ABD semalarında uçan gizemli dronelar hakkında ne biliyoruz?

Yetkililer droneları ‘tehdit edici’ olarak görmezken, bölge sakinleri saldırmakla tehdit ediyor

New Jersey semalarında uçan cisimler (AP)
New Jersey semalarında uçan cisimler (AP)
TT

ABD semalarında uçan gizemli dronelar hakkında ne biliyoruz?

New Jersey semalarında uçan cisimler (AP)
New Jersey semalarında uçan cisimler (AP)

Tanımlanamayan droneların ülkenin doğu semalarında görülmesinden yaklaşık bir ay sonra ABD'de gizem artmaya devam ediyor. Bu durum halk arasında korkuya ve uçan cisimlerin ne olduğu konusunda hararetli tartışmalara yol açtı.

ABD'li yetkililer konuyla ilgili kesin yanıtlar veremiyor; sadece söz konusu cisimlerin kamu güvenliği ya da ulusal güvenlik için bir tehdit oluşturduğuna inanılmadığını söylüyor.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü John Kirby perşembe günü gazetecilere yaptığı açıklamada, mevcut görüntülerin rapor edilen droneların çoğunun aslında insanlı uçaklar olduğunu gösterdiğini belirtti.

Ancak BBC'nin haberine göre bazı temsilciler hükümetin krizi ele alış biçimini ve kamuoyuna sunulan bilgi eksikliğini eleştirdi. Peki bu dronelar hakkında ne biliyoruz?

Nerede görüldüler?

Yerel yetkililere göre, 18 Kasım'dan bu yana New Jersey'de onlarca droneun görüldüğü bildirildi.

Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığı habere göre ilk olarak New Jersey'in en büyük gölü olan Round Valley Rezervuarı’nı besleyen bir su yolu olan Raritan Nehri yakınlarında görüldüler.

Bazı dronelar hassas bir askeri araştırma tesisinin yanı sıra seçilmiş Başkan Donald Trump'ın Bedminster Township, New Jersey'deki golf sahasının yakınında görüldü.

CBS News'e konuşan bir polis yetkilisi, New York yakınlarında, 12 Aralık'ta Bronx üzerinde birkaç droneun uçtuğunun rapor edildiğini söyledi.

Olaya müdahale eden memurlar droneların bölge üzerinde uçtuğunu gördüler, ancak kısa bir süre sonra dronelar ortadan kayboldu. New York Eyalet Polisi’ne göre, eyaletin diğer bölgelerinde de drone görüldüğü bildirildi.

Connecticut Polisi de eyaletin çeşitli bölgelerinde ‘şüpheli drone faaliyeti’ olduğunu doğruladı. Groton ve New London kasabaları çevresinde bir drone tespit sistemi konuşlandırıldı.

Maryland'de eski Cumhuriyetçi Vali Larry Hogan, Washington DC'den yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki konutunun üzerinde onlarca drone gördüğünü iddia etti.

Kasım ayı sonlarında ABD Hava Kuvvetleri, İngiltere'deki üç ABD hava üssü üzerinde tanımlanamayan droneların görüldüğünü doğruladı. İngiliz savunma kaynakları BBC'ye bu saldırıdan bir ‘devlet aktörünün’ sorumlu olduğundan şüphelenildiğini söyledi.

Ekim ayında Wall Street Journal, Virginia'daki ABD askeri tesislerinin yakınlarında 17 gün boyunca tanımlanamayan droneların görüldüğünü bildirmişti.

Müfettişler bu konuda ne dedi?

Gazeteciler tarafından temasa geçildiğinde, çeşitli ABD güvenlik kurumlarından yetkililer, droneların ‘yabancı bir kuruluşun işi’ olmadığı ve ulusal güvenliğe tehdit oluşturmadığı konusunda kamuoyunu rahatlatmaya çalıştı. Bir FBI yetkilisi, “Sanırım biraz aşırı bir tepki oldu” dedi.

Kamuoyunun endişelerini önemsemeyen yetkililer, droneların görülmesiyle ilgili soruşturmaların devam ettiğini yineledi.

ABD İç Güvenlik Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “İnsanların neden endişe duyduklarını kesinlikle anlıyoruz. Meseleye önemli kaynaklar ayırmamızın nedenlerinden biri de bu. Aynı zamanda, kamu güvenliğine yönelik bir tehdit olduğuna dair elimizde herhangi bir kanıt bulunmadığını anlamak önemli” ifadeleri yer aldı.

Nedir bu uçan cisimler?

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü John Kirby, drone olduğu söylenen cisimlerin çoğunun aslında insanlı uçaklar olduğunu belirtti. Federal ve eyalet yetkilileri, droneların tehlikeli olduğuna ya da ulusal güvenliğe tehdit oluşturduğuna inanmadıklarını ifade etti.

Federal Havacılık İdaresi cuma günü bir açıklama yayınlayarak daha fazla insanın drone kullandığını, bunun da daha fazla insanın onları gökyüzünde göreceği anlamına geldiğini söyledi.

Nereden geldiler?

BBC'ye göre cisimlerin drone olduğu doğrulanırsa -ki bu aşamada kesin değil- bunları kimin kullanıyor olabileceği belirsiz.

New Jersey Cumhuriyetçi Temsilcisi Jeff Van Drew, üst düzey kaynaklara atıfta bulunarak, Atlantik Okyanusu'ndaki bir İran gemisinden geldiklerini söyledi.

Pentagon bu yorumu reddetmekte gecikmedi ve “Bunun hiçbir gerçek temeli yoktur” açıklamasını yaptı. Savunma Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Sabrina Singh gazetecilere yaptığı açıklamada, “ABD kıyılarında İran'a ait bir gemi yok” dedi.

Çin Komünist Partisi'ni izleyen bir kongre komitesinin üyesi olan Illinois Demokrat Temsilcisi Raja Krishnamurthy medya kuruluşlarına verdiği demeçte, Çin'in olaya karışmış olmasının ‘önemsiz olmayan’ bir ihtimal olduğunu söyledi. Krishnamurthy, “Bu kesinlikle bir olasılık. Daha sonra bu dronelar tarafından toplanan verilere erişme olasılıkları çok yüksek” ifadelerini kullandı.

Beyaz Saray ve Pentagon, droneların arkasında ‘yabancı bir kaynak’ olmadığında ısrar ediyor.

Durdurulabilirler mi?

Bazı temsilciler droneların düşürülmesini ve kökenlerinin ve niyetlerinin belirlenmesi için analiz edilmesini önerdi. Böyle düşünenler arasında sosyal medya platformu Truth Social'da yazan seçilmiş Başkan Donald Trump da var: “Ülkenin her yerinde gizemli dronelar görülüyor. Bu gerçekten hükümetimizin bilgisi dışında gerçekleşiyor olabilir mi? Hiç sanmıyorum! Halkın bunu derhal bilmesi gerekiyor. Aksi takdirde, bırakın bu işi!!!”.

Federal Havacılık İdaresi, belirli bölgeler üzerinde drone uçuşlarını yasaklayan geçici uçuş kısıtlamaları getirdi. Yapılan açıklamada, ‘güvensiz veya tehlikeli’ operasyonlar yürüten drone operatörlerinin 75 bin dolara kadar para cezasına çarptırılabileceği ve ‘drone pilotu’ sertifikalarının iptal edilebileceği uyarısında bulunuldu.

Bölge sakinleri dronelara karşı kendilerinin harekete geçebileceğini belirttiler ki yetkililer bunun yasadışı olduğu konusunda şiddetle uyarıda bulundu.



Okyanus tabanının altında tatlı su kaynağı olduğu doğrulandı

Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
TT

Okyanus tabanının altında tatlı su kaynağı olduğu doğrulandı

Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Uluslararası bir keşif gezisi, okyanus tabanının altındaki gizli tatlı su rezervlerini ilk kez kapsamlı bir şekilde belgeleyerek, çok az anlaşılan bir sisteme dair yeni bilgiler sundu.

Su, gezegenimizin yüzeyinin yaklaşık yüzde 70'ini oluştursa da aynı zamanda yeraltı su kaynaklarında da depolanıyor.

Birçok kıyı topluluğu, tatlı su ihtiyaçları için bu su kaynaklarına bağımlı.

Yeraltındaki su kaynaklarının, deniz tabanının altında tatlı, hafif tuzlu su bölgelerine doğru açık denize gittiği biliniyordu ancak bunlar şimdiye kadar neredeyse hiç keşfedilmemişti.

Uluslararası Okyanus Keşif Programı 501 Seferi, deniz tabanının yaklaşık 200 metre altındaki bir bölgede tatlılaşmış suyu belgeledi ve örnekledi. New England kıyılarının açıklarında okyanus tabanının altından alınan çökelti örnekleri, ilk kez açık deniz tatlı su sistemlerinin varlığını doğruladı.

Araştırmacılar, bulguların dünyanın dört bir yanındaki benzer gizli su kaynaklarına daha fazla ışık tutabileceğini söyledi.

Devam eden çalışmalarda, bilim insanları, su kaynaklarını yerinde tutan ve su geçirmez tabakalar diye bilinen kumlu katmanlar da dahil olmak üzere, tortularda depolanan suyu örneklemeyi umuyorlar.

grthy
Uluslararası Okyanus Keşif Programı 501 Seferi, New England kıyılarının açıklarında okyanus tabanının altından tortu örnekleri aldı (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Colorado Maden Okulu'ndan jeolog Brandon Dugan, "Tatlılaşmış suyun hem denizel hem karasal tortularda, birden fazla tortu türünde bulunduğunu görmek bizi heyecanlandırdı" dedi.

Bu kadar farklı malzemelerdeki tatlı su, suyun hangi koşullarda buraya yerleştiğini anlamamıza yardımcı olacak.

Araştırmacılar, birçok kıyı bölgesinin tatlı su kaynakları için yeraltı suyuna bağımlı olması nedeniyle, bulguların toplum için büyük önem taşıdığını söylüyor.

ABD'nin kuzeydoğu kıyıları, açık deniz tatlı su rezervlerine sahip olduğu düşünülen en çok incelenen alanlardan biri. Tahminler, New Jersey ve Maine arasındaki Atlantik kıta kenarı boyunca yaklaşık 1300 kilometreküp depolanmış tatlı su olabileceğini gösteriyor.

ds67ı
Bilim insanları, tortu örneklerini renk ve yapı bakımından tanımlamak için Toprak Renk Şeması'nı kullanıyor (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Bunu daha iyi anlamak için, araştırmacılar New York'un her yıl 1,5 kilometreküp tatlı su, yani yaklaşık 1,5 trilyon litre kullandığını söylüyor.

Leicester Üniversitesi'nden sedimentolog Sarah Davies, "501 Seferi, başından beri yenilikçi oldu; okyanus sondaj topluluğu genelinde yeni araçlar, yeni yöntemler ve yeni işbirlikleri getirdi" dedi.

13 ülkeden yaklaşık 40 araştırmacının devam eden çalışmaları, besin maddelerinin dünyanın kıta sahanlığı tortularında nasıl döngüye girdiğini ve bu süreçlerin okyanus ekosistemlerini nasıl şekillendirdiğini ortaya çıkarabilir.

Dr. Davies, "Karadaki çalışmalar bu ivmeyi sürdürüyor ve örnekler şimdiden heyecan verici bir hikaye ortaya koyuyor" dedi.

Independent Türkçe


NASA, Jüpiter'in gerçek boyutunu ortaya çıkardı: "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek"

Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
TT

NASA, Jüpiter'in gerçek boyutunu ortaya çıkardı: "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek"

Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)

NASA'nın Juno uzay aracı, Güneş Sistemi'nin en büyük gezegeni Jüpiter'in sanılandan biraz daha küçük ve basık olduğunu tespit etti.

Bir gaz devi olan Jüpiter büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan oluşuyor. 

Daha önce NASA'nın Pioneer ve Voyager görevlerinden elde edilen veriler, devasa gezegenin ekvatordaki çapının 142 bin 984 kilometre, bir kutbundan ötekine olan uzunluğunun da 133 bin 708 kilometre olduğunu gösteriyordu.

Ancak İsrail'deki Weizmann Bilim Enstitüsü'nden araştırmacılar bu ölçümlerin tam isabetli olmadığını belirledi.

NASA'nın aracı Juno, 2016'dan beri Jüpiter'in yörüngesinde. Görev süresi 2021'de uzatılınca rotası değiştirilen Juno, Dünya'dan bakıldığında Jüpiter'in arkasından geçişler yapmaya başladı.

Bu sayede gezegenin büyüklüğünü daha net bir şekilde hesaplamak mümkün oldu. Aracın, Jüpiter'in arkasından Dünya'ya gönderdiği radyo sinyallerinin Jüpiter'in arkasından geçerken bükülmesi ya da zayıflaması, gezegenin boyutunu ölçmeye yarıyor.

Juno'nun ham verilerini işlemek için gereken teknikleri geliştiren Maria Smirnova "Radyo sinyallerinin, Jüpiter'in atmosferinden geçerken nasıl büküldüğünü izledik. Böylece bu bilgileri Jüpiter'in sıcaklık ve yoğunluğuna ilişkin ayrıntılı haritalara dönüştürdük ve dev gezegenin şekli ve boyutuna ilişkin şimdiye kadarki en net resmi elde ettik" diye açıklıyor.

Bulguları hakemli dergi Nature Astronomy'de 2 Şubat Pazartesi yayımlanan çalışmaya göre Jüpiter'in ekvatordaki çapı sanılandan 8 kilometre, kutupları arasındaki uzunluk da 24 kilometre daha küçük.

Çalışmanın yazarlarından Yohai Kaspi "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek" diyor. 

Jüpiter'in boyutu elbette değişmedi; değişen, onu ölçme yöntemimiz.

Devasa bir gezegen için birkaç kilometrelik bir farkın önem taşımayacağı düşünülebilir ancak bilim insanları durumun böyle olmadığını söylüyor.

