Suriye hükümeti, kıyı bölgelerde yaşanan olaylarla ilgili "bazı insan hakları raporlarını" eleştirdi

Suriye güvenlik güçleri Suriye kıyısındaki Ceble'de bir arabada arama yapıyor (Reuters)
Suriye güvenlik güçleri Suriye kıyısındaki Ceble'de bir arabada arama yapıyor (Reuters)
TT

Suriye hükümeti, kıyı bölgelerde yaşanan olaylarla ilgili "bazı insan hakları raporlarını" eleştirdi

Suriye güvenlik güçleri Suriye kıyısındaki Ceble'de bir arabada arama yapıyor (Reuters)
Suriye güvenlik güçleri Suriye kıyısındaki Ceble'de bir arabada arama yapıyor (Reuters)

Suriye Haber Ajansı dün, Suriye kıyı bölgelerinde yaşanan olaylarla ilgili bazı insan hakları raporlarını eleştirerek, bu raporların olayların meydana geldiği bağlamı göz ardı ettiğini ve olayların eski rejimin “kalıntılarının” kamu güvenlik güçleri, ordu ve bölge sakinlerine yönelik saldırılarıyla başladığını belirtti.

Ajans, Suriye hükümetinin Telegram'da yayınlanan bir raporuna atıfta bulunarak, hükümetin Uluslararası Af Örgütü'nün mart ayında Suriye kıyılarında meydana gelen olaylarla ilgili yayınladığı raporu takip ettiğini belirtti.

Ajans, bu raporların metodolojik gözlemler içerdiğini ve bunlardan en önemlisinin “olayların gerçekleştiği bağlamın göz ardı edilmesi ya da en aza indirilmesi olduğunu, bu durumun varılan sonuçları etkilediğini” kaydetti.

 Suriye kıyı bölgesindeki son şiddet dalgasını ve mezhepçi saldırıları protesto eden bir aktivist, 9 Mart Pazar günü Şam'ın Merce Meydanı'nda bir kişiyle tartışıyor.Suriye kıyı bölgesindeki son şiddet dalgasını ve mezhepçi saldırıları protesto eden bir aktivist, 9 Mart Pazar günü Şam'ın Merce Meydanı'nda bir kişiyle tartışıyor.

“Sahil'deki talihsiz olaylar, eski rejimin kalıntıları tarafından başlatılan, kamu güvenliği ve ordu güçlerini hedef alan, bazen mezhepsel saiklerle bölge halkına ve sakinlerine karşı ihlallerde bulundukları, önceden planlanmış öldürme niyetli hain bir saldırı ile başladı. Bu, yüzlerce personelin şehit edilmesinin ardından devlet otoritesinin geçici olarak ortadan kalkmasıyla sonuçlandı. Bu durum ise güvenlik kaosuna ve ardından intikam, suiistimal ve ihlallere yol açtı.”

Geçtiğimiz ay yaşanan olayların ardından Suriye kıyısındaki bölgelerde “Sivil Barış” Komitesi toplantılarındanGeçtiğimiz ay yaşanan olayların ardından Suriye kıyısındaki bölgelerde “Sivil Barış” Komitesi toplantılarından

Şarku’l Avsat’ın Suriye Haber Ajansı’ndan aktardığına göre Suriye hükümeti, insan hakları örgütleriyle iş birliği yapmaya ve onların ülkenin her yerine ulaşmasına izin vermeye hazır olduğunu doğruladı. Aynı zamanda “alt bağlantıları ne olursa olsun” tüm vatandaşlarını koruma konusunda tam sorumluluk sahibi olduğunu da teyit etti.



Müfettişler Suriye'de 100'den fazla kimyasal silah sahası olduğunu tahmin ediyor

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) müfettişleri Suriye'de (AP)
Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) müfettişleri Suriye'de (AP)
TT

Müfettişler Suriye'de 100'den fazla kimyasal silah sahası olduğunu tahmin ediyor

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) müfettişleri Suriye'de (AP)
Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) müfettişleri Suriye'de (AP)

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) müfettişleri, Beşşar Esed'in devrilmesinden sonra Suriye'de 100'den fazla kimyasal silah sahasının kaldığından şüphelendiklerini açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın New York Times'tan aktardığına göre bu rakam türünün ilk tahmini ve Esed'in şimdiye kadar kabul ettiği rakamlardan çok daha yüksek. OPCW, Esed'in kötü şöhretli askeri programından geriye kalanları değerlendirmek üzere Suriye'de araştırma yapmak istiyor.

OPCW, bu sayıya dışarıdan araştırmacılar, kâr amacı gütmeyen kuruluşlar ve OPCW üyesi devletler tarafından paylaşılan istihbarattan elde edilen bilgilere dayanarak ulaştığını belirtti.

Bu tesislerin kimyasal silahların araştırılması, üretilmesi ve depolanması için kullanıldığından şüpheleniliyor. Esed rejimi, on yılı aşkın süredir devam eden iç savaş sırasında muhalif savaşçılara ve Suriyeli sivillere karşı sarin ve klor gazı gibi silahlar kullanmıştı.

Araştırmacılara, örgütün eski çalışanlarına ve diğer uzmanlara göre bazı tesislerin mağaralarda ya da uydu görüntüleri kullanılarak bulunması zor olan diğer yerlerde gizlenmiş olması muhtemel. Bu da bazı silahların emniyete alınmamış olabileceği ihtimalini arttırıyor.

Esed'in Suriye'si, 2013 yılında yüzlerce kişinin ölümüne yol açan sarin gazı saldırısının ardından ABD ve Rusya arasında varılan anlaşma uyarınca OPCW’ye katıldı.

Esed yönetimindeki Suriyeli yetkililer OPCW müfettişlerini engelledi ve eski başkanın devrilmesinden bu yana kimyasal silah sahalarının sayısı ve bunların güvenliğinin sağlanıp sağlanmadığı bir muamma olarak kaldı.

İç savaşın ilk yıllarında Esed hükümeti 27 tesisin yerini OPCW’ye bildirmiş, örgüt de bu tesisleri ziyaret edip kapatmaları için müfettişler göndermişti. Ancak Esed, 2018 yılına kadar kimyasal silah kullanmaya devam etti ve araştırmalar, Esed rejiminin temel kimyasal öncülleri ithal etmeye devam ettiğini gösterdi.

(foto altı) Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW), Suriye'de 100'den fazla kimyasal silah sahası olduğundan şüpheleniyor. (Reuters)

Müfettişler bu silahların özellikle nüfusun yoğun olduğu bölgelerde kullanıldığında tehlikeli olduğu konusunda uyarıda bulundu.

Bir sinir gazı olan sarin, insanları dakikalar içinde öldürebilir. Birinci Dünya Savaşı'nda ünlenen iki silah olan klor gazı ve hardal gazı gözleri ve cildi yakarak ciğerleri sıvıyla doldurur.

Geçtiğimiz mart ayında OPCW'nin Lahey'deki merkezine sürpriz bir ziyarette bulunan Suriye Dışişleri Bakanı, yeni hükümetin ‘Esed rejimi altında geliştirilen kimyasal silah programının tüm kalıntılarını yok edeceğini’ ve uluslararası hukuka uyacağını belirtti.

Konuyla ilgili bilgi sahibi kişilere göre, mevcut hükümet geçtiğimiz ay bir OPCW ekibinin sahaları belgeleme çalışmalarına başlamak üzere ülkeye girmesine izin verdi.

Ancak hükümet henüz OPCW'ye bir temsilci atamadı. Bu, ülkenin konuya olan bağlılığını gösteren önemli bir ilk adım.