Trump, Washington'daki kaza alanını ziyaret etmeyeceğini söyledi: "Yüzmeye mi gideyim?"

ABD Başkanı perşembe günü yaptığı açıklamada, trajedinin bazı kurbanlarının aileleriyle görüşeceğini söyledi fakat tarih belirtmedi (AFP)
ABD Başkanı perşembe günü yaptığı açıklamada, trajedinin bazı kurbanlarının aileleriyle görüşeceğini söyledi fakat tarih belirtmedi (AFP)
TT

Trump, Washington'daki kaza alanını ziyaret etmeyeceğini söyledi: "Yüzmeye mi gideyim?"

ABD Başkanı perşembe günü yaptığı açıklamada, trajedinin bazı kurbanlarının aileleriyle görüşeceğini söyledi fakat tarih belirtmedi (AFP)
ABD Başkanı perşembe günü yaptığı açıklamada, trajedinin bazı kurbanlarının aileleriyle görüşeceğini söyledi fakat tarih belirtmedi (AFP)

Washington DC'deki Potomac Nehri üzerinde meydana gelen ölümcül kazanın yaşandığı yeri ziyaret edip etmeyeceğine dair sorulara alaycı bir yanıt veren Donald Trump, Beyaz Saray'daki muhabirlere "Yüzmeye mi gideyim?" diye sordu.

ABD Başkanı perşembe günü yaptığı açıklamada, çarşamba gecesi Ronald Reagan Havalimanı'nda meydana gelen trajedinin bazı kurbanlarının aileleriyle görüşeceğini söyledi. Daha önce yetkililer, kazaya karışan 67 kişinin hepsinin öldüğünün varsayıldığını açıklamıştı.

Kaza alanını ziyaret etme planları sorulduğunda Trump "Bir ziyaret planım var ama bölgeye değil. Çünkü siz söyleyin, alan nedir? Su mu? Yüzmeye mi gideyim?" yanıtını verdi.

Sosyal medya kullanıcıları bu "duyarsız" yorumları kınamakta gecikmedi.

Bir kullanıcı videoya yanıt olarak "Gözetimi altında 67 kişi ölüyor ve şaka mı yapıyor? Duyarsız, kalpsiz, empatiden tamamen yoksun bir tavır sergiliyor çünkü diğer pek çok Amerikalı da böyle ve bunda bir sorun görmüyor" diye yazdı.

Başka biriyse "Bazen son derece ciddiyetsiz bir ülke oluyoruz" diye ekledi.

Başkan'ın sözleri, günün önceki saatlerinde yaptığı basın toplantısında kazanın sorumluluğunu Joe Biden ve çeşitlilik (çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık / DEI) programlarına yüklediği açıklamalarının ardından bir kararname imzaladığı sırada geldi.

Kararname "Havacılık Güvenliğinin Acil Değerlendirilmesi" başlığını taşıyor.

Trump, "En yetkin kişileri istiyoruz" dedi.

Hangi ırktan oldukları umurumuzda değil. Özellikle bu pozisyonlarda en yetkin kişileri istiyoruz.

Başkan, "Son derece karmaşık şeylerden bahsediyorsunuz ve eğer bu kişiler harika bir beyne, harika bir beyin gücüne sahip değilse, yaptıkları işte pek iyi olamayacaklar ve kötü şeyler yaşanacak" diye ekledi.

Trump bu yorumları kazayla ilgili herhangi bir soruşturma bulgusu olmadan yaptı ve iddialarına dair herhangi bir ayrıntı veya kanıt sunmadı.

Daha önceki açıklamalarının ardından kazadan neden DEI'ın sorumlu olduğuna inandığına dair sıkıştırılınca "Öyle olabilirdi" yanıtını verdi. Bu sonuca "sağduyulu olduğu için" ulaştığını söyledi.

Görsel kaldırıldı.
Kurtarma çalışmaları perşembe günü devam etti. Yetkililer daha önce yaptıkları açıklamada kazaya karışan 67 kişinin hepsinin öldüğünün tahmin edildiğini belirtmişti (Reuters)

Trump ayrıca Washington'daki çarpışmada hayatını kaybeden bazı kişilerin aileleriyle görüşeceğini de söyledi ancak tarih belirtmedi. ABD Başkanı "Çok ağır yaralanan bazı kişilerle ve tabii ki aile üyeleriyle görüşeceğim ama bazı ailelerle de görüşeceğim, evet" dedi.

CNN'in resmi operasyonlar hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberine göre, perşembe günü öğleden sonra itibarıyla Potomac Nehri'nden 40'tan fazla ceset çıkarıldı.

Yayın kuruluşuna konuşan bir kolluk kuvveti kaynağı, gün ışığı, sudaki koşullar ve uçağın parçalarını sudan çıkarmadan ulaşılabilecek kurbanların çoğunun zaten çıkarıldığı inancı nedeniyle dalış operasyonlarının bugün için sonlandırıldığını söyledi.

Independent Türkçe



İsrail merkezli bir STK, UCM’de İspanya Başbakanı aleyhine dava açtı

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, başkent Madrid'de düzenlenen bir basın toplantısında (AFP)
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, başkent Madrid'de düzenlenen bir basın toplantısında (AFP)
TT

İsrail merkezli bir STK, UCM’de İspanya Başbakanı aleyhine dava açtı

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, başkent Madrid'de düzenlenen bir basın toplantısında (AFP)
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, başkent Madrid'de düzenlenen bir basın toplantısında (AFP)

Dünya genelinde ‘İsrail’in düşmanları’ olarak nitelendirdiği kişilere karşı yasal işlemler yürüten Tel Aviv merkezli bir sivil toplum kuruluşu (STK) olan Şurat HaDin dün, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez hakkında İran'a yapılan ihracat nedeniyle ‘savaş suçlarının işlenmesine yardım’ suçlamasıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde (UCM) yasal işlem başlatılması talebinde bulunduğunu açıkladı. Davada İspanya, ‘Tahran rejimi ve temsilcilerinin askeri amaçlarla ihtiyaç duyduğu bileşenleri’ sağladığı gerekçesiyle suçlanıyor.

Roma Statüsü'nün 15. maddesi uyarınca açılan davada Şurat HaDin, İspanya'nın fünyeler ve patlayıcılarda kullanılabilecek yaklaşık 1,3 milyon euro değerinde çift kullanımlı ürünlerin ihracatına izin verdiğini öne sürüyor.

Şurat HaDin tarafından yapılan açıklamada, “Bu maddeler zararsız endüstriyel ürünler değil, patlayıcıların çalışmasını sağlayan hayati bileşenler ve sivillere yönelik saldırılarda kullanılmasının beklendiği ve makul görüldüğü koşullarda nakledilmiştir” denildi.

Dava, 2023 yılının ekim ayında Gazze Şeridi’ndeki savaşın başlamasından bir yıl sonra Madrid'in Filistin devletini tanımasıyla daha da şiddetlenen iki ülke arasındaki diplomatik gerginliğin devvam ettiği bir dönemde açıldı.

Sosyalist bir isim olan Başbakan Sanchez, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a karşı başlattıkları savaşa da karşı çıkmış ve bu durum İsrail'in tepkisini çekmişti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu geçtiğimiz hafta, Madrid'in savaş sonrası Gazze'de istikrarı sağlamak için ABD liderliğindeki bir girişime katılmasını engelledi ve İspanya'yı ‘İsrail'e karşı diplomatik bir kampanya yürütmekle’ suçladı.


Abluka altında diplomasi: Hürmüz için yeni müzakere arayışı

Dün Tahran’da İran ile ABD arasında iki haftalık ateşkesin yürürlüğe girmesinden birkaç gün önce ABD-İsrail hava saldırılarının hedefi olan bir apartmanın önünde gazetecilere açıklamalarda buluanan İranlı bir din adamı (AFP)
Dün Tahran’da İran ile ABD arasında iki haftalık ateşkesin yürürlüğe girmesinden birkaç gün önce ABD-İsrail hava saldırılarının hedefi olan bir apartmanın önünde gazetecilere açıklamalarda buluanan İranlı bir din adamı (AFP)
TT

Abluka altında diplomasi: Hürmüz için yeni müzakere arayışı

Dün Tahran’da İran ile ABD arasında iki haftalık ateşkesin yürürlüğe girmesinden birkaç gün önce ABD-İsrail hava saldırılarının hedefi olan bir apartmanın önünde gazetecilere açıklamalarda buluanan İranlı bir din adamı (AFP)
Dün Tahran’da İran ile ABD arasında iki haftalık ateşkesin yürürlüğe girmesinden birkaç gün önce ABD-İsrail hava saldırılarının hedefi olan bir apartmanın önünde gazetecilere açıklamalarda buluanan İranlı bir din adamı (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın dün İran ile müzakerelerin önümüzdeki iki gün içinde yeniden başlayabileceğini açıklamasının ardından, Hürmüz Boğazı’ndaki gerginlik devam ederken Washington ile Tahran arasında yeni bir müzakere turu ufukta göründü.

Trump, ABD'nin geniş çaplı bir askeri operasyonla İran limanlarına abluka uygulamaya devam ettiği bir dönemde New York Post gazetesine yaptığı bu açıklamada, “Önümüzdeki iki gün içinde bir şeyler olabilir, oraya (Pakistan’a) gitmeye daha meyilliyiz” dedi.

Pakistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Asim Munir'in görüşmelerde ‘harika bir iş’ çıkardığını söyleyen Trump, “O harika, bu yüzden oraya (Pakistan) geri dönebiliriz” ifadelerini kullandı.

Reuters kaynakları, müzakerelerin cuma ile pazar günleri arasındaki bir zaman aralığın yapılabileceğini belirtirken, Associated Press (AP) görüşmelerin yarın yapılacağını öngördü. Buna karşın, İran’ın resmi haber ajanslarından IRNA, Pakistan'ın arabuluculuğu halen sürdürdüğünü, ancak şimdiye kadar resmi bir karar alınmadığını bildirdi. ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance yaptığı bir açıklamada, Washington'ın İran'dan zenginleştirilmiş uranyumu çıkarmak ve gelecekte uranyum zenginleştirmesini engellemek istediğini vurgulayarak “Top İran'da” dedi.

ABD'li kaynaklar, Washington’ın zenginleştirmeyi 20 yıl süreyle askıya almayı hedeflediğini, buna karşılık İran'ın ise Trump'ın reddettiği, nükleer faaliyetleri 5 yıl süreyle askıya alma önerisini sunduğunu belirtti.

Öte yandan ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı’nda İran limanlarına giden veya bu limanlardan ayrılan gemilere uygulanan ablukaya 10 binden fazla askerin, 12'den fazla savaş gemisinin ve 100'den fazla uçağın katıldığını, ilk 24 saat içinde altı geminin emirlere uyduğunu duyurdu.

Diğer taraftan İranlı milletvekilleri Hürmüz Boğazı ile ilgili tutumlarını sertleştirdi. Milletvekilleri, bu durumu müzakerelerle ilişkilendirdi. İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızai, bir hafta sonra sona erecek ateşkesin ‘yeni bir tehdide ve yeniden silahlanmaya zemin hazırlamaması gerektiğini’ söyledi.


ABD, Rus petrol şirketi Lukoil'e yönelik yaptırım muafiyetini uzattı

ABD'nin New Jersey eyaletindeki Newark bir Lukoil benzin istasyonu (Arşiv-Reuters)
ABD'nin New Jersey eyaletindeki Newark bir Lukoil benzin istasyonu (Arşiv-Reuters)
TT

ABD, Rus petrol şirketi Lukoil'e yönelik yaptırım muafiyetini uzattı

ABD'nin New Jersey eyaletindeki Newark bir Lukoil benzin istasyonu (Arşiv-Reuters)
ABD'nin New Jersey eyaletindeki Newark bir Lukoil benzin istasyonu (Arşiv-Reuters)

ABD'li yetkililer dün, Trump yönetiminin ham petrol fiyatlarındaki yükselişi sınırlama çabaları kapsamında, Rus petrol devi “Lukoil”un yaptırım muafiyetinin, Rusya dışındaki akaryakıt istasyonlarını da kapsayacak şekilde uzatıldığını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD Hazine Bakanlığı'na bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) tarafından alınan bu karar, ABD gibi ülkelerdeki “Lukoil” istasyonlarının 29 Ekim'e kadar müşterilerine hizmet vermeye devam edebilmesine imkan sağlıyor.

Ofis, bu önlemin benzin istasyonlarının araç malzemeleri satın alma, sigorta primlerini ödeme ve çalışanların maaşlarını ödeme gibi «olağan iş akışı» kapsamındaki işlemleri gerçekleştirmelerine imkan tanıdığını açıkladı.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırı başlatmasıyla Ortadoğu'da savaşın fitili ateşlendi ve petrol fiyatları keskin bir artış gösterdi.

Ofis, bu muafiyetin «Lukoil’in Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi listesine alınmasının tüketiciler üzerindeki etkilerini hafifletmeye» yönelik bir girişim olduğunu ifade etti.

Lukoil için OFAC tarafından Aralık 2025'te verilen ve 29 Nisan'da sona erecek olan bir muafiyet kararı vardı.

Rusya, Şubat 2022'de Ukrayna'yı işgal etmesinden bu yana ABD ve Avrupa'nın yaptırımlarına maruz kalıyor.

ABD'de benzin fiyatları galon başına 4 doları aşarak 2022'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı; bu durum Trump yönetimi üzerindeki siyasi baskıyı artırdı.

9 Mart'ta Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmelerin ardından petrol üzerindeki bazı yaptırımları kaldırma planlarını açıkladı ve bu adımın “fiyatları düşürmeyi” amaçladığını belirtti.