Gazze ateşkesi: Durmuş anlaşma Doha turunun sonucunu bekliyor

Yeni görüşmeler bugün başlıyor... Witkoff yarın Katar'a gidecek

Filistinli bir kız çocuğu Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış bir caminin minaresinin yanında bisiklete biniyor. (AFP)
Filistinli bir kız çocuğu Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış bir caminin minaresinin yanında bisiklete biniyor. (AFP)
TT

Gazze ateşkesi: Durmuş anlaşma Doha turunun sonucunu bekliyor

Filistinli bir kız çocuğu Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış bir caminin minaresinin yanında bisiklete biniyor. (AFP)
Filistinli bir kız çocuğu Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış bir caminin minaresinin yanında bisiklete biniyor. (AFP)

Gazze Şeridi'ndeki ateşkesi istikrara kavuşturma ve yürürlükte olan ateşkes anlaşması üzerinde mart ayının başından bu yana devam eden çıkmazı çözme çabalarının yeni turu, krizin her iki tarafının da birbirlerini bunu engellemekle suçladığı bir ortamda, anlaşmanın ikinci aşamasına geçme veya uzatma seçeneğini çözmeden bugün Katar'da başlayacak.

Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlara göre, özellikle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun hükümetini etkileyeceğini düşündüğü bu adımı reddetmesi nedeniyle ateşkesin uzatılması ve tıkanan ikinci aşamanın ertelenmesi ihtimalini arttıran gelişmeler, Washington'un Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un bölgeye gelişinden bir gün önce gerçekleşti.

Uzmanlar, ABD'li yetkilinin müzakerelere katılımının bu fırsatın başarı şansını arttırmasını bekliyor.

Anlaşmanın ilk aşamasının 8'i ölü 33 esir ve bin 800 Filistinli tutuklunun serbest bırakılmasıyla sona ermesinin ardından Netanyahu'nun ofisinden yapılan açıklamaya göre Hamas, yaklaşık 50 gün süren ve devam eden görüşmelerin ilk gününde esirlerin yarısının sağ ve ölü olarak serbest bırakılmasını içeren Witkoff çerçeve planını kabul etmeyi reddederken İsrail bunu kabul etti.

Amerikan Axios internet sitesine göre Witkoff'un, İsrail ile Hamas'tan müzakerecilerin dolaylı görüşmelere başlamasının ardından Mısır ve Katar'dan arabuluculara katılarak yeni bir anlaşma sağlamaya çalışmak üzere yarın (salı) Doha'ya gitmesi beklenirken, Netanyahu'nun ofisi dün yaptığı açıklamada, İsrail'in ‘müzakereleri ilerletmek’ üzere Katar'a bir heyet göndereceğini duyurdu.

Axios'a göre ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, kalan tüm esirlerin serbest bırakılmasını sağlayacak, ateşkesi Ramazan ve Paskalya'nın ötesine uzatacak ve muhtemelen savaşı sona erdirebilecek uzun vadeli ateşkese yol açacak bir anlaşma arayışında.

Hamas ise dün yaptığı açıklamada, Liderlik Konseyi Başkanı Muhammed İsmail Derviş başkanlığındaki bir heyetin Kahire'de Mısır Genel İstihbarat Servisi Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad ile bir araya geldiğini ve iki tarafın ateşkes anlaşmasının uygulanmasını ve çeşitli aşamalarındaki esir değişimini ‘olumlu bir ruhla’ görüştüğünü bildirdi. Heyet, anlaşmanın tüm şartlarına bağlı kalınmasının önemini vurgulayarak, ikinci aşama müzakerelerin derhal başlatılması, sınır kapılarının açılması ve insani yardımların Gazze Şeridi'ne kısıtlama olmaksızın girmesine izin verilmesi çağrısında bulundu.

wefrgty6
İsrail'in Gazze Şeridi'nin orta kesiminde yerlerinden edilmiş insanların barındığı bir bölgeye düzenlediği hava saldırısında yaralanan bir kişiyi taşıyan Filistinliler (Reuters)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi'nde İsrail ilişkileri uzmanı olan Dr. Said Ukkaşe'ye göre Witkoff'un katılımı ‘tıkanmış bir anlaşmadan kurtulmak için bir şans taşıyor’. Ukkaşe, Doha turunun her halükârda ilk aşamayı uzatmaya gideceğini, ancak Hamas'ın İsrail'in ağır cezalara çarptırılan bazı Filistinlileri serbest bırakması karşılığında bazı esirlerin serbest bırakılmasını içeren tavizleri kabul edebileceği ikinci bir aşamaya geçmeyeceğini düşünüyor.

