Hochstein Beyrut'ta: Hizbullah ABD'nin ateşkes teklifini kabul etti

İsrail'in hiçbir uyarı yapmadan Beyrut'un güney banliyösünde düzenlediği hava saldırısı yaralanmalara ve maddi hasara yol açtı

Hochstein Beyrut Uluslararası Havaalanı’na gelişi sırasında (NNA)
Hochstein Beyrut Uluslararası Havaalanı’na gelişi sırasında (NNA)
TT

Hochstein Beyrut'ta: Hizbullah ABD'nin ateşkes teklifini kabul etti

Hochstein Beyrut Uluslararası Havaalanı’na gelişi sırasında (NNA)
Hochstein Beyrut Uluslararası Havaalanı’na gelişi sırasında (NNA)

Lübnan resmi ajansı NNA, ABD Başkanı Joe Biden'ın Kıdemli Danışmanı Amos Hochstein’ın Hizbullah ile İsrail arasında ateşkes sağlanması çabaları çerçevesinde bu sabah Beyrut'a geldiğini bildirdi.

NNA, Hochstein’ın çantalarının havaalanında izlenen prosedürlere uygun olarak kapsamlı bir aramaya tabi tutulduğunu da aktardı.

Gerilim tırmandı

İsrail ordusu Lübnan’da askeri gerilim devam ederken bugün sabah saatlerinde Beyrut'un güney banliyölerine, bölge sakinlerini tahliye etmeleri için önceden uyarıda bulunmadan bir hava saldırısı düzenledi.

Lübnan basını, Dahiye'deki Şiyah bölgesinde bir binayı hedef alan hava saldırısının çok sayıda kişinin yaralanmasına neden olduğunu bildirdi.

NNA, İsrail ordusunun silahlı insansız hava aracı (SİHA) ile bu sabah Şiyah bölgesinde 4 katlı bir binayı hedef aldığını, saldırı sonucu binanın yıkıldığını, çok sayıda yaralı olduğunu ve çok sayıda insanın enkaz altında kaldığı aktardı.

ABD'nin ateşkes teklifi

Öte yandan diplomatik düzeydeki gelişmeler çerçevesinde Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri'nin yardımcısı Ali Hasan Halil dün, Reuters'a yaptığı açıklamada, Lübnan ve Hizbullah'ın ABD'nin İsrail ile ateşkes teklifini içerik hakkında bazı yorumlarla birlikte kabul ettiğini söyledi. ABD’nin bu çabasını, çatışmaları sona erdirmek için şimdiye kadar gösterilen en ciddi çaba olarak nitelendiren Lübnanlı yetkili, ülkesinin teklife yönelik yazılı cevabını ABD'nin Beyrut Büyükelçisine ilettiğini açıkladı.

Konuyla ilgili İsrail'den herhangi bir yorum yapılmazken Hizbullah, Berri'nin ateşkesi müzakere etmesini kabul etti.

Lübnan'ın kağıt üzerindeki notlarını olumlu bir atmosferde teslim ettiğini belirten Halil, daha fazla detay vermekten kaçındı. Halil, söz konusu notların Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 1701 sayılı kararına tüm yönleriyle sıkı sıkıya bağlılıklarının bir teyidi olduğunu da sözlerine ekledi.

BMGK’nın 1701 sayılı kararı, Hizbullah ile İsrail arasında 2006 yılında yaşanan bir önceki savaşı sona erdirmişti.

Kararın maddeleri, Hizbullah'ın Lübnan-İsrail sınırı ile sınırın yaklaşık 30 kilometre kuzeyindeki Litani Nehri arasındaki bölgede silahlı varlık göstermemesini öngörüyor.

Bu girişimin başarısının artık İsrail'e bağlı olduğunu söyleyen Halil, “Eğer İsrail çözüm istemiyorsa ortaya 100 sorun atabilir” yorumunda bulundu.

