Nasrallah için Cenaze töreni düzenlendi

eyrut'un güneyindeki Kamil Şamun Stadyumu'nda Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in portreleri (Reuters)
eyrut'un güneyindeki Kamil Şamun Stadyumu'nda Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in portreleri (Reuters)
TT

Nasrallah için Cenaze töreni düzenlendi

eyrut'un güneyindeki Kamil Şamun Stadyumu'nda Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in portreleri (Reuters)
eyrut'un güneyindeki Kamil Şamun Stadyumu'nda Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in portreleri (Reuters)

Binlerce Hizbullah destekçisi, İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği saldırıda öldürülmesinden beş ay sonra, eski genel sekreter Hasan Nasrallah için düzenlenen cenaze törenine katılmak üzere bu sabah Beyrut'un güneyine akın etti.

Nasrallah, 27 Eylül 2024'te Beyrut'un güney banliyölerinden Haret Hreik'te bulunan ve Hizbullah’ın kalesi sayılan yeraltı karargâhına tonlarca patlayıcı kullanılarak düzenlenen İsrail saldırısında 64 yaşında hayatını kaybetmişti.

Beyrut'un güneyindeki Kamil Şamun Stadyumu çevresi sabahın erken saatlerinden itibaren Nasrallah'ın resimlerini ve Hizbullah’ın sarı bayraklarını sallayan on binlerce siyah giyimli Hizbullah destekçisiyle doldu. Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre organizatörler, tribünlerdeki 55 bin koltuğun tamamen dolduğunu tahmin ediyor.

zxcvfdgrth
Binlerce Hizbullah destekçisi Nasrallah ve Safiyuddin'in cenaze töreni için Beyrut'taki Kamil Şamun Stadyumu'nda toplandı. (Reuters)

Organizatörler, stadyumunun zeminine 20 binden fazla sandalye yerleştirdi ve bunların çoğu doldu. Kalan koltuklar ise yetkililer ve Hizbullah liderlerinin yanı sıra sabah saatlerinde Beyrut'a gelen İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin başını çektiği yabancı delegasyonlar için ayrıldı.

Tribünlerde erkekler için 35 bin, kadınlar için 25 bin koltuk ayrıldı ve bu koltuklar Hizbullah destekçileriyle doldu.

Stadyumun içinde ve dışında Nasrallah ve Safiyuddin'in dev portreleri sergilendi.

Nasrallah'ın bugünkü cenaze töreniyle ilgili bir açıklama yapan İsrail ordusu, “Bugün dünya daha iyi bir yer” dedi.

Hizbullah destekçilerinin çeşitli bölgelerden Beyrut'a akın etmesiyle ülkeyi felç eden cenaze töreni Kamil Şamun Stadyumu’nda saat 13:00'te başladı.

xzcsdvfg
Nasrallah ve Safiyuddin'in cenaze törenine katılan gözü bandajlı bir Hizbullah destekçisi (Reuters)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın da bir konuşma yapacağı törenin ardından yas tutanlar Nasrallah'ın havaalanına giden iki yol arasındaki bir arazide bulunan yeni mezar yerine yürüyecek. Safiyuddin ise Güney Lübnan'a nakledilecek ve yarın memleketi Deyr Kanun en-Nehr'de toprağa verilecek.

Sıkı önlemler

Lübnan Ulusal Haber Ajansı'nın (NNA) bildirdiğine göre İsrail bu sabah Lübnan'ın güneyinde birkaç saldırı düzenledi.

İsrail, ‘roket rampaları ve silahların bulunduğu bir askeri bölgeyi’ hedef aldığını duyurdu. İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada, “Söz konusu bölgede Hizbullah faaliyeti tespit edildi. İsrailli siviller için yakın bir tehdit oluşturuyorlardı” denildi.

