Polonya'da tarihi keşif: 2500 yıllık kalıntılarda uzaydan gelen malzeme bulundu

Eserler, herhangi bir arkeolojik kazı alanındaki "en büyük meteorit kaynaklı demir koleksiyonlarından birini" oluşturuyor.

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Polonya'da tarihi keşif: 2500 yıllık kalıntılarda uzaydan gelen malzeme bulundu

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Polonya'da ortaya çıkarılan Erken Demir Çağı takılarının, meteoritlerden gelen demir içerdiği tespit edildi. Bu, bölgenin eski sakinlerinin metali işleme becerisine sanılandan çok daha önce sahip olduğuna işaret ediyor.

Journal of Archaeological Science: Reports'ta yayımlanan araştırmada, Polonya'daki eski bir mezarlıkta keşfedilen üç bilezik, bir halhal ve bir iğne de dahil yaklaşık 26 takı örneğinin meteorit demiri içerdiği tespit edildi.

Araştırmacılar, "Bu mütevazı sayıdaki örnekler yine de dünya çapında tek bir arkeolojik kazı alanındaki en büyük meteorit kaynaklı demir ürün koleksiyonlarından birini oluşturuyor" diyor.

Bilim insanları, yaklaşık MÖ 750 ila MÖ 600'e tarihlenen Lusatian Kültürü'nden kişilerin, takılarında belirli bir desen oluşturmak için meteoritlerden gelen demiri kasten eritip kullandığından şüpheleniyor.
 

sdefrt5
Polonya'daki Erken Demir Çağı arkeolojik alanından bilezik ve halhal çıkarıldı (Jambon ve ekip arkadaşları / 2025)

Araştırmada arkeologlar, her ikisi de Polonya'nın güneyinde, birbirine yaklaşık 6 km uzaklıktaki iki Erken Demir Çağı mezarlığından (Częstochowa-Raków ve Częstochowa-Mirów) elde edilen eserleri inceledi.

Antik eserlerin element bileşimini belirlemek için X ışını floresanı ve elektron mikroskobu gibi farklı teknikler kullandılar.

Araştırmacılar üç bilezik ve bir iğne de dahil 26 eserden 4'ünün meteorit kaynaklı demirden yapıldığını ve elementin muhtemelen tek bir meteoritten geldiğini tespit etti.

Nesnelerde hem eritilmiş cevherden hem de meteoritten elde edilen demirin kullanıldığını saptadılar.

Bilim insanları eritilmiş demirin ticaret yoluyla, muhtemelen Alp veya Balkan sıradağlarından gelen güneybatı cevherlerinden elde edildiğini ancak yerel olarak dövüldüğünü düşünüyor.

Bu hammaddeye Dünya dışı demirin de eklendiğini söylüyorlar.

Daha sonra yapılan analizler demir eserlerin, yüksek nikel içeriğine sahip ve ataksit meteorit adı verilen "son derece nadir" bir tür uzay kayasından yapıldığını ortaya koydu.

Bilim insanları şöyle yazıyor:

Kapsamlı incelemeler, yüksek ihtimalle sadece tek bir meteorit kaynağından gelen demirin kullanıldığına işaret ediyor.

Meteorit kaynaklı demirin "demir cevheri olarak kullanıldığını" söylüyorlar.

Bulgular, Polonya'nın güneyinin eski sakinlerinin demiri nasıl işleyeceğini daha önce düşünülenden çok daha önce bildiğine işaret ediyor.

Ayrıca meteorit kaynaklı demirin, demir eritmenin keşfinden önce Bronz Çağı'nda sahip olduğu sembolik değere artık sahip olmadığını da gösteriyor.

Araştırmacılar, "Meteorit kaynaklı demirin, wootz ve Şam çeliğinin varsayılan icadından bin yıl önce, demir takılar üzerinde belirli bir desen üretmek için kasten kullanıldığını düşünüyoruz" diye yazıyor.

Küçük bir buluntu olmasına rağmen bulgular, Polonya'nın güneyini dünyanın en zengin meteorit kaynaklı demir içeren arkeolojik alanlarından biri haline getirerek Antik Mısır kazı alanlarıyla aynı seviyeye taşıyor.

Independent Türkçe



Avustralya, İran'ın sinagog saldırganlarıyla bağlantısını ortaya çıkardı

İran'ın Avustralya Büyükelçisi Ahmed Sadiki (sağda), ülkesinin Kanberra'daki büyükelçilik binası içinde arabasına doğru yürüyor, 27 Ağustos 2025. (AFP)
İran'ın Avustralya Büyükelçisi Ahmed Sadiki (sağda), ülkesinin Kanberra'daki büyükelçilik binası içinde arabasına doğru yürüyor, 27 Ağustos 2025. (AFP)
TT

Avustralya, İran'ın sinagog saldırganlarıyla bağlantısını ortaya çıkardı

İran'ın Avustralya Büyükelçisi Ahmed Sadiki (sağda), ülkesinin Kanberra'daki büyükelçilik binası içinde arabasına doğru yürüyor, 27 Ağustos 2025. (AFP)
İran'ın Avustralya Büyükelçisi Ahmed Sadiki (sağda), ülkesinin Kanberra'daki büyükelçilik binası içinde arabasına doğru yürüyor, 27 Ağustos 2025. (AFP)

Yetkililer, Avustralya istihbarat kurumlarının Melbourne'daki bir sinagogu ateşe vermekle suçlanan şüphelilerin finansmanını tespit ettiğini ve şüphelilerin Tahran'ın söz konusu saldırının arkasında olduğundan habersiz olsalar da bu antisemitik saldırıyı İran'la ilişkilendirdiklerini söylediler.

frgty
Avustralya’nın Sidney ve Melbourne'deki antisemitik kundaklama saldırılarının arkasında olduğunu iddia ederek İran Büyükelçisi’ni sınır dışı etme kararı almasından sonra Kanberra'daki İran Büyükelçiliği önünde haber için toplanan basın mensupları, 27 Ağustos 2025 (AFP)

20 yaşındaki Yunus Ali Yunus, 6 Aralık'ta Adas İsrail Sinagogu'na saldırı ve araba hırsızlığı suçlamasıyla dün Melbourne Sulh Ceza Mahkemesi'nde hâkim karşısına çıktı. Yunus suçlu ya da suçsuz olduğunu iddia etmedi ve kefalet talebinde de bulunmadı. Yunus’un avukatı Reuters'a yorum yapmayı reddetti.

fhyj
Kanberra'daki İran Büyükelçiliği binasının genel görünümü, 27 Ağustos 2025 (AFP)

Avustralya Başbakanı Anthony Albanese salı günü yaptığı açıklamada, Avustralya istihbarat kurumlarının bu olayın ve geçen yıl Sidney'de meydana gelen bir başka saldırının İran hükümeti tarafından yönlendirildiğini ortaya çıkardığını söyledi. İran Büyükelçisi’ni sınır dışı etme kararı alan Avustralya, Tahran'ı kendi topraklarında gizli düşmanca faaliyetlerde bulunmakla suçlayan en son Batı ülkesi oldu.

Birleşik Krallık ve İsveç'teki güvenlik kurumları geçen yıl İran'ın her iki ülkede şiddetli saldırılar gerçekleştirmek için suçlu vekiller kullandığı uyarısında bulundu. Birleşik Krallık, 2022'den bu yana İran ile bağlantılı 20 komployu engellediğini açıkladı.

10'dan fazla ülke, suikast, kaçırma ve taciz eylemleri gerçekleştirmek için ‘İran istihbarat servislerinin komplolarını artırdığını’ iddia ederek bunu kınadı.

Avustralya istihbarat şefi Mike Burgess, İran'ın saldırılara karıştığını gizlemek için bir grup aracı kullandığını ve başka saldırılar planlamış olabileceğini ifade etti.

Albanese salı günü Avustralya Yayın Kurumu'na (ABC) yaptığı açıklamada, güvenlik güçlerinin ‘olağanüstü bir iş çıkardığını ve İran rejimi tarafından kullanılan bu suç unsurlarının finansman kaynağını tespit ettiğini’ söyledi.

Albanese, parlamentoda dün yaptığı açıklamada, soruşturmanın ülke içinden ve dışından ‘küçük ve bazen büyük suçlulara’ yapılan ödemeleri takip etmek için ters yönde ilerlediğini bildirdi.

Avustralya Güvenlik İstihbarat Örgütü (ASIO) pazartesi günü, Albanese'ye İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ile yurtdışındaki bazı kişileri saldırılarla ilişkilendiren bir tedarik zincirine dair kanıtlar hakkında bilgi verdi.

Diğer yandan İran Dışişleri Bakanlığı, Avustralya'nın suçlamasını ‘tamamen reddettiğini’ açıkladı. Soruşturmanın dönüm noktası, birkaç hafta önce Avustralya federal polisi ve ASIO’nun sinagog saldırısıyla bağlantılı olarak Victoria yetkilileri tarafından gözaltına alınan şüphelilerin cep telefonlarını ve dijital cihazlarını ele geçirmesiyle geldi. Polis, diğer saldırılarda da kullanılmış olan çalıntı mavi bir Volkswagen Golf'e dikkat çekti.

Polis tarafından yayınlanan güvenlik kamerası görüntülerinde, 6 Aralık gecesi sinagogun girişinde üç maskeli adamın arabanın bagajından yakıt bidonlarını boşaltıp ateşe verdikten sonra hızla uzaklaştıkları görülüyor. Adamlardan biri de elinde balta taşıyordu.

frgf
Kanberra'daki İran Büyükelçiliği önünde toplanan medya mensupları, 26 Ağustos 2025 (AFP)

İddianamede, Victoria Eyaleti Ortak Terörle Mücadele Görev Gücü'nün Yunus'u saldırıyı gerçekleştirmek için arabayı çalmakla ve sinagogda insanlar varken ateşe vererek hayatlarını tehlikeye atmakla suçladığı ortaya çıktı. Saldırıda kimse yaralanmadı.

21 yaşındaki bir diğer sanık Giovanni Laolo da geçen ay aynı suçlamalarla mahkemeye çıktı.

Dönemin Avustralya Federal Polis Komiser Yardımcısı Chrissie Barrett, 30 Temmuz'da sinagog saldırısıyla ilgili düzenlediği basın toplantısında, saldırının siyasi amaçlı olduğunu ve yurtdışından gelen suçluları içerdiğini söyledi.

Barrett, “Bu suçluların, saldırıyı gerçekleştirmek için Victoria'daki suç ortaklarıyla iş birliği yaptığını ve kasıtlı olarak yangın çıkardığını düşünüyoruz” dedi.

Barrett ayrıca, 2023 yılında Irak'a sınır dışı edilen ünlü bir Avustralyalı suçlunun ‘devam eden soruşturma hatlarından biri’ olduğunu doğruladı.

Barrett polisin, Birleşik Krallık, ABD, Kanada ve Yeni Zelanda'yı da içeren Beş Göz istihbarat ağıyla birlikte çalıştığını söyledi.

Avusturya İçişleri Bakanı Tony Burke dün ABC’ye verdiği demeçte, Avustralya içinden olaya karışanların ‘bunu kimin başlattığını’ tam olarak bilmediklerini ifade etti.

Burke, “Bir dizi aracı, kendilerini kimin yönlendirdiğini gerçekten bilmeden farklı şeyler yapıyor” ifadesini kullandı.


Trump'ın damadı, Gazze Şeridi için savaş sonrası planlar üzerinde çalışan bir ekibin parçası olarak Beyaz Saray'da göründü

ABD Başkanı Donald Trump'ın kızı Ivanka ve eşi Jared Kushner (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump'ın kızı Ivanka ve eşi Jared Kushner (Reuters)
TT

Trump'ın damadı, Gazze Şeridi için savaş sonrası planlar üzerinde çalışan bir ekibin parçası olarak Beyaz Saray'da göründü

ABD Başkanı Donald Trump'ın kızı Ivanka ve eşi Jared Kushner (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump'ın kızı Ivanka ve eşi Jared Kushner (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı, Gazze Şeridi için savaş sonrası planlar üzerinde çalışan Beyaz Saray uzman ekibinin bir parçası olarak Oval Ofis'te göründü.

