Iraklı güvenlik heyetinin Şam'a gerçekleştirdiği ziyaret ne kadar önemli?

Bağdat, söz konusu ziyaretle Suriye'nin yeni siyasi yönetimiyle iletişim kurmayı istediğini göstermeye çalıştı

Suriye'deki yeni yönetimin lideri Ahmed eş-Şera, Irak İstihbarat Servisi Başkanı Hamid eş-Şatri ile görüştü (Sosyal medya siteleri)
Suriye'deki yeni yönetimin lideri Ahmed eş-Şera, Irak İstihbarat Servisi Başkanı Hamid eş-Şatri ile görüştü (Sosyal medya siteleri)
TT

Iraklı güvenlik heyetinin Şam'a gerçekleştirdiği ziyaret ne kadar önemli?

Suriye'deki yeni yönetimin lideri Ahmed eş-Şera, Irak İstihbarat Servisi Başkanı Hamid eş-Şatri ile görüştü (Sosyal medya siteleri)
Suriye'deki yeni yönetimin lideri Ahmed eş-Şera, Irak İstihbarat Servisi Başkanı Hamid eş-Şatri ile görüştü (Sosyal medya siteleri)

Müeyyid et-Turfi

Irak İstihbarat Servisi Başkanı Hamid eş-Şatri başkanlığındaki bir Irak heyeti Şam'ı ziyaret ederek yeni Suriye yönetimiyle bir araya geldi. Görüşmede Suriye sahasındaki gelişmeler ve ortak sınırda güvenliğin ve istikrarın korunması için yapılması gerekenler ele alındı.

Bu ziyaret, Beşşar Esed rejiminin 8 Aralık’ta düşmesinden bu yana Irak’tan resmi bir heyetin Suriye'ye gerçekleştirdiği ilk ziyaret oldu.

Irak ve Suriye arasındaki diplomatik ilişkilerin yeniden tesis edilmesine ve Suriye'nin başkentindeki Irak büyükelçilik binasının boşaltılıp personelin Lübnan'a taşınmasından sonra yeniden faaliyete geçmesine rağmen Iraklılar, DEAŞ’ın ülkenin üçte birinin kontrolünü ele geçirdiği 2014 yılındaki senaryonun tekrarlanmasından endişe etmeye ve Irak ordusu, olası bir güvenlik ihlaline karşı sınır boyunca konuşlanmaya devam ediyor.

Sınır ve hapishane güvenliği

Şarku’l Avsat’ın Irak resmi haber ajansı INA’dan aktardığı habere göre  ‘üst düzey’ olarak nitelendirilen ve ismi açıklanmayan bir kaynak Irak İstihbarat Servisi Başkanı Hamid eş-Şatri başkanlığındaki Iraklı güvenlik yetkililerinden oluşan heyetin gerçekleştirdiği görüşmelerde güvenlik konusu ele alındı. Iraklı heyetin yeni Suriye yönetimiyle sınırın korunması ve DEAŞ terör örgütünün kalıntılarının yeniden ortaya çıkmasının önlenmesinde iş birliğini görüştüğünü söyleyen kaynak, heyetin ayrıca Suriye toprakları içinde bulunan hapishanelerin korunması meselesine de değindiğini ifade etti.

Kaynak, Iraklı heyetin Irak'ın azınlıklara ve dini öneme sahip türbelere saygı konusundaki görüşlerini ve taleplerini de ilettiğini kaydetti.

Irak, Esed rejiminin düşmesinin ardından onunla olan iyi ilişkileri geride bırakarak Suriye’deki yeni yönetimle ilişkilerini geliştirme yönünde adımlar atıyor gibi görünüyor. Siyasi analistlere göre bu ziyaret, Irak'ın yeni yönetimle siyasi ilişkilerini geliştirme ve iki ülkenin güvenliğinin tehlikeye atılmayacağına dair karşılıklı güvence alma arzusunu yansıtıyor.

Sıcak dosyalar

Irak Stratejik Araştırmalar Merkezi Direktörü Gazi Faysal, Iraklı heyetin Suriye ziyaretinin iki ülkenin ortak ulusal güvenliğine hizmet edecek gündemdeki sıcak konuları görüşmeyi amaçladığını söyledi. Irak İstihbarat Servisi Başkanı Şatri ve beraberindekilerin, yeni Suriye yönetimi ile koordinasyonu sağlamak üzere en üst düzeyde gerçekleştirdiği ziyarette karşılıklı güvenliğin sağlanması için iki ülke arasındaki güvenlik iş birliğinin ele alındığını belirten Faysal, Şatri’nin Şam ziyaretinin önemli olduğunu, çünkü bu ziyaret sırasında Suriye devrimi öncesinde iki ülkenin istihbarat teşkilatları arasındaki koordinasyona ilişkin sıcak dosyaların ve konuların ele alındığını ve varılan uzlaşıların iki ülkenin ortak ulusal güvenliğine hizmet ettiğini kaydetti.

Iraklı tutuklular

Faysal, ziyaret sırasında ayrıca sınırların güvenliğinin yanı sıra önceki çatışmaların sonucu olarak Iraklı tutuklular ve kurbanları konusu ile Suriye'deki Irak vatandaşlarıyla ilgili diğer dosyaların ele alınmış olabileceğini söyledi.

Enerji dosyası

Irak heyetinin ziyaretini, başta enerji alanında olmak üzere Irak'ın petrol ve diğer alanlarda sağladığı destekle ticari ve ekonomik ilişkilerin ve ortak koordinasyonun bir başlangıcı olarak değerlendiren Faysal, “Devasa doğalgaz rezervlerine sahip olan Suriye ile ortak koordinasyon olanaklarının yanı sıra, doğalgaz üretimi ve pazarlaması alanında koordinasyon Irak'ın kalkınmasının önemli bir yolu. Güvenlik, ekonomik, diplomatik, siyasi, sosyal ve kültürel dosyaların yanı sıra Irak-Suriye ilişkilerinin sürdürülebilir kalkınma, güvenlik ve yakın ilişkilerde iki halka ve ülkeye hizmet edecek şekilde geliştirilmesi arzusu hakim” yorumunda bulundu.

İletişim kanallarının açılması

El-Mustansiriye Üniversitesi'nden Siyaset Bilimi Profesörü İsam el-Feyli, İstihbarat Servisi Başkanı Şatri’nin Şam’a gerçekleştirdiği ziyaret sırasında güvenlik konularının ele alınacağını ve yeni Suriye yönetimiyle iletişim kanallarının açılacağını söyledi. Şatri’nin Ulusal Güvenlik Teşkilatı, Terörle Mücadele Servisi (CTS) ve diğer birçok güvenlik ve istihbarat kurumunda çalışmış bir isim olduğunu hatırlatan Feyli, dolayısıyla Şatri’nin birçok dosya üzerinde çalıştığını ve bu nedenle Suriye'nin yeni yönetimiyle iletişim kanallarını en iyi onun açabileceğini vurguladı.

İran’ın baskısından bağımsız olarak

Şatri’nin ziyaretinin, Irak'ın İran'ın baskısı nedeniyle yeni Suriye yönetimiyle yeni iletişim kanalları açmak istemediğine dair pek çok spekülasyonun yapıldığı bir dönemde gerçekleştiğine dikkati çeken Feyli, “Ziyaret, Irak'ın Suriye’deki yeni yönetimle stratejik ilişkiler kurma konusunda ciddi olduğunu gösteriyor. Bugün Irak'ın kararı bu konudaki bağımsızlığını kanıtladı” diye konuştu.

Siyasi hedefler

Iraklı siyaset bilimci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şimdiye kadar yapılan açıklamalarda Şatri’nin Şam ziyaretinin güvenlik hedefleri olduğu söylendi. Ancak özellikle Şatri'nin Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani'nin güvendiği bir isim olması siyasi hedefleri gizliyor. Yeni Suriye yönetimi Irak topraklarının Esed rejimine bağlı birçok tarafın faaliyet merkezi haline gelmesinden korktuğu için Suriyeli yetkililerin Irak'ı ziyaret etmesini bekliyoruz. Irak, aranan kişileri teslim etme ve Suriye'de güvenliğe zarar verecek herhangi bir şeyin ülkeye sızmasını önleme konusunda iyi niyet gösterirse, yeni hükümetle iyi bir ilişki kurabilir.”

Ekonomik dosyalar

Irak'ın Suriye ürünlerinin Irak topraklarına girmesine izin vererek Suriye’nin ekonomik açıdan nefes almasını sağlayabileceğini belirten Feyli, Suriye’deki yeni yönetimin, Irak'ın Suriye'ye yardım akışının, özellikle de günlük 12 bin varil ham petrol tedariki konusunda eskisi gibi devam edeceğini umduğunu kaydetti. Iraklı siyaset bilimci, Sudani hükümetinin Suriye’deki yeni yönetimle ekonomik ilişkiler kurmaya çalıştığı bir dönemde, Şatri’nin ziyareti sırasında ele alınan, ancak açıklanmayan çok sayıda dosya olduğunu ifade etti. Feyli, önümüzdeki iki ay içinde Suriyeli yetkililerin iki taraf arasında bir iyi niyet göstergesi olarak Irak'ı ziyaret etmesini beklediğini de sözlerine ekledi.



Fas’ta Asalet ve Çağdaşlık Partisi, milletvekili seçimlerinde ilk sırada

Rabat’ta milletvekili seçimleri sırasında bir oy verme merkezi (AP)
Rabat’ta milletvekili seçimleri sırasında bir oy verme merkezi (AP)
TT

Fas’ta Asalet ve Çağdaşlık Partisi, milletvekili seçimlerinde ilk sırada

Rabat’ta milletvekili seçimleri sırasında bir oy verme merkezi (AP)
Rabat’ta milletvekili seçimleri sırasında bir oy verme merkezi (AP)

Fas’ta dün düzenlenen milletvekili seçimlerinde, görev süresi sona eren hükümette yer alan Asalet ve Çağdaşlık Partisi (PAM) 97 sandalye kazanarak ilk sırada yer aldı. İçişleri Bakanı Abdülvafi Leftit’in bu sabah açıkladığı geçici sonuçlara göre, mevcut hükümet koalisyonunun lideri Ulusal Bağımsızlar Birliği (RNI) 66 sandalyeyle ikinci, hükümet çoğunluğunun ortağı İstiklal Partisi 65 sandalyeyle üçüncü oldu. Muhalefetteki İslamcı Adalet ve Kalkınma Partisi (PJD) ise 54 sandalyeyle dördüncü sırada yer aldı.

Faslı seçmenler dün, 2030 FIFA Dünya Kupası’na ev sahipliği hazırlıkları kapsamında 20 milyar dolarlık planın son aşamalarını yürütecek hükümetin yapısını belirleyecek parlamento seçimleri için sandık başına gitti. Seçimlerin,  ekonomik kazanımların ülkedeki gelecekleri konusunda hayal kırıklığı yaşayan gençlere yönlendirilmesine ilişkin projelerin kaderini belirlemesi bekleniyor.

İçişleri Bakanlığı, yerel saatle 19.00’da sandıkların kapanmasının ardından yaptığı açıklamada, katılım oranının yüzde 38,02 olduğunu bildirdi ve “oy verme işleminin krallığın bütün bölgelerinde normal koşullarda gerçekleştiğini” belirtti. Geçici sonuçlar genellikle seçimlerin ertesi günü açıklanıyor.

Rabat’taki bir oy verme merkezinde oy kullanan bir kadın (AP)
Rabat’taki bir oy verme merkezinde oy kullanan bir kadın (AP)

Seçimlerin Fas’taki güç dengelerinde köklü bir değişikliğe yol açması beklenmiyor. Zira kral, siyasi yönelimlerin yanı sıra, savunma ve dış politika alanlarında geniş yetkilere sahip.

Bununla birlikte, yeni Temsilciler Meclisi’nin gençler arasındaki hoşnutsuzluğun giderilmesine odaklanan girişimleri hayata geçirmesi gerekecek. Bu hoşnutsuzluk, toplu halde İspanya’ya bağlı Ceuta (Sebte) özerk bölgesine geçme girişiminde ve geçen yıl çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği, Z Kuşağı öncülüğündeki protestolarda kendini göstermişti.

Mevcut hükümet, ikisi kraliyet sarayına yakın isimler tarafından kurulan üç partiden oluşuyor. Bu partiler, 2011’deki Arap Baharı protestolarının ardından iktidara gelen ılımlı İslamcı bir partinin yerini aldı.

Söz konusu protestolar, seçilmiş parlamentoya daha geniş yetkiler verilmesini sağlamıştı. Ancak kral daha sonra dış politika ve İçişleri Bakanlığı gibi alanlarda kontrolünü yeniden sağladı.

2011’de kabul edilen Anayasa uyarınca kral, 395 sandalyeli parlamentoda en fazla sandalyeyi kazanan partinin liderini başbakan olarak atıyor.

Başbakan daha sonra hükümet koalisyonunu oluşturmak üzere istişarelerde bulunuyor ve bakanların listesini kralın onayına sunuyor.

Fas’ta oy kullanma yaşındaki kişi sayısı yaklaşık 27 milyon. Ancak seçmen kütüklerine kayıtlı kişi sayısı 15,8 milyonda kalıyor. Bu sayı, 2021 seçimlerine kıyasla yaklaşık yüzde 12’lik düşüş anlamına geliyor.

Fas’ın başkenti Rabat’ta bir oy verme merkezinde oy kullanan bir seçmen (EPA)
Fas’ın başkenti Rabat’ta bir oy verme merkezinde oy kullanan bir seçmen (EPA)

Rabat’ın merkezindeki yoksul mahallede bulunan bir okulda kurulan sandıkta oy kullanmaya gelen 46 yaşındaki Naima Misbahi, “Değişim ve kendimizle çocuklarımız için daha iyi bir gelecek umuduyla her zaman sandık başına gidiyorum. Acilen istediğimiz şey sağlık ve eğitim sistemlerinde reform yapılması” dedi.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre Rabat’ın lüks Agdal semtinde 27 yaşındaki Lamia Hasni ise “Doğru, gelecek hükümetin önünde başta sağlık ve eğitim sistemlerinin reformu ile fiyatların düşürülmesi olmak üzere büyük zorluklar olacak. Ancak oy verme sürecine katılmak önemli; böylece oylarla oynayabilecek kişilere kapıyı açık bırakmamış oluruz” diye konuştu.

Bazı seçmenlerde ise büyük bir hayal kırıklığı hâkim. Buna rağmen koşulların az da olsa iyileşmesini umuyorlar.

Tam adının yayımlanmasını istemeyen bir genç olan Tevfik, sandık merkezinden çıkarken “Gelecek hükümetin Faslıların yaşamında gerçekten bir şeyi değiştirebileceğine dair inancım yok. Çünkü halkların kaderini belirleyen başka iç ve dış faktörler de var” dedi.

Oy kullanırken parmaklarına bulaşan mürekkebi gidermek için ellerini ovuşturan Tevfik, “Ama gelecek hükümetin Faslıların yaşam koşullarını en azından biraz olsun iyileştirmesini umuyorum” diye belirtti.

Harcama planları

Mevcut parlamentodaki en büyük iki parti olan Ulusal Bağımsızlar Birliği (RNI) ile Asalet ve Çağdaşlık Partisi (PAM), önümüzdeki beş yıllık yasama döneminde yaklaşık 1 milyon istihdam yaratma sözü verdi. Partiler ayrıca konut, ücretler ve hastanelerde iyileştirme vaatlerinde bulundu.

İki parti hâlihazırda koalisyon hükümetinde birlikte yer alıyor. Ancak seçim kampanyası sırasında gıda fiyatlarındaki artışın önlenememesi ve diğer politika eksiklikleri konusunda birbirlerini suçladılar.

Bu anlaşmazlıklar nedeniyle PAM yöneticileri, seçimlerde birinci çıkması halinde RNI ile yeniden koalisyon kurmayacağını açıkladı.

2021’den bu yana hükümete başbakanlık eden milyarder iş insanı Aziz Ahnuş ise bu kez aday olmayacak. Ahnuş, bu yıl RNI liderliğinden de istifa etti.

Fas Kraliyet Futbol Federasyonu Başkanı ve Ekonomi ve Maliye Bakanlığı’nda bütçeden sorumlu bakan yardımcısı Fouzi Lekjaa, seçimlerden birkaç hafta önce PAM yönetimine katıldı. Lekjaa, 2030 FIFA Dünya Kupası’nın organizasyon komitesine başkanlık ediyor.

Fas, İspanya ve Portekiz ile birlikte ev sahipliği yapacağı 2030 Dünya Kupası öncesinde stadyumlar, demiryolları ve diğer altyapı projelerine büyük yatırımlar yapıyor. Ülke ayrıca 2035’e kadar kişi başına düşen ekonomik üretimi iki katına çıkarmayı hedefliyor.

Uluslararası Para Fonu (IMF), planlanan harcamaların yaklaşık 190 milyar dirhem, yani yaklaşık 20 milyar dolar olduğunu tahmin ediyor. Bu tutar, Fas’ın 2024 yılındaki gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık yüzde 12’sine denk geliyor.

Seçimlerde yarışan diğer partiler arasında, iktidar koalisyonunun ortağı olan muhafazakâr milliyetçi İstiklal Partisi, önceki seçimlerde ağır bir yenilgi alan İslamcı Adalet ve Kalkınma Partisi ile çeşitli sol partiler bulunuyor.


Bağdat ve Ankara, Türkiye’nin Kuzey Irak’taki bir askeri üssü devretmesi konusunda anlaştı

Ez-Zeydi ve Erdoğan, New York’ta görüştü (Irak Başbakanlık Basın Ofisi)
Ez-Zeydi ve Erdoğan, New York’ta görüştü (Irak Başbakanlık Basın Ofisi)
TT

Bağdat ve Ankara, Türkiye’nin Kuzey Irak’taki bir askeri üssü devretmesi konusunda anlaştı

Ez-Zeydi ve Erdoğan, New York’ta görüştü (Irak Başbakanlık Basın Ofisi)
Ez-Zeydi ve Erdoğan, New York’ta görüştü (Irak Başbakanlık Basın Ofisi)

Türkiye ve Irak, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kuzey Irak’taki bir askeri kampı kademeli olarak Irak hükümetine devretmesi konusunda anlaşmaya varıldığını açıkladı. New York’ta gerçekleştirilen görüşmelerin ardından dün yapılan açıklamada, iki tarafın ayrıca Kuzey Irak’taki “yasa dışı silahlı unsurların” varlığına son verilmesi konusunda da mutabakata vardığı belirtildi.

Irak Başbakanı Ali Zeydi ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları kapsamında New York’ta gerçekleştirdiği görüşmenin ardından iki ülke, güvenlik alanındaki iş birliğini güçlendirme konusunda anlaştıklarını ortak bir bildiriyle duyurdu.

Ortak bildiride, iki tarafın “Irak devletinin Sincar üzerindeki egemenliğinin tamamen tesis edilmesi ve yasaklı silahlı yabancı unsurların varlığına son verilmesi” konusunda mutabakata vardığı belirtildi. Açıklamada, Kuzey Irak’taki Sincar dağlık bölgesinde konuşlanan bazı Kürt silahlı gruplara atıfta bulunuldu.

Türkiye, yasa dışı PKK mensuplarının silah bırakmasını ve onlarca yıldır devam eden çatışmanın sona ermesini hedefleyen bir barış sürecini sürdürüyor.

Bildiride, “Irak’ın güvenlik alanında attığı adımlar doğrultusunda kaydedilen ilerleme çerçevesinde, Türk Silahlı Kuvvetleri, üzerinde mutabakata varılan mekanizma ve takvim uyarınca Başika-Zelikan Kampı’nı Irak Federal Hükümeti’ne kademeli olarak devredecektir” ifadelerine yer verildi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre söz konusu tesis, Kuzey Irak’ta Musul yakınlarında bulunuyor.

Görüşmeler hakkında bilgi sahibi Iraklı bir askeri yetkili, Türk güçlerinin Başika Kampı ve Musul yakınlarındaki daha küçük bir başka üsten kademeli olarak çekilmesinin bu yıl sonuna kadar tamamlanmasının beklendiğini söyledi. Türkiye’den söz konusu takvime ilişkin henüz bir açıklama gelmedi.

Ankara, 2015 yılında Musul yakınlarına asker konuşlandırmış ve bu adımın, 2014’te Musul’u ele geçiren DEAŞ’a karşı savaşmaya hazırlanan Irak güçleri ile Sünni Arap, Türkmen ve Kürtlerden oluşan yerel savaşçılara eğitim vermek ve onları korumak amacı taşıdığını açıklamıştı.

Söz konusu konuşlanma, askerlerin çekilmesini talep eden Bağdat ile Ankara arasında anlaşmazlığa yol açmıştı. Ankara ise DEAŞ’la mücadele kapsamında yürütülen eğitim misyonunu desteklediğini savunmuştu. Türkiye, bölgede halen birkaç askeri üs bulunduruyor ve bunların ulusal güvenliğini korumayı amaçladığını belirtiyor.

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye-Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, bu adımı memnuniyetle karşıladı. Barrack, gelişmenin “hem Irak’ın egemenliğinin hem de Türkiye’nin güvenliğinin yararına” olduğunu söyledi.

Ortak bildiride, iki tarafın ikili ilişkiler ve ticaret hacmini de ele aldığı, daha önce imzalanan anlaşmaların bir an önce uygulanması ve “ortak stratejik projelerin” hayata geçirilme sürecinin hızlandırılması gerektiği konusunda mutabık kaldığı belirtildi.


Küresel gözlemevi: Binlerce Somalili yerinden edilmiş kişi yıl sonuna kadar açlıkla karşı karşıya kalabilir

Yetersiz beslenmeden muzdarip bir çocuk, 14 Mayıs 2025’te Somali’nin başkenti Mogadişu’daki Benadir Hastanesi’nde tedavi görüyor (AP)
Yetersiz beslenmeden muzdarip bir çocuk, 14 Mayıs 2025’te Somali’nin başkenti Mogadişu’daki Benadir Hastanesi’nde tedavi görüyor (AP)
TT

Küresel gözlemevi: Binlerce Somalili yerinden edilmiş kişi yıl sonuna kadar açlıkla karşı karşıya kalabilir

Yetersiz beslenmeden muzdarip bir çocuk, 14 Mayıs 2025’te Somali’nin başkenti Mogadişu’daki Benadir Hastanesi’nde tedavi görüyor (AP)
Yetersiz beslenmeden muzdarip bir çocuk, 14 Mayıs 2025’te Somali’nin başkenti Mogadişu’daki Benadir Hastanesi’nde tedavi görüyor (AP)

“Küresel Açlık Gözlemevi” olarak da bilinen Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC), dün Somali’nin güneybatısındaki binlerce yerinden edilmiş kişinin ekim-aralık ayları arasında kıtlıkla karşı karşıya kalabileceğini açıkladı. Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre El Niño’nun beklenenden daha şiddetli sellere yol açması ve insani yardımların yetersiz kalması durumunda bu riskin gerçekleşebileceği belirtildi.

Somali’nin en büyük kentlerinden biri olan Baydhabo’da, çatışmalar ve açlık nedeniyle yerinden edilmiş yüz binlerce kişi yaşıyor.

Bir eşeğin çektiği araba, 16 Eylül 2026’da Mogadişu’da bir cadde boyunca sel sularından geçiyor (Reuters)
Bir eşeğin çektiği araba, 16 Eylül 2026’da Mogadişu’da bir cadde boyunca sel sularından geçiyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler kuruluşları, bölgesel kurumlar ve yardım kuruluşlarının ortak girişimi olan gözlemevinin raporunda, Baydhabo’daki yerinden edilmiş kişilerin yüzde 5’inin, yani yaklaşık 26 bin kişinin, ekim-aralık döneminde ciddi açlık ve geçim kaynaklarının çökmesiyle karşı karşıya kalmasının beklendiği belirtildi.

Rapora göre, tekrarlayan kuraklıklar, çatışmalar ve yetersiz yardım nedeniyle analiz kapsamındaki Somali nüfusunun yüzde 26’sına denk gelen 5 milyondan fazla kişi hâlihazırda kriz düzeyinde veya daha kötü seviyede gıda güvensizliği yaşıyor.

Raporda, ekim-aralık döneminde gıda güvensizliği yaşayanların sayısının 5,4 milyona ulaşmasının beklendiği kaydedildi.

Bir çocuk, 16 Eylül 2026’da Mogadişu’da şiddetli yağışların ardından bir cadde boyunca sel sularında ilerliyor (Reuters)
Bir çocuk, 16 Eylül 2026’da Mogadişu’da şiddetli yağışların ardından bir cadde boyunca sel sularında ilerliyor (Reuters)

Buna karşılık, ekim-aralık döneminde gıda yardımının ayda yalnızca 70 bin 400 kişiye ulaştırılmasının beklendiği ve bunun ihtiyaç sahiplerinin sadece yüzde 1,3’üne karşılık geldiği belirtildi.

Tahminlere göre ayrıca, 6 ay ile 5 yaş arasındaki yaklaşık 1,92 milyon çocuğun gelecek haziran ayına kadar akut yetersiz beslenme tedavisine ihtiyaç duyacağı, bunların 433 bininin ağır vakalardan oluşacağı öngörülüyor.

Somali, son olarak 2011’de kıtlık yaşamış ve yaklaşık 250 bin kişi hayatını kaybetmişti. Ülke, 2017 ve 2022 yıllarında da yeniden kıtlık yaşamanın eşiğine gelmişti.