Trump'ın tehditlerinin ardından ABD'li konsorsiyum iki Panama Kanalı limanını satın alıyor

Hong Kong'daki Hutchison Company'ye ait Panama Balboa Limanı (Reuters)
Hong Kong'daki Hutchison Company'ye ait Panama Balboa Limanı (Reuters)
TT

Trump'ın tehditlerinin ardından ABD'li konsorsiyum iki Panama Kanalı limanını satın alıyor

Hong Kong'daki Hutchison Company'ye ait Panama Balboa Limanı (Reuters)
Hong Kong'daki Hutchison Company'ye ait Panama Balboa Limanı (Reuters)

Hong Konglu Hutchison dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın kanalla ilgili ciddi tehditlerde bulunmasından haftalar sonra Panama Kanalı'nın her iki ucunda yer alan iki limanı, varlık yönetimi devi BlackRock liderliğindeki bir ABD konsorsiyumuna satmak üzere ön anlaşma yaptığını duyurdu.

CK Hutchison Holding, Panama Limanları Şirketi'ndeki yüzde 90 hissesinin yanı sıra Çinli olmayan bir grup limanı, BlackRock liderliğindeki bir konsorsiyuma 5 milyar dolarlık net borç dahili yaklaşık 19 milyar dolara satacağını açıkladı. Konsorsiyumda BlackRock'ın yanı sıra Global Infrastructure Partners ve Terminal Investment da yer alıyor.

Ortak bir açıklama ve Hong Kong Menkul Kıymetler Borsası'na yapılan duyuruda, iki taraf 145 günlük münhasır müzakere sürecine girdiklerini belirtti. Hutchison, Pasifik ve Atlantik okyanuslarını birbirine bağlayan kanalın her iki yakasındaki Balboa ve Cristobal limanlarını on yıllardır işletiyor.

Trump, ocak ayında göreve geldiğinden bu yana daha önce ABD tarafından yönetilen stratejik ve hayati bir koridor olan kanalın Çin'in kontrolünde olduğunu düşündüğü noktalara saldırdı. Trump, su yolunun kontrolünü yeniden ele geçirmek için Panama'nın askeri işgalini göz ardı etmeyi bile reddetti ve Orta Amerika ülkesini kızdırdı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre 2000 yılından beri yönetim kurulu üyeleri Panama başkanı ve parlamentosu tarafından atanan bağımsız bir kurum olan Panama Kanal Otoritesi, küresel ticaretin yaklaşık yüzde 5'inin geçtiği kanalı yönetiyor. Yetkili idare, daha büyük gemilerin geçişine izin verecek şekilde su yolunu ve yüz yıldan daha eski olan kilitleri iyileştirmeyi başardı.

 Panama hükümeti anlaşmayla ilgili dün yaptığı açıklamada, iki limanın satışının “özel şirketler arasındaki” bir anlaşmanın sonucu olduğunu duyurdu. Hükümet açıklamasında, “Bu, özel şirketler arasında karşılıklı çıkarlar doğrultusunda gerçekleştirilen küresel bir işlemdir” ifadelerini kullandı.

Hükümet, şimdiye kadar bu limanları yöneten Hutchison Ports PBC (Panama Limanları Şirketi olarak da bilinir) şirketinin süren mali denetiminin “devam etmesi gerektiğine” dikkat çekti.



Trump, Hürmüz açılmadan operasyonu sonlandırmaya hazır… İran’dan Kuveyt petrol tankerine saldırı

TT

Trump, Hürmüz açılmadan operasyonu sonlandırmaya hazır… İran’dan Kuveyt petrol tankerine saldırı

Trump, Hürmüz açılmadan operasyonu sonlandırmaya hazır… İran’dan Kuveyt petrol tankerine saldırı

Wall Street Journal gazetesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Hürmüz Boğazı büyük ölçüde kapalı kalsa bile İran’a yönelik askeri operasyonu sona erdirmeye hazır olduğunu yardımcılarına ilettiğini yazdı. Haberde, boğazın yeniden açılmasına yönelik karmaşık sürecin daha sonraki bir tarihe bırakılabileceği ifade edildi.

Tahran’da ise İran parlamentosundaki bir güvenlik komisyonu, Hürmüz Boğazı’ndan geçişlere ücret uygulanmasını öngören bir yasa tasarısını kabul etti. Tasarı ayrıca, İran’a yaptırım uygulayan ülkelerle bağlantılı gemilerin boğaza erişiminin kısıtlanmasını içeriyor.

Öte yandan, İran tarafından düzenlenen bir saldırı sonucunda, dün Dubai Limanı’nda tam yüklü bir Kuveyt ham petrol tankerinde yangın çıktı. Yetkililer, yangının daha sonra kontrol altına alındığını duyurdu. Olayda geminin gövdesinde hasar meydana gelirken, olası bir petrol sızıntısı endişesi de gündeme geldi.

Diğer yandan ABD medyası yüzlerce Amerikan özel kuvvetler askerinin Ortadoğu’ya ulaştığını yazdı. Bu gelişmenin, Washington’un bölgedeki askeri varlığını güçlendirdiği ve Trump yönetiminin İran’la yaşanan gerilimde askeri seçeneklerini genişlettiği değerlendiriliyor.


Florida valisi, havaalanının adının Trump'ın adıyla değiştirilmesini öngören yasayı imzaladı

ABD Başkanı Donald Trump ve Florida Valisi Ron DeSantis, Beyaz Saray'da daha önce yaptıkları bir görüşmede (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Florida Valisi Ron DeSantis, Beyaz Saray'da daha önce yaptıkları bir görüşmede (Reuters)
TT

Florida valisi, havaalanının adının Trump'ın adıyla değiştirilmesini öngören yasayı imzaladı

ABD Başkanı Donald Trump ve Florida Valisi Ron DeSantis, Beyaz Saray'da daha önce yaptıkları bir görüşmede (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Florida Valisi Ron DeSantis, Beyaz Saray'da daha önce yaptıkları bir görüşmede (Reuters)

ABD'nin Florida eyaleti Valisi Ron DeSantis, dün Palm Beach Uluslararası Havalimanı'nın adını “Başkan Donald J. Trump Uluslararası Havalimanı” olarak değiştirmek üzere bir yasa tasarısını imzaladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre havalimanının isminin değiştirilmesi için Federal Havacılık İdaresi'nin (FAA) onayı ve hak anlaşmalarının tamamlanması gerekiyor.

FAA’nın yaptığı açıklamada, “Havaalanının isminin değiştirilmesi yerel bir konudur ve Federal Havacılık İdaresi havaalanının isminin değiştirilmesini onaylamamaktadır” denildi.

Açıklama şöyle devam etti: «Ancak Federal Havacılık İdaresi, navigasyon haritalarının ve veritabanlarının güncellenmesi dahil olmak üzere bazı idari görevleri tamamlamak zorundadır.»

Havaalanı, Donald Trump'ın sahibi olduğu Mar-a-Lago tatil beldesine yaklaşık 3 kilometre uzaklıkta bulunuyor.

Ocak 2025'te Beyaz Saray'a döndüğünden beri Trump, Washington'daki “John F. Kennedy” Sahne Sanatları Merkezi'ne adını eklemek gibi kamu kurumlarına damgasını vurmaya çalışıyor.


İsrail ordusu, Lübnan'da barış gücü askerlerinin öldürülmesiyle ilgili soruşturma başlattığını doğruladı

İsrail ve Hizbullah arasında tırmanan çatışmalar sırasında bir UNIFIL aracı Lübnanlı bir askerin yanından geçiyor (Reuters)
İsrail ve Hizbullah arasında tırmanan çatışmalar sırasında bir UNIFIL aracı Lübnanlı bir askerin yanından geçiyor (Reuters)
TT

İsrail ordusu, Lübnan'da barış gücü askerlerinin öldürülmesiyle ilgili soruşturma başlattığını doğruladı

İsrail ve Hizbullah arasında tırmanan çatışmalar sırasında bir UNIFIL aracı Lübnanlı bir askerin yanından geçiyor (Reuters)
İsrail ve Hizbullah arasında tırmanan çatışmalar sırasında bir UNIFIL aracı Lübnanlı bir askerin yanından geçiyor (Reuters)

İsrail ordusu bugün Lübnan'da birkaç barış gücü askerinin ölümüyle ilgili soruşturma başlattığını ve ölümlerden Hizbullah'ın sorumlu olabileceğini belirtti.

Barış gücü askerlerinin öldürülmesinin ardından, Fransa'nın talebi üzerine BM Güvenlik Konseyi'nin bugün acil bir toplantı yapması planlanıyor.

İsrail ordusu, “Telegram” uygulaması üzerinden yaptığı açıklamada, “Bu olaylar, koşulları netleştirmek ve bunların Hizbullah'ın mı yoksa İsrail ordusunun mu faaliyetinin sonucu olduğunu belirlemek için titizlikle soruşturuluyor” ifadelerini kullandı.

“Bu olayların aktif bir çatışma bölgesinde meydana geldiğine dikkat çekmek gerekir” diyen ordu, “bunun sorumlusu olduğunun varsayılmaması” çağrısında bulundu.

Birleşmiş Milletler Güney Lübnan Geçici Gücü (UNIFIL), dün, İsrail ile “Hizbullah” arasındaki savaşın ortasında, Güney Lübnan'da meydana gelen bir patlamada Endonezya uyruklu iki personelinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Bu olay, 24 saat içinde meydana gelen ikinci olay olup, daha önce güçten üçüncü bir personel hayatını kaybetmişti.

UNIFIL yaptığı açıklamada, “Güney Lübnan'da meydana gelen trajik olayda, kaynağı bilinmeyen bir patlama sonucu Beni Hayyan yakınlarında araçları tahrip olan iki askerin hayatını kaybettiğini” ve “ biri ağır olmak üzere iki askerin daha yaralandığını” duyurdu.