Şarku’l Avsat’ın The Daily Beast'ten aktardığına göre, Trump'ın ilk döneminde danışmanlık yapan Jared Kushner, Ortadoğu'da barış için imzalanan 2020 İbrahim Anlaşması'nın mimarı olarak kabul ediliyor.

Başkanın kızı Ivanka ile evli olan Kushner'ın yeni Trump yönetiminde resmi bir görevi yok; ancak CNN mayıs ayında, Kushner'ın Ortadoğu meselelerinde başkana danışmanlık yapmaya devam ettiğini bildirmişti.

Kushner'ın dün eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un da katıldığı 90 dakikalık bir toplantıya katıldığı bildirildi. İki isimsiz kaynak New York Times'a toplantı hakkında bilgi verdi, ancak Kushner gazetenin yorum talebine yanıt vermedi.

Eski Birleşik Krallık Başbakanı şu anda Tony Blair Küresel Değişim Enstitüsü adlı kâr amacı gütmeyen bir kuruluşu yönetiyor.

Axios'a göre Blair ve Kushner, Hamas'ın kontrolü olmadan Gazze Şeridi'nin nasıl yönetileceği konusunda görüşlerini sunmak üzere ekibe seçildi.

Axios, Beyaz Saray Sözcüsü’nün şu sözlerini aktardı: “Başkan Trump, savaşı sona erdirmek istediğini açıkça belirtti ve bölgedeki herkes için barış ve refah istediğini ifade etti. Beyaz Saray'ın şu anda toplantı hakkında paylaşabileceği başka bir bilgi bulunmamaktadır.”

Gayrimenkul sektöründe servetini artıran Kushner, Ortadoğu'da önemli bir iş adamı haline geldi. Kushner, İsrail sigorta ve finans grubu Phoenix Holdings'in en büyük yatırımcısı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, protestocuların ateşkes ve rehine takası anlaşmasını kabul etmesi yönündeki baskısı altında. Ancak Netanyahu, 22 aydır süren çatışmayı genişletme niyetinde olduğunu açıkça belirtti.

Witkoff dün Fox News'te Trump’ın başkanlık edeceği ve çatışmanın sona ermesinden ‘sonraki gün’ için planların tartışılacağı ‘genişletilmiş toplantı’ planlarını açıkladı.

Witkoff, Fox News'e verdiği röportajda şunları söyledi: “Bu, Gazze Şeridi'nde çatışmanın sona ermesinden sonraki gün için hazırladığımız çok kapsamlı bir plan. Bence birçok kişi bu planın ne kadar etkili ve iyi niyetli olduğunu görecek ve bu planın Başkan Trump'ın insani amaçlarını yansıttığını anlayacak.”

Witkoff ayrıca, Hamas ile İsrail arasında süren gergin ateşkes müzakereleri hakkında da bilgi verdi.

Witkoff sözlerini şöyle noktaladı: “Bir anlaşmaya varılmalı; rehineler evlerine dönmeli. Her rehine serbest bırakıldığında, her iki tarafta da sevinç görüyoruz… Bu sorunu bir şekilde, kesinlikle yıl sonuna kadar çözeceğimize inanıyoruz. Hamas şu anda bir anlaşmaya açık olduğunu işaret ediyor. İsrailliler Gazze'ye 600 milyon dolarlık yardım sağlıyor. Ayrıca Hamas ile görüşmeleri sürdürmeye açık olduklarını da açıkladılar.”


Şara, Suudi Arabistan'ın onur konuğu olacağı 62. Şam Uluslararası Fuarı'nın açılışını duyurdu

Şara, Suudi Arabistan'ın onur konuğu olacağı 62. Şam Uluslararası Fuarı'nın açılışını duyurdu
TT

Şara, Suudi Arabistan'ın onur konuğu olacağı 62. Şam Uluslararası Fuarı'nın açılışını duyurdu

Şara, Suudi Arabistan'ın onur konuğu olacağı 62. Şam Uluslararası Fuarı'nın açılışını duyurdu

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, dün akşam, birkaç yıllık aradan sonra, yaklaşık 800 yerel ve uluslararası şirketin katılımıyla Şam banliyölerindeki Şam Sergi Merkezi'nde 62. Şam Uluslararası Fuarı'nın açılışını duyurdu.

Suudi Arabistan, fuara onur konuğu olarak katılıyor. Suudi Basın Ajansı'na (SPA) göre bu katılım, “iki kardeş ülke arasındaki kardeşçe ve tarihi bağların gücünü yansıtıyor ve Krallığın ekonomik iş birliğini güçlendirme ve ikili ticareti geliştirme konusundaki istekliliğini ortaya koyuyor, Suriye pazarında ulusal mal ve hizmetler için yeni ufuklar açıyor.”

Açılış töreni

Suriye Cumhurbaşkanı Şara açılış konuşmasında şunları söyledi: “Ticari tarihi boyunca Şam, önemli konumu, sunduğu hizmetlerin mükemmelliği ve sağladığı özen sayesinde dünya ülkeleri arasında her zaman öne çıkan bir konuma sahip olmuştur. Bu özellikleri, Şam'ı ticaret kervanları için güvenli bir ortam haline getirmiştir.”

“Bugün, bölgedeki türünün ilk örneği olan, tarihin en eski yerleşim yeri başkentte, eski Levanten tarihimizin bir yönünü ve zengin ekonomik mirasını kutlamak ve birlikte ‘Şam Fuarı’ başlıklı yeni ve parlak bir sayfa açmak için bir araya geldik.”

dfghy
62. Şam Uluslararası Fuarı'nın açılışının ardından havai fişek gösterisi yapıldı (Şarku’l Avsat)

Suriye Uluslararası Fuarlar ve Uluslararası Pazarlar Genel Müdürü Muhammed Hamza, 62. Şam Fuarı'nın açılışını duyurarak, "Şam'dan, Suriye'nin dünyaya açıldığı bir nokta olan 62. Şam Uluslararası Fuarı'nın açılışını gururla ve onurla duyuruyoruz" dedi.

62. fuarın “eski rejimin düşüşü ve on yıllar süren zulümden sonra Şam'ın kurtuluşundan sonraki ilk fuar olduğunu ve dünyayla ilişkilerimizde yeni bir sayfa açtığını” belirtti. “Bu büyük an, Suriye devriminin asil şehitlerinin kanı, yaralıların sabrı ve kayıp olan ancak kalplerimizde hala yaşayanların fedakarlıkları olmadan mümkün olamazdı” ifadelerini kullandı.

Ardından Suudi Arabistan Yatırım Bakan Yardımcısı Abdullah el- Dubeyhi , İki Kutsal Caminin Koruyucusu ve Veliaht Prens'in selamlarını ileten bir konuşma yaptı. “Şam'da sizlerin arasında olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Burada kendimizi misafir gibi değil, ikinci evimizdeymiş gibi hissediyoruz” dedi.

Şam Uluslararası Fuarı'nın “sadece ekonomik bir etkinlik değil, Şam'ın dünyaya kapılarını açtığı 1954 yılına dayanan bir tarih sembolü olduğunu ve birçok Suudi şirketin Suriye ile iş birliğini genişletmek için bu fuara katıldığını” açıkladı.

“Suriye sadece dünyayı yeniden kucaklamakla kalmayacak, aynı zamanda dünyaya yeniden ilham verecek” dedi.

Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Suriye'nin yeniden inşasının Türkiye için bir öncelik olduğunu ve tüm alanlarda ilişkileri geliştirmek için Suriye ile yakın iş birliği içinde olduklarını söyledi.

Suudi iş adamı Essam Al-Muhaidib ise şunları söyledi: “İnsanlığa bilginin yolunu aydınlatan medeniyetlerin beşiği sevgili Suriye'ye, iki kardeş ülke, liderleri ve halkları arasındaki kardeşlik bağlarının derinliğini teyit etmek için geldik.” Şöyle devam etti: “Burada yaptığımız toplantı, umut dolu bir mesaj ve Suriye'nin istikrar ve refahın hakim olduğu bir gelecek inşa etme konusundaki samimi arzumuzun bir tezahürüdür.”  Muhaidib, Şam Uluslararası Fuarı'nın ortaklıkları güçlendirmek ve deneyimleri paylaşmak için umut vaat eden bir platform olduğunu ifade etti.