Güney Lübnan'daki İsrail saldırısında bir Hamas lideri, oğlu ve kızıyla birlikte öldürüldü

Lübnan Başbakanı, İsrail'in Sayda'yı hedef almasının egemenliğin açık bir ihlali olduğunu söyledi

TT

Güney Lübnan'daki İsrail saldırısında bir Hamas lideri, oğlu ve kızıyla birlikte öldürüldü

Güney Lübnan'daki İsrail saldırısında bir Hamas lideri, oğlu ve kızıyla birlikte öldürüldü

AFP'ye konuşan Filistinli bir kaynak, İsrail'in bugün şafak vakti Güney Lübnan'daki Sayda kentine düzenlediği saldırıda bir Hamas liderinin oğlu ve kızıyla birlikte öldürüldüğünü bildirdi.

Kaynak, saldırıda, Hamas yöneticisi ve iki çocuğunun kaldığı bir apartman dairesinin hedef alındığını söyledi.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), İsrail'e ait bir insansız hava aracının (İHA) güneydeki Sayda kentinde bulunan Dalaa Hastanesi otoparkının arkasındaki ez-Zuhur mahallesinde bir apartman dairesine saldırdığını, art arda iki patlamanın meydana geldiğini, dairenin yandığını ve ciddi hasar olduğunu bildirdi.

csdfrgt
Lübnan'ın güneyindeki liman kenti Sayda'da İsrail hava saldırısı sonucu yıkılan bir apartman dairesinin yakınında toplanan bölge sakinleri (AP)

Şarku’l Avsat’ın NNA’dan aktardığına göre itfaiye araçları ve ambulanslar derhal olay yerine intikal etti ve hayatını kaybeden üç kişinin cesetlerini çıkarmak için çok sayıda vatandaşla birlikte çalıştı.

İsrail ordusu bugün yaptığı açıklamada, Hamas'ın Lübnan'daki Batı Cephesi Komutanı Hasan Ferhat'ın Lübnan'ın güneyindeki Sayda bölgesinde düzenlenen bir operasyon sırasında öldürüldüğünü duyurdu.

Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, Ferhat'ın ‘14 Şubat 2024 tarihinde Safed'e atılan ve bir kadın askerin ölümüne, birkaç askerin de yaralanmasına yol açan roketlerden sorumlu olduğunu’ söyledi.

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, İsrail'in Sayda kentine düzenlediği hava saldırısında öldürülen, aralarında bir komutanın da bulunduğu iki mensubu için yas tuttu.

Kassam Tugayları tarafından yapılan açıklamada, hayatını kaybedenlerin Kassam Komutanı Hasan Ahmed Ferhat ve oğlu Hamza Hasan Ferhat ile kızı Cinan olduğu belirtildi.

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, İsrail'in Sayda'yı ya da ülkesindeki herhangi bir bölgeyi hedef almasının Lübnan'ın egemenliğine açık bir saldırı olduğunu vurguladı ve askeri operasyonların durdurulması çağrısında bulundu.

Lübnan Başbakanlık Ofisi'nin X platformunda yayınlanan açıklamada Selam, Lübnan'a karşı devam eden saldırganlığı durdurmaya zorlamak için İsrail'e azami baskı yapılmasını talep etti.

Açıklamada, İsrail hedeflerinin Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararının ve Güney Lübnan'da çatışmaların durdurulmasına yönelik güvenlik düzenlemelerine ilişkin anlaşmanın açık ihlali olduğu vurgulandı.

xcdvfg
İsrail'in güneydeki liman kenti Sayda'da bir apartmanı hedef alan hava saldırısında hasar gören araçların yanından geçen bölge sakinleri (AP)

Söz konusu saldırı, Güney Lübnan'ın İsrail sınırına uzak en büyük şehri olan Sayda'da paniğe yol açtı. Şehir, İsrail ile Hizbullah arasında yaklaşık bir yıldır süren çatışmalar sırasında ve geçtiğimiz kasım ayında ateşkes yürürlüğe girdikten sonra bile sınırlı saldırılara maruz kaldı.

17 Şubat'ta Lübnan'daki en büyük Filistin mülteci kampı olan Ayn el-Hilve'nin bulunduğu Sayda'da bir aracı hedef alan İsrail saldırısında Hamas'a bağlı bir askeri birliğin komutanı öldürüldü.

Sayda'ya düzenlenen son saldırı, İsrail'in Lübnan'ın güneyine düzenlediği ve biri sınır kasabası en-Nakura'da Hizbullah'a ait bir sağlık merkezini yerle bir eden, diğeri de üç kişinin yaralanmasına neden olan saldırıların ardından gerçekleşti.

İsrail 27 Kasım'da yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına uymadı ve anlaşmanın uygulanması için verilen süre 18 Şubat'a kadar uzatıldı.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe