5 soruda OpenAI'ın yeni yapay zeka aracı Operator

Özerk yapay zeka araçları geliştirme yarışı kızışıyor

OpenAI'ın yeni aracı büyük ölçüde kendi başına çalışabiliyor (AP)
OpenAI'ın yeni aracı büyük ölçüde kendi başına çalışabiliyor (AP)
TT

5 soruda OpenAI'ın yeni yapay zeka aracı Operator

OpenAI'ın yeni aracı büyük ölçüde kendi başına çalışabiliyor (AP)
OpenAI'ın yeni aracı büyük ölçüde kendi başına çalışabiliyor (AP)

OpenAI, bilgisayarda tıpkı insanlar gibi alışveriş yapmaktan, restoranda yer ayırtmaya kadar çeşitli görevleri yerine getirebilen yapay zeka aracını piyasaya sürdü.

Şirketin dün (23 Ocak Perşembe) tanıttığı Operator, kullanıcıya yol göstermenin ötesine geçerek ekrandaki tuşları kullanıyor, arama çubuğuna yazı yazıyor ve formları dolduruyor.

Araç henüz sadece ABD'deki ChatGPT Pro üyelerinin erişimine açık. Şirket yapay zeka modelini diğer ülkelere ve Plus, Team ve Enterprise kullanıcılarının hizmetine sunmayı planlıyor fakat bunlar için henüz bir tarih verilmedi.

OpenAI CEO'su Sam Altman, dün yaptığı açıklamada "Avrupa'ya gelmesi maalesef biraz zaman alacak" ifadelerini kullandı. 

Altman bu yılın başında yayımladığı blog yazısında yapay zeka aracılarının (AI Agent) 2025'te "iş gücüne katılabileceğini" öne sürmüştü. Yapay zeka aracıları, kendi başına görevleri yerine getirebilen modelleri ifade ediyor. 

Çok geçmeden piyasaya sürülen Operator, Altman'ın beklentilerine giden yolda önemli bir adıma işaret ediyor.

1) Nasıl çalışıyor?

Operator, OpenAI'ın Bilgisayar Kullanan Aracı (Computer-Using Agent / CUA) adlı yeni yapay zeka modeliyle çalışıyor.

Kendisine bir görev verildiğinde ekran görüntüsü alıyor ve şirketin geniş dil modeli GPT-4o'nun görsel becerilerinden faydalanarak görüntüyü analiz ediyor. Ardından ne yapması gerektiğine karar verip bilgisayar ekranında işlemleri gerçekleştirmeye başlıyor.

CUA'in en önemli özelliği, uygulama programlama arayüzü (API) yerine, kullanıcıların karşılaştığı arayüzle etkileşime girecek şekilde eğitilmesi. 

Bu sayede insanlar gibi ekrandaki tuşlara basıp arama yapabiliyor. 

OpenAI ekibinden Reiichiro Nakano, "Modellerin yazılımı kullanma şekli genellikle özel API'lar aracılığıyla gerçekleşiyor" diyor. Bu durumun pek çok uygulama ve siteye erişimi engellediğini söyleyen Nakano ekliyor: 

Ancak insanların günlük olarak kullandığı arayüzün aynısını kullanabilen bir model yaratınca, daha önce erişilemeyen yepyeni bir yazılım yelpazesinin önü açılıyor.

2) Neler yapabiliyor?

OpenAI, Operator'ın halihazırda "araştırma önizlemesi" versiyonunu piyasaya sürdüğünü ve kullanıcıların geri bildirimleriyle aracın gelişeceğini ifade ediyor.

Tıpkı ChatGPT ve diğer yapay zeka sohbet botları gibi muazzam bir bilgi kümesiyle eğitilen Operator, insanların internet sitelerini nasıl kullandıklarını gösteren görüntülerle geliştirildi. 

Kullanıcılar operator.chatgpt.com⁠ (Türkiye'de kullanıma sunulmadı) sitesinden açılan sisteme, yapılmasını istediği görevi yazıyor ve Operator, tarayıcısında kendi başına bu işi yerine getiriyor.

Örneğin bir yemek tarifini bulup gerekli malzemeleri alışveriş sepetine ekliyor veya istenen bölgedeki uygun restoranları bulup rezervasyon yaptırıyor. 

OpenAI araştırmacısı Yash Kumar, "Tıpkı bizim yaptığımız gibi internet sitelerinde gezinip işlem yapabiliyor" diyor. 

Kullanıcılar bu esnada Operator'ın işleyişini takip edebiliyor ve araç, küçük bir pencerede hangi işlemleri yaptığını yazıyor.

Ayrıca istendiği zaman veya yapay zeka aracı bir hata yaptığında müdahale edilebiliyor. Bunun yanı sıra sipariş vermek veya bir e-postayı göndermek gibi önemli işlemlerden önce kullanıcının onay vermesi gerekiyor.

Kumar "Yardıma ya da onaya ihtiyaç duyarsa, size soruyor ve siz de cevaplayabiliyorsunuz" diye açıklıyor.

Şifre veya kredi kartı bilgileri kullanıcı tarafından giriliyor ve Operator, bu esnada ekran görüntüsü almayı bırakıyor.

OpenAI; DoorDash, eBay, Instacart, StubHub ve Uber gibi alışveriş şirketleriyle işbirliği yaptığını ve Operator'ın bunların hizmet kurallarına göre hareket ettiğini belirtiyor.

Şirket, kendi tarayıcısını kullanan aracın aynı anda birden fazla görevi yerine getirebildiğini de belirtiyor. Ancak Operator'ın aynı anda yapılabilecek görev sayısına "dinamik bir limit" koyduğunu ve bu sayının değişebileceğini ekliyor.

3) Ne yapamıyor?

Operator'ın mevcut versiyonu, ayrıntılı slaytlar oluşturmak, karmaşık takvimleri yönetmek veya standart olmayan sitelerin arayüzleriyle etkileşim kurmak gibi "karmaşık veya özel görevleri güvenilir bir şekilde yerine getiremiyor". 

OpenAI, aracın henüz e-posta göndermediğini veya takvimdeki etkinlikleri silmediğini ancak ileride bu özellikleri de sunabileceklerini ifade ediyor.

Yapay zeka modeli her ne kadar internet sitelerinde insanlar gibi davransa da makinelerle insanları ayırt etmek için geliştirilen CAPTCHA bulmacalarını da çözemiyor.

Operator'la ilgili kısıtlamalardan bir diğeriyse, günlük limiti olması. Aynı anda yapılacak işlemlerin yanı sıra bir gün içinde verilebilecek görevlerin de sayısı sınırlı. 

Kumar, ChatGPT ve diğer sohbet botları gibi Operator'ın da deneysel bir teknoloji olduğunu ve gelişmeye devam edeceğini söylüyor. Araştırmacı yeni model için "Dünyadaki en güçlü şey değil" diyerek ekliyor: 

Ama bu tür teknolojilerin eski versiyonlarından çok daha iyi.

4) Ne kadar güvenli?

OpenAI, daha önceki araçlarına kıyasla çok daha fazla özerkliğe sahip Operator için ciddi güvenlik önlemleri almış gibi görünüyor.

Şifreler ve kredi kartı bilgileri girilirken ekran görüntüsü almamasının yanı sıra yeni model, kumar gibi içeriklerle ilişkili sitelere de giremiyor. 

Ancak uzmanlar aracın geleceğiyle ilgili endişe duyuyor. Yapay zeka araçlarının güvenliği üzerine yazılar kaleme alan bilgisayar programcısı Simon Willison şöyle diyor:

Dünyanın geri kalanı bu modeli keşfetmeye başladığında, araca karşı her türlü yeni ve başarılı saldırılar görmeyi bekliyorum.

Willison'ın sözünü ettiği saldırılar, geniş dil modellerine kötü niyetli girdileri meşru istekler gibi göstererek yapay zeka sistemlerini hassas verileri sızdıracak şekilde manipüle etmeyi içeriyor. 

OpenAI da bu riskleri kabul ederek "gerçek dünya senaryolarının karmaşık yapısını modellemenin zorluğuna ve düşmanca tehditlerin dinamik doğasına" değiniyor.

Bunun yanı sıra Operator, görevleri yaparken düzenli olarak ekran görüntüsü alıyor. OpenAI bu bilgileri Operator'ın gelecekteki sürümlerini eğitmek için kullanabilir.

Diğer yandan şirket, verilerinin aracı eğitmek için kullanılmasını istemeyen kişilerin ChatGPT ayarlarından bunu değiştirebileceğini ifade ediyor.

Ayrıca tek bir tuşla Operator'ın bütün tarayıcı geçmişi silinebiliyor ve bütün sekmeler kapatılabiliyor.

