Pakistan'ın en maliyetli havalimanında yolcu yok

90 bin kişinin yaşadığı kente 400 bin yolcu kapasiteli havaalanı yapıldı.

Havalimanının da yer aldığı Belucistan, doğal kaynaklarına rağmen Pakistan'ın en yoksul eyaleti (AP)
Havalimanının da yer aldığı Belucistan, doğal kaynaklarına rağmen Pakistan'ın en yoksul eyaleti (AP)
TT

Pakistan'ın en maliyetli havalimanında yolcu yok

Havalimanının da yer aldığı Belucistan, doğal kaynaklarına rağmen Pakistan'ın en yoksul eyaleti (AP)
Havalimanının da yer aldığı Belucistan, doğal kaynaklarına rağmen Pakistan'ın en yoksul eyaleti (AP)

Pakistan'ın en yeni havalimanı, ülkedeki benzer tesisler arasında en pahalıya mal olanı ancak önemli eksikleri var: Yolcusu da yok uçağı da...

Çin'in 240 milyon dolar vererek bütün finansmanını sağladığı Gvadr Uluslararası Havaalanı, Ekim 2024'te tamamlandı. 

Belucistan'da 2021'den beri artan çatışmalar, havalimanının güvenli bir şekilde işletilmesinin önünde engel olarak görülüyor. Yetkililer, çevredeki dağların uçaklara yönelik saldırıları kolaylaştırabileceğini düşünüyor. 

Sahildeki Gvadr kentinin yer aldığı Belucistan eyaleti, fakirliği ve huzursuzluğuyla biliniyor. 

Gvadr ulusal elektrik şebekesine bağlı değil ve yeterince temiz suyu yok. Yoksul kent elektriğini komşu İran'dan ya da güneş panellerinden karşılıyor. 

Ancak Pekin yönetimi, komşu olduğu Pakistan'ın bu bölgesine para yatırarak Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru (CPEC) üzerinden Umman Denizi'ne ulaşmak için milyarlarca dolar harcıyor. 

Bu sebeple 90 bin kişinin yaşadığı kente de 400 bin yolcu kapasiteli bu havalimanı inşa edildi. 

Pakistan-Çin ilişkileri konusunda uzman olan Azeem Khalid şöyle diyor:

Bu havalimanı ne Pakistan ne de Gvadr için yapıldı. Çin'in Gvadr ve Belucistan'daki yurttaşlarına güvenli bir şekilde erişmesi için inşa edildi.

Doğal kaynaklar bakımından zengin Belucistan'da Pakistan'ın 1947'de kurulmasından beri bağımsızlık için savaşılıyor. 

Beluçların ayrımcılığa uğradığını savunan isyancılar bölgedeki Pakistan askerleriyle birlikte Çinli işçileri de hedef alıyor. 

Çin'in inşa ettiği ünlü Gvadr Limanı'nın da bulunduğu kentte Pakistan katı güvenlik önlemleri almaya çalışıyor. 

Kent sakinlerinden Hüda Bahş Haşim, "Eskiden nereye gittiğimizi, ne yaptığımızı kimse sormazdı. Dağlara ve kırlık yerlere gidip tüm gece boyunca piknik yapardık. Şimdi kimliğimiz ve nereden geldiğimiz soruluyor. Biz burada yaşıyoruz. Bize kimlik soranlar kim olduklarını açıklamalı" diyor.  

76 yaşındaki Haşim, Gvadr kenti Umman'a bağlıyken kimsenin aç uyumadığını ve yiyecek ya da su sıkıntısı yaşamadığını sözlerine ekliyor.

Pakistan hükümeti, CPEC'nin 2 bin kişiye iş sağladığını belirtiyor. Ancak AP'ye konuşan Haşim, gençlerin bu projeden yeterince faydalanamadığını savunuyor:

Birinin yiyeceği varsa neden yanlış yolu seçsin ki? İnsanları üzmek iyi bir şey değil.

Belucistan Halk Partisi'nin bölgedeki liderlerinden Abdülgaffur Hoth da Gvadr kentinin sakinlerinden bir kişinin bile havalimanının inşaatında çalıştırılmadığını öne sürüyor. 

Uluslararası ilişkiler uzmanı Azeem Khalid durumu şöyle yorumluyor:

Pakistan hükümeti Beluçlara hiçbir şey vermek istemiyor. Beluçlar da hükümetten hiçbir şey almak istemiyor.

Independent Türkçe, CNN, AP



Witkoff: İsrail heyeti Gazze ateşkesinin ikinci aşaması için müzakerelere gidiyor

ABD Başkanı Donald Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
TT

Witkoff: İsrail heyeti Gazze ateşkesinin ikinci aşaması için müzakerelere gidiyor

ABD Başkanı Donald Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve dün yaptığı açıklamada, bir İsrail heyetinin Gazze ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması için müzakerelere katılmak üzere yola çıktığını duyurdu. Witkoff, gerekirse bu müzakerelere bizzat katılmaya hazır olduğunu belirtti.

Witkoff’un açıklaması, İsrail ve Hamas'ın, Filistin hareketinin dört İsrailli esirin cenazelerini teslim etmesi karşılığında Yahudi devletinin geçen hafta serbest bırakmayı planladığı tüm Filistinli mahkumları serbest bırakacağı bir anlaşmaya varmasından kısa bir süre sonra geldi. Dün Washington'da düzenlenen bir etkinlikte konuşan Witkoff, İsrail ile Hamas arasındaki ateşkesin ilk aşamasının önümüzdeki cumartesi günü (1 Mart) sona ereceği Ortadoğu'ya acilen gitmek istediğini vurguladı.

Amerikan Yahudi Komitesi (AJC) tarafından düzenlenen etkinlikte konuşan Witkoff, “Büyük ilerleme kaydediyoruz. Biz burada konuşurken İsrail bir heyet gönderiyor. Ya Doha'ya gidecekler ya da Kahire'ye… İsrail ile Hamas arasında arabuluculuk yapmak üzere ABD ile birlikte hareket eden Katarlılarla ve Mısırlılarla müzakereler başlayacak” bilgisini paylaştı.

Witkoff bu yeni görüşmelerin amacının ‘anlaşmanın ikinci aşamasına geçmek ve daha fazla esirin serbest bırakılmasını sağlamak’ olduğunu vurguladı. “Bunun gerçek bir olasılık olduğunu düşünüyoruz” diyen Witkoff, her şey yolunda giderse pazar günü müzakerelere katılabileceğini söyledi.

Witkoff daha önce yaptığı bir açıklamada, bu hafta bölgeye gideceğini ifade etmişti. Witkoff’un açıklaması, Mısır istihbaratına yakın bir kanal olan Kahire el-İhbariyye'nin, Hamas’ın dört İsrailli esirin cenazelerini teslim etmesi karşılığında İsrail’in geçen hafta serbest bırakmayı planladığı tüm Filistinli mahkûmları serbest bırakacağı konusunda anlaşmaya vardığını bildirmesinin ardından geldi. Hamas anlaşmayı doğrulayarak, bunun Gazze Şeridi'nde Hamas ile İsrail arasındaki ateşkesin ilk aşamasının bir parçası olduğunu belirtti.

İsrail cumartesi günü, altı İsrailli esiri teslim alma karşılığında serbest bırakmayı planladığı 620 Filistinli mahkûmu serbest bırakmayı reddetti ve buna gerekçe olarak da Hamas'ın esirlerin serbest bırakılması sırasında ‘aşağılayıcı törenler’ düzenlemesini gösterdi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Hamas, İsrail’i 19 Ocak'tan beri yürürlükte olan ateşkesi tehlikeye atmakla suçluyor. Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) tüm tarafları esir değişimlerini ‘insan mahremiyetini ve onurunu koruyacak şekilde’ gerçekleştirmeye çağırdı.

Trump ilk döneminde, 2020 yılında İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Fas arasındaki ilişkilerin normalleşmesiyle sonuçlanan İbrahim Anlaşmaları girişimini başlatmıştı. Witkoff dün, Suudi Arabistan'ı bu anlaşmalara katılmaya ikna etmeye yönelik mevcut çabalar konusunda iyimser olduğunu ifade etti.

Lübnan ve Suriye'nin, her iki ülkedeki İran yanlısı güçlerin yaşadığı gerilemelerin ardından normalleşme trenine katılabileceğine inandığını söyleyen Witkoff, “Lübnan harekete geçip İbrahim Anlaşmaları’na katılabilir, Suriye de bunu yapabilir” dedi.