İsrail uzun süredir 1701 sayılı BMGK kararının, sınırda Hizbullah üyeleri ve silahlarının bulunması nedeniyle gerektiği gibi uygulanmadığını savunuyor. Lübnan ise İsrail'i hava sahasında uçan savaş uçakları da dahil olmak üzere ihlallerde bulunmakla suçluyor.

zxc
Hochstein Beyrut Uluslararası Havaalanı’na gelişi sırasında (NNA)

Lübnan'dan düzenlenen roketli saldırı sonrası Ramat Gan'da hasar gören bir binanın önünde duran İsrail güvenlik güçleri (AFP)

İsrail'in Beyrut ve Hizbullah'ın güney banliyölerine yönelik artan bombardımanına atıfla ‘üzerimizde baskı kurmak için müzakereleri saldırılar devam ederken sürdürmeye çalıştığını’ söyleyen Halil, “Bu durum bizim ne tutumumuzu ne de inançlarımızı değiştirir” dedi.

Tel Aviv'deki askeri noktalara “saldırı”

Hizbullah, dün akşam Tel Aviv'deki askeri hedeflere SİHA ile saldırı düzenlediğini açıklarken, İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, şehrin dış mahallelerinde saldırı sonucu beş kişinin yaralandığını bildirdi. Hizbullah tarafından yapılan açıklamada “Tel Aviv kentindeki -daha sonra açıklanacak- hassas askeri noktalara nitelikli insansız hava araçlarından oluşan bir filo ile hava saldırısı düzenlediğini” söyledi. Hizbullah’ın yazılı olarak yapılan açıklamada, Tel Aviv’deki -daha sonra açıklanacak- hassas askeri noktalara SİHA filosuyla hava saldırısı düzenlendiği belirtildi.

 Kızıl Davut Yıldızı ve İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamalara göre dün akşam geç saatlerde Tel Aviv'in dış mahallelerinde Lübnan'dan düzenlenen roketli saldırı sonucunda biri ağır yaralı bir kadın olmak üzere beş kişi yaralandı.

İsrail ordusu, saldırıdan önce Tel Aviv'de ve İsrail'in orta kesimlerinde birkaç şehirde hava saldırısına karşı uyarı sirenlerinin çaldığını aktardı. İsrail ordusunun Arapça sözcüsü olan Avichay Adraee, Ramat Gan'daki olay mahallinde güvenlik güçleri tarafından yapılan ön incelemede, savunma sistemi tarafından vurularak düşürülen füzenin parçalarının bulunduğunu söyledi.

Adraee, yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Ön incelemeler, hava savunma sistemlerinin Lübnan'dan yüksek irtifadan fırlatılan karadan karaya bir füzeyi vurduğunu ve birkaç parçaya ayırmayı başardığını gösteriyor.”

İsrail ordusuna göre Hizbullah dün, Lübnan'dan İsrail'in kuzeyine yaklaşık 100 top mermisiyle saldırı düzenlerken İsrail Hava Kuvvetleri, Beyrut'u hedef almaya devam etti.

Beyrut’a hava saldırısı

Öte yandan Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in dün akşam başkent Beyrut'un merkezindeki bir mahalleye düzenlediği hava saldırısında beş kişinin öldüğünü açıkladı. Bakanlık, İsrail'in Hizbullah'a karşı yürüttüğü savaşta başkentteki aynı hedefi ikinci kez vurduğunu da ekledi.

Beyrut'un merkezinde, Lübnan hükümet merkezinin bulunduğu bölgeye kısa bir mesafede bulunan Zukak el-Blat semtindeki saldırının gerçekleştiği yerden dumanların yükseldiği görüldü. Sağlık Bakanlığı saldırıda 24 kişinin yaralandığını bildirdi.

İsrail, geçtiğimiz hafta başkent Beyrut ve çevresindeki hedeflere yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırdı. Bu tırmanış, diplomatik alanda ABD öncülüğünde taraflar arasında ateşkese varılması için hareketliliğin yaşandığı bir döneme denk geldi.



İsrail Cumhurbaşkanı, Avustralya'daki Bondi saldırısının yaşandığı yeri ziyaret etti

Herzog, Bondi Pavilion'un önüne çelenk bıraktıktan sonra konuşuyor (Reuters)
Herzog, Bondi Pavilion'un önüne çelenk bıraktıktan sonra konuşuyor (Reuters)
TT

İsrail Cumhurbaşkanı, Avustralya'daki Bondi saldırısının yaşandığı yeri ziyaret etti

Herzog, Bondi Pavilion'un önüne çelenk bıraktıktan sonra konuşuyor (Reuters)
Herzog, Bondi Pavilion'un önüne çelenk bıraktıktan sonra konuşuyor (Reuters)

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, dün yaptığı açıklamada, Yahudilerin "bu kötülüğün üstesinden geleceğini" belirterek, Sidney'deki Bondi Plajı'nda Yahudi bayramını kutlayan 15 kişinin ölümüne yol açan silahlı saldırının kurbanlarına başsağlığı diledi.

