İsrail, Mücahid Tugayları'ndan üst düzey bir komutana suikast düzenlendiğini duyurdu

7 Ekim 2023 tarihinde Hamas tarafından saldırıya uğrayan Nir Oz yerleşiminde yanmış bir evi inceleyen İsrailliler (EPA)
7 Ekim 2023 tarihinde Hamas tarafından saldırıya uğrayan Nir Oz yerleşiminde yanmış bir evi inceleyen İsrailliler (EPA)
TT

İsrail, Mücahid Tugayları'ndan üst düzey bir komutana suikast düzenlendiğini duyurdu

7 Ekim 2023 tarihinde Hamas tarafından saldırıya uğrayan Nir Oz yerleşiminde yanmış bir evi inceleyen İsrailliler (EPA)
7 Ekim 2023 tarihinde Hamas tarafından saldırıya uğrayan Nir Oz yerleşiminde yanmış bir evi inceleyen İsrailliler (EPA)

İsrail ordusu ve iç güvenlik servisi Şin-Bet dün Gazze Şeridi'nde Hamas'la müttefik olan Mücahid Tugayları örgütünün askeri komutanı Muhammed Avad'a suikast düzenlendiğini duyurdu.

Ordu ve Şin-Bet, Avad'ı 7 Ekim 2023'te Kibbutz Nir Oz'a düzenlenen ve çok sayıda İsraillinin ölümüne ve yaralanmasına yol açan saldırıya karışmakla suçladı.

İsrail ordusu yaptığı açıklamada, Avad'ın ‘önde gelen bir askeri figür ve Mücahid Tugayları'nın üst düzey liderlerine yakın olduğunu, Ekim 2023'te sınırı geçerek 7 Ekim'deki kanlı saldırı sırasında Kibbutz Nir Oz'a sızanlar arasında yer aldığını’ bildirdi.

7 Ekim 2023 tarihinde Hamas tarafından saldırıya uğrayan Nir Oz yerleşiminde yanmış bir evi inceleyen bir İsrailli (EPA)7 Ekim 2023 tarihinde Hamas tarafından saldırıya uğrayan Nir Oz yerleşiminde yanmış bir evi inceleyen bir İsrailli (EPA)

Açıklamada, Avad'ın ‘birkaç kez kibbutza girdiği ve katliamın gerçekleştirilmesinde merkezi bir rol oynadığına inanıldığı, Gad Haggai, Judy Lynn Weinstein ve iki Tayland vatandaşının kaçırılmasındaki rolüne ek olarak Shiri, Ariel ve Kfir Bibas'ın kaçırılması ve öldürülmesine karıştığı’ belirtildi.

İsrail ayrıca Avad'ı ‘İsrail'de terör örgütü olarak sınıflandırılan Mücahid Tugayları aracılığıyla Batı Şeria ve İsrail içinde operasyonlar düzenlemek üzere eleman toplamakla’ da suçladı. Açıklamada, “Devam eden savaş sırasında Gazze Şeridi'ndeki İsrail güçlerine yönelik operasyonlarda aktif rol oynadı” denildi.

Ordu, ordu ve Şin-Bet güçlerinin ‘7 Ekim katliamına katılan tüm unsurları ortaya çıkarmak ve engellemek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğini’ vurguladı. Ordu, söz konusu operasyonların ‘Filistinli silahlı grupların askeri liderlerini takip etmeye yönelik devam eden adımların’ bir parçası olduğunu belirtti.

Öte yandan Gazze Şeridi'nde faaliyet gösteren Filistinli silahlı gruplardan Mücahid Tugayları da bir açıklama yayınlayarak Avad'ın yasını tuttu. Mücahid Tugayları, İsrail’in iddialarını reddederek suikastı ‘korkakça bir suç’ olarak niteledi. İsrail ordusunu ‘Filistinli sivillere ve esirlere karşı işlediği suçları meşrulaştırmak için suçlamalar uydurmakla’ suçladı.

Mücahid Tugayları, Ebu’l Hasan olarak bilinen Muhammed Avad'ın askeri konsey üyesi ve örgütün askeri istihbarat aygıtının komutanı olduğunu bildirdi. ‘İşgale karşı savaşta uzun bir cihat yolculuğu geçirdiğini’ ve ölümünün ‘cihat ve direniş yürüyüşünü durdurmayacağını’ vurguladı.

Mücahid Tugayları, Avad'ın Bibas ailesinin öldürülmesi olayına karıştığını kategorik olarak reddetti. Yapılan açıklamada, “Ordu Sözcüsü’nün Komutan Avad'ı İsrail ordusunun füzeleriyle öldürülen Bibas ailesinin ölümünden sorumlu olmakla suçlayan iftiralarını reddediyoruz. Bu iddialar, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun doğrudan emri altında İsrailli esirlerin kasten öldürülmesinin sorumluluğundan kaçmaya yönelik bariz bir girişimdir” denildi.

