Askeri uzmanlar: Putin'in stratejisi "elit" Rus birliklerini zayıflatıyor

Perşembe günü Rusya, Ukrayna'ya karşı yeni bir balistik füze kullanmıştı.

Donetsk'in doğusundaki bölgede, Ukrayna savunması son aylarda Rus güçlerinin yoğun insan gücü karşısında zorlanıyor (Reuters)
Donetsk'in doğusundaki bölgede, Ukrayna savunması son aylarda Rus güçlerinin yoğun insan gücü karşısında zorlanıyor (Reuters)
TT

Askeri uzmanlar: Putin'in stratejisi "elit" Rus birliklerini zayıflatıyor

Donetsk'in doğusundaki bölgede, Ukrayna savunması son aylarda Rus güçlerinin yoğun insan gücü karşısında zorlanıyor (Reuters)
Donetsk'in doğusundaki bölgede, Ukrayna savunması son aylarda Rus güçlerinin yoğun insan gücü karşısında zorlanıyor (Reuters)

Önde gelen bir savaş gözlemcisi, Ukrayna'da savaşan ve daha önce "elit" diye nitelenen Rus birliklerinin, Rusya'nın "kıyma makinesi"' diye tanımlanan askerlerini dalga dalga savaşa sürme stratejisi nedeniyle cephede köhneleştiğini söyledi.

Savaş Çalışmaları Enstitüsü (Institute for the Study of War, ISW), bir zamanlar Ukraynalılara yönelik saldırılarında özel taktik operasyonlar yürüten ordu birliklerinin "gücünün yetersiz" olduğunu ve artık "eşsiz taktikler" uygulayamayan piyade öncülüğündeki saldırılara bel bağladığını aktardı.

ABD merkezli düşünce kuruluşu, perşembe günkü güncellemesinde, geçmişte "elit" kabul edilen birliklerin "artık bir doktrin çerçevesinde eşsiz taktikler kullanmaktansa piyade öncülüğünde cephe saldırılarıyla taktiksel başarılar elde etmeye çalışan, gücü yetersiz motorlu tüfek birlikleri gibi işlediğini" söyledi.

Kuzey Kore birliklerinin "son derece yıpratıcı" piyade saldırılarında kullanılması, Kim Jong-un'un birliklerinin Rus ordusuna uyumunu da zorlaştırıyor.

Bazı askeri uzmanlar, Rusya'nın özellikle doğu cephesinde kullandığı, çok sayıda askerin Ukrayna savunmasına saldırdığı ve ilerlemeyi görece artırmak amacıyla yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği stratejiyi, "kıyma makinesi" taktiği diye adlandırıyor.
 

zxcsdfv
Donetsk bölgesinin doğusundaki Chasiv Yar'ın havadan görüntüsü, Rus ve Ukrayna güçleri arasındaki ağır çatışmaların ardından harabeye dönen cephe kentini gösteriyor (AP)

Birleşik Krallık Savunma Bakanlığı'nın istatistikleri, Rusya'nın her gün 1000'in üzerinde askerin hayatını kaybettiğini veya yaralandığını gösteriyor. Bu, Ukrayna'nın 2023 yazındaki karşı saldırısı sırasındaki sayının neredeyse iki katı.

ISW, "Rusya'nın savaşını sürdürme yöntemini" nedeniyle, "Rusya'nın Ukrayna'yı tamamen işgal etmeden önce var olan çeşitli Rus düzenleri arasındaki nitelik ayrımlarının giderek geçersizleştiğini" belirtti.

Rusya, Ukrayna'nın doğusunda aylardır yavaşça ilerliyor ve saldırılarının pek çoğunu Donetsk bölgesine yoğunlaştırıyor. Rus Devlet Başkanı Vladimir Putin, göreve geri geldikten sonraki ilk gününde Ukrayna'yla savaşı sonlandırmak için çalışmalara başlayacağını ileri süren ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump ocak ayında Beyaz Saray'a dönmeden olabildiğince fazla bölgeyi ele geçirmek istiyor.

Perşembe günü Rusya, Ukrayna'da yeni bir balistik füze kullanmış ve Putin, bunun Birleşik Krallık ve ABD'nin Ukrayna'ya sağladığı füzelerin Rusya'daki hedefleri vurmasına izin vermelerinden kaynaklanan bir misilleme olduğunu bildirmişti.

Televizyonda yayımlanan açıklamasında Putin şöyle demişti:

Silahlarının bizim tesislerimize karşı kullanılmasına izin veren ülkelerin askeri tesislerine karşı silahlarımızı kullanma hakkına sahip olduğumuzu düşünüyoruz.

Bu açıklama, Ukrayna kuvvetlerinin Rusya'nın Kursk bölgesinde Birleşik Krallık yapımı uzun menzilli Storm Shadow füzeleri kullanması ve ABD yapımı uzun menzilli ATACMS silahlarının da Rusya'daki hedefleri vurmasının ardından yapılmıştı.

Putin, Rusya'nın yeni orta menzilli silahı Dnipro'ya yönelik saldırısını bir yanıt olarak sınadığını söylemişti. Kremlin cuma günü, füzenin fırlatılmasının Batı'ya bir "uyarı" olduğunu bildirmişti.

Independent Türkçe



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe