Mısır'ın Çin ve Rusya ile askeri iş birliği İsrail'e mesaj mı gönderiyor?

İsrail medyası, ‘Gazze savaşı’ gerilimi nedeniyle buna karşı uyardı

Mısır-Rusya askeri tatbikatından (Mısır Savunma Bakanlığı)
Mısır-Rusya askeri tatbikatından (Mısır Savunma Bakanlığı)
TT

Mısır'ın Çin ve Rusya ile askeri iş birliği İsrail'e mesaj mı gönderiyor?

Mısır-Rusya askeri tatbikatından (Mısır Savunma Bakanlığı)
Mısır-Rusya askeri tatbikatından (Mısır Savunma Bakanlığı)

İsrail basınında yer alan haberlerde Mısır'ın Çin ve Rusya ile yaptığı askeri tatbikatlara karşı ‘hedef İsrail’ denilerek uyarıda bulunulurken, Mısırlı bir kaynak Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, ‘bu tatbikatların zaten her yıl düzenli olarak planlandığını ve kimseyi tehdit etme amacı taşımadığını’ söyledi.

Kaynak, “Ancak bu, endişelenmek isteyenlere bir mesajdır” dedi.

İsrail medyası, ‘Gazze savaşı’ gerginliği nedeniyle Mısır'ın Çin ve Rusya ile askeri iş birliği yaptığı uyarısında bulundu. İsrail gazetesi Maariv, İsrail-Mısır ilişkilerinin 7 Ekim 2023 olaylarından bu yana en büyük krizini yaşadığını belirten bir haber yayınladı.

Mısır gelişmiş Çin savaş uçaklarıyla büyük tatbikatlar yaparken, İsrail korkacak bir şey olup olmadığını anlamaya çalışıyor.

Maariv’in haberinde, “Kahire'de Gazze sınırında güvenliğin çöktüğü ve Gazzelilerin Sina'ya akın edebileceği yönündeki endişeler artıyor, bu da Mısır güçlerinin sınıra yakın konuşlanmasına neden oldu” ifadesi yer aldı.

Mısır ve Çin arasında ilk kez gerçekleştirilen askeri tatbikatta gelişmiş Çin savaş uçakları da yer aldı. Maariv de tatbikatla ilgili bir haber yayınladı.

Konuyla ilgili bilgi sahibi Mısırlı kaynak şunları söyledi: “Bu tatbikatlar periyodik olarak yapılır ve daha önceden planlanmıştır. Gazze savaşıyla ilgili mevcut gerginliklerle hiçbir ilgisi yoktur. Bu tatbikatlar Mısır'ın her yıl temmuz ayının ilk günü başlayan mali yılının başlangıcına denk getiriliyor, dolayısıyla bir yıldır hazırlanıyor.”

Kaynak söz konusu tatbikatların ‘Mısır ordusunun etkinliğini arttırmak ve güçlü olmasını sağlamak çerçevesinde yapıldığını ve amacın kimseyi tehdit etmek değil Mısır'ın ulusal güvenliğini korumak olduğunu ve elbette ilgili herkesin kendilerine verilen mesajı anlayacağını’ belirtti.

Kaynak, ‘askeri eğitim faaliyetlerinin açık bir şekilde yürütüldüğünü ve dost, düşman ya da potansiyel düşman her tarafın kendi yönelimine ya da Mısır hakkında ne düşündüğüne göre mesajlar aldığını’ vurguladı.

dfgrthy
Birkaç gün önce Akdeniz'de gerçekleştirilen Mısır-Rusya askeri tatbikatından (Mısır Savunma Bakanlığı)

Mısır Savunma Bakanlığı bir hafta önce resmi internet sitesinde Rusya ile ortak deniz tatbikatının (Dostluk Köprüsü) tamamlandığını ve bu tatbikatın iki ülkenin deniz birlikleri tarafından birkaç gün boyunca Akdeniz'deki Mısır karasularında gerçekleştirildiğini duyurdu.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, tatbikatın çeşitli ortak deniz kuvvetleri oluşumları tarafından gerçekleştirildiği ve ‘deniz kuvvetleri oluşumları için hava savunma tatbikatlarına ek olarak gerçek mühimmatla topçu atışlarını’ içerdiği belirtildi. Açıklamanın devamında tatbikatın, denizde arama ve kurtarma operasyonlarının yanı sıra tıbbi tahliye, ilk yardım, atipik tehditlerle mücadele ve siber güvenlik konularında bir dizi dersi de içerdiği ifade edildi.

Mısır Savunma Bakanlığı'na göre ayrıca, Mısır'daki bazı hava üsleri dört gün boyunca çeşitli tiplerde çok görevli savaş uçaklarının katılımıyla Mısır-Çin ortak hava tatbikatının (Medeniyet Kartalları 2025) faaliyetlerine tanıklık etti.

Eğitim ve silahlanma kaynaklarının çeşitlendirilmesi

Mısırlı strateji uzmanı Tümgeneral Semir Ferec Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, “Mısır silah kaynaklarını çeşitlendirmek istiyor. Ayrıca dünyanın en büyük askeri güçleriyle iş birliğini ve ortak askeri eğitimini çeşitlendiriyor. İş birliğini ya da silahlanmasını tek bir güçle yoğunlaştırmıyor” ifadelerini kullandı.

Ferec, Mısır'ın Çin, Rusya ve ABD ile eğitim yaptığını ve her yıl ABD ordusuyla birlikte ‘dünyanın en büyük askeri tatbikatı’ olan Bright Star (Parlak Yıldız) tatbikatına katıldığını söyledi.

Ferec, “Bu güçlerin Mısır'la tatbikat yapması, Mısır ordusunun yetkinliğinin ve gücünün bir kanıtıdır. Tatbikatlar, korkutulmak isteyenler dışında kimseyi korkutmayı amaçlamıyor” dedi.

Mısırlı strateji uzmanı Tuğgeneral Semir Ragıb, tatbikatlardan çıkan açık mesajın, ‘Mısır'ın hiçbir diktayı kabul etmediği, aksine ilişkilerini kendi çıkarlarına hizmet edecek şekilde tanımladığı’ olduğunu ifade etti.

Ragıb, Gazze meselesinin Mısır'ın İsrail ile ilişkilerini etkilemesinin, Mısır'ı Çin ve Rusya gibi dünya güçleriyle ilişkilerini güçlendirmeye ve dengelemeye ittiğini belirtti.

Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, silah üreticisi ülkelerle yapılan ortak tatbikatların genellikle ‘söz konusu türden silah anlaşmalarının bir başlangıcı’ olarak görüldüğünü söyleyen Ragıb, “Bu tür tatbikatlar, ithalatçı tarafın eğitim sırasında tüm teknik ve pratik yönleri değerlendirmek için silah ve teçhizatı sahada görmesini sağlar ki bu Avrupa, Rusya, Fransa ve İngiltere ile de takip edilen bir şeydir” dedi.

frgty
Mısır-Çin ortak hava eğitim tatbikatından (Medeniyet Kartalları 2025) (Mısır Savunma Bakanlığı)

Ragıb, Çin'in önümüzdeki dönemde silah tedariki düzeyinde rekabet etmekle ilgilendiğini; J-uçak ailesini Amerikan, Fransız ve Rus muadilleriyle rekabete sokmayı başardığını ve bazılarının Mısır ile ortak tatbikata katıldığını kaydetti.

Ragıb sözlerini şöyle sürdürdü: “Afrika pazarının Çin'in hedeflediği en önemli pazar olduğu ve Mısır Silahlı Kuvvetleri’nin Afrika'nın en güçlüsü ve Çin için önemli bir potansiyel alıcı olduğu göz önünde bulunduruluyor. Aynı zamanda Mısır, ABD'nin İsrail'e sağladığı F-16'ya eşdeğer bir dördüncü nesil uçak arıyor. Çin J-10C, Rus ve Kore seçeneklerinin yanı sıra seçeneklerden biri olabilir. Elbette tüm bunlar, ABD himayesinde bölgede askerî açıdan üstün olmak isteyen İsrail'i korkutuyor.”

Tünel değil bir drenaj kanalı

Mısır ve İsrail arasındaki ilişkiler, özellikle İsrail'in Mısır'ın arabuluculuğunda Hamas ile varılan ateşkes anlaşmasını ihlal etmesinin ardından, Gazze Şeridi'ndeki mevcut savaşın başlamasından bu yana hiç bu kadar gergin olmamıştı. Öyle ki İsrail, Gazze Şeridi'ni bombalamaya yeniden başladı ve Philadelphia Koridoru’ndan ve Filistin sınır kapılarından çekilme sözünü yerine getirmedi.

rgtrhy
Mısır-Çin ortak eğitim tatbikatından (Mısır Savunma Bakanlığı)

İsrail güçleri, Mayıs 2024'te Philadelphia Koridoru ve Refah Sınır Kapısı da dâhil olmak üzere Gazze Şeridi'nin Mısır sınırını kontrol altına almış ve Mısır'ı ‘sınırındaki tüneller aracılığıyla Gazze Şeridi'ne silah ulaşmasını engellemek için yeterince çaba göstermemekle’ suçlamış, Kahire ise bu suçlamayı reddetmişti.

Eski İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, İsrail ordusu tarafından yayınlanan ve Gazze Şeridi'nin güneyindeki Philadelphia Koridoru’nda devasa bir tüneli gösteren ünlü fotoğrafın ‘uydurma’ olduğunu ve fotoğraflananın sadece bir metre derinliğinde bir drenaj kanalı olduğunu açıklayarak şaşkınlık yarattı.

İsrail Yayın Kurumu tarafından alıntılanan açıklamalarında Gallant, İsrail'in geçtiğimiz ağustos ayında bahsettiği tünelin ‘zaten var olmadığını’ ve fotoğrafın kullanılmasının Philadelphia Koridoru’nun önemini şişirmeyi ve Hamas ile yapılan esir değişimi anlaşmasını geciktirmeyi amaçladığını söyledi.

Gallant’a göre o dönemde medyada yer alan, üç kat yüksekliğinde olduğu söylenen ve yerin onlarca metre altına uzanan bir tünelden çıkan askeri bir aracı gösteren görüntü bir ‘drenaj kanalından’ başka bir şey değildi.

Ferec ve Ragıb bunun ‘İsrail'in barışı tehdit eden, anlaşmaları ve vaatleri ihlal eden politikalarını sürdürmek için yanlış bilgilendirme yaklaşımı’ olduğu konusunda hemfikir.

Mısır'ın en başından beri İsrail'in iddialarının yanlışlığını vurguladığını belirten Ferec ve Ragıb, “Şimdi dünya İsrail'in yanlış anlatıları karşısında Mısır'ın anlatısının doğruluğunu keşfediyor” dedi.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe