Sudan’da ordu Hartum'da ilerlerken, HDK hayati öneme sahip tesisleri hedef alıyor

Terörizm, siyasi hedeflere ulaşmak için bireyler yahut gruplar tarafından kullanılan yasa dışı bir araçtır

Sudan'ın ikinci büyük kenti Omdurman'ın kuzeyindeki ülkenin en büyük petrol rafinerisi olan Cili'de Sudan ordusu ile HDK arasındaki çatışmalar sırasında yükselen dumanlar, 15 Ocak 2025 (AFP)
Sudan'ın ikinci büyük kenti Omdurman'ın kuzeyindeki ülkenin en büyük petrol rafinerisi olan Cili'de Sudan ordusu ile HDK arasındaki çatışmalar sırasında yükselen dumanlar, 15 Ocak 2025 (AFP)
TT

Sudan’da ordu Hartum'da ilerlerken, HDK hayati öneme sahip tesisleri hedef alıyor

Sudan'ın ikinci büyük kenti Omdurman'ın kuzeyindeki ülkenin en büyük petrol rafinerisi olan Cili'de Sudan ordusu ile HDK arasındaki çatışmalar sırasında yükselen dumanlar, 15 Ocak 2025 (AFP)
Sudan'ın ikinci büyük kenti Omdurman'ın kuzeyindeki ülkenin en büyük petrol rafinerisi olan Cili'de Sudan ordusu ile HDK arasındaki çatışmalar sırasında yükselen dumanlar, 15 Ocak 2025 (AFP)

Emced Ferid et-Tayyib

Sudan'ın başkentindeki Hartum’un Bahri ilçesinin semaları 23 Ocak 2025 Perşembe günü yoğun siyah bulutlarla kaplandı. Bu bulutların kaynağının kentin kuzeyinde bulunan Cili Petrol Rafinerisi olduğu ortaya çıktı. Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Sudan ordusuyla arasındaki savaşın başlarında rafineriyi ele geçirmiş ve buraya barikat kurmuştu.

Sudan ordusu başkent Hartum’u geri almak ve HDK’dan kurtarmak için istikrarlı bir şekilde ilerlerken rafineride konuşlanan HDK üyelerinin bir kısmı, petrol tesisindeki bazı yakıt tanklarını ateşe vererek etraflarındaki kuşatmayı kırmaya ve rafinerinin çökmesini önlemeye yönelik çabalardan yararlanıp kaçmaya çalıştı.

HDK üyeleri tarafından çıkarılan yangın sadece ham petrol tanklarından birine ulaşırken Sudan ordusu, kaçan HDK üyelerinin bir kısmını yakalamayı başardı. Diğerleri ise savaşın patlak vermesinden ve bölgeyi işgal etmelerinden bu yana rehin olarak tuttukları rafinerideki mühendislerin ve işçilerin yanına sığınmak üzere rafineriye geri döndüler.

Günlük yaklaşık 150 bin varil çeşitli petrol türevlerinin üretildiği rafinerinin yıkılması, çok sayıda can kaybının ve geniş çaplı ve uzun süreli bir çevresel felaketin yanı sıra Sudan'ın altyapısının en önemli sütunlarından birinin ve ülkedeki petrol ve türevlerinin rafine edilmesine yönelik ana ulusal tesisin yok edilmesinin yaratacağı muazzam ekonomik kayba neden olabilirdi.

Günlük yaklaşık 150 bin varil çeşitli petrol türevlerinin üretildiği rafinerinin yıkılması, çok sayıda can kaybına ve geniş çaplı ve uzun süreli bir çevresel felakete neden olabilirdi.

Cili Petrol Rafinerisi’ni yok etme girişimi, HDK'nın Sudan'daki hayati öneme sahip sivil altyapıyı kasıtlı olarak hedef alan terörist yaklaşımına yeni bir boyut kazandırdı. HDK üyeleri, rafineride yaşananlardan önce Sudan'daki savaşı uzatmak için milisleri destekleyen yabancı taraflarca sağlanan gelişmiş insansız hava araçlarını (İHA) kullanarak elektrik ve su sistemleri ile diğer hayati tesislere sistematik saldırılar düzenledi.

HDK’nın sadece ocak ayında gerçekleştirdiği saldırılar ise şunlar:

13 Ocak 2025 - Sudan'ın en büyük hidroelektrik santrali olan Merove Barajı saldırısı: HDK, Sudan'ın elektriğinin yaklaşık yüzde 40'ını üreten ve başkent Hartum'un yaklaşık 350 kilometre kuzeyinde bulunan Merove Barajı ve elektrik santraline İHA’larla saldırdı.

18 Ocak 2025 - eş-Şevak’taki elektrik ve su dönüşüm santrallerine saldırılar: HKD eş zamanlı bir İHA saldırısıyla el-Gadarif eyaletindeki eş-Şevak Elektrik Santrali’ni hedef alarak el-Gadarif, Kassala ve Sennar eyaletlerini tamamen karanlığa gömdü. Gadarif’teki su dönüşüm tesisine de gerçekleştirilen İHA saldırısıyla halkın temiz içme suyuna erişimi ciddi şekilde kısıtlandı.

19 Ocak 2025 – Dongola’daki elektrik santraline saldırı: HDK, İHA’larla ülkenin kuzeyindeki Dongola eyaletinde bulunan elektrik santralini hedef alarak halihazırda sıkıntılı olan bölgedeki elektrik arzını daha da aksattı. Bunun dışında Sudan ordusu, 21 Ocak 2025 tarihinde Beyaz Nil eyaletinde Umm Diveykarat bölgesindeki elektrik santrallerine yönelik İHA saldırılarını başarıyla engellediğini duyurdu.

defvgb
Sudan Genelkurmay Başkanı Abdulfettah el-Burhan Port Sudan'da, 14 Ocak 2025 (AFP)

HDK üyelerinin Sudan’ın kritik öneme sahip altyapısına yönelik bu eş zamanlı saldırıları, sivilleri hedef alan olağan yöntemlerinden sapma olmadığını gösterse de HDK, el-Cezire eyaletinde uğradığı askeri kayıplarla eş zamanlı olarak bu saldırıları sıklaştırdı. Öte yandan Sudan ordusunun başkent Vad Medeni’yi geri alma ve özgürleştirme başarısı ve HDK'nın ele geçirme girişimleri karşısında Kuzey Darfur'un yönetim el Faşir'i elinde tutma kararlılığını sürdürmesi öne çıkıyor. Bu arada HDK’ya yakın siyasi müttefikler, HDK’nın kontrolü altındaki bölgelerde paralel bir hükümet kurma fikri konusunda bölünmüş durumdalar. Bu da HDK üyelerinin sivil altyapıya yönelik bu saldırıları sistematik olarak siyasi baskı aracı olarak kullandığını gösterirken tüm saldırılar doğrudan terörizm ve terör eylemleri sınıflandırmasına ve tanımına giriyor.

“DK üyelerinin Sudan’ın kritik öneme sahip altyapısına yönelik bu eş zamanlı saldırıları, sivilleri hedef alan olağan yöntemlerinden sapma olmadığını gösteriyor.

Terörizmin kavramsal tanımı farklı kültürel, siyasi ve sosyal perspektiflere göre değişebilir. Ancak, ‘terörizm, siyasi hedeflere ulaşmak için gruplar ya da bireyler tarafından kullanılan, muhalifleri ve toplulukları sindiren ve şiddet kullanımı ya da tehdit yoluyla hükümetlere baskı yapan yasa dışı bir araçtır’ olduğu şeklinde kesin bir tanımı söz konusu.

1- Cenevre Sözleşmeleri ve Ek Protokolleri: Cenevre Sözleşmeleri, özellikle de 1’inci Ek Protokolü’nün 54’üncü maddesi, halkın yaşamını sürdürmesi için vazgeçilmez olan mallara yönelik saldırıları yasaklar. Maddede “Bir savaş yöntemi olarak sivilleri aç bırakmak yasaktır. Halkın yaşamını sürdürmesi için vazgeçilmez olan mallara saldırmak, bunları yok etmek, ortadan kaldırmak ya da kullanılamaz hale getirmek yasaktır” ifadeleri yer alıyor.

Elektrik ve su altyapısı halkın yaşamını sürdürmesi için elzemdir. HDK'nın saldırıları bu hükmün açıkça ihlalidir. Sivil altyapının hedef alınması, sivilleri temel ihtiyaçlardan mahrum bırakmayı amaçlayan kasıtlı bir eylem teşkil eder ve bu da uluslararası hukuka göre bir savaş suçudur.