Araştırmayı yöneten Eli Galanti, "Bu birkaç kilometre çok önemli" diyor. 

Yarıçaptaki küçük değişimle, Jüpiter'in iç yapısını gösteren modellerimiz hem kütleçekim verileriyle hem de atmosferik ölçümlerle çok daha iyi uyum sağladı.

Jüpiter, gaz devi gezegenleri anlamada bir standart sunduğu için bu veriler Güneş Sistemi'nin ötesindeki gaz devleri hakkında daha iyi bir fikir sahibi olmaya katkı sağlıyor.

Independent Türkçe, Reuters, Space.com, NatureAstronomy


Gossip Girl yıldızından hayranları umutlandıran açıklama

38 yaşındaki Ed Westwick (sağda), Son Umut (Children of Men) ve Rambo'nun Oğlu (Son of Rambow) gibi yapımlardaki rolleriyle de tanınıyor (The CW)
38 yaşındaki Ed Westwick (sağda), Son Umut (Children of Men) ve Rambo'nun Oğlu (Son of Rambow) gibi yapımlardaki rolleriyle de tanınıyor (The CW)
TT

Gossip Girl yıldızından hayranları umutlandıran açıklama

38 yaşındaki Ed Westwick (sağda), Son Umut (Children of Men) ve Rambo'nun Oğlu (Son of Rambow) gibi yapımlardaki rolleriyle de tanınıyor (The CW)
38 yaşındaki Ed Westwick (sağda), Son Umut (Children of Men) ve Rambo'nun Oğlu (Son of Rambow) gibi yapımlardaki rolleriyle de tanınıyor (The CW)

Gossip Girl hayranları, Chuck Bass'in ikonik "Ben Chuck Bass" repliğini bir kez daha duyabilir mi? Bu ihtimal imkansız değil çünkü Ed Westwick, bir yan dizi gündeme gelirse karaktere yeniden hayat vermeye sıcak baktığını söyledi.

Kötü çocuk Chuck Bass'i canlandırmasıyla tanınan Ed Westwick'e, Hits Radio UK'e verdiği röportajda olası bir yan dizide rolüne dönüp dönmeyeceği soruldu. Westwick, karakterin zamanla Blair Waldorf'un sadık partnerine dönüşmesiyle dizinin en sevilen yüzlerinden biri olmuştu.

Oyuncu, "Chuck Bass'in şimdi nerede olduğunu görmek çok ilginç olurdu. Fakat herkesi yeniden bir araya getirmek gerçekten çok zor olur" dedi. Ardından da "Bu dünyada her şey mümkün. Evet, Chuck'ın bu aralar neler yaptığını bilmek harika olurdu, kesinlikle!" ifadelerini kullandı.

2007–2012'de 6 sezon süren Gossip Girl, Manhattan sosyetesinin içinde yaşayan zengin gençlerin skandallarla dolu hayatını izliyor, karakterlerin çıkarları için birbirlerini nasıl harcadığını anlatıyordu. 

Tüm bu kaos ise kimliği bilinmeyen acımasız bir blogger'ın anlatımıyla ekrana taşınıyordu. Dizinin oyuncu kadrosunda Westwick ve Meester'ın yanı sıra Blake Lively, Penn Badgley ve Chace Crawford gibi isimler de yer alıyordu.

Westwick, Hits Radio UK röportajında diziden en sevdiği sahneyi de anlattı. 

"En sevdiğim sahne, Empire State Binası'nın tepesinde olduğum sahneydi" diyen oyuncu, üçüncü sezon finalinde Chuck'ın Blair'ı binanın tepesinde beklediği anı hatırlattı: 

Empire State Binası'nın kimsenin giremediği ancak belki bir tamircinin falan girebildiği anten bölümünün içine tırmanmama izin vermişlerdi. Oraya çıkabilmek gerçekten çok havalıydı. Üzerimde bir smokin vardı.

Oyuncu sözlerini, "Bir sürü şey vardı, gerçekten çok eğlendik. Limuzinlerin arkasında geçen bazı sahneler de harikaydı. O dizinin parçası olduğum için çok şanslıyım" diyerek tamamladı.

Şu an için ilk Gossip Girl kadrosuyla bir yan dizi duyurulmuş değil. Öte yandan dizinin yeni oyuncu kadrosuyla çekilen yeniden çevrimi 2021–2023'te iki sezon sürmüştü. 

Ayrıca Deadline'ın dünkü haberine göre, dizinin ilham aldığı kitap serisinin yazarı Cecily von Ziegesar da Blair'ı merkeze alan ve ilk romanların 20 yıl sonrasında geçen bağımsız bir eser üzerinde çalışıyor.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Hits Radio UK, Deadline