İran “endişe verici bir oranda” yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyum biriktiriyor

Washington ve Bağdat, İran'ın "kötü niyetli etkisini" azaltmayı görüşüyor

Kasım 2019'daki gaz pompalama operasyonu sırasında Natanz uranyum zenginleştirme tesisindeki altıncı nesil santrifüjler (IR-6) (Arşiv- İran Atom Enerjisi Kurumu)
Kasım 2019'daki gaz pompalama operasyonu sırasında Natanz uranyum zenginleştirme tesisindeki altıncı nesil santrifüjler (IR-6) (Arşiv- İran Atom Enerjisi Kurumu)
TT

İran “endişe verici bir oranda” yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyum biriktiriyor

Kasım 2019'daki gaz pompalama operasyonu sırasında Natanz uranyum zenginleştirme tesisindeki altıncı nesil santrifüjler (IR-6) (Arşiv- İran Atom Enerjisi Kurumu)
Kasım 2019'daki gaz pompalama operasyonu sırasında Natanz uranyum zenginleştirme tesisindeki altıncı nesil santrifüjler (IR-6) (Arşiv- İran Atom Enerjisi Kurumu)

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), İran'ın nükleer silah seviyesine yakın, yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyum biriktirmesinden duyduğu ciddi endişeyi dile getirdi.

UAEA Direktörü Rafael Grossi iki ayrı raporda, beyan edilmemiş sahalardaki uranyum izlerine ilişkin açıklama yapılmaması da dahil olmak üzere, çözüme kavuşturulmamış konularda ilerleme kaydedilmediğini vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre raporlardan birinde İran'ın yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyum stokunun 274.4 kilogram olduğu ve bunun yüzde 90 oranında zenginleştirilmesi halinde altı nükleer bomba yapmaya yeteceği belirtildi. Grossi, “İran yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum üretimini ve stoklamasını arttırmaya devam ediyor ki bu, ciddi bir endişe kaynağıdır” ifadelerini kullandı.

Bu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'ı bir anlaşmaya zorlamak için “maksimum baskı” politikasına geri dönmesinin ardından, UAEA'nın İran'la ilgili ilk raporu.

Diğer yandan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Başbakan Muhammed Şiya es Sudani ile yaptığı telefon görüşmesinde, “İran'ın kötücül etkisini engellemeyi” ele aldıklarını belirtti.



ABD ordusu transseksüelleri 30 gün içinde ordudan atacak

Cinsiyet kimliği bozukluğu yaşayan Amerikan askeri personeli askerlik hizmetinden ayrılacak. (Arşiv)
Cinsiyet kimliği bozukluğu yaşayan Amerikan askeri personeli askerlik hizmetinden ayrılacak. (Arşiv)
TT

ABD ordusu transseksüelleri 30 gün içinde ordudan atacak

Cinsiyet kimliği bozukluğu yaşayan Amerikan askeri personeli askerlik hizmetinden ayrılacak. (Arşiv)
Cinsiyet kimliği bozukluğu yaşayan Amerikan askeri personeli askerlik hizmetinden ayrılacak. (Arşiv)

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) dün yayınladığı bir bilgi notunda, ABD ordusunun transseksüel askeri personeli, her vaka ayrı ayrı incelendikten sonra muafiyet almadıkları takdirde 30 gün içinde ordudan atmaya başlayacağını duyurdu.

Pentagon tarafından bir dava kapsamında yayınlanan notta, “Cinsiyet kimliği bozukluğu ile uyumlu mevcut bir tanı, geçmiş veya semptomları olan askeri personel, onları askeri hizmetten ayırmak amacıyla ele alınacaktır. Savaş kabiliyetlerini doğrudan etkileyen bir kusuru olmaması koşuluyla, vaka bazında muafiyet için değerlendirilebilirler” denildi.

Böyle bir muafiyete hak kazanmak için, bir askerin daha önce hiç transseksüel olmaya teşebbüs etmediğini göstermesi ve ‘sosyal, mesleki veya performans için önemli diğer alanlarda önemli klinik sıkıntı veya bozulma olmaksızın 36 ay üst üste cinsiyet istikrarı’ göstermesi gerekir.

Son yıllarda, transseksüel Amerikalılar askerlik hizmetiyle ilgili değişen bir dizi politikayla karşı karşıya kaldılar. Demokrat yönetimler, cinsiyet kimliklerini beyan etmeyi seçseler bile onların askerlik yapmasına izin vermeye çalışırken, Trump defalarca onları ordudan uzak tutmaya çalıştı. ABD ordusu trans bireylere yönelik yasağı 2016 yılında Başkan Barack Obama'nın ikinci döneminde kaldırdı.