Trump Gazze'nin iyi yönetileceği, Ürdün Kralı ise bir Arap planı sözü verirken Kahire Gazze’nin yeniden inşasına yönelik “kapsamlı bir vizyon” sunma niyetini açıkladı

Amman 2 bin hasta Filistinli çocuğu kabul etmeye hazır olduğunu açıkladı

TT

Trump Gazze'nin iyi yönetileceği, Ürdün Kralı ise bir Arap planı sözü verirken Kahire Gazze’nin yeniden inşasına yönelik “kapsamlı bir vizyon” sunma niyetini açıkladı

Trump Gazze'nin iyi yönetileceği, Ürdün Kralı ise bir Arap planı sözü verirken Kahire Gazze’nin yeniden inşasına yönelik “kapsamlı bir vizyon” sunma niyetini açıkladı

ABD Başkanı Donald Trump salı günü öğleden sonra Ürdün Kralı 2. Abdullah ve oğlu Veliaht Prens Hüseyin’i Beyaz Saray'da ağırladı. Ürdün Kralı’nı ‘büyük bir adam’ olarak tanımlayan Trump, Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin topraklarından sınır dışı edilmesi konusundaki katı tutumunu yineledi ve Hamas'ı rehineleri serbest bırakmaması halinde korkunç sonuçlarla ve cehennemin kapılarını açmakla tehdit etti. Trump Ürdün ile ilişkilerinin güçlü olduğunu ve Kral Abdullah'ın da Trump yönetiminin Ortadoğu'ya güvenlik ve istikrar getirmeyi istediği konusunda kendisiyle hemfikir olduğunu söyledi.

Gazetecilerin İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak etmesiyle ilgili sorularını yanıtlayan Trump, “Bunun işe yarayacağını düşünüyorum” dedi. Filistinlilerin Gazze dışında bir yerde güven içinde yaşayacağını vurgulayan Trump, bir kez daha Gazze'deki durumun korkunç olduğunu belirterek “İşler iyiye gidecek” diye konuştu. Mısır ile bir sonuca varılacağına yüzde 99 olarak inandığını belirten ABD Başkanı, “İşleri çok iyi yöneteceğiz ve sonunda Ortadoğu'da barış olacak” ifadelerini kullandı.

Gazze'yi bir ‘ölüm tuzağı’ olarak tanımlayan Trump, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kimse orada kalmak istemiyor... Gazze'yi yöneteceğiz ve elimizde tutacağız, Gazze'yi satın almayacağız, Mısır'da bir toprak parçamız ve Ürdün'de bir toprak parçamız olacak. Hiç kimse Gazze Şeridi'nde kalmak ve hiç kimse bu cehennem çukurunda yaşamak istemiyor... Burası bir ölüm tuzağı.”

Gazze Şeridi’nden sınır dışı edilmeyi ‘etnik temizlik’ olarak nitelendirmeyi reddeden Trump, Filistinlileri güzel bir yere taşıyacağını belirtirken iki milyon Filistinliyi başka bir yere taşımanın zor olmadığını vurguladı. ABD'nin Mısır ve Ürdün'e çok para verdiğini de sözlerine ekleyen Trump, yardımların kesilmesiyle ilgili bir soru sorulduğunda tehdit etmek zorunda kalmayacağını söyleyerek “Bence biz bunu aştık” dedi.

Öte yandan Ürdün Kralı 2. Abdullah, Ürdün'ün Filistinlileri kabul etmeye hazır olup olmadığına ilişkin sorulara yanıt olarak Ürdün'ün yaklaşık 2 bin hasta Filistinli çocuğu kabul etmesine atıfta bulunarak, “İşlerin herkes için daha iyi yürümesini nasıl sağlayabiliriz?” karşılığını verdi. Başkan Trump ise “Bu çok güzel bir jest. Gazze'de 2 bin çocuğun kanser hastası olduğunu bilmiyordum” dedi.

Ülkesinin Filistinlilerin yerlerinden edilmesini reddettiğini ve iki devletli çözüme dayalı adil ve kapsamlı bir barışa ulaşılması gerektiğini vurgulayan Ürdün Kralı, ülkesinin Filistin davasına yönelik kararlı tutumunu bir kez daha teyit ederek ABD'nin barış çabalarını desteklemedeki rolünün önemine işaret etti.

Görüşme sırasında Ortadoğu'ya barış ve refah getirmenin bir yolu olduğuna olan inancını dile getiren Ürdün Kralı, ülkesinin Gazze'den 2 bin hasta çocuğu kabul etmeye hazır olduğunu belirtti. Mısır'dan bir plan yapmasının beklenmesi gerektiğini açıklayan Ürdün Kralı, Mısır'ın ABD Başkanı ile nasıl çalışılacağına dair bir plan hazırladığını kaydetti. Kral 2. Abdullah, Filistinlilerin kabulü ile ilgili olarak “Bunu herkesin çıkarına hizmet edecek şekilde nasıl uygulayacağımızı düşünmeliyiz” şeklinde konuştu. Trump'ın Gazze planına karşılık Arapların ABD’ye geleceğini kaydetti.

Ürdün Kralı, görüşme sonrası X platformundan yaptığı paylaşımda şunları yazdı:

“Ürdün'ün Gazze ve Batı Şeria'daki Filistinlilerin yerlerinden edilmesine karşı kesin tutumunu bir kez daha teyit ettim. Bu tüm Arapların ortak tutumudur. Herkesin önceliği Gazze halkını yerinden etmeden Gazze'nin yeniden inşası ve buradaki zorlu insani durumla ilgilenmek olmalı.”

Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen Safadi, Kral 2. Abdullah’ın Washington'daki görüşmeleri hakkında yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Kral, gayet açık ve kararlıydı. Gazze'deki duruma çözüm için bazı fikirlerimiz var. Bu bağlamda ABD yönetimine Gazze halkını yerinden etmeden Gazze Şeridi’ni yeniden inşa etmek için bir Arap planı sunacağız.”

Ürdün'ün çıkarlarının Ürdün topraklarının Ürdünlüler için, Filistin topraklarının da Filistinliler için olduğu gerçeğine dayandığını söyleyen Bakan Safadi, Filistinlilerin yerlerinden edilmesini reddetti.

Ürdün Kralı 2. Abdullah, X platformundan yaptığı açıklamada iki devletli çözüme dayalı adil bir barışın bölgede istikrarı sağlamanın tek yolu olduğunu vurgularken bunun için ABD'nin liderlik rolüne ihtiyaç olduğunun altını çizdi.

Kral 2. Abdullah, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Başkan Trump bir barış adamıdır ve Gazze'de ateşkesin sağlanmasında etkili olmuştur. ABD'nin ve tüm tarafların ateşkesi istikrara kavuşturmaya yönelik çabalarının devam etmesini bekliyoruz.”

İsrail'in Batı Şeria'yı ilhakı sorulduğunda Trump, ‘bunun işe yarayacağını’ belirterek “Ürdün ve Mısır'da Filistinlilerin yaşayabileceği toprak parçaları olacağını düşünüyorum” dedi. ABD Başkanı, Hamas'ın rehinelerin serbest bırakılması için cumartesi gününü son tarih olarak belirleyeceğine inanmadığını da sözlerine ekledi.

Trump, sözlerine şöyle devam etti:

“Gazze'yi çok düzgün bir şekilde yöneteceğiz, onu satın almayacağız... Filistinliler Gazze'den başka bir yerde güven içinde yaşayacaklar ve ben bir çözüm bulabileceğimizi düşünüyorum.”

Gazze'deki kalkınma projelerini şahsen üstlenip üstlenmeyeceği sorusuna “hayır” yanıtını veren Trump, “Ürdün ve Mısır'a çok para veriyoruz, ama bu konuda tehditler savurmayacağız” dedi. Ardından “Ürdün Kralı ile Gazze hakkında harika bir görüşme yaptım” diye ekledi.

Görüşmeler, Trump'ın Gazze Şeridi'nden sınır dışı etmeyi planladığı Filistinlileri kabul etmemeleri halinde Ürdün ve Mısır'a yapılan milyarlarca dolarlık ABD yardımını ‘kesebileceğini’ söylemesinin ardından gerçekleşti.

Mısır’dan Gazze’nin yeniden inşası vizyonu

Öte yandan Mısır Dışişleri Bakanlığı bir açıklama yayınlayarak Filistin meselesinin ‘adil bir çözüme’ kavuşturulması için Trump liderliğindeki ABD yönetimiyle iş birliği yapmayı umduğunu belirtti. Açıklamada Kahire'nin Gazze'nin yeniden inşası için Filistin halkının kendi topraklarında ‘meşru ve yasal hakları doğrultusunda’ yaşamalarını garanti altına alacak şekilde ‘kapsamlı bir vizyon’ sunma niyetinde olduğu belirtildi.

Açıklamada ayrıca Filistin meselesinin çözümüne yönelik her türlü vizyonun, ‘İsrail’in Filistin topraklarındaki işgalini sona erdirerek ve bölge halkları arasında istikrar ve birlikte yaşamayı sağlamanın tek yolu olarak iki devletli çözümü uygulayarak çatışmanın nedenlerini ve köklerini kontrol altına alma ve bunlarla başa çıkma arayışına paralel olarak bölgedeki barış kazanımlarını tehlikeye atmaktan kaçınmayı’ dikkate alması gerektiği vurgulandı.

ABD Başkanı ile Ürdün Kralı arasındaki görüşme, Gazze'deki ateşkesin giderek kırılganlaştığı ve Trump'ın Hamas hareketini Gazze Şeridi'ndeki ‘İsrailli tüm rehineleri’ cumartesi gününe kadar serbest bırakmaması halinde cehennemin kapılarını açmakla tehdit ettiği bir sırada gerçekleşti.

Ürdün Kraliyet Divanı tarafından X platformu üzerinden yapılan açıklamaya göre Ürdün Kralı ve Veliaht Prens salı günü ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz ile de bir araya geldi.

Ürdün resmi ajansı PETRA’nın aktardığına göre Ürdün Veliaht Prensi Hüseyin’in de katıldığı görüşmede bölgedeki önemli gelişmeler ve Ürdün ile ABD arasındaki stratejik ortaklık ele alındı.

Kral 2. Abdullah, Ürdün'ün Filistin davası ve iki devletli çözüme dayalı adil ve kapsamlı bir barışa ulaşılması konusundaki kararlı tutumunu yineleyerek ABD'nin barış çabalarını desteklemedeki rolünün önemine dikkati çekti.

xcvfdgb
Ürdün Kralı 2. Abdullah (PETRA)

ABD'nin müttefiki olan Kral 2. Abdullah, Trump'ın Gazze önerisiyle dünyayı şoke etmesinin ardından geçtiğimiz hafta Filistin topraklarını ele geçirmeye ve Gazzelileri yerinden etmeye yönelik ‘her türlü girişimi’ reddettiğini açıkladı. Ürdün Kralı, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile de görüştü.

Trump önerisini, göreve başlamasından sonra Beyaz Saray'ı ziyaret eden ilk yabancı yetkili olan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu geçtiğimiz hafta ağırladığı sırada açıklamıştı. Trump, yaptığı açıklamada, ABD'nin Gazze Şeridi'nin ‘kontrolünü devralmak’, büyük bir yıkıma uğramış olan bölgeleri yeniden inşa etmek ve Filistinlileri başka bir yere yerleştirdikten sonra burayı ‘Ortadoğu'nun Rivierası’ haline getirmek istediğini söyledi.

ABD Başkanı özellikle Mısır ve Ürdün'ü plan kapsamında Gazze'den iki milyondan fazla Filistinliyi kabul etmeye çağırırken bölgedeki diğer ülkelerin de Gazzelilerin bir kısmına ev sahipliği yapabileceğini belirtti.

Bir baskı aracı olarak yardım

Trump, Kral Abdullah ile yapacağı görüşme öncesinde baskıyı arttırdı. Ürdün ve Mısır'ı plana karşı çıkmaya devam etmeleri halinde ABD yardımlarını kesmekle tehdit etti.

Trump gazetecilerin Filistinlileri kabul etmemeleri halinde iki ülkeye yönelik yardımları askıya alıp almayacağına ilişkin sorusu üzerine “Belki. Eğer kabul etmezlerse askıya alabilirim” yanıtını verdi.

ewfrgt
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’daki Oval Ofis'te bir kararname imzalarken, 10 Şubat 2025 (AP)

Pazartesi günü Fox News'e yaptığı açıklamada Filistinlilerin Gazze'den ayrıldıktan sonra geri dönme hakkına sahip olmayacağını vurgulayan Trump’ın planı büyük tepki çekti. Arap ülkeleri iki devletli çözümün önemini vurgulayarak planı kınadı.

Bu hafta içinde Beyaz Saray'ı ziyaret etmesi beklenen Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, salı günü yaptığı açıklamada Gazze Şeridi'nin ‘Filistinliler yerinden edilmeden’ yeniden inşa edilmesi çağrısında bulundu.

Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, pazartesi günü Washington'da ABD'li mevkidaşı Marco Rubio ile bir araya geldi. Görüşme sonrası Mısır Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Filistinlilerin kendi kaderini tayin etme, topraklarını koruma ve bağımsızlık gibi haklarından taviz verilmeyeceği bir kez daha vurgulandı.

Analistler, konunun özellikle Ürdün için bir beka meselesi olduğunu söylüyor. Ürdün'ün yaklaşık 11 milyonluk nüfusunun yarısını Filistin kökenliler oluşturuyor. Çok sayıda Filistinli tarih boyunca ve İsrail devletinin kuruluşundan bu yana Ürdün'e sığındı. Birleşmiş Milletlerin (BM) verilerine göre Ürdün'de 2,2 milyon kayıtlı Filistinli mülteci bulunuyor. Batı Şeria ve Doğu Kudüs şehirleri, İsrail'in 1967 yılında buraları işgal etmesinden önce Ürdün tarafından yönetiliyordu.



Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı II. Abdullah, Gazze’de barış planının hayata geçirilmesinin önemini, ateşkesin kalıcı biçimde sürdürülmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını ve bölge halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ele aldı.

Türk kaynaklara göre, Erdoğan ile Kral II. Abdullah, cumartesi günü İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yollarını değerlendirdi; bölgesel ve uluslararası gelişmeleri masaya yatırdı.

Ürdün Kralı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaret kapsamında, iki lider önce baş başa bir görüşme gerçekleştirdi, ardından iki ülke heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı yapıldı.

Görüşmelerde Gazze’deki son durum ve barış planının ikinci aşamasının uygulanması ayrıntılı biçimde ele alındı. Taraflar, ateşkesin sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, devam eden İsrail ihlallerini kınadı; insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının önemine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantılarda ayrıca Suriye’deki gelişmeler de ele alındı. Erdoğan ve Kral II. Abdullah, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasının, ülkenin istikrarını sarsmaya yönelik girişimlerin reddedilmesinin ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Kaynaklara göre, ikili ve genişletilmiş görüşmelerde bölgedeki diğer gelişmeler de değerlendirildi; taraflar, bölgesel istikrarın sağlanması için iş birliği ve ortak çalışma iradesini teyit etti.

efrgt87kı8
Erdoğan ile Ürdün Kralı’nın, iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Görüşmelere Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılırken, Ürdün tarafından da muhatap isimler yer aldı.

Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü (Bab el-Hava) sınır kapısı üzerinden Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kara taşımacılığının 15 yıl aradan sonra yeniden başlatılmasının hemen ardından gerçekleşti.

Ulaştırma bakanlıkları arasında yürütülen ortak koordinasyon ve çabalar sonucunda gümrük ve idari engellerin kaldırılmasıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, cuma günü üç tır deneme amaçlı olarak Türkiye topraklarına giriş yaptı.

Söz konusu adımın, bölgesel kara taşımacılığı haritasında nitelikli bir sıçrama yaratması ve Ürdün’ü, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan önemli bir ticaret hattını yeniden canlandırması bekleniyor. Bu hat, Cilvegözü (Bab el-Hava) ve Öncüpınar (Bab es-Selame) sınır kapıları üzerinden işleyecek.


Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.