Hamas konusunda uzmanlaşmış Filistinli bir siyasi analist olan İbrahim el-Medhun, “İsrail işgali müzakerelerin ikinci aşamasına geçmeye zorlanmış gibi görünüyor, ancak bu yönde ilerlemeyi engelleyen engeller koyuyor. Dolayısıyla Witkoff'un da katılacağı Doha turunun sonuçları bekleniyor” ifadelerini kullandı.

Hamas'ın dün yaptığı açıklamaya göre Doha turu, Kahire'de yapılan ve Hamas'ın ulusal, başkanlık ve yasama olmak üzere her düzeyde genel seçimler yapılana kadar Gazze Şeridi'ni yönetmek üzere bağımsız ulusal figürlerden oluşan bir ‘toplumsal destek komitesi’ kurmayı kabul ettiği görüşmelerin ardından geldi.

İsrael Hayom gazetesi dün siyasi bir kaynağa dayandırdığı haberinde, İsrail tarafından onaylanan Witkoff planının ‘görüşmeler için bir başlangıç noktası olacağını, görüşmelerin olumlu gelişmesi halinde İsrail'in esneklik göstereceğini’ söyledi.

Ukkaşe'nin tahminlerine göre Hamas'ın ‘toplumsal destek komitesini’ onaylaması, özellikle İsrail’in kolaylıkla kabul etmeyeceği ve koşullar koyacağı göz önüne alındığında uygulanacağına dair güvence taşımıyor. Ukkaşe, Kahire ve Doha'nın, anlaşmanın aşamalı olarak uygulanmasına ya da belirli sürelerle uzatılmasına karar verilse bile, özellikle de ‘İsrail'in mevcut engelleri ve Hamas'ın mevcut zayıflığı ışığında hiçbir şey dayatamayacağı’ göz önüne alındığında, nihai bir çözüme ulaşılması ve savaşın ertesi günündeki durum üzerinde anlaşmaya varılması yakın görünmediğinden, anlaşmanın hayatta kalması için çabalarının devam edeceğine işaret etti.

dfrgthy6
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Beyt Lahiya'da bir binanın enkazı üzerinde dalgalanan Filistin bayrağı (AFP)

Diğer yandan el-Medhun'a göre, ‘ABD ile Hamas arasındaki doğrudan diyalogdan sonra İsrail endişeye kapıldı ve ikinci aşamayı tamamlamak için müzakere etme baskısı hissetti.’ Hamas, toplumsal destek komitesini kurmayı kabul ederek savaşı sona erdirmekle ilgilendiğini, ABD'ye güven vermeye çalıştığını ve Kahire, Doha ve diğer Arap başkentleriyle ilişkilerini güçlendirmeye istekli olduğunu gösterdi.

El-Medhun bu müzakereler için üç olasılık öngörüyor:

Birincisi, İsrail'in yeni tavizler vermeye hazır olmaması ve müzakere masasına oturmak zorunda kalması nedeniyle müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanması.

İkincisi, Gazze Şeridi'nden kısmi çekilme, seyahatlerin kolaylaştırılması, insani yardım protokolünün geliştirilmesi, Gazze Şeridi'ne malzeme girişinin arttırılması ve elektrik, su ve hastane inşaatı gibi hayati projelerin denetlenmesi karşılığında İsrail'in mahkumların yarısını ya da üçte birini serbest bıraktığı kısmi bir anlaşma.

Üçüncü olasılık ise ‘kapsamlı bir anlaşmaya’ varmak.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.