiyatında bilimkurgu türü Sovyetler Birliği döneminde altın çağını yaşadı. George Orwell, Aldous Huxley ve Ursula K. Le Guin gibi büyük yazarlara ilham kaynağı olan Yevgeni İvanoviç Zamyatin'in Biz'i türün mihenk taşlarından.
 

XC
Yevgeni Zamyatin, Rus edebiyatının devlerinden Maksim Gorki'nin yakın çevresindendi (Can Yayınları)

Sansür nedeniyle 1924'te ilk olarak ABD'de İngilizce yayımlanan romanın Sovyetler Birliği'nde basılması 1988'i buldu. Ütopyaların karanlık tarafına dair geleceğe gönderilen bir uyarı niteliğindeki Biz, insanların tek tip giyindiği, adları yerine numaralarla anıldığı ve kendi tutkularını bile belirli bir zaman çizelgesine göre yaşamak zorunda kaldığı bir distopya.

Romanda hepimize yakın gelecek bu karanlık dünyayı, Tek Devlet'in diğer gezegenlere ulaşmak için inşa ettiği uzay aracının başmühendisi D-503'ün gözünden görüyoruz.

Yevgeni Zamyatin - Biz
Rusçadan çeviren: Eyüp Karakuş, 256 s., 2023, Can Yayınları

 

George Orwell - 1984

Hindistan doğumlu Britanyalı romancı George Orwell, 1984 ve Hayvan Çiftliği gibi romanlarıyla bilimkurgu ve distopya türünü bambaşka bir seviyeye taşıdı. 

1949'da yayımlanan roman, bürokrasi ve kurumlardan insanlar arası ilişkilere, iletişime ve gündelik dile kadar hayatın her alanına nüfuz eden totaliter bir dünya düzenini resmediyor. 
 

WEDFVFR
George Orwell'ın başyapıtı 1984'te Parti, "Savaş barıştır. Kölelik özgürlüktür. Cahillik güçtür" propagandasıyla akıllara kazındı (Can Yayınları)

Orwell, bu romanında sadece Büyük Birader ve Parti'nin kurduğu baskı rejimini değil, aynı zamanda "çiftdüşün" propagandasıyla insanların uyum sağlama ve statü kazanma uğruna taban tabana zıt görüşlere inanmaya nasıl hazır olduğunu gözler önüne seriyor.

George Orwell - 1984
İngilizceden çeviren: Celal Üster, 352 s., 2024, Can Yayınları

 

Aldous Huxley - Cesur Yeni Dünya

Amerikalı yazar Aldous Huxley'nin Cesur Yeni Dünya'sı, Orwell'ın eserleriyle birlikte bilimkurgu türünde distopya hikayelerinin belkemiğini oluşturuyor. 

26. yüzyıl Britanya'sında geçen hikayedeki otomatikleşmiş toplumun takvimi, Henry Ford'un montaj bandında seri üretimi başlatmasını milat alıyor. 
 

CSD
Aldous Huxley, kanser tedavisi görürken ütopya türündeki Ada'yı kaleme aldı (İthaki Yayınları/Yale Üniversitesi)

1932'de yayımlanan roman, üreme ve uyku teknolojilerinden psikolojik manipülasyon ve şartlandırmaya kadar birçok yöntemle baştan aşağı mekanikleştirilmiş bir yaşamı gösteriyor. 

Eğitim, refah, toplumsal düzen ve ekonomik büyümenin gündemden düşmediği bir dönemde tekrar tekrar okunması gereken bir başyapıt.

Aldous Huxley - Cesur Yeni Dünya
İngilizceden çeviren: Ümit Tosun, 272 s., 2015, İthaki Yayınları

 

Arkadi ve Boris Strugatski - Uzayda Piknik

Sovyetler döneminin bilimkurgu ustalarından Arkadi Strugatski ve Boris Natanoviç Strugatski, kışkırtıcı ve eleştirel romanlarıyla tanınıyor. 

Amerikan bilimkurgu yazarlarının tekno-ütopyacılığından ve kolonileştirme fantezilerinden uzak duran Strugatski kardeşlerin Uzayda Piknik'i, uzaylıların Dünya'ya yaptığı ziyaret sonrasında arkasında "atıklarını" bırakmasıyla yaşananları konu ediniyor. 
 

DSVFR
Strugatski kardeşlerin romanı, 2007'de piyasaya çıkan S.T.A.L.K.E.R. oyununa da ilham oldu (İthaki Yayınları / TASS)

Tüm dünyada gizem yaratan bu atıkların bulunduğu yerler "Bölge" diye adlandırılarak karantinaya alınır. Ana karakter Redrick Schuhart ise bu yasaklı yerlere girip atıkları kaçırarak satan bir iz sürücüdür (stalker).

Andrey Tarkovski'nin 1979'de yayımlanan Stalker'ı (İz Sürücü) da bu eserden yola çıkılarak çekilmişti. Efsanevi filmin senaryosunu Strugatski kardeşler yazmıştı. 

Arkadi ve Boris Strugatski - Uzayda Piknik
Rusçadan çeviren: Hazal Yalın, 200 s., 2018, İthaki Yayınları

 

Ray Bradbury - Mars Yıllıkları

Amerikalı yazar Ray Bradbury'yi, kitapların yasaklanıp yakıldığı distopik Fahrenheit 451'le tanıyoruz. Ancak yazarın usta öykücülüğünü konuşturduğu Mars Yıllıkları da kesinlikle okumanız gereken bilimkurgu şaheserlerinden. 
 

CDVF
Ray Bradbury, 2012'de 91 yaşında hayatını yitirdi (İthaki Yayınları/AP)

Fahrenheit 451'den üç yıl önce 1950'de yayımlanan roman, yazarın farklı dönemlerde yayımladığı ve birbirine eklemlenen kısa öykülerden oluşuyor. 

Kitabı hazırlarken öyküleri tekrar gözden geçiren Bradbury, nükleer savaş sonrası harabeye dönmüş Dünya'yı terk edip Mars'a yerleşmeye başlayan Amerikalı kolonilerin yaşadıklarını anlatıyor.

Ray Bradbury - Mars Yıllıkları
İngilizceden çeviren: Barış Emre Alkım Yalın, 312 s., 2018, İthaki Yayınları

 

Robert Heinlein - Yaban Diyarlarda Yabancı

Robert Anson Heinlein'ın Yaban Diyarlarda Yabancı'sı, bilindik Mars'ta yaşam hikayelerini tersten kurarak, Kızıl Gezegen'de büyümüş Valentine Michael Smith'in gençken Dünya'ya gelişini konu ediniyor.
 

XSDVFBGTH
Robert Heinlein, ana akım gazete ve dergilerde hikayeleri yayımlanan ilk bilimkurgu yazarlarındandı (İthaki Yayınları)

Amerikalı yazarın 1961'de piyasaya sürülen roman, Smith'in Dünyalıların kültürüyle etkileşimleri üzerinden din, ekonomi ve siyaset gibi konuları eleştirel bir perspektiften ele alıyor. 

Çıktıktan bir yıl sonra prestijli Hugo Ödülü'nü kazanan Yaban Diyarlarda Yabancı, aynı zamanda New York Times Çok Satanlar Listesi'ne giren ilk bilimkurgu olmuştu.

Robert Heinlein - Yaban Diyarlarda Yabancı
İngilizceden çeviren: Kağan Çam, 712 s., 2018, İthaki Yayınları

 

William Gibson - Neuromancer

William Gibson, Neuromancer'la bilimkurgunun bir alt türü olan siberpunk'ı neredeyse tek başına yarattı.

Amerikalı yazarın 1984'te yayımlanan çıkış romanı, Nebula, Hugo ve Philip K. Dick ödüllerinin hepsini alan tek bilimkurgu kitabı. 
 

XF
Apple TV+, William Gibson'ın Neuromancer'ını 10 bölümlük bir diziye dönüştürecek (İthaki Yayınları)

Japonya'nın Çiba şehrinde geçen hikayede eski bir bilgisayar korsanının peşine takılıyoruz. İşlediği bir suçtan ötürü, "matrix" diye adlandırılan sanal gerçeklik veritabanıyla bağlantısı kopan Henry Dorsett Case, bir teknoloji distopyası içinde Çiba'nın karanlık yeraltı dünyasında yönünü bulmaya çalışıyor.

Hikaye ilerledikçe siberuzayda yaşamın nasıl bir şey olabileceğine dair çarpıcı bir tabloyla karşılaşıyoruz.

William Gibson - Neuromancer
İngilizceden çeviren: N. Can Kantarcı, 336 s., 2023, İthaki Yayınları

 

Philip K. Dick - Androidler Elektrikli Koyun Düşler Mi?

Kariyeri boyunca 44 roman ve 121 hikaye kaleme alan Philip Kindred Dick, 20. yüzyıl bilimkurgu yazarları arasında büyük yere sahip.

Androidler Elektrikli Koyun Düşler Mi?, okuru kıyamet sonrası San Francisco'ya götürüyor. Android avcısı Rick Deckard'ın peşine takılıp, neredeyse hiçbir hayvanın ya da doğal yaşam alanının kalmadığı bir teknoloji çölüne gidiyoruz. 
 

DVFDV
Uzun yıllar bağımlılıkla mücadele eden Philip K. Dick, iki kez intihar teşebbüsünde bulunmuştu (@larwoolf/Twitter/İthaki Yayınları)

Roman, yapay zekanın dünyayı ele geçireceğine dair paranoyanın yeniden kuvvetlendiği bu dönemde, makine ve insanlar arasındaki fark ve empati kapasitemiz üzerine yeniden düşünme imkanı sunuyor. 

Ridley Scott, kitaptan ilham alarak 1982'de Bıçak Sırtını çekti. Başrolünde Harrison Ford'un oynadığı bilimkurgu efsanesinin devamı, yönetmen koltuğunda Denis Villeneuve'ün oturduğu 2017 çıkışlı Blade Runner 2049: Bıçak Sırtı'yla geldi. 

Philip K. Dick - Androidler Elektrikli Koyun Düşler Mi?
İngilizceden çeviren: Nur Yener, 260 s., 2019, Alfa Yayınları

 

Ursula K. Le Guin - Mülksüzler 

Amerikalı yazar Ursula Krober Le Guin, özgün eserleriyle bilimkurgu tarihinin en önemli yazarlarından. 
 

FD
Ursula K. Le Guin, kariyeri boyunca 20 roman ve 100'den fazla hikaye yazdı (Metis Yayınları/Eileen Gunn)

Kapitalizm, bireycilik, anarşizm, devrim ve ütopya gibi temalar etrafında şekillenen Mülksüzler, 1974'te yayımlandığında türün prestijli ödüllerinden Hugo, Nebula ve Locus'un üçünü de kazanan nadir eserlerden biri oldu. 

Le Guin'in antropolog ebeveynleri Alfred Kroeber ve Theodora Kroeber, "atom bombasının babası" diye tanınan Robert Oppenheimer'ın yakın arkadaşıydı. 

Yazar, "Anarres" ve "Urras" adlı ikili dünya sisteminde geçen hikayenin ana kahramanı Shevek'i, Oppenheimer'ı model alarak oluşturduğunu söylemişti. 

Ursula K. Le Guin - Mülksüzler 
İngilizceden çeviren: Levent Mollamustafaoğlu, 344 s., 2024, Metis Yayınları

Bilimkurgu uçsuz bucaksız bir evren, tüm yapıtları hakkını vererek bir araya getirmek mümkün değil. Arthur C. Clarke'ın 2001: Bir Uzay Destanı, Isaac Asimov'un Robot ve Vakıf serisi, H.G. Wells'in yapıtları ve daha birçok ünlü eser de kesinlikle okunması gereken klasikler arasında.  

Burada yer verdiğimiz ve veremediğimiz tüm yapıtların ortak yanı bir umut düşüncesi. Peki gerçekliğin açmazlarını ufukta umudu koruyarak nasıl düşünebiliriz?

Belki de "Gerçekliği olumsuzladığı için ondan kopmuş olan umut, sonuçta hakikatin görünmek için büründüğü tek biçimdir. Umut olmasaydı, hakikat fikrinin düşünülmesi bile imkansızlaşırdı" diyen Adorno'ya kulak verebiliriz.

Umut bizi çevreleyen gerçekliği olumsuzladığı, olasılıklara göz kırparak şimdiyi bir nevi askıya aldığı ölçüde başka bir hayatın imkanı üzerine düşünmeyi mümkün kılıyor. 



Taylor Swift'in eşi Travis Kelce saadet zinciri kurbanı oldu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Taylor Swift'in eşi Travis Kelce saadet zinciri kurbanı oldu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

ABD'nin Missouri eyaletinde bir savcı, Amerkian futbolu takımı Kansas City Chiefs’in iç açık oyuncusu Travis Kelce'nin yatırımcıları 35 milyon dolardan fazla dolandıran bir saadet zincirinin kurbanlarından biri olduğunu açıkladı.

Savcı, Kelce'nin adını salı günü, 11 yıl hapis cezasına çarptırılan 38 yaşındaki Siddharth Jawahar'ın ceza duruşması sırasında gündeme getirdi.

ABD Missouri Doğu Bölgesi Savcılığı'na göre Jawahar, ocak ayında St. Louis'deki ABD Bölge Mahkemesi'nde elektronik yollarla dolandırıcılık davasında üç ayrı suçlamayı kabul etmişti.

Mahkeme ayrıca Jawahar'ın toplam 31,35 milyon dolar tutarında tazminat ödemesine hükmetti.

Yerel televizyon kanalı KMOV, savcının Kelce'den bahsetmesine rağmen oyuncunun olaya dahliyle ilgili herhangi bir ek açıklama yapılmadığını bildirdi. Kelce'nin şirkete ne zaman ve ne kadar para yatırdığı belirsizliğini koruyor.

ABD Savcılığı tarafından yayımlanan basın bülteninde, Jawahar'ın 2015'te müşterilerden para toplamaya başlayan Teksas merkezli yatırım şirketi Swiftarc Capital LLC'yi yönettiği belirtildi.

Jawahar, gelen tüm sermayeyi tek bir varlığa yönlendirdi ve bu varlığın değeri daha sonra düşmüştü. Zararları açıklamak yerine, daha yeni yatırımcılardan topladığı sermayeyi eski yatırımcılara ödeme yapmak için kullanarak ve fonların kâr getirdiğini iddia ederek yatırımcıları yanıltmıştı.

Buna ek olarak Jawahar müşteri fonlarını, savcıların özel jetler, lüks konutlar, üst düzey restoranlarda yemekler ve seçkin özel kulüp üyeliklerini içeren "şatafatlı bir yaşam tarzı" diye tanımladığı harcamaları finanse etmek için kullanmıştı.

Açıklanan bilgilere göre Jawahar, Temmuz 2016'yla Aralık 2023 arasında 35 milyon dolardan fazla para topladı ancak aslında bunun sadece yaklaşık 10 milyon dolarlık kısmını yatırıma dönüştürdü.

36 yaşındaki Kelce'nin bu dolandırıcılık girişimine kanan tek profesyonel sporcu olması pek muhtemel görünmüyor.

Forbes'ta 2021'de yayımlanan ve NBA oyuncusu Gary Harris'in genişleyen finansal portföyünü ele alan bir makalede, Harris'in yatırımlarına dair çeşitli ifadelerine yer verilmişti; bu yatırımlar arasında Swiftarc Ventures Labs de bulunuyordu.

Jawahar bu şirketin kurucu ve yönetici ortağıydı ve Harris, Jawahar sayesinde ne kadar çok şey öğrendiğini anlatmıştı.

Aynı Forbes makalesi, fona yatırım yapan diğer sporculara da değinerek Kelce'yi basketbolcular Mason Plumlee ve Tim Hardaway Jr.'la birlikte öne çıkarmıştı.

Spotrac verileri Kelce, Hardaway ve Harris'in her birinin kariyer kazancının 111 milyon doların üzerinde olduğunu gösteriyor.

Kelce, temmuzda Forbes'a göre düğün günlerinde net serveti 2,1 milyar dolar olan pop yıldızı Taylor Swift'le dünyaevine girdi.

Independent Türkçe


Netflix'in Stanford Hapishane Deneyi programı tepki çekti

2016 tarihli film, Philip Zimbardo'nun Kaliforniya'daki Stanford Üniversitesi’nde 1971'de yürüttüğü meşhur projenin, katılımcılar üzerinde nasıl yıkıcı bir etki yarattığını gösteriyor (IFC Films)
2016 tarihli film, Philip Zimbardo'nun Kaliforniya'daki Stanford Üniversitesi’nde 1971'de yürüttüğü meşhur projenin, katılımcılar üzerinde nasıl yıkıcı bir etki yarattığını gösteriyor (IFC Films)
TT

Netflix'in Stanford Hapishane Deneyi programı tepki çekti

2016 tarihli film, Philip Zimbardo'nun Kaliforniya'daki Stanford Üniversitesi’nde 1971'de yürüttüğü meşhur projenin, katılımcılar üzerinde nasıl yıkıcı bir etki yarattığını gösteriyor (IFC Films)
2016 tarihli film, Philip Zimbardo'nun Kaliforniya'daki Stanford Üniversitesi’nde 1971'de yürüttüğü meşhur projenin, katılımcılar üzerinde nasıl yıkıcı bir etki yarattığını gösteriyor (IFC Films)

Netflix, kötü şöhretli Stanford Hapishane Deneyi'ni konu alan bir realite dizisi yapımına onay verdiği yönündeki haberlerin ardından internette tartışmaların fitilini ateşledi.

The New Stanford Prison Experiment (Yeni Stanford Hapishane Deneyi) adlı programın, 45 dakikalık 6 bölümle 21 Ekim'de gösterime gireceği bildiriliyor.

Variety'nin elde ettiği resmi özette "30 gönüllü katılımcı gerçek bir hapishaneye giriyor ve gardiyan ya da mahkum olarak rastgele atanıyor" diye yazıyor.

Güç, hiyerarşi ve kontrol sisteminin içine itilen katılımcılar, sıradan insanların kendilerine verilen rollere kaçınılmaz olarak uyum mu sağladığını, yoksa empati, ahlak ve bireyselliğin onları ters yönde iten güçlere karşı direndiğini mi keşfedecek. Baskı arttıkça ve güç dengesi değişmeye başladıkça, asıl soru her zamankinden daha acil hale geliyor: Güç, yozlaştırır mı?

The Independent cevap hakkı için Netflix'le temasa geçti.

X'te kullanıcılar, Netflix'in bu deneyi yeniden hayata geçireceği haberlerine inanamadı. Deney, gardiyan rolünü üstlenen öğrencilerin psikolojik istismarda bulunmaya başlaması, mahkum rolünü üstlenenlerin ise kaygılı, depresif ve öfkeli hissetmesi nedeniyle sadece 6 gün sonra bırakılmıştı.

Variety'nin haberine yanıt veren bir kişi "Affedersiniz ama NE? Cidden ne oluyor???" diye yazdı.

Başka biri de "Gerçekliğimiz hiç bitmeyen bir parodi ve üstelik komik bile değil" ifadelerini kullandı.

"Netflix, Squid Game'den tamamen YANLIŞ dersler çıkardı" diye ekleyen üçüncü bir kişi, paraya sıkışmış yarışmacıları hayatlarını değiştirecek bir nakit ödül için ölümcül oyunlarda yarışmaya zorlayan bir grup eliti konu alan, platformun sevilen Güney Kore dizisine atıf yaptı.

Dördüncü bir kullanıcı ise "İlkinden ders almadık mı yoksa..." diye yazdı.

1971'de yapılan kötü şöhretli hapishane araştırmasında, Dr. Philip Zimbardo ve bir grup lisansüstü öğrencisi, Stanford kampüsündeki bir binanın bodrum katında kurulan sahte bir hapishanede iki hafta geçirmeleri için üniversite çağında bir grup erkek seçmişti.

Ofisler hapishane hücrelerine, koridor avluya dönüştürülmüş, hademe dolabı da "tecrit hücresi" olarak kullanılmıştı.

Billy Crudup'un Zimbardo rolünü üstlendiği 2016 yapımı bir dram filmi, işlerin ne kadar ters gittiğini boğucu detaylarla gözler önüne sermişti. Gardiyan olarak rastgele seçilen normal, iyi eğitimli öğrencilerin bazıları kısa süre içinde, mahkumlara psikolojik işkence etmekten zevk almaya başlamıştı.

Diğerleri ise iş arkadaşlarının mahkumları cinsel olarak aşağılamasına, uykusuz bırakmasına, kovalara dışkılamaya zorlamasına ve daha birçok şeye seyirci kalmıştı.

Zimbardo, müdür rolünü üstlendiği, yani artık tarafsız bir gözlemci olmaktan çıkıp çalışmanın aktif bir katılımcısı haline geldiği için eleştirilmişti.

Daha sonra Zimbardo, projeye katılan lisansüstü öğrencilerinden biriyle birlikte, "Araştırmamızın sonucu şoke edici ve beklenmedikti" diye yazmıştı.

Stanford Üniversitesi yaptığı açıklamada, bu deneyin günümüzde psikoloji derslerinde kötülüğün psikolojisini ve insan deneklerle yapılan psikolojik araştırmaların etik boyutunu incelemek için kullanıldığını belirtiyor.

2016'da The Independent'a konuşan Zimbardo, "Böyle bir araştırma bir daha asla yapılamaz" demişti. 

İnsan deneklerle ilgili kurullar aşırı uç noktalara varmış durumda. Araştırmalarda katılımcılara aşırı stres yükleyecek hiçbir şey yapılmıyor. Bu durum, insan doğasıyla ilgili pek çok önemli soruyu dışarıda bırakıyor.

Independent Türkçe


Da Vinci imzalı tablonun gerçekliği lazerle belirlendi

Roma İmparatoru Domitianus'u tasvir eden tablo, Raman spektroskopisi yöntemiyle analiz edildi (Uppsala Üniversitesi)
Roma İmparatoru Domitianus'u tasvir eden tablo, Raman spektroskopisi yöntemiyle analiz edildi (Uppsala Üniversitesi)
TT

Da Vinci imzalı tablonun gerçekliği lazerle belirlendi

Roma İmparatoru Domitianus'u tasvir eden tablo, Raman spektroskopisi yöntemiyle analiz edildi (Uppsala Üniversitesi)
Roma İmparatoru Domitianus'u tasvir eden tablo, Raman spektroskopisi yöntemiyle analiz edildi (Uppsala Üniversitesi)

Bilim insanları, Rönesans dönemi dahisi Leonardo da Vinci tarafından yapılmış olması muhtemel bir tablodaki pigmentleri incelemek üzere lazer teknolojisini kullandı ve bu ileri teknolojinin, tarihi sanat eserlerinin sahte olup olmadığını belirlemede etkili bir araç olabileceğini belirtti.

