Filistinlilere işkence konusunda uzmanlar… Şin-Bet'in en önde gelen başkanları kimler?

Sadece ikisi başarısızlık nedeniyle istifa etti

Sorgulanmak üzere bir İsrail kamyonuyla taşınan Filistinli esirler, Gazze Şeridi, 8 Aralık. (AP)
Sorgulanmak üzere bir İsrail kamyonuyla taşınan Filistinli esirler, Gazze Şeridi, 8 Aralık. (AP)
TT

Filistinlilere işkence konusunda uzmanlar… Şin-Bet'in en önde gelen başkanları kimler?

Sorgulanmak üzere bir İsrail kamyonuyla taşınan Filistinli esirler, Gazze Şeridi, 8 Aralık. (AP)
Sorgulanmak üzere bir İsrail kamyonuyla taşınan Filistinli esirler, Gazze Şeridi, 8 Aralık. (AP)

İsrail'in kurulduğu 1948 yılından bu yana Şin-Bet'in başında hepsi de güvenlik alanında deneyimli 14 general görev yaptı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Eli Sharvit'i Şin-Bet'in yeni direktörü olarak ataması, kurumun liderlik geçmişini hatırlattı.

İç güvenlik servisi Şin-Bet’in direktörü hükümet tarafından atanır. Direktör doğrudan başbakana rapor verir.

Şin-Bet ve memurları Filistinlilere işkence yapmış ve insan hakları yasalarını çiğnemiş olsa da, teşkilatın mevcut liderleri sağcı yönetimi reddeden ve Netanyahu hükümetinin politikalarının ‘barış sürecini’ göz ardı ettiği ve halkın saflarını böldüğü için ulusal güvenliğe zararlı olduğu konusunda uyarıda bulunan muhalefete mensup.

İsrail hükümeti 21 Mart'ta, Netanyahu'nun önerisi üzerine Şin-Bet Direktörü Ronen Bar'ı görevden almaya karar verdi. Gerekçe olarak da aralarında ‘hükümetin ve başbakanın görevlerini etkin bir şekilde yerine getirmesini engelleyen kişisel ve profesyonel güven eksikliği’ gösterildi.

Netanyahu ve Bar arasındaki ilişki, Şin-Bet'in Gazze Şeridi'nde savaşın patlak vermesine neden olan 7 Ekim'deki Hamas saldırısına ilişkin bir iç soruşturmanın sonucunu 4 Mart'ta yayınlamasının ardından daha da kötüleşti. Söz konusu raporda teşkilatın saldırıyı önleyemediği kabul ediliyor, ancak ‘sükûnet politikasının Hamas'ın askeri gücünü katlanarak arttırmasına imkân verdiği’ belirtiliyordu.

frgthyu
Ronen Bar (EPA)

Ancak muhalefetin ve bir sivil toplum kuruluşunun temyize başvurması üzerine Yüksek Mahkeme 21 Mart'ta Bar'ın görevden alınmasını 8 Nisan'da yapılacak duruşmaya kadar askıya aldı.

Yasada Şin-Bet'in direktörü için bir görev süresi belirtilmediğinden, bazı liderler bir ya da üç yıl görev yaptı. 1964'ten 1974'e kadar teşkilata direktörlük yapan ve 1974'te altı yıllığına göreve geri çağrılan Abraham Akhitov ise 16 yıl boyunca direktörlük görevini yürüttü.

Şin-Bet başkanlarından sadece ikisi başarısızlık nedeniyle erken istifa etmek zorunda kaldı. Abraham Shalom (1980-1986), adı sorgulama sırasında Filistinli tutukluların öldürülmesini içeren ‘Dava 300’ skandalıyla anıldı.

Tutukluların öldürülmesiyle ilgili soruşturmalar ordu subaylarının suçlanmasıyla bulandırılırken, infazı gerçekleştirenlerin Şin-Bet müfettişleri olduğu ortaya çıktı.

Başarısızlık nedeniyle istifa eden ikinci isim ise 1994 yılında göreve atanan ve 1995 yılında Başbakan Yitzhak Rabin'e düzenlenen suikastı önleyemeyince istifa eden Carmi Gilon oldu. O tarihten bu yana sağcılar, ana akımı suça bulaştırmak için Rabin suikastına katıldığına inandığı Şin-Bet'e karşı olumsuz bir tutum takındı.

htmj6u

Şin-Bet direktörlerinin büyük çoğunluğu teşkilatı terk edip sivil topluma geçti. İçlerinden birkaçıysa siyasete girdi. Bunlardan biri de donanma komutanı olan ve 1996-2000 yılları arasında teşkilatın başkanlığını yapan ve İşçi Partisi'nden Knesset'e seçilen Ami Elon'du.

1988-1995 yılları arasında Şin-Bet'in başkanlığını yapan Yaakov Peri, Ehud Olmert hükümetinde Bilim, Teknoloji ve Uzay Bakanı oldu. 2000-2005 yılları arasında teşkilatın başkanlığını yürüten Avi Dichter halen Likud Partisi’nden Tarım Bakanı’dır.



Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
TT

Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen bir tekneye düzenlenen saldırıda iki kişinin öldüğünü duyurdu.

Trump yönetimi, eylül ayından bu yana Venezuela'dan Karayipler ve Pasifik bölgelerinde faaliyet gösteren ve "uyuşturucu teröristleri" olarak adlandırdığı gruplara karşı askeri operasyon yürütüyor.

ABD Ordusu Güney Komutanlığı, X platformunda yaptığı açıklamada, "İki uyuşturucu teröristi öldürüldü, biri saldırıdan sağ kurtuldu" ifadesini kullandı.

ABD Sahil Güvenlik Teşkilatı'na, "hayatta kalan için arama ve kurtarma sistemini harekete geçirme" talimatı verildiğini belirtti.

Trump yönetimi yetkilileri, teknelerin uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili olduğuna dair kesin bir kanıt sunmadı; bu da operasyonların yasallığı konusunda tartışmalara yol açarak, yargısız infaz teşkil edebilecekleri endişelerini artırıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD'nin bugüne kadar düzenlediği 38 hava saldırısında toplam ölü sayısı en az 130'a ulaştı.

Bu, ABD özel kuvvetlerinin ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalamasından beri ABD ordusu tarafından açıklanan, uyuşturucu taşıyan bir tekneye yönelik üçüncü hava saldırısı.

Maduro, hapse girmeden önce Karayipler ve Pasifik'teki ABD askeri harekatının rejim değişikliğini hedeflediğini defalarca iddia etmişti.

Geçtiğimiz ay, saldırılardan birinde öldürülen iki Trinidadlının akrabaları, 14 Ekim'de gerçekleştirilen saldırıda haksız ölüm iddiasıyla ABD hükümetine karşı dava açtı.


Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
TT

Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri yaparak, Maskat'ta yürütülen İran ve ABD arasındaki dolaylı müzakerelerdeki son gelişmeler hakkında bilgi verdi.

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Arakçi'nin Maskat görüşmelerini "iyi bir başlangıç" olarak nitelendirdiği, ancak Amerikan tarafının niyet ve hedeflerine ilişkin güven eksikliğinin giderilmesi gerektiğinin altını çizdiği belirtildi.

Açıklamaya göre, üç ülkenin dışişleri bakanları müzakerelerin başlamasını memnuniyetle karşıladı, siyasi ve diplomatik bir çözüme ulaşmak ve herhangi bir gerilimi önlemek için görüşmelerin devamının önemini vurguladı. Bu görüşmelerin başarısının bölgenin istikrarı ve güvenliği için hayati bir faktör olduğunu kaydettiler.

İlgili bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün bir televizyona verdiği röportajda, ABD ile İran arasında yakın bir savaş tehdidi görünmediğini belirterek, anlaşmaya varılması olasılığına "biraz ara verildiğini" ifade etti.

Anadolu Ajansı, bakanın, iki taraftan birinin zaman kazanmaya çalıştığına inanıp inanmadığı sorusuna verdiği cevabı aktardı: "İkisi de; bu stratejinin bir parçası." Fidan, "Bu tür görüşmelere girerken, diğer senaryoya da hazırlık yapılır" diyerek, İran'ın tecrübe sahibi olduğunu, daha önce müzakereler yürütürken saldırıya uğradığını belirterek, geçen haziran ayında İran'ın nükleer tesislerini hedef alan ABD saldırısına atıfta bulundu. Ancak Fidan, birkaç gün önce ABD ve İran arasında yapılan görüşmelerin olumlu yönünün, tarafların müzakerelere devam etme isteğini göstermeleri olduğunu ifade etti.

Fidan,"Nükleer meseleyle ilgili müzakerelere başlama kararı çok önemliydi; nükleer mesele en önemli meseledir," diye devam etti. Bölgenin başka bir savaşı kaldıramayacağı konusunda uyararak, "Olası herhangi bir savaşı önlemek için mevcut tüm araçları kullanmak istiyoruz," ifadesini kullandı.

Umman'ın başkenti Maskat, cuma günü İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında bir dizi müzakereye ev sahipliği yaptı. İki taraf, görüşmelere devam etme konusunda anlaştı; tarih ve yer ise daha sonra belirlenecek.


Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
TT

Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)

Bir anarşist grup dün yaptığı açıklamada, cumartesi günü Kuzey İtalya'daki demiryolu altyapısına zarar vererek Kış Olimpiyatları'nın ilk gününde tren seferlerini aksattığını iddia etti.

Polis, cumartesi sabahı erken saatlerde farklı noktalarda üç ayrı olay yaşandığını ve özellikle Bologna çevresinde yüksek hızlı ve diğer tren seferlerinde iki buçuk saate varan gecikmelere neden olduğunu bildirdi. Olaylarda kimse yaralanmadı ve trenlerde hasar meydana gelmedi.

Anarşist grup, internette dolaşan açıklamada, Başbakan Georgia Meloni hükümetinin gösterilere yönelik baskısının sokak çatışmalarını "boşa" çıkardığını, bu nedenle başka protesto biçimleri bulmak zorunda kaldıklarını belirtti.

İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Bu nedenle, sonraki aşamalarda hayatta kalabilmek için gizli ve merkezi olmayan çatışma yöntemleri benimsemek, cepheleri genişletmek ve öz savunma ile sabotaja başvurmak gerekli görünmektedir."

Polis henüz açıklamayla ilgili bir yorum yapmadı. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, anarşist grubun peşine düşeceğine söz verdi. Aynı zamanda ulaştırma bakanı olan Salvini, X platformunda şunları yazdı: "Bu suçluları yakalamak ve nerede olurlarsa olsunlar ortadan kaldırmak, hapse atmak ve onları savunanlarla yüzleşmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız."

Anarşist grup, Olimpiyatları "milliyetçiliğin yüceltilmesi" olarak kınadı ve etkinliğin kalabalık kontrolü ve gözetim yöntemleri için bir "test alanı" sağladığını belirtti. Meloni, pazar günü protestocuları ve vandalları kınayarak, onları "İtalya'nın düşmanları" olarak nitelendirdi.