Bondi Pavilion'un önüne çelenk bıraktıktan sonra konuşan Herzog, "Terör, şiddet ve nefret karşısında, tüm inançlardan ve tüm milletlerden iyi insanlar arasındaki bağlar güçlü kalacaktır" dedi.

Bu arada, Filistin yanlısı göstericiler, İsrail Cumhurbaşkanı'nın ziyaretini protesto etmek için Sidney'de toplanmayı planlıyordu. Yetkililer ziyareti büyük bir olay olarak nitelendirmiş ve kalabalığı kontrol etmek için binlerce polis memuru görevlendirmişti. Polis, kamu güvenliği gerekçesiyle göstericileri Sidney'in merkezindeki bir parkta toplanmaya çağırmıştı, ancak protesto organizatörleri bunun yerine şehrin tarihi Belediye Binası'nda toplanmayı planladıklarını söylemişti.

Yetkililer, ziyaret sırasında polise nadiren kullanılan yetkiler verdi; bunlar arasında kalabalıkları dağıtma ve yer değiştirme, belirli alanlara erişimi kısıtlama, insanları ayrılmaya yönlendirme ve araçları arama yetkisi de bulunuyordu.

Yeni Güney Galler Emniyet Müdür Yardımcısı Peter McKenna, Channel Nine News'e yaptığı açıklamada, "Protesto organizatörleriyle yakın temas halinde olduğumuz için bu yetkilerden herhangi birini kullanmak zorunda kalmayacağımızı umuyoruz" dedi. "Genel olarak, tüm toplumu güvende tutmak istiyoruz... Toplum güvenliğini sağlamak için ancak bu amaçla, büyük sayıda polis memuru görevlendireceğiz" dedi. Avustralya'nın en büyük şehri olan Sidney'de yaklaşık 3 bin polis memuru görevlendirilecek.

Herzog, Bondi Plajı'ndaki ölümcül silahlı saldırının ardından Avustralya Başbakanı Anthony Albanese'nin daveti üzerine Avustralya'yı ziyaret ediyor.

Herzog'un ziyareti, Filistin yanlısı grupların muhalefetiyle karşılandı ve Avustralya'nın büyük şehirlerinde protestolar planlandı. Filistin Eylem Grubu da beklenen protestolara getirilen kısıtlamalara karşı Sidney'deki bir mahkemede dava açtı.

Filistin Eylem Grubu yaptığı açıklamada, "BM Soruşturma Komisyonu'nun Gazze'de soykırımı kışkırttığı sonucuna varmasının ardından, bugün Isaac Herzog'un tutuklanmasını ve soruşturulmasını talep etmek için ulusal bir protesto günü olacak" ifadeleri yer aldı.

İsrail hükümetinin sert eleştirmeni olan Avustralya Yahudi Konseyi, pazartesi günü 1000'den fazla önde gelen Avustralyalı Yahudi akademisyen ve toplum figürünün imzaladığı açık bir mektup yayınlayarak Albanese'yi Herzog'a yaptığı daveti geri çekmeye çağırdı.


Trump yönetimi, İran'ın nükleer konuda tavizler vermesini bekliyor

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Maskat'taki görüşmelerin yapılacağı yere geldi (İran Dışişleri Bakanlığı- AFP)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Maskat'taki görüşmelerin yapılacağı yere geldi (İran Dışişleri Bakanlığı- AFP)
TT

Trump yönetimi, İran'ın nükleer konuda tavizler vermesini bekliyor

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Maskat'taki görüşmelerin yapılacağı yere geldi (İran Dışişleri Bakanlığı- AFP)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Maskat'taki görüşmelerin yapılacağı yere geldi (İran Dışişleri Bakanlığı- AFP)

İsrail medyası dün, Güvenlik Kabinesi'nin şu açıklamayı yaptığını bildirdi: "İran'ın İsrail'e zarar verme girişimlerine kararlı bir güçle karşılık vereceğiz."