2- Terörist Bombalamalarının Önlenmesine İlişkin Uluslararası Sözleşme (15 Aralık 1997, New York): Bu Sözleşme, halkın kullanımına yönelik altyapının kasıtlı olarak tahrip edilmesini suç sayar. Madde 2, ölüme veya bedensel olarak ciddi yaralanmaya neden olmak ve bir halkı terörize etmek veya hükümeti harekete geçmeye zorlamak amacıyla altyapının yaygın bir şekilde tahrip edilmesi gibi eylemleri kasıtlı olarak işlenmiş olarak tanımlıyor.

Bu anlamda, Sudan'daki elektrik ve su santralleri ile petrol tesislerinin HDK tarafından kasıtlı olarak hedef alınması, bu tanımlama için yeterli kriterleri taşıyor.

3- Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 1566 (2004 tarihli) ve 1373 (2001 tarihli) sayılı kararları. 1566 sayılı BMGK kararı terörizmi, sivillere yönelik olanlar da dahil olmak üzere, ölüme veya ciddi yaralanmaya neden olmak ya da bir terör durumunu kışkırtmak amacıyla işlenen suç eylemleri olarak tanımlar ve terörle mücadele için uluslararası iş birliğini teşvik eder. 1373 sayılı BMGK kararı ise devletlerin terörizmi önlemesini, bastırmasını, finanse etmesini ve desteklemesini öngörür. HDK milislerinin eylemleri, siyasi ve askeri hedeflere ulaşmak için sivilleri ve kritik altyapıyı hedef alarak bu kararların lafzında ve ruhunda yer alan tanımları karşılar.

Çatışma Konumu ve Olay Verileri Projesi (ACLED) tarafından 2024 yılında yayınlanan Sudan'daki Olayların İzlenmesi Raporu’nda sivillere yönelik şiddet olaylarının yüzde 77'sinin HDK üyeleri tarafından gerçekleştirildiği belgelendi.

ABD, geçtiğimiz yılın sonlarında HDK’nın eylemlerini soykırım suçu olarak sınıflandırdı. Bu durum, Sudan'daki durumla ilgilenirken kendisine doğrudan yasal ve siyasi yükümlülükler getirerek ABD ve diğer bazı bölgesel ve uluslararası tarafların tuzağına düştüğü resmi eşitlik ve gerçek dışı tarafsızlığın ötesine geçti. Eğer insanları terörize eden ve soykırım yapan bir taraf varsa, dünyanın ilan edilmiş yükümlülükleri bunu sürdürmesi için ona siyasi ve diplomatik gerekçeler vermeyi değil, ona karşı durmayı ve suçlarını ve ihlallerini durdurmaya çalışmayı öngörüyor.

Şarku'l Avsat'ın Independent Arabia'dan akatardığı analize göre HDK üyelerinin şu anda yaptıkları, Boko Haram'ın Nijerya'nın kuzeyinde elektrik santrallerini ve su dağıtım şebekelerini hedef aldığı eylemlere benziyor. 2015 yılında Borno eyaletindeki bir elektrik santraline saldıran örgüt binlerce evi elektriksiz bırakmış, sağlık ve eğitim hizmetlerini aksatmıştı. 2017 yılındaki bir başka olayda ise Yobe eyaletinde su dağıtım hatlarını havaya uçurarak büyük çaplı bir susuzluk krizine yol açtı.

x cvfgbr
Sudan ordusu ile HDK arasındaki çatışmalar sırasında Omdurman'daki su kuyrukları, 16 Ocak 2025 (AFP)

Herhangi bir meselenin ele alınması için öncelikle o meselenin doğru bir şekilde tanımlanması ve Sudan halkının güvenliği ve istikrarı pahasına ondan faydalanmayı amaçlayan siyasi ve bencil çıkarların yarattığı kirliliğin ortadan kaldırılması gerekir. HDK'nın ‘gözdağı verme, sabotaj ve suç işlemeyi siyasi araç olarak benimseyen terörist faaliyetler’ gibi eylemlerini ve suçlarını oldukları gibi tanımlamak bunları nasıl durduracağımızı düşünmek için bir başlangıç noktası olacaktır. Ateşin etrafında dans etmeye ve gerçekleri inkâr etmeye devam etmek, Sudan'daki savaşı durdurma çabalarının daha da başarısızlığa uğramasına neden olur.



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.