İsrail ayrıca, gece boyunca Hizbullah'ın ‘Lübnan'a silah kaçırmaya’ çalıştığı ‘Suriye-Lübnan sınırındaki geçitleri’ hedef aldığını duyurdu.

sxadfgth
Lübnan ordusu askerleri Nasrallah ve Safiyuddin'in cenaze töreninin güvenliğini sağlamak üzere Beyrut'ta konuşlandı. (Reuters)

Cenaze töreni, Hizbullah ile İsrail arasında 27 Kasım'da ateşkesle sonuçlanan ve örgütü siyasi ve askerî açıdan zayıflatan açık çatışmadan bu yana Hizbullah'ın düzenlediği ilk kitlesel etkinlik.

Naim Kasım, Hizbullah destekçilerine törene ‘geniş katılım’ çağrısında bulunarak şunları söyledi: “Bu cenazeyi, başımız dik bir şekilde, çizgimizi ve yaklaşımımızı destekleyen ve onaylayan bir gösteriye dönüştürmek istiyoruz.”

Cesedinin bulunmasının ardından Nasrallah açıklanmayan bir yere gömüldü ve ateşkes sağlanmadan önce savaş devam ederken kendisi için büyük bir cenaze töreni düzenlenmesi olasılığı beklendi.

Hizbullah, Lübnanlı yetkilileri cenazeye katılmaya davet etti. Organizasyon komitesi, cenaze törenine Lübnanlı resmi şahsiyetlerin ve ‘dünyanın dört bir yanından yaklaşık 79 ülkeden yabancı delegasyonların’ katılacağını duyurdu. Organizatörler İran'dan ve diğer ülkelerden üst düzey isimlerin de katılacağını bildirdi.

Nasrallah ve Safiyuddin'in ‘direnişin kahramanları’ olduğunu söyleyen Abbas Arakçi, bu sabah Beyrut Havaalanı’na vardıktan sonra yaptığı açıklamada ‘direniş yolunun devam edeceğini’ vurguladı.

zxscdfvgt
Nasrallah'ın cenaze töreni öncesi Beyrut'taki Kamil Şamun Stadyumu'nda görevli güvenlik personeli (AP)

Irak Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi) bugün yaptığı açıklamada, liderleri Falih el-Feyyad ve Genelkurmay Başkanı Ebu Fadak el-Muhammedavi'nin cenazeye katılacağını duyurdu. Haşdi Şabi, Hizbullah ve diğer İran yanlısı gruplarla birlikte Tahran liderliğindeki ‘direniş ekseninin’ bir parçası.

Cenaze töreni binlerce Hizbullah üyesi ve Lübnan güvenlik güçleri tarafından alınan sıkı güvenlik önlemleri arasında gerçekleşiyor. Beyrut havalimanındaki uçuşlar bugün 12:00’den 16:00'ya kadar askıya alındı.

‘Zor bir gün’

Cenaze alanına giden yollarda sağlık ekipleri ve itfaiye erleri konuşlandırılırken, başkent dışından gelenler için de özel araçlar için park yerleri oluşturuldu. Stadyum çevresindeki trafik yalnızca yayalarla sınırlandırıldı.

Organizatörler insanları havaya ateş etmemeye ve güvenlik için izdiham yaratmamaya çağırırken, Lübnan Savunma Bakanı 22-25 Şubat tarihleri arasında Lübnan'da silah taşıma ruhsatlarını dondurma kararı aldı.

zxscdfgrth
Hizbullah'ın eski genel sekreteri Hasan Nasrallah'ın anıt mezarı (AFP)

Nasrallah, İsrail'in 2000 yılında Lübnan'dan çekilmesinin ardından öne çıkmış, ancak Hizbullah’ın Beşşar Esed'in yanında Suriye'deki çatışmalara müdahil olmasının ardından popülaritesi azalmıştı.

Öldürülmesi, ‘ne olursa olsun’ cenaze törenine katılmaya hazırlanan 80 yaşındaki Meryem Şurba gibi destekçilerini şok etti. Şurba, “Bugün zor bir gün… O bizim için çok değerliydi. Ne yaparsak yapalım onun hakkını veremeyiz” şeklinde konuştu.

İran yanlısı Şii örgüt yıllarca Lübnan'ın siyasi hayatına hâkim oldu, ancak şimdi birçok Lübnanlı Hizbullah’ı ‘devlet içinde devlet’ olarak görüyor.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.