Irak’ta Haşdi Şabi’nin statüsünü değiştirecek yasa: Askeri yetkilere sahip yeni bir yapı

Halk Seferberlik Güçleri grupları için bir askeri tatbikat... (AP)
Halk Seferberlik Güçleri grupları için bir askeri tatbikat... (AP)
TT

Irak’ta Haşdi Şabi’nin statüsünü değiştirecek yasa: Askeri yetkilere sahip yeni bir yapı

Halk Seferberlik Güçleri grupları için bir askeri tatbikat... (AP)
Halk Seferberlik Güçleri grupları için bir askeri tatbikat... (AP)

Şarku'l Avsat'ın ele geçirdiği Irak'taki Halk Seferberlik Birliği (Haşdi Şabi) için hazırlanan yeni yasa taslağına göre Haşdi Şabi’ye orduya paralel yetkiler verildiği, kurumu yönetecek örgütsel yapının tanımlandığı, hükümete güvenlik tavsiyelerinde bulunulduğu ve askeri ve istihbarat operasyonlarının yürütme yetkisi veriyor.

Halk Seferberlik Komisyonu Yasası olarak adlandırılan tasalağa göre komisyon ‘silahlı kuvvetlerin bir parçasıdır ve silahlı kuvvetler başkomutanına bağlıdır’ ancak aynı zamanda ülkedeki demokratik ve anayasal sistemi korumak için silahlanma hakkına da sahiptir.

Irak parlamentosu yeni yasayı ilk kez 24 Mart 2025 Pazartesi günü, Irak hükümetinin “Halk Seferberliği Mücahitleri için Hizmet ve Emeklilik Yasası” adlı bir önceki yasayı geri çekmesinin ardından görüşüldü.

11 Mart 2025 tarihinde Irak hükümeti, siyasi anlaşmazlıklar ve ABD'nin Haşdi Şabi'nin Irak hükümetine tabi olması yönündeki baskısı nedeniyle yasa tasarısını değiştirmek üzere parlamentodan geri çekmişti.

defrt5y6
Irak Başbakanı Muhammed Sudani, Halk Seferberlik Güçleri (Haşid Şabi) Başkanı Falih el-Feyyad ve Genelkurmay Başkanı Ebu Fadak ile birlikte (arşiv - devlet medyası)

Tasarının önceki adı “Halk Seferberliği Mücahitleri Hizmet ve Emeklilik Yasası” iken, tasarının adı “Halk Seferberliği Otoritesi Yasası” olarak değiştirildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Tammy Bruce 24 Mart'ta düzenlediği basın toplantısında Haşdi Şabi’nin İran'a değil Irak hükümetine başkomutana hesap vermesi gerektiğini ifade etti. Bruce, Irak’ın ülke sınırları içindeki tüm güvenlik kurumları üzerinde kontrol sahibi olması gerektiğini belirtti.

Haşdi Şabi'nin tanımlanması

Yeni yasa Haşdi Şabi'nin silahlı kuvvetlerin bir parçası, başkomutana bağlı olarak tanımlıyor ve üyelerinin herhangi bir partiye üye olmasını ya da siyasi faaliyette bulunmasını yasaklıyor.

Yeni taslak, 2016 yılında kabul edilen eski Haşdi Şabi yasasını yürürlükten kaldıracak ve değiştirilen yasa uyarınca kurulan yeni Haşdi Şabi konumunu yasalaştıracaktır.

Yeni yasa, Haşdi Şabi'nin görevini Irak'taki demokratik sistemin korunmasına katkıda bulunmak, ülkeyi savunmak, birliğini ve toprak bütünlüğünü korumak, terörizmin her türlüsüyle mücadele etmek ve ulusal güvenliğin sağlanmasına ve korunmasına katkıda bulunmak olarak tanımlıyor.

Yeni yasa Temsilciler Meclisi tarafından onaylanırsa, Haşdi Şabi silahlanma, teçhizat, eğitim ve geliştirme açısından entegre bir askeri aygıt inşa etmek, organize etmek, mücahitleri silahlandırmak, donatmak, onlara en son teknolojik ekipmanı sağlamak, komisyondaki çalışma yöntemlerini geliştirmek için modern teknolojileri ve bilgi sistemlerini tanıtmakla yükümlü olacak.

reg
Musul'daki Haşdi Şabi (Halk Seferberlik Güçleri) üyeleri (Reuters)

Komisyon, yetkililere tehditler konusunda tavsiyelerde bulunması beklenen İstihbarat Servisi'nin bir işlevi olan ulusal güvenlik ve Irak topraklarının bütünlüğü ile ilgili konularda hükümete bilgi ve tavsiye sağlayacaktır.