Mücahid Tugayları, söz konusu açıklamaları ‘Gazze Şeridi'nin çocuklarına, kadınlarına ve yaşlılarına karşı devam eden soykırım suçlarını örtbas etme girişimi’ olarak nitelendirerek, ‘Avad'ın kanının direniş ve kurtuluş yolunu aydınlatan bir fener olarak kalacağını’ vurguladı.



Sudan, BM'ye, Faşir çevresindeki yerinden edilmiş insanlara yardım ulaştırılması için HDK’ye baskı yapma çağrısında bulundu

Sudan Egemenlik Konseyi üyesi Koramiral İbrahim Cabir, Birleşmiş Milletler'in (BM) Sudan'daki İnsani İşlerden Sorumlu Daimî Temsilci Yardımcısı Christina Hamburk ile görüşmesi sırasında (Sudan Egemenlik Konseyi)
Sudan Egemenlik Konseyi üyesi Koramiral İbrahim Cabir, Birleşmiş Milletler'in (BM) Sudan'daki İnsani İşlerden Sorumlu Daimî Temsilci Yardımcısı Christina Hamburk ile görüşmesi sırasında (Sudan Egemenlik Konseyi)
TT

Sudan, BM'ye, Faşir çevresindeki yerinden edilmiş insanlara yardım ulaştırılması için HDK’ye baskı yapma çağrısında bulundu

Sudan Egemenlik Konseyi üyesi Koramiral İbrahim Cabir, Birleşmiş Milletler'in (BM) Sudan'daki İnsani İşlerden Sorumlu Daimî Temsilci Yardımcısı Christina Hamburk ile görüşmesi sırasında (Sudan Egemenlik Konseyi)
Sudan Egemenlik Konseyi üyesi Koramiral İbrahim Cabir, Birleşmiş Milletler'in (BM) Sudan'daki İnsani İşlerden Sorumlu Daimî Temsilci Yardımcısı Christina Hamburk ile görüşmesi sırasında (Sudan Egemenlik Konseyi)

Sudan Egemenlik Konseyi dün Sudan'da bulunan Birleşmiş Milletler (BM) kurum ve misyonlarının temsilcilerine, el-Faşir kenti çevresindeki kamplara insani yardım ulaştırılmasını kolaylaştırmak üzere Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) üzerinde daha fazla baskı kurmaları çağrısında bulundu.

Sudan Egemenlik Konseyi üyesi Koramiral İbrahim Cabir, BM'nin Sudan'daki İnsani İşlerden Sorumlu Daimî Temsilci Yardımcısı Christina Hamburk başkanlığındaki BM heyetiyle yaptığı görüşmede, Sudan hükümetinin ‘insani yardımların ülkedeki tüm yararlanıcılara ulaştırılmasını kolaylaştırmak için ilgili tüm taraflarla iş birliği ve koordinasyon içinde olma’ konusundaki istekliliğini vurguladı.

Sudan Kültür ve Enformasyon Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Halid el-İaysir yaptığı açıklamada, Sudan hükümetinin ‘BM'yi uçakları ve tankerleri aracılığıyla el-Faşir ve komşu bölgelerdeki vatandaşların hayatlarını kurtarmak için müdahale etmeye çağırdığını’ söyledi.

El-İaysir, hükümetin BM temsilcilerinden HDK'nin tüm bombardıman ve kuşatma suçlarını izlemelerini ve bunları ilgili BM organlarına sunmalarını istediğini de bildirdi.

El-İaysir, Sudan hükümetinin insani yardım çalışmalarına siyasi müdahaleyi ‘insani değerlerin ve uluslararası sözleşmelerin ihlali’ bağlamında reddettiğini yineledi.

Kuzey Darfur eyaletinin başkenti olan el-Faşir kenti çok ciddi insani koşullara tanıklık ediyor; kent sakinleri ciddi gıda sıkıntısı çekiyor. Bu durum yüzlerce ailenin bölgedeki diğer bölgelere kaçmasına neden olurken HDK de kent üzerindeki kuşatmayı sıkılaştırıyor. El-Faşir ve çevresindeki kamplarda yaşanan açlık ve gıda yetersizliği, HDK tarafından yaklaşık 6 aydır kuşatma altında tutulan Kuzey Darfur eyaletindeki binlerce sivilin hayatını tehdit ediyor ve krize hızlı bir çözüm bekleyen halkın acılarını daha da arttırıyor.