Willison ise kullanıcıların kendi güvenlik önlemlerini almasını öneriyor: 

Operator'a yaptırdığınız her görev için yeni bir oturum başlatarak geçmişte araç üzerinden kullandığınız herhangi bir site için kimlik bilgilerinize erişemediğinden emin olun. Sizin adınıza para harcamasını istiyorsanız, ödeme aşamasına gelmesine izin verin, ardından ödeme bilgilerinizi verin ve hemen ardından oturum geçmişini silin.

5) Benzer araçlardan daha mı iyi?

Son aylarda Google ve Anthropic gibi şirketler de benzer yapay zeka aracılarını tanıtmıştı.

Google'ın Project Mariner'ı ve Anthropic'in Computer Use'u, Operator'a benzer bir arayüzde, ekran görüntüleri alarak çalışyor.

OpenAI, yeni modelinin bu iki araçtan daha iyi performans gösterdiğini savunuyor. 

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nün (MIT) bilim ve teknoloji dergisi MIT Technology Review'a göre aracın tarayıcıdaki görevleri ne kadar iyi yerine getirdiğini değerlendiren bir testte CUA yüzde 87, Mariner yüzde 83,5 ve Computer Use yüzde 56 başarı gösterdi.

PDF dosyalarını birleştirme veya bir görüntüyü değiştirme gibi daha genel bilgisayar görevlerini ölçen OSWorld testindeyse CUA yüzde 38, Computer Use ise yüzde 22 başarı gösterdi. Diğer yandan insanlar yüzde 72'lik bir performans sergiledi.

Ayrıca Operator, bilgisayardaki tarayıcı yerine, talimatları bir OpenAI sunucusunda çalışan uzak bir tarayıcıya göndermesiyle diğer sistemlerden ayrılıyor. OpenAI, bu özelliğin sistemi daha verimli hale getirdiğini öne sürüyor.

Kumar, bulut sisteminde çalışmasından dolayı Operator'ın aynı anda birden fazla görevi yerine getirebildiğini söylüyor.

Halihazırda OpenAI'ın yapay zeka aracısı daha önde gidiyor gibi görünürken, elbette gelecekte bu durum değişebilir. 

Ancak MIT Technology Review'da yazan Will Douglas Heaven'a göre asıl dikkat edilmesi gereken şey, üç büyük şirketin aynı dönemde benzer araçlar çıkarması:

Dünyanın en iyi üç yapay zeka şirketinin aracı tabanlı modellerin ne olabileceği hakkında aynı vizyonda birleşmesi bir şeyi açıkça ortaya koyuyor. Yapay zeka üstünlüğü için verilen savaşın yeni bir sınırı var: bilgisayar ekranlarımız.

Kaynaklar: OpenAI, TechCrunch, Ars Technica, New York Times, MIT Technology Review, IBM, Simon Willison Weblog, Sam Altman's Blog



Microsoft, Suudi Arabistan’da Azure bulut bölgesini 2026 sonunda faaliyete alacağını duyurdu

2026 yılının dördüncü çeyreğinde Suudi Arabistan’da Azure bölgesinin kullanıma sunulması, geliştirme aşamasından fiili uygulamaya geçişi temsil ediyor. (Microsoft)
2026 yılının dördüncü çeyreğinde Suudi Arabistan’da Azure bölgesinin kullanıma sunulması, geliştirme aşamasından fiili uygulamaya geçişi temsil ediyor. (Microsoft)
TT

Microsoft, Suudi Arabistan’da Azure bulut bölgesini 2026 sonunda faaliyete alacağını duyurdu

2026 yılının dördüncü çeyreğinde Suudi Arabistan’da Azure bölgesinin kullanıma sunulması, geliştirme aşamasından fiili uygulamaya geçişi temsil ediyor. (Microsoft)
2026 yılının dördüncü çeyreğinde Suudi Arabistan’da Azure bölgesinin kullanıma sunulması, geliştirme aşamasından fiili uygulamaya geçişi temsil ediyor. (Microsoft)

Microsoft, Suudi Arabistan’daki Azure veri merkezi bölgesinin, 2026’nın dördüncü çeyreğinden itibaren müşterilere bulut bilişim yüklerini çalıştırma imkânı sunacağını açıkladı. Bu adım, ülkenin hızla ilerleyen dijital dönüşüm sürecinde önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor.

Yeni bölge, kamu ve özel sektördeki kuruluşların uygulamalarını, bulut hizmetlerini ve yapay zekâ çözümlerini yerel olarak çalıştırmalarına olanak tanıyacak. Bölge, verilerin yerel olarak tutulması, düzenleyici uyumluluk gereksinimlerinin güçlendirilmesi, güvenlik seviyelerinin artırılması ve dijital uygulamalar ile hizmetlerin yanıt sürelerinin kısaltılması gibi avantajlar sunacak. Azure bölgesi, her biri enerji, soğutma ve ağ altyapısı bakımından bağımsız üç erişilebilirlik alanına sahip olacak. Bu yapı, yüksek güvenilirlik ve iş sürekliliğini desteklemeyi hedefliyor.

İnşaat aşamasından işletmeye kadar

Microsoft’un duyurusu, yıllarca süren hazırlık ve koordinasyon sürecinin ardından Suudi Arabistan’daki Azure veri merkezi bölgesinin inşaat ve hazırlık aşamasından geniş çaplı operasyonel kullanıma geçişini simgeliyor. Şirket daha önce, Ortadoğu’daki dijital ekonomiyi desteklemeye yönelik bölgesel yatırımları kapsamında Suudi Arabistan’da yerel bir bulut bölgesi oluşturma planlarını açıklamıştı.

Bu adım, Suudi Arabistan’ın dijital altyapıyı güçlendirme stratejisinin bir parçası olarak, Vizyon 2030 hedefleri doğrultusunda, dijital dönüşüm ve bilgi temelli ekonomi önceliklerini destekliyor. Yeni bulut bölgesinin, enerji, sağlık, kamu hizmetleri ve finans gibi kritik sektörlerde bulut bilişim ve yapay zekâ uygulamalarının güvenli bir yerel ortamda benimsenmesini hızlandırması bekleniyor.

scdfrgt
Yeni bulut bölgesi, yerel veri depolama imkânı sağlayacak; güvenliği, mevzuata uygunluğu ve tepki süresini iyileştirecek. (Reuters)

Konuyla ilgili açıklama yapan Suudi Arabistan İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanı Mühendis Abdullah es-Savaha, yerel bulut bölgesinin, ülkede ileri düzey bir dijital altyapı oluşturulduğunu, yenilikçiliği desteklediğini ve rekabetçiliği artırdığını gösterdiğini belirtti. Bakan, bu adımın ileri teknolojiye dayalı bir ekonomiye geçişi destekleyen temel bir unsur olduğunu vurguladı.

Microsoft Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Şirket Başkanı Brad Smith ise Suudi Arabistan’daki bulut altyapısına yapılan yatırımın, şirketin ülkedeki dijital dönüşümü uzun vadeli olarak destekleme taahhüdünü yansıttığını ifade etti. Smith, yerel veri egemenliği ve yönetim gereksinimlerine uygun bulut hizmetleri sunmanın önemine dikkat çekti.

Suudi Arabistan bulut bölgesi, dünya genelinde onlarca bölgeden oluşan Azure ağına eklenerek, ülkedeki kurumların küresel ölçekte entegre bir bulut ekosistemine erişimini sağlıyor. Ayrıca gerektiğinde verilerin yerel olarak işlenip depolanmasına imkân tanıyor.

Yerel inovasyonu hızlandırmak

Suudi Arabistan’daki yeni bulut bölgesinin, hem start-up’lar hem de büyük şirketler için yeniliği hızlandırması bekleniyor. Bölge, kuruluşların yapay zekâ tabanlı uygulamalar, veri analitiği ve ileri dijital hizmetler geliştirmesine güvenilir bir ortamda olanak tanıyacak. Bu gelişme, yerel bulut kapasitesinin, düzenleyici gereklilikleri karşılamak ve iş esnekliğini artırmak açısından giderek artan önemini de ortaya koyuyor.

xsdfrgt
Bu adım, dijital dönüşümün olgun bir aşamasına işaret ediyor ve Suudi Arabistan’ın bölgesel dijital merkez olarak konumunu güçlendirmenin yolunu açıyor. (Shutterstock)

Duyuru teknik açıdan önemli bir adım olmasının yanı sıra, dijital dönüşüm sürecinde olgunluk aşamasına geçildiğinin göstergesi olarak da değerlendiriliyor. Artık yatırımlar, yalnızca altyapı oluşturmaya odaklanmak yerine, dijital hizmetlerin geniş çaplı kullanımı için müşterilere güç sağlama yönüne kayıyor. 2026 sonunda beklenen operasyonel açılışla birlikte, Suudi Arabistan bulut kapasitesini genişleterek bölgesel bir dijital merkez olma hedefini destekleyecek.