Haşdi Şabi yapısı

Yeni yasa taslağı, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı için şu anda mevcut olandan çok farklı olmayan, bir başkan ve bir genelkurmay başkanı tarafından yönetilen ve bunların altında uzmanlaşmış dairelerin bulunduğu bir idari yapı içeriyor.

Taslakta “Komisyonun başkanı en üst amirdir ve çalışma ve görevlerinin uygulanmasından sorumludur, faaliyetleri ve etkinliği üzerinde kontrol ve denetim uygular, bakan rütbesine sahiptir ve kanuna uygun olarak atanır” ifadesi yer almaktadır.

Bu ifade yasal bir emeklilik yaşı gerektirmiyor, bu da komisyonun mevcut başkanı Faleh al-Fayyad'ın bakan rütbesiyle görevine devam edebileceği anlamına geliyor.

Iraklı yetkililer ve parti liderleri, ABD'nin baskısı üzerine Başbakanlık Yüksek Komiserliği'nde reform yapılması için siyasi müzakerelere başlamış ve yaşı ilerlemiş ve bir siyasi partiye üye olan Fayyad'ın yerine üst düzey bir ordu subayının Başbakanlık Yüksek Komiserliği'ne atanmasını önermişti.

Yeni yasa komisyon başkanının görevlerini “politika belirlemek, Bakanlar Kurulu ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı'nın kararlarını uygulamak ve Mücahitler (komisyonu) için davranış ve angajman kurallarını yayınlamak” olarak tanımlıyor.

Haşdi Şabi başkanı, bakanlık seviyesinde yetkilere sahip olacak ve Ulusal Güvenlik Konseyi üyesi olacak. Yetkilerinin bir kısmını başkan yardımcılarına veya genel sekretere devredebilir. Ayrıca, askeri yasaların uygulanması konusunda savunma bakanı yetkilerine sahip olacak.

Haşdi Şabi, 16 farklı idari birimden oluşacak. Bu birimler arasında Genelkurmay Başkanlığı, Genel Sekreterlik, İdari ve Mali İşler Müdürlüğü, Mühendislik Şirketi gibi yapılar bulunuyor.

Genelkurmay Başkanı, en az 10 yıl Haşdi Şabi’de hizmet etmiş ve "Tümgeneral" rütbesine sahip olmalıdır. Genel Sekreterin de en az 10 yıl görev yapmış ve "Korgeneral" rütbesinde olması gerekmektedir.

Tasarıya göre Haşdi Şabi personeli hiçbir parti veya siyasi örgüte üye olamayacak ve hiçbir siyasi faaliyette bulunamayacak.

Haşdi Şabi'nin mali hesapları, Mali Denetim Divanı tarafından incelenecek.

Mücahit ve akademi

Yasa tasarısında Halk Seferberlik Güçleri'ndeki savaşçıları tanımlamak için dört kez “mücahit” kelimesi geçiyor ve komisyona “ideolojik rehberlik” adı altında bir şeflik kurma yetkisi veriliyor.

Yasa tasarısı “vatan savunması kültürünü yaymayı ve vatandaşları (Halk Seferberlik Komisyonu) ile işbirliği yapmaya teşvik etmeyi” öngörüyor.

Önceki yasa, Haşdi Şabi üyeleri için, dini ve doktriner rehberlikten sorumlu istihbarat unsuru da dahil olmak üzere doktriner tanımlamalar içeren sınıflandırmalar içeriyordu.

Yeni taslağa göre komisyon, tüzel kişiliği olan ve komisyon başkanına bağlı olan ve askeri bilimler alanında lisans derecesi veren Halk Seferberlik Akademisi'ni kuruyor. Ayrıca inşaat, mühendislik ve mekanik projeleri yürütmek üzere Mühendis Genel Müteahhitlik Şirketi kuruluyor.

Taslağa göre Haşdi Şabi, Irak ordusu ve istihbarat servisiyle birlikte anayasada tanımlanan bir dizi göreve katılacak; bunların başında Irak'ı savunmak ve demokratik sistemi korumak, terörizmin her türüyle mücadele etmek, hükümete güvenlik danışmanlığı yapmak, Irak'ı korumak için gerekli askeri operasyonları yürütmek ve askeri ve istihbari operasyonlar yürütmek geliyor.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.