Keşfi gerçekleştiren Uppsala Üniversitesi araştırmacıları, üzerinde "L daVinci" imzası bulunan ve Roma İmparatoru Domitianus'u tasvir eden bu tarihi tablonun, Rönesans döneminde kullanılan malzemelerle uyumlu olduğunu ifade ediyor.

Eser ilk olarak 1928 ve 1929'da Londra'daki Christie's müzayede evinde satışa sunulmuş ve o dönemde Rönesans ressamı Titian'a atfedilmişti.

Ancak daha sonra yapılan analizlerde, tablonun üzerinde "L daVinci" yazan bir imza ve hemen ardından Latince "resmetti" anlamına gelen "pinxit" olduğu düşünülen bir sözcük tespit edildi.

Materials Today Advances adlı akademik dergide yayımlanan çalışmanın yazarlarından Jakob Thyr, "Leonardo da Vinci tarafından yapılmış olabilecek bir eser üzerinde çalışmak doğal olarak heyecan vericiydi. Üstelik imza, fark edilmesi zor bir konumdaydı" dedi.

Dr. Thyr durumu şöyle açıkladı:

Arka planla olan kontrastı düşük, imza ancak tablo doğru açıdan ışıklandırıldığında görünür hale geliyor.

Araştırmacılar, çalışmada Raman Spektroskopisi adı verilen bir teknik kullanarak tablodaki malzemelerin kimyasal ve yapısal özelliklerini incelemek üzere lazer ışığından yararlandı.

Hangi pigmentlerin kullanıldığını belirlemek amacıyla tablonun farklı bölgelerinden alınan küçük numuneler mikroskop altında da incelendi.

Toplam 13 farklı pigment tespit edildi. Bunlardan 12'si Orta Çağ veya Rönesans döneminde kullanılan geleneksel pigmentlerdi ve dolayısıyla Leonardo da Vinci'yle Titian'ın yaşadığı dönemde mevcuttu.

İmzadaki siyah pigment, antik çağlardan beri kullanılan karbon siyahıydı.

Ancak tespit edilen pigmentlerden biri, 18. yüzyılın başlarına kadar üretilmemiş sentetik bir pigment olan Prusya mavisiydi. Bu da sözkonusu pigmentin Leonardo da Vinci veya Titian'ın yaşadığı dönemde uygulanmış olamayacağı anlamına geliyordu.

sdfrgth
Prusya mavisi ve Prusya yeşilinin optik özellikleri (Materials Today Advances, 2026

Araştırmacılar, Prusya mavisinin tabloya daha sonraki bir restorasyon veya rötuş sırasında eklenmiş olabileceğini düşünüyor.

Tablonun röntgen görüntüleri, Prusya mavisi tespit edilen bölgelerden birinde değişiklik yapıldığına dair izler de ortaya koydu.

Dr. Thyr, "Tablolarda rötuş yapılması çok yaygın bir durum. Dolayısıyla sayılı bölgede yeni pigmentlere rastlanması, tablonun mutlaka sahte olduğu anlamına gelmez" dedi.

"Daha sonraki bir tarihte onarımlar yapılmış veya tablonun bazı kısımlarına rötuş uygulanmış olabilir" diye ekledi.

Bununla birlikte malzeme analizi tek başına tabloyu kimin yaptığını kesin biçimde belirlemeye yetmedi.

Ancak bu çalışma, malzeme biliminden elde edilen analitik yöntemlerin sanat eserlerine ve arkeolojik buluntulara nasıl uygulanabileceğini gösterdi.

Dr. Thyr, "Gelecekte bu tür analizlerin giderek daha yaygın hale geleceğine inanıyorum" dedi.

Independent Türkçe