Konuyla ilgili açıklama yapan Microsoft Arabistan Başkanı Turki Badhris, Suudi Arabistan’daki bölgenin 2026 dördüncü çeyreğinden itibaren bulut iş yüklerini çalıştırmaya hazır olmasının, kurumlara dijital yolculuklarını ve yapay zekâ odaklı planlamalarını daha net ve güvenle yürütme imkânı sunduğunu belirtti. Badhris, Microsoft’un hükümet kurumları, şirketler ve iş ortaklarıyla yakın iş birliği içinde çalışarak veri güncellemeleri, yönetişim güçlendirme ve yetenek geliştirme gibi adımlarla müşterilerin deneyimden operasyonel çalışmaya güvenle geçiş yapmalarını desteklediğini ifade etti. Badhris, bu başarının, şirketin Suudi Arabistan’daki kamu ve özel sektörde sürdürülebilir ve ölçeklenebilir bir dijital etki yaratma taahhüdünü yansıttığını vurguladı.

Geniş stratejik ortaklık

Microsoft’un Suudi Arabistan’daki bulut bölgesi duyurusu, şirketin ülkenin dijital dönüşümünde stratejik bir ortak olarak rolünü de güçlendiriyor. Suudi Arabistan, yapay zekâ uygulamalarını güvenli, sorumlu ve geniş ölçekte hayata geçirmek için kurumları erken aşamada hazırlamayı hedefleyerek, küresel ölçekte bu alanda öncü bir konum elde etmeyi amaçlıyor.

Bu çerçevede Suudi şirketler, yapay zekâ deneylerini gerçek üretim ortamına taşıyarak yerel bulut altyapısının sağladığı güvenilir ortamdan yararlanmaya başladı.

Enerji ve su alanında faaliyet gösteren ACWA Power, operasyonlarını geliştirmek için Azure AI hizmetleri ve Microsoft Intelligent Data Platform’u kullanıyor. Şirket, özellikle sürdürülebilirlik ve kaynak verimliliğine odaklanarak ileri analizler, öngörücü bakım ve yapay zekâ destekli optimizasyon uygulamalarıyla su işleme süreçlerini iyileştiriyor; bu sayede günlük olarak on binlerce yüzme havuzuna eşdeğer su tasarrufu sağlanıyor. Ayrıca yapay zekâ teknolojilerinin uygulanması, enerji ve su hizmetlerinde neredeyse kesintisiz operasyon seviyelerinin korunmasına katkıda bulunuyor. Şirket, şimdi yapay zekâ üretkenliği alanında kullanım senaryolarını genişleterek sözleşme analizi ve teklif hazırlama gibi süreçlerde Microsoft 365 Copilot’u daha kapsamlı bir şekilde devreye almaya hazırlanıyor.

ty
Yerel bulut altyapısı, enerji, sağlık ve kamu hizmetleri gibi hayati sektörleri destekliyor. (Getty Images)

Qiddiya Investment Company, Microsoft 365 Copilot kullanımını yaygınlaştırarak ekiplerin e-posta özetleme, içerik üretme, veri analizi ve panolarla doğal dil üzerinden etkileşim kurmasını sağlıyor. Outlook, Word, Excel, PowerPoint ve Power BI uygulamaları üzerinden gerçekleştirilen bu süreçler, Qiddiya’nın yüzlerce varlık ve yükleniciyi izleyerek fatura durumu, inşaat aşamaları, riskler ve gecikmeler hakkında anlık bilgi almasını mümkün kılıyor. Proje verilerinde terabaytlarca bilgiyi saniyeler içinde sorgulayabilme kapasitesi, 700’den fazla yüklenici ve on binlerce çalışan içeren ekosistemde karar alma süreçlerini hızlandırıyor. Şirket, erken aşama denemelerden geniş çaplı yaygınlaştırmaya geçerken, eğitim programları ve standartlaştırma adımlarıyla araçların günlük iş akışına entegrasyonunu güçlendiriyor ve projenin kapsamını genişletmeye devam ediyor.


Apple'dan ucuz iPhone ve yenilenmiş Siri planı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Apple'dan ucuz iPhone ve yenilenmiş Siri planı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Nispeten daha ucuz yeni bir iPhone ve mevcut sürümün sorunlarını gideren bir Siri'nin yakında piyasaya sürüleceği bildirildi.

Şirket, geçen yıl piyasaya sürülen ve daha düşük fiyatlı bir Apple telefon modeli sunmak için eski donanımı kullanan iPhone 16e'nin ardından iPhone 17e'yi piyasaya sürmeyi planlıyor.

Bloomberg'e göre yeni model daha iyi bir işlemci (tam fiyatlı iPhone 17'yle aynı) ve Apple'ın kendi hücresel ve Wi-Fi çiplerini içerecek. Ayrıca daha ucuz modellerde ilk kez kablosuz MagSafe şarj özelliği de sunulacak.

Aynı habere göre 599 dolarlık fiyat değişmeyecek.

Aynı dönemde Apple, 2024 yazında Dünya Geliştiriciler Konferansı'nda ilk kez tanıtılan Siri özelliklerini güncelleyecek bir yazılım güncellemesi yayımlamayı planlıyor. Bu özellikler arasında soruları yanıtlamak için telefondaki başka yerlerden veri alan "kişisel bağlam" kullanma yeteneği ve Siri'nin ekranda olup bitenleri görüp kontrol etmesini sağlayacak bir özellik yer alacak.

Apple, bu özellikleri Apple Intelligence teklifinin bir parçası olarak büyük bir pazarlama ve gösterişle tanıtmıştı. Ancak daha sonra bunları telefona entegre etmekte zorlandı ve bu da aşırı vaatlerde bulunduğu veya yapay zekada geride kaldığı eleştirilerine yol açtı.

Daha sonra yapay zeka bölümünde bir dizi değişiklik yaşadı ve bu bölümden sorumlu yöneticisini kaybetti. Ayrıca asistanı geliştirmek amacıyla Google'la büyük bir iş birliği duyurdu ancak bu çalışmanın sonuçlarının ne zaman ortaya çıkacağı belirsiz.

Independent Türkçe


Bilim insanlarından "uzayda üreme" çağrısı: "Acil işbirliği gerekli"

(AFP)
(AFP)
TT

Bilim insanlarından "uzayda üreme" çağrısı: "Acil işbirliği gerekli"

(AFP)
(AFP)

Andrew Griffin 

Araştırmacılar, insanların uzayda nasıl üreyebileceğini araştırmacıların acilen düşünmesi gerektiğini söylüyor.

İnsanlık Dünya'nın ötesinde yaşamayı hedeflerken, insan üremesinin gerçekte nasıl işleyeceğini anlamamız gerektiğini belirtiyorlar.

Ancak bu soru "soyut bir olasılıktan pratik bir meseleye" dönüşmesine rağmen uzayda insan doğurganlığı ve üreme sağlığını yönetmek için net standartlar hâlâ yok.

Bunlar, üreme sağlığından uzay tıbbına kadar farklı alanlardan 9 uzmanın bir araya gelerek insanların uzayda nasıl üreyebileceğini anlamak için yeni bir çerçeve önerdiği yeni bir çalışmanın sonuçları.

Uzayın insan yaşamı için "düşmanca bir ortam" sunduğu gerçeğine dayanan araştırmacılar, halihazırda bilinen bir dizi zorluk olduğunu belirtiyor. Bunlar arasında yerçekimindeki değişiklikler, artan radyasyon ve uyku döngülerindeki bozulmalar yer alıyor, ki bunların hepsi üreme sağlığını etkileyebilir.

Bu soruları incelemeden uzay araştırmalarına devam etmenin tehlikeli olabileceği uyarısı yapan uzmanlar, gerçek anlamda pratik sorunlara dönüşmeden önce bu meseleleri ele almamız gerektiğini belirtiyor. Üreme teknolojileri genellikle adım adım tanıtılır ve biz çoğunlukla sonradan bunları kavrarız ama uzay araştırmalarında bundan kaçınmak gerekiyor.

NASA'nın araştırmacı bilim insanı ve çalışmanın kıdemli yazarı Fathi Karouia "İnsan uzayda daha geniş bir alana yayıldıkça üreme sağlığı artık politikanın kör noktası olmaya devam edemez" diyor. 

Kritik bilgi boşluklarını kapatmak, hem profesyonel hem de özel astronotları koruyan etik yönergeler belirlemek ve nihayetinde Dünya'nın ötesinde sürdürülebilir bir yaşantıya doğru ilerlerken insanlığı korumak için acilen uluslararası işbirliğine ihtiyaç var.

"Reproductive biomedicine in space: implications for gametogenesis, fertility and ethical considerations in the era of commercial spaceflight" (Uzayda üremenin biyotıbbı: Ticari uzay uçuşları çağında gametogenez, doğurganlık ve etik değerlendirmelerin etkileri) başlıklı rapor, hakemli dergi Reproductive BioMedicine Online'da yayımlandı.

Independent Türkçe, independent.co.uk/space