İskandinavların Tunç Çağı'nda dev kanolarla açık deniz yolculuğu yaptığı keşfedildi

Araştırmaya göre Tunç Çağı Danimarkası'yla Norveç arasında doğrudan deniz yolculuğu muhtemelen yaz aylarında mümkündü

MÖ 350'ye ait Hjortspring teknesinin kopyasıyla deniz testleri gerçekleştirildi (Knut Valbjørn)
MÖ 350'ye ait Hjortspring teknesinin kopyasıyla deniz testleri gerçekleştirildi (Knut Valbjørn)
TT

İskandinavların Tunç Çağı'nda dev kanolarla açık deniz yolculuğu yaptığı keşfedildi

MÖ 350'ye ait Hjortspring teknesinin kopyasıyla deniz testleri gerçekleştirildi (Knut Valbjørn)
MÖ 350'ye ait Hjortspring teknesinin kopyasıyla deniz testleri gerçekleştirildi (Knut Valbjørn)

Bilim insanları, Tunç Çağı İskandinavlarının büyük kanolarla Danimarka'dan Norveç'e doğrudan açık deniz üzerinden gitmiş olabileceğini söylüyor.

Bu dönemde Danimarka'nın kuzeyi ve Norveç'in güneybatısında yaşayan toplumların kültürleri, eserleri, gömü sistemleri ve mimarileri birbirine benziyordu.

Araştırmacılar bugüne kadar iki bölge arasındaki kültür alışverişinin muhtemelen belirli, uzun bir rota boyunca seyahat eden teknelerle mümkün olduğunu düşünüyordu.

Bu, İskandinavya kıyılarını takip ederek Danimarka'yı geçip İsveç kıyılarına kadar uzanan ve tekrar güneybatı Norveç'e inen 700 kilometrelik bir rotaydı.

Ancak yeni bir simülasyon, bu bölgelerdeki eski toplulukların açık okyanusta 100 kilometreden uzun bir mesafeyi aşarak doğrudan iki bölge arasında seyahat etmiş olabileceğini öne sürüyor.

Bilim insanları çalışmada, bir teknenin suda nasıl hareket ettiğine dair verilerle birlikte akıntı ve rüzgar gibi faktörleri değerlendiren bir bilgisayar programı geliştirdi.

MÖ 350 civarında kullanılan büyük bir kürekli kano olan Hjortspring teknesinin bir kopyasını kullanarak yolculukları taklit ettiler.

Araştırmacılar, Erken İskandinav Tunç Çağı'nda Yutland ve Norveç'in güneybatısı arasındaki doğrudan açık deniz yolculuklarıyla (110 km) "kıyıya yakın" (700 km) yolculukları karşılaştırdı.

Bilim insanları bu iki bölgenin Taş Devri'nin sonlarından Tunç Devri boyunca, MÖ 2350 ila MÖ 1500'de "yakından ilişkili" olduğunun bilindiğini söylüyor.

Son simülasyonlar, Tunç Çağı halklarının muhtemelen Danimarka'dan Norveç'e açık okyanus üzerinden doğrudan seyahat edebildiğini gösterdi.

Bilim insanları bu yolculukların, 1 metre yüksekliğe varan dalgalarda ve 10 knota varan rüzgarlarda yol alabilen bir teknenin yanı sıra iyi hava tahmini ve navigasyon becerileri gerektirdiğini ifade ediyor.

Araştırmacılar, kıyı şeridi boyunca uzanan uzun rotanın daha güvenli ve tüm yıl boyunca elverişli olmasına karşın, doğrudan açık okyanus geçişlerinin muhtemelen yaz aylarıyla sınırlı olduğunu belirtiyor.

Ayrıca daha uzun yolculukların tamamlanmasının da haftalar alacağını ve erzak stoklamak için sık sık mola verilmesi gerekeceğini dile getiriyorlar.

Araştırmacılar, "Bulgularımız, Hjortspring teknesine benzer teknelerle açık denizler boyunca uzun, sistematik ve düzenli geçişlerin mümkün olduğunu ve bu tür yolculukların MÖ 2300 civarında başlamış olabileceğini gösteriyor" diye yazıyor.

Yine de başarılı yolculuklar için kapsamlı bir denizcilik bilgisine ve becerilerine sahip mürettebat gerekiyordu.

Bilim insanları çalışmada geliştirilen modelin, teknelerinin şekli ve özellikleri hakkında yeterli bilgi sağlandığında diğer denizci kültürlerini incelemek için de uyarlanabileceğini söylüyor.

Araştırmacılar şöyle yazıyor:

Bu araç, tarih öncesi navigasyon ve denizcilik yeteneklerini değerlendirmek için yeni bir yol sunarken, aynı zamanda farklı tip gemilerle gemi yapılandırması, navigasyon becerileri ve itici güç arasında doğrudan karşılaştırma yapılmasına imkan tanıyor.

Independent Türkçe



Belçika Başbakanı, Netanyahu'nun ülkesinde bulunması halinde tutuklanmayacağını açıkladı

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Washington'da ABD Kongre Binası'nda gazetecilerle konuşuyor, 7 Şubat 2025 (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Washington'da ABD Kongre Binası'nda gazetecilerle konuşuyor, 7 Şubat 2025 (Reuters)
TT

Belçika Başbakanı, Netanyahu'nun ülkesinde bulunması halinde tutuklanmayacağını açıkladı

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Washington'da ABD Kongre Binası'nda gazetecilerle konuşuyor, 7 Şubat 2025 (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Washington'da ABD Kongre Binası'nda gazetecilerle konuşuyor, 7 Şubat 2025 (Reuters)

Belçika Başbakanı Bart de Weever, ülkesinin İsrailli mevkidaşı Binyamin Netanyahu'yu Gazze savaşı nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından çıkarılan yakalama emri nedeniyle tutuklama ihtimalinin düşük olduğunu söyledi.

Netanyahu'nun dün Macaristan'a yaptığı ziyaretin ardından, tutuklama kararına rağmen Belçika başbakanı herhangi bir Avrupa ülkesinin farklı bir tutum takınmayacağını belirtti.

Muhafazakâr Belçika başbakanı şunları söyledi: “İnanıyorum ki hiçbir Avrupa ülkesi Netanyahu kendi topraklarında ise onu tutuklamayacaktır. Örneğin, Fransa bunu yapmaz. Bizim de yapacağımızı sanmıyorum.”

De Weever'in açıklamaları VRT'ye verdiği bir röportaj sırasında, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin Gazze'de savaş suçu ve insanlığa karşı suç işlemekle suçladığı Netanyahu hakkında tutuklama emri çıkarmasına rağmen, kendisine kırmızı halı seren Macaristan'a yaptığı ziyareti değerlendirirken geldi.

 Uluslararası Ceza Mahkemesi Genel Merkezi (Reuters)Uluslararası Ceza Mahkemesi Genel Merkezi (Reuters)

Ziyaretin ilk gününde, hükümeti milliyetçi Viktor Orbán tarafından yönetilen Macaristan, UCM'den çekilme kararı aldığını açıkladı.

De Weever Belçika'nın UCM'den çekilmeyeceğini belirterek, çok kutupluluğa ve kurallara dayalı bir uluslararası sisteme olan bağlılığını vurguladı.

Netanyahu'yu taşıyan bir uçağın Belçika'ya acil iniş yapıp yapamayacağı sorulan de Weever, önce bunun “çok düşük bir ihtimal” olduğunu söyledi, daha sonra da böyle bir durumda tutuklama yapılacağından şüphe duyduğunu belirtti.

Belçika'da Fransızca konuşan muhalefetteki Sosyalist Parti Başkanı Paul Manette, Başbakan'ın sözlerini eleştirdi.

Manette şunları söyledi: “Uluslararası bir tutuklama emri çıkarıldığında ve uluslararası adalet söz sahibi olduğunda, Belçika buna kesin bir şekilde yanıt vermelidir” ifadelerini kullandı. Manette, bunun ‘yasal ve ahlaki bir yükümlülük’ olduğunu kaydetti.

Belçikalı bir insan hakları örgütü de Weever'in sözlerini “kabul edilemez” olarak niteledi ve kendisini uluslararası hukuku “baltalamakla” suçladı.