Kuzey Irak'ta Süryanilerin yeni yıl kutlamaları sırasında düzenlenen saldırıda iki kişi yaralandı

Kuzey Irak'taki Süryanilerin yeni yıl kutlamalarından (AFP)
Kuzey Irak'taki Süryanilerin yeni yıl kutlamalarından (AFP)
TT

Kuzey Irak'ta Süryanilerin yeni yıl kutlamaları sırasında düzenlenen saldırıda iki kişi yaralandı

Kuzey Irak'taki Süryanilerin yeni yıl kutlamalarından (AFP)
Kuzey Irak'taki Süryanilerin yeni yıl kutlamalarından (AFP)

Resmi kaynaklar, Kuzey Irak'ta dün Hıristiyanların Süryani yeni yılı kutlamaları sırasında bir kişinin bıçaklı saldırısı sonucu aralarında 60 yaşında bir kadının da bulunduğu iki kişinin yaralandığını bildirdi. Saldırgan yakalanarak gözaltına alındı.

Şarku’l Avsat’ın AFP'den aktardığına göre, Kürt iç güvenlik güçleri, Duhok'ta nadir görülen saldırının koşullarını araştırıyor. Saldırının bir ‘terör’ saldırısı olup olmadığı konusunda henüz bir karar verilemedi.

AFP'ye isminin açıklanmaması kaydıyla konuşan bir hükümet yetkilisi saldırganın Suriyeli olduğunu söylerken, yerel televizyon kanalı Rudaw saldırganın ‘satır’ kullandığını bildirdi.

Duhok vilayetindeki bir polis kaynağına göre, bir pazar yerinde meydana gelen saldırı, eski çağlardan bu yana Asuriler, Keldaniler ve Süryaniler tarafından kutlanan Akitu Bayramı şölenlerine katılanları hedef aldı.

Duhok Valiliği Sağlık Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, “25 yaşındaki bir erkek kafa derisi yaraları ve hafif yaralanmalar yaşadı (…) ve 65 yaşındaki bir kadın da aynı şekilde başından darbe aldı” denildi.

Açıklamaya göre kadın şu anda tıbbi bakım altında ve durumu stabil.

Duhok Valisi Ali Teter, medya kuruluşlarına yaptığı açıklamada, “Güvenlik güçlerimiz saldırganı gözaltına aldı ve soruşturma devam ediyor. Soruşturma tamamlandığında sonuçlar kamuoyuyla paylaşılacaktır” ifadelerini kullandı.

Bugün Irak'ta 46 milyonluk toplam nüfus içinde sadece 400 bin Hıristiyan kaldı. 2003'teki ABD işgalinden önce sayıları 1,5 milyondan fazlaydı

DEAŞ'ın 2014-2017 yılları arasında Irak'ın büyük bölümünü ele geçirmesi Hıristiyan varlığını daha da azalttı.

Irak'ın özerk Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) toprakları, halifeliklerinin ‘başkenti’ olarak ilan ettikleri Musul'u ve Kuzey Irak'taki banliyölerini kontrol ettikleri dönemde bile aşırılık yanlılarının saldırılarından nispeten muaf kaldı.

Radikal grubun bazı hücreleri Irak'ın çeşitli bölgelerinde halen aktif ve özellikle şehirlerin dışındaki uzak bölgelerde güvenlik güçlerini hedef alan saldırılar düzenliyorlar.



İsrail’in gece saatlerinde Beyrut’a düzenlediği hava saldırıları ve yeni tahliye uyarıları

İsrail’in Beyrut’un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırılarının ardından yükselen dumanlar (Reuters)
İsrail’in Beyrut’un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırılarının ardından yükselen dumanlar (Reuters)
TT

İsrail’in gece saatlerinde Beyrut’a düzenlediği hava saldırıları ve yeni tahliye uyarıları

İsrail’in Beyrut’un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırılarının ardından yükselen dumanlar (Reuters)
İsrail’in Beyrut’un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırılarının ardından yükselen dumanlar (Reuters)

İsrail, pazartesi gecesi ile salı sabahı arasında, Beyrut’un güney banliyölerine yedi hava saldırısı düzenledi. Bugün sabaha karşı ise Beşamun kasabasına yapılan saldırıda iki kişi hayatını kaybetti, beş kişi de yaralandı.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı’nın (NNA) aktardığına göre, düşman savaş uçakları gece boyunca Beyrut’un güneyinde şu bölgeleri hedef aldı: Bi’ru’l-Abd, Roueiss, Haret Hreik, Seyyid Hadi Nasrallah Otoyolu, Saint Therese, Burc el-Baracne ve Kifaat.

İsrail savaş uçakları bu sabah el-Gassaniye kasabasını hedef aldı. Farklı saldırılar sabaha karşı, Zefta’daki bir evi tamamen yıktı ve ayrıca Sarbin, Haris, Tayr Duba, Reşaf, Deyr Antar ve Tulin kasabalarına hava saldırıları düzenlendi. Saldırılarda ayrıca bazı petrol istasyonları hedef alındı; saldırılardan önce İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee tarafından tahliye uyarısı yapıldı.

Adraee, sabah saatlerinde Maşuk, Sur ve Burc eş-Şimali bölgelerindeki belirli binaların sakinlerine acil tahliye çağrısı yaptı.

X platformunda yaptığı açıklamada Adraee, “Hizbullah faaliyetleri İsrail ordusunu sert önlemler almaya zorluyor… Sivil halka zarar vermek istemiyoruz” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hizbullah arasındaki savaş, 2 Mart’ta Hizbullah’ın İsrail’e yönelik roket saldırıları başlatmasının ardından yeniden tırmandı. Bu saldırılar, İsrail’in İran Dini Lideri’nin öldürülmesine yönelik yürüttüğü hava operasyonlarına yanıt olarak gerçekleşti. Lübnan yetkililerine göre, İsrail’in ülke genelinde düzenlediği hava saldırıları sonucu binin üzerinde kişi hayatını kaybetti ve bir milyondan fazla kişi yerinden edildi.


İsrail ordusu, İran ve Hizbullah'a karşı "haftalarca sürecek çatışmalar" bekliyor

Lübnan-İsrail sınırına yakın bir bölgede devriye gezen iki İsrail askeri (AFP)
Lübnan-İsrail sınırına yakın bir bölgede devriye gezen iki İsrail askeri (AFP)
TT

İsrail ordusu, İran ve Hizbullah'a karşı "haftalarca sürecek çatışmalar" bekliyor

Lübnan-İsrail sınırına yakın bir bölgede devriye gezen iki İsrail askeri (AFP)
Lübnan-İsrail sınırına yakın bir bölgede devriye gezen iki İsrail askeri (AFP)

İsrail askeri sözcüsü Efi Defrin, Ortadoğu'daki savaşın 23. gününde, dün yaptığı açıklamada, İsrail'in Hizbullah ve İran'a karşı "haftalarca sürecek çatışmalar" beklediğini belirtti.

Sözcü televizyonda yayınlanan açıklamada şunları söyledi: “Her geçen gün İran terör rejimini daha da zayıflatıyoruz. Terör rejiminin ve vekillerinin İsrail vatandaşları için tehdit oluşturmasına izin vermeyeceğiz.” Sözcü şöyle devam etti: “İsrail vatandaşları, İran ve Hizbullah'a karşı daha birkaç haftalık mücadeleyle karşı karşıyayız.”

İsrail ordusu, halkın bombalama tehditlerinin ardından, Lübnan'ın güneyindeki sahil yolunda bulunan Kasımiye Köprüsü'nü dün öğleden sonra hedef aldı. Bu saldırı, Litani Nehri'nin güneyini Sur şehrine bağlayan en hayati arterlerden birini doğrudan etkiledi ve İsrail'in güneydeki altyapı ve yerleşim alanlarını da hedef almayı genişleteceğini açıklamasıyla eş zamanlı olarak gerçekleşti.

Şunu belirtmekte fayda var ki, 2 Mart'tan bu yana İsrail savaş uçakları, Beyrut'un güney banliyölerinin yanı sıra Güney Lübnan'daki çeşitli bölgeleri, Doğu Lübnan'daki Bekaa Vadisi'ni, Lübnan Dağı'nı ve Kuzey Lübnan'ı hedef alan yoğun hava saldırıları düzenliyor. Bu hava saldırılarına İsrail güçlerinin de müdahaleleri eşlik etti. İsrail saldırıları, Hizbullah'ın 2 Mart gece yarısı İsrail'i hedef almasının ardından devam ediyor. Şarku’l Avsat’ın Lübnan yetkililerinden aktardığına göre, İsrail hava saldırılarının başlangıcından bu yana toplam ölü sayısı bin 29'a, yaralı sayısının ise 2 bin 786 kişiye ulaştı. Yerinden edilmiş insan sayısı ise 1 milyon 49 bin 328 kişiyi buldu.


Katar, İran Büyükelçiliği’ndeki askeri ve güvenlik ataşelerini sınır dışı etti

Katar, İran Büyükelçiliği’ndeki askeri ve güvenlik ataşelerini sınır dışı etti
TT

Katar, İran Büyükelçiliği’ndeki askeri ve güvenlik ataşelerini sınır dışı etti

Katar, İran Büyükelçiliği’ndeki askeri ve güvenlik ataşelerini sınır dışı etti

Katar Dışişleri Bakanlığı, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, İran Büyükelçiliği’nde görevli askeri ve güvenlik ataşeleri ile ataşeliklerde çalışan personelin Persona non grata (istenmeyen kişi) ilan edildiğini ve 24 saat içinde ülkeyi terk etmelerinin talep edildiğini duyurdu.

Katar Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, söz konusu kişilere resmi bir nota teslim edildiği belirtilerek, “Katar Devleti, askeri ve güvenlik ataşesi ile ataşeliklerde görevli çalışanları istenmeyen kişiler olarak kabul etmekte ve en geç 24 saat içinde ülke topraklarını terk etmelerini istemektedir” denildi.

Bakanlık, bu kararın İran tarafına, Dışişleri Bakanlığı Törenler Müdürü İbrahim Yusuf Fakhro ile  İran'ın Doha Büyükelçisi Ali Salih Abadi arasında Çarşamba günü yapılan görüşmede iletildiğini açıkladı.

Kararın Gerekçesi: İran’ın tekrarlayan saldırıları

Bakanlık, kararın “Katar’ı hedef alan İran saldırıları ve saldırgan eylemlerinin, Katar’ın egemenliği ve güvenliğini ihlal etmesi” gerekçesiyle alındığını belirtti. Açıklamada, bu eylemlerin uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2817 sayılı kararına aykırı olduğu vurgulandı.

Bakanlık ayrıca, İran’ın saldırgan tutumunu sürdürmesi durumunda Katar’ın egemenlik, güvenlik ve ulusal çıkarlarını korumak için ek önlemler alacağını bildirdi. “Katar, uluslararası hukuka uygun şekilde gerekli tüm adımları atma hakkını saklı tutmaktadır” ifadeleri kullanıldı.

Doha, gaz tesislerine yapılan saldırıyı kınadı

Katar, İran’ın Ras Laffan Endüstri Bölgesi’ni hedef alan saldırısını da kınayarak, tesiste çıkan yangınlar nedeniyle ciddi maddi hasar oluştuğunu belirtti. Dışişleri Bakanlığı, bu saldırıyı “ciddi bir tırmanış ve ülke egemenliğine açık bir ihlal” olarak nitelendirdi.

Bakanlık, Katar’ın savaşın başından itibaren çatışmalardan uzak durduğunu ve tırmanışa katılmadığını vurgularken, İran’ın kendisini ve komşu ülkeleri hedef almaya devam ettiğini ifade etti. Bu tutumun bölgesel güvenliği zayıflattığı ve uluslararası barışı tehdit ettiği kaydedildi.

Bakanlık, İran’a defalarca sivil ve enerji tesislerine saldırılmaması çağrısında bulunduklarını belirterek, “İran tarafı bölgeyi uçuruma sürükleyen ve bu krizin tarafı olmayan ülkeleri çatışma içine çeken tırmanmacı politikalarına devam ediyor” dedi.

Saldırının, BM Güvenlik Konseyi’nin 2817 sayılı kararının ihlali olduğu vurgulandı ve Katar, Konsey’i uluslararası barış ve güvenliği koruma sorumluluğunu yerine getirmeye çağırdı.

Bakanlık, Katar’ın BM Antlaşması’nın 51. Maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğunu ve egemenliğini, güvenliğini ve vatandaşlarının korunmasını sağlamak için gerekli tüm adımları atacağını vurguladı.