Trump ve Modi ticari, askeri ve iktisadi konularda hemfikir

ABD Başkanı Donald Trump, Hindistan Başbakanı Narendra Modi'yi Beyaz Saray'da kabul etti. (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Hindistan Başbakanı Narendra Modi'yi Beyaz Saray'da kabul etti. (Reuters)
TT

Trump ve Modi ticari, askeri ve iktisadi konularda hemfikir

ABD Başkanı Donald Trump, Hindistan Başbakanı Narendra Modi'yi Beyaz Saray'da kabul etti. (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Hindistan Başbakanı Narendra Modi'yi Beyaz Saray'da kabul etti. (Reuters)

Donald Trump ve Narendra Modi dün Beyaz Saray'da yakınlıklarını gösterirken, Hindistan Başbakanı ilk başkanlık döneminde Trump ile kurduğu yakın dostluğun ardından ülkesini Washington'un ticari saldırılarından korumaya çalışıyor.

Trump, Modi ile düzenlediği ortak basın toplantısında iki ülke arasındaki ticarette ‘kronik dengesizlikleri’ ele almak üzere görüşmelere başlama konusunda mutabık kaldıklarını açıkladı. Trump, “Geçtiğimiz dört yıl boyunca çözülmesi gereken kronik dengesizlikleri ele almak için müzakerelere başlayacağız” dedi.

ABD Başkanı, Washington'un Yeni Delhi'ye F-35 savaş uçakları satacağını ve Hindistan'ı bu son derece gelişmiş hayalet uçaklara sahip birkaç ülkeden biri haline getireceğini kaydetti. Trump, “Bu yıldan başlayarak Hindistan'a askeri satışlarımızı milyarlarca dolar arttıracağız. Ayrıca Hindistan'a F-35 hayalet savaş uçaklarının nihai tedarikinin de önünü açıyoruz” ifadelerini kullandı.

Modi ise ülkesinin ABD ile ‘çok yakında’ karşılıklı yarar sağlayacak bir ticaret anlaşmasına varmak istediğini açıkladı. “Hindistan'ın enerji güvenliğini sağlamak için petrol ve gaz ticaretine odaklanacağız. Enerji altyapısına yatırım artacak ve nükleer enerji de artacak” diyen Modi, bu anlaşmaya ‘çok yakında’ varmak istediğini belirtti.

Üst düzey bir ABD'li yetkili dün gazetecilere yaptığı açıklamada, iki liderin ‘doğal olarak sıcak bir ilişkiye’ sahip olduğunu vurguladı. Yetkili, iki ülkenin ‘yeni bir savunma ortaklığı imzalamaya doğru ilerlediğini’, ‘yeni askeri siparişler üzerine müzakereler’ yürüttüğünü ve ABD'nin ticaret açığını azaltmak amacıyla Hindistan'ın ABD'den enerji alımları üzerine görüştüğünü belirtti, ancak beklenen açıklamaların ayrıntılarına girmedi.

Modi, Trump'ın federal bürokrasiyi sona erdirmek ve maliyetleri düşürmek için kendisini sağ kolu yapmasının ardından ağır eleştirilere maruz kalan milyarder Elon Musk ile bir araya geldi. Hindistan Başbakanı’nın X platformunda yaptığı paylaşımda, “Elon Musk ile Washington DC'de yaptığım görüşme mükemmeldi. Uzay, teknoloji ve modernizasyon gibi çeşitli konuları (...) görüştük. Hindistan'ın reform çabaları hakkında konuştum” ifadeleri yer aldı.

Modi ayrıca ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz ile ‘savunma, teknoloji ve güvenlik’ konularını görüşmek üzere bir araya geldi. Donald Trump'ın göreve başladığı gün olan 20 Ocak'ta yaptığı bir X paylaşımında Modi, yeni başkanla ‘yeniden yakın çalışmayı dört gözle beklediğini’ söylemişti.

Cumhuriyetçi milyarder göreve geldiğinden bu yana Hint devinden nadiren bahsetti. Ancak Modi'nin ziyareti, ABD’nin ticaret açığını azaltmak için Çin'in yanı sıra müttefiklerini de hedef alan gümrük vergileri silahını kullandığı bir döneme denk geldi. ABD hükümetine göre, ABD 2024 yılında Hindistan ile 2023 yılına kıyasla 45,6 milyar dolarlık bir ticaret açığı kaydetti.

Ticaret, gümrük tarifeleri, Rusya ile ilişkiler ve göç, Washington ve Yeni Delhi arasındaki ikili gerginliklerin potansiyel kaynakları olarak görülüyor. Ancak Hindistan iyi niyetini göstermek için şimdiden taahhütlerde bulundu.

Yeni Amerikan Güvenliği Merkezi'nden (CNAS) ve Trump'ın ilk döneminde Ulusal Güvenlik Konseyi'nin eski Güney Asya yetkilisi Lisa Curtis, Hindistan'ın ‘olumlu bir rota çizmek ve Trump'ın gazabından kaçınmak için şimdiden olumlu adımlar attığını’ söyledi.

İki lider ayrıca, Japonya ve Avustralya'nın da dahil olduğu Asya-Pasifik bölgesindeki ‘dörtlü güvenlik ittifakının’ güçlendirilmesi konusunu ele aldı. Hindistan, Çin'in artan askeri faaliyetlerine karşı bir denge unsuru olarak görülen grubun liderlerini bu yıl içinde ağırlamaya hazırlanıyor.

Modi'nin ABD'ye son ziyareti, Başkan Joe Biden tarafından sıcak bir şekilde karşılandığı Haziran 2023'te gerçekleşmişti. Modi ortak basın toplantısına katılmayı kabul etmiş ve bir gazetecinin Hindistan'daki dini azınlıklarla ilgili sorusuna kızgın görünerek cevap vermişti.

Modi ve Trump, ABD'li milyarderin 2017-2021 yılları arasında Beyaz Saray'daki ilk dönemi boyunca dostluklarını herkesin önünde övgü ve kucaklaşmalarla gösterdiler. O dönemde Amerikan basını iki lider arasında ‘kardeşçe bir romantizm’ olduğundan söz ediyordu. Hintli lider, 2020'deki resmi ziyareti sırasında Trump'ı gözle görülür şekilde mutlu olarak ağırladı. Trump bu ziyaret sırasında Modi'nin memleketi Gujarat'ta büyük bir mitinge katıldı.

Trump da benzer bir etkinliği Houston, Teksas'ta düzenleyerek bu iyiliğe karşılık verdi. ABD Başkanı geçtiğimiz günlerde Hindistan Başbakanı ile yaptığı telefon görüşmesinde “Hindistan'ın ABD askeri teçhizat alımlarını arttırması önemli” dedi.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe