Fidan'ın Suriye'nin istikrarsızlaştırılmaması uyarısının ardından Türkiye ile İran arasında gerilim artıyor

Tahran Türk Büyükelçisi’ni çağırdı, Ankara da maslahatgüzarı çağırarak karşılık verdi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi geçtiğimiz aralık ayında Katar'da düzenlenen Doha Forumu’nda bir araya geldi. (Dışişleri Bakanlığı)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi geçtiğimiz aralık ayında Katar'da düzenlenen Doha Forumu’nda bir araya geldi. (Dışişleri Bakanlığı)
TT

Fidan'ın Suriye'nin istikrarsızlaştırılmaması uyarısının ardından Türkiye ile İran arasında gerilim artıyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi geçtiğimiz aralık ayında Katar'da düzenlenen Doha Forumu’nda bir araya geldi. (Dışişleri Bakanlığı)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi geçtiğimiz aralık ayında Katar'da düzenlenen Doha Forumu’nda bir araya geldi. (Dışişleri Bakanlığı)

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Tahran'ı Suriye'yi istikrarsızlaştırmaya çalışmaması konusunda uyararak, Irak ve Suriye'deki nüfuzunu korumak için büyük bedeller ödediğini ve bölgedeki vekil güçleriyle yürüttüğü dış politikanın büyük riskler taşıdığını söylemesinin ardından Türkiye ile İran arasındaki gerilim arttı.

Dışişleri Bakanlığı dün, Fidan'ın açıklamalarının ardından İran'ın Türkiye'ye yönelik sert ve aleni eleştirileri üzerine İran maslahatgüzarını çağırarak dış politika konularının iç politika aracı olarak kullanılmaması gerektiğini belirtti.

Türkiye'nin bu adımı, İran Dışişleri Bakanlığı'nın Fidan'ın sözlerini protesto etmek üzere Türkiye'nin Tahran Büyükelçisi’ni çağırmasından bir gün sonra geldi.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, İran'ın Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı'nın görüş alışverişinde bulunmak ve bazı İranlı yetkililerin Türkiye'ye yönelik iddialarını tartışmak üzere bakanlığa davet edildiğini bildirdi.

Keçeli ayrıca, İranlı yetkililerin son dönemde Türkiye'ye yönelik eleştirilerini daha açık bir şekilde dile getirdiklerini ve bu konuda bakanlık tarafından hazırlanan bir dosyanın İran tarafına gönderildiğini söyledi.

Keçeli, “Dış politika konularının hiçbir şekilde iç politika aracı olarak kullanılmaması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye, İran ile ilişkilerine büyük önem veriyor ve bu ilişkileri güçlendirmek için çalışıyor” ifadelerini kullandı.

İran'ın önceki hamlesi

İran devlet televizyonu dün İran Dışişleri Bakanlığı'nın Fidan'ın sözleri üzerine Türk Büyükelçisi’ni çağırdığını bildirdi.

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Türk Büyükelçi Hicabi Kırlangıç ile İran Dışişleri Bakanlığı Akdeniz ve Doğu Avrupa Genel Müdürü Mahmud Heydari arasında pazartesi günü bir görüşme yapıldığı ve Heydari'nin kendisine “iki ülkenin ortak çıkarları ve bölgesel koşulların hassasiyeti, ikili ilişkilerde anlaşmazlık ve gerginliğe yol açabilecek yanlış yorumlardan ve gerçekçi olmayan analizlerden kaçınılmasını gerektirmektedir” teminatını verdiği belirtildi.

dfrgt
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (EPA)

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan geçen hafta verdiği bir röportajda, İran'ın vekil güçlere, taşeronlara ve silahlı gruplara dayanan dış politikasının ‘tehlikeli’ olduğunu ve değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Fidan, bazı kazanımlara rağmen İran'ın Irak ve Suriye'deki nüfuzunu korumak için yüksek bir bedel ödediğini belirtti.

Fidan, İran'ın Suriye Demokratik Güçleri’ne bağlı (SDG) ABD destekli YPG’yi ülkesine karşı destekleme olasılığı konusunda ise İran hükümetini uyardı. Fidan, “İran böyle bir şey yapmaktan kaçınmalı... Camdan bir evde yaşıyorsanız taş atmamalısınız, orada belli bir grubu destekleyerek bir ülkeyi kışkırtmaya çalışırsanız, söz konusu ülkenin ülkenizdeki başka bir grubu destekleyerek sizi rahatsız edebileceği bir durumla karşı karşıya kalabilirsiniz” ifadelerini kullandı.

İran, Fidan'ın sözlerini İran içinde kaos ve huzursuzluk yaratmaya yönelik bir tehdit olarak değerlendirdi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi bu açıklamaları ""yapıcı değildi" değerlendirmesini paylaştı.

Sert açıklamalar

İran Dini Lideri Ali Hamaney’in Uluslararası İlişkiler Danışmanı Ali Ekber Velayeti dün yaptığı açıklamada, Suriye'de her an bir iç savaşın patlak verebileceğini söyledi. Velayeti, “Şu anda Suriye'nin geleceğini tahmin etmek mümkün değil, ancak kanıtlar ve İran'ın gördükleri, devletin parçalanmasının ön hazırlıkları olduğunu gösteriyor” dedi.

“Türk yetkililer diplomatik adaba uymalı” diyen Velayeti, Tahran'ın Ankara'nın abartıları karşısında sessiz kalmayacağı uyarısında bulundu.

sdfrgt
İran Hükümet Sözcüsü Fatıma Muhacirani (İran medyası)

İran Hükümet Sözcüsü Fatıma Muhacirani, Fidan'ın sözleri için “Yapıcı değil” diyerek, tekrarlanmamasını umduğunu söyledi.

Terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan'ın PKK'yı dağıtma ve silah bırakma çağrısını da yorumlayan Muhacirani, bölgede gerginliğin azalmasına yol açacak her türlü kararı memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.

İran, Türkiye'de hükümete yakın bazı medya kuruluşları tarafından, ABD ve İsrail'in yaptığı gibi, Ankara'nın PKK ve onun Suriye uzantısı olan YPG’nin varlığını sona erdirmek için Öcalan'la birlikte attığı adımları engellemeye çalışmakla suçlanıyor.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi pazartesi günü düzenlediği basın toplantısında, “İran ile Türkiye arasında bazı konularda görüş ayrılıkları var, ancak biz Türkiye ile ilişkilerimize büyük değer veriyoruz. Ne yazık ki Türkiye'den sürekli duyduklarımız pek yapıcı değil. İran'ın bu konudaki tutumunu kararlı ve net bir şekilde açıklaması gerekiyor. Belki de Türk dostlarımız, Siyonist varlığın (İsrail) Suriye ve bölgedeki politikası ve ülkelerinin politikalarının etkileri ve sonuçları hakkında daha fazla düşünmelidir” ifadelerini kullandı.

Farklılıklar ve çıkarlar

Türkiye-İran ilişkileri eski Suriye rejiminin yıkılmasından bu yana gergin. Tahran, Ankara'nın Beşşar Esed'i deviren muhalif gruplara verdiği desteği defalarca eleştirirken, Ankara da İran'ın özellikle Alevi bölgelerinde bazı grupların kışkırtılmasında parmağı olduğunu göz ardı etmiyor.

Ahmed eş-Şera liderliğindeki yeni Suriye yönetimi, İran'da yaygın olarak Türkiye yanlısı olarak algılanırken, eş-Şera Suriye'de kalan İran etkisini sona erdirme sözü verdi.

asdfrgt
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz şubat ayında Ankara'da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera'yı kabul etti. (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Fidan'ın sözlerinin ardından İran'da resmî ve medya düzeyinde Türkiye'ye yönelik yaygın saldırılara rağmen Ankara, Tahran Türk Büyükelçisi’ni çağırana kadar resmi olarak ve medyada sessiz kaldı. Tahran’ın bu hamlesine karşı Ankara, İran maslahatgüzarını çağırarak karşılık verdi.

Farklılıklara rağmen, özellikle ekonomi ve enerji iş birliği açısından Türkiye ve İran'ı birleştiren pek çok çıkar var.

Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkmenistan'dan Türkiye'ye İran üzerinden doğalgaz ihracatının pazartesi gününden itibaren başlayacağını açıkladı.

Türk yetkililer, Türkmenistan'dan rekabetçi bir fiyatla gaz almanın Türkiye için büyük bir kazanım olduğunu kaydetti.



Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
TT

Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)

Meksika'da kartellerin kullandığı mermilerin neredeyse yarısının, ABD ordusuna mühimmat üreten fabrikada yapıldığı tespit edildi.

Meksika Savunma Bakanı General Ricardo Trevilla Trejo, salı günkü açıklamasında, 2012'den bu yana yaklaşık 137 bin adet .50 kalibrelik merminin ele geçirildiğini söyledi. 

Uyuşturucu çeteleri tarafından kullanılan bu mermilerin yüzde 47'sinin, ABD'nin Missouri eyaletinde yer alan Lake City Ordu Mühimmat Fabrikası'nda üretildiğini bildirdi.

New York Times'ın haberine göre sözkonusu tesis, Amerikan ordusunda kullanılan tüfekler için mermi üreten en büyük fabrika.

Ayrıca General Trejo, Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum'un göreve başladığı Ekim 2024'ten bu yana polislerin ülkede ele geçirdiği 18 bin ateşli silahtan yaklaşık yüzde 80'inin de ABD menşeli olduğunu söyledi. 

Baskınlarda el konan silahlar arasında .50 kalibrelik Barrett tüfekleri, el bombası fırlatıcıları, roketatarlar ve çeşitli kalibredeki makineli tüfekler var.

Meksika'da silah ruhsatları sıkı denetimlere tabi. Silahlar yasal olarak yalnızca Meksika ordusunun işlettiği iki mağazadan satın alınabiliyor. Belirli kalibre ve özelliklere sahip tabancalar ise sadece ordu ve kolluk kuvvetleri tarafından kullanılabiliyor.

Bu önlemlere rağmen Meksika hükümetinin verilerine göre her yıl 200 bin ila 500 bin adet ateşli silah, ABD'den ülkeye kaçak olarak sokuluyor. 

ABD Yüksek Mahkemesi, Meksika hükümetinin Amerikan silah üreticilerine karşı açtığı davayı geçen yıl oybirliğiyle reddetmişti. Kararda, üreticilerin bağımsız perakendecilerin yasadışı satışlarını durdurmamalarının yardım ve yataklık koşullarını karşılamadığı bildirilmişti. 

Diğer yandan mahkemenin açıklamasında, Meksika devletinin şikayetinde savunduğu gibi "silah satışlarının gerçekleştiğine ve üreticilerin bunun farkında olduğuna dair hiçbir şüphe yok" denmişti. 

Meksika hükümeti, Arizona'daki mahkemeye ABD'li 5 silah şirketi hakkında 2022'de bir dava daha açmıştı. Hukuki süreç devam ediyor. 

Cenevre merkezli sivil toplum kuruluşu Uluslararası Organize Suçla Mücadele Küresel Girişimi (GI-TOC) Direktörü Cecilia Farfan Mendez, şunları söylüyor:  

İronik olan, Meksika ve ABD hükümetlerinin aynı şeyi istemesi: Kartellerin yol açtığı ölümleri azaltmak. Ancak suç örgütleri bu kalibredeki tabancalara kolayca erişebildiği sürece ABD, sanki bu şiddetin ortaya çıkmasını destekliyormuş gibi görünüyor.

 Independent Türkçe, New York Times, BBC


İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
TT

İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)

İsrail istihbaratı, Hamas'ın büyük bir saldırı düzenleyeceğine dair bilgileri Başbakan Binyamin Netanyahu'ya 2018'de doğrudan iletmiş.

İsrailli medya kuruluşları Ynet ve Yedioth Ahronoth'un aktardığına göre Hamas, 2018-2022'de İsrail'in güneyindeki askeri üsler ve sivil yerleşimlere karşı koordineli bir saldırı planlamış. 

İstihbarat yetkililerinin "Eriha Duvarı" adını verdiği kapsamlı harekat planının, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te düzenlediği Aksa Tufanı saldırısını özetler nitelikte olduğu aktarılıyor. 

New York Times, "Eriha Duvarı" kod adlı 40 sayfalık belgenin, İsrailli yetkililerle paylaşıldığını 2023'teki haberinde bildirmişti. Askeri ve istihbarat yetkililerinin, 2022'de haberdar olduğu planı "hayal ürünü" diye niteleyip gerçekleşmesini çok zor bularak dikkate almadığı öne sürülmüştü. 

Ancak İsrail medyasındaki yeni haberlerde, Başbakan Netanyahu'nun 2018'de planla ilgili birden fazla kez doğrudan bilgilendirildiği ortaya kondu. 

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla konuşan yetkililer, "Hamas'ın askeri kanadı, topraklarımızın derinliklerine yönelik geniş çaplı bir saldırı için güç mü topluyor?" alt başlıklı istihbarat raporunun, doğrudan Netanyahu'nun masasına bırakıldığını söylüyor. 

Diğer yandan İsrail Başbakanlık Ofisi, ordunun 7 Ekim'deki başarısızlığına ilişkin devam eden soruşturmada, Hamas'ın saldırı planladığına dair önceden bilgi sahibi olunmadığını iddia etmişti. Ofisin, İsrail Kamu Denetçisi Matanyahu Englman'a gönderdiği açıklamada, "Eriha Duvarı" belgesinin Netanyahu'ya hiç sunulmadığı öne sürülmüştü. 

İsrail İstihbarat Kolordusu'na bağlı Birim 8200'den bazı analistlerin de Hamas'ın saldırı hazırlıklarına dair bilgileri 2018'de orduyla paylaştığı 2023'te ortaya çıkmıştı.  

Kaynaklar, bu planların iç güvenlik teşkilatı Şin Bet tarafından incelendikten sonra doğrudan Netanyahu'ya iletildiğini de savunuyor. 

2022 ve 2023'te "Eriha Duvarı" dosyasının yeni istihbarat bilgileriyle güncellendiği fakat bunların doğrudan Netanyahu'ya ulaşmadığı belirtiliyor. İsrail ordusu ve istihbarat kurumları, Gazze Savaşı'nın fitilini ateşleyen 7 Ekim saldırılarına tüm uyarılara rağmen hazırlıksız yakalandığı gerekçesiyle eleştirilmişti.

Başbakan Netanyahu'ya sunulan istihbaratlarla ilgili bilgi sahibi kaynaklardan biri şunları söylüyor: 

Ordu komutanları parçaları birleştirmekte başarısız olsa bile başbakanın görevi, Hamas'ın hedefleri hakkında yanıt talep etmektir. Netanyahu ise hiçbir şey yapmadı.

Independent Türkçe, Haaretz, Times of Israel, Ynet 


Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
TT

Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği görüşmede nihai bir anlaşmaya varılmadığını, ancak İran’la müzakerelerin sürdürülmesi konusunda ısrarcı olduğunu belirtti.

Trump, Beyaz Saray’da üç saati aşk süren görüşmeyi “son derece verimli” olarak nitelendirerek, ABD ile İsrail arasındaki mükemmel ilişkilerin devam ettiğini vurguladı.

Toplantıda, İran’la yeni bir nükleer anlaşmaya varma ihtimali ele alındı. Trump, müzakerelerin başarıya ulaşmasının tercih ettiği seçenek olduğunu ve bu tutumunu Netanyahu’ya ilettiğini söyledi. Anlaşma sağlanamaması halinde ise “işlerin nereye varacağını göreceğiz” dedi. Trump, İran’ın geçmişte bir anlaşmayı reddettiğini ve bunun “gece yarısı çekici” olarak nitelendirdiği bir darbeyle sonuçlandığını hatırlatarak, Tahran’ın bu kez “daha rasyonel ve sorumlu” davranmasını umduğunu ifade etti.

cd
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun resmi internet sitesinde yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeden bir fotoğraf.

Trump ayrıca Gazze ve genel olarak bölgede “büyük ilerleme” kaydedildiğini savunarak, “Ortadoğu’da barışın fiilen hüküm sürdüğünü” dile getirdi.

Görüşmeye ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner katıldı.

Netanyahu’nun Washington ziyareti, İsrail basını tarafından İran’a karşı stratejik koordinasyon açısından kritik olarak değerlendirildi. Görüşmelerde İran’ın nükleer programının geleceği ve diplomatik sürecin başarısızlığa uğraması halinde İsrail’in askeri hareket serbestisine ilişkin güvenceler öne çıktı.

Netanyahu’nun, müzakerelerin yalnızca nükleer programla sınırlı kalmaması; İran’ın balistik füze programı ve bölgedeki vekil güçlere verdiği desteğin de kapsama alınması için Trump yönetimine baskı yaptığı aktarıldı. ABD’nin diplomatik sürece şans tanıma konusundaki ısrarına karşın Netanyahu’nun, olası bir anlaşma durumunda dahi İsrail’in İran’a karşı “hareket özgürlüğünü” koruması gerektiğini savunduğu belirtildi.

ghyju
Tahran’da devrimin 47. yıl dönümü kutlamaları kapsamında sergilenen bir füzenin yanında konuşan iki din adamı (New York Times)

Görüşmede Gazze dosyası da ele alındı. Taraflar, İsrail’in resmen katıldığı “Barış Konseyi” çerçevesinde Gazze’nin yeniden imarına yönelik planın ikinci aşamasındaki ilerlemeyi değerlendirdi.

Beyaz Saray yetkilileri, görüşmenin Trump ile Netanyahu arasında yakın bir uyum sergilediğini ve İran’ın nükleer silah edinmesinin engellenmesi konusunda ortak vizyon bulunduğunu belirtti. Ancak analistler, iki liderin önceliklerinde farklılıklar olabileceğine dikkat çekti. Trump’ın siyasi kazanım olarak sunabileceği hızlı bir diplomatik anlaşmaya eğilimli olduğu; Netanyahu’nun ise İran’a kısmi tavizler içeren bir mutabakata karşı daha katı şartlar talep ettiği ve askeri seçeneğin masada kalmasında ısrar ettiği ifade edildi.

Netanyahu, görüşmenin ardından Beyaz Saray’dan ayrıldı. Sabah saatlerinde Dışişleri Bakanı Rubio ve ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ile Blair House’ta bir araya gelen Netanyahu, ayrıca Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile de temaslarda bulundu. İsrail’in Washington Büyükelçisi Michael Leiter, görüşmelerde “önemli jeostratejik gelişmelerin” ele alındığını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, söz konusu temasların siyasi ve güvenlik koordinasyonu çerçevesinde gerçekleştirildiğini bildirdi.

Trump, salı günü yaptığı açıklamada anlaşma sağlanmaması halinde İran’a karşı sert adımlar atılabileceğini söylemişti. Axios’a konuşan Trump, Tahran’ın “bir anlaşma yapmak için güçlü istek duyduğunu” savunarak, İran’ın nükleer silah ya da füze sahibi olmasına izin verilmeyeceğini ifade etti. İsrail’in müzakere sürecini sekteye uğratacak adımlar atmasını istemediğini de sözlerine ekledi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de anlaşma sağlanamaması halinde “başka bir seçeneğin” masada olduğunu belirterek, Trump’ın tüm seçenekleri açık tuttuğunu söyledi. Vance, Washington’un önceliğinin İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu, rejim değişikliğinin ise İran halkının vereceği bir karar olduğunu kaydetti.

New York Times, ABD’nin İran’la yürüttüğü dolaylı müzakerelerde ilerleme sağlanmasının zor olduğuna işaret ederken; İsrail’in taleplerinin Washington’da yankı bulduğunu, ancak Tahran’ın balistik füze programı ve bölgesel vekil unsurlar konusunu müzakere kapsamına almaya yanaşmadığını yazdı.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’den aktardığı analize göre ABD yönetiminin İran’a baskıyı artırmak amacıyla İran petrolü taşıyan tankerlerin müsaderesini değerlendiriyor. Ancak böyle bir adımın Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğini tehdit edebileceği ve küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açabileceği uyarıları yapılıyor.

Gazete, ABD Hazine Bakanlığı’nın bu yıl 20’den fazla İran petrol tankerine yaptırım uyguladığını ve Beyaz Saray’ın olası müsadereler için hukuki zemin hazırlığı yaptığını aktardı. ABD’li bir yetkili, Trump’ın diplomatik yolu tercih ettiğini ancak görüşmelerin çökmesi halinde alternatif seçeneklerin hazır tutulduğunu söyledi.

ABD Ulaştırma Bakanlığı ise Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’nde ticari gemilere yönelik potansiyel tehditlere karşı uyarıda bulundu.