Jerusalem Post gazetesinin bilgili kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Trump yönetimi İran'a, iki taraf arasında yapılacak görüşmede İran heyetinin "somut öneriler" sunmasını beklediğini bildirdi.

İsrail gazetesi, iki kaynağa dayandırdığı haberinde, Amerikalıların İran'dan nükleer mesele ve diğer konularda "tavizler" vermesini beklediğini ifade etti.

Gazete, İsrail Güvenlik Kabinesinin İran rejiminin verdiği sözleri tutacağına güvenilemeyeceğine inandığını belirtti.

Jerusalem Post, askeri bir kaynağa atıfta bulunarak, “İran rejimi, verdiği sözlere güvenilemeyeceğini defalarca kanıtladı… Eğer İran egemenliğimize tecavüz etmeye veya vatandaşlarımıza zarar vermeye kalkışırsa, sonuçları ağır olacaktır… Kararlı bir güçle karşılık vereceğiz” ifadelerini aktardı.

Kaynak ayrıca, İsrail'in ABD ve İran arasındaki görüşmelerin İran'ın nükleer silah edinmesini engellemesi ve balistik füze programına kısıtlamalar getirmesi konusunda ısrar ettiğini de belirtti.

Jerusalem Post, güvenlik kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail askeri yetkililerinin yakın zamanda ABD'ye İran'ın balistik füze programının varoluşsal bir tehdit oluşturduğunu, gerekirse İsrail'in Tahran'a karşı tek taraflı olarak harekete geçmeye hazır olduğunu bildirdiğini ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın Jerusalem Post’tan aktardığına göre bir güvenlik kaynağı, “İran'ın balistik füzeler konusunda belirlediğimiz kırmızı çizgiyi aşması durumunda tek taraflı olarak karşılık vereceğimizi Amerikalılara bildirdik” dedi. Kaynak, İsrail'in henüz bu noktaya ulaşmadığını ancak İran içindeki gelişmeleri yakından izlediğini belirtti.

Cuma sabahı Maskat, İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında dolaylı müzakerelerin bir turuna ev sahipliği yaptı ve iki taraf görüşmelere devam etme konusunda anlaştı; tarih ve yer daha sonra belirlenecek.


Meksika, Küba'ya insani yardım malzemeleriyle dolu iki gemi gönderdi

Küba'ya insani yardım taşıyan bir Meksika donanma gemisi (Reuters)
Küba'ya insani yardım taşıyan bir Meksika donanma gemisi (Reuters)
TT

Meksika, Küba'ya insani yardım malzemeleriyle dolu iki gemi gönderdi

Küba'ya insani yardım taşıyan bir Meksika donanma gemisi (Reuters)
Küba'ya insani yardım taşıyan bir Meksika donanma gemisi (Reuters)

Meksika Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Meksika'nın, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun devrilmesinin ardından ABD'nin yoğun baskısıyla karşı karşıya kalan komünist ada ülkesi Küba'ya insani yardım malzemeleriyle dolu iki gemi gönderdiğini duyurdu.

Meksika, ABD Başkanı Donald Trump'ın Küba'ya petrol tedarik eden herhangi bir ülkeye gümrük vergisi uygulayacağına dair tehdit etmesinin ardından, 814 tonluk bu yardım sevkiyatının, ABD Başkanı Trump'ın yaptırımlarına maruz kalmadan Küba'ya petrol göndermenin yollarını araştırdığı bir dönemde gerçekleştiğini bildirdi.

Dışişleri Bakanlığı, Küba'ya malzeme taşıyan iki donanma gemisinin dün yola çıktığını ve dört gün içinde adaya varmasının beklendiğini açıkladı.

Yardım paketinin taze ve toz süt, et, tahıl, pirinç ve kişisel hijyen malzemeleri içerdiğini belirten yetkili, bin 500 ton daha gıda yardımının sevk edilmeyi beklediğini ifade etti.

Zaten zor durumda olan Küba ekonomisi, 3 Ocak'ta ABD'nin Karakas'a düzenlediği ve Maduro ile eşi Cilia Flores'in uyuşturucu kaçakçılığı suçlamalarıyla yargılanmak üzere ABD'ye götürüldüğü baskının ardından Venezuela'dan petrol tedarikinin durması nedeniyle daha da kötüleşti.