Rubio, ABD'nin Batı Şeria ve Gazze Şeridi güvenlik koordinatörlüğü rolünü ortadan kaldırmaya çalışıyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 25 Nisan 2025 tarihinde Washington'daki Dışişleri Bakanlığı'nda yaptığı konuşma sırasında (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 25 Nisan 2025 tarihinde Washington'daki Dışişleri Bakanlığı'nda yaptığı konuşma sırasında (AFP)
TT

Rubio, ABD'nin Batı Şeria ve Gazze Şeridi güvenlik koordinatörlüğü rolünü ortadan kaldırmaya çalışıyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 25 Nisan 2025 tarihinde Washington'daki Dışişleri Bakanlığı'nda yaptığı konuşma sırasında (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 25 Nisan 2025 tarihinde Washington'daki Dışişleri Bakanlığı'nda yaptığı konuşma sırasında (AFP)

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, daha geniş kapsamlı bir personel yeniden yapılandırması kapsamında ABD'nin Batı Şeria ve Gazze Şeridi güvenlik koordinatörlüğü birimini ortadan kaldırmayı düşünüyor.

ABD'nin Batı Şeria ve Gazze Şeridi güvenlik koordinatörlüğü görevi üç yıldızlı bir general tarafından yürütülüyor ve güvenlik krizlerini önlemek ve kontrol altına almak için İsrail ve Filistin Yönetimi'ndeki siyasi ve askeri yetkililer arasında irtibat kurmayı içeriyor. İşgal altındaki Batı Şeria'da güvenlik durumu kötüleşmeye devam ettikçe bu rol özellikle önemli hale geldi.

Axios'a konuşan kaynaklar, Gazze Şeridi'ndeki savaşın devam ettiği bir dönemde söz konusu birimin kaldırılmasının Batı Şeria'da daha fazla istikrarsızlığa yol açabileceği endişesini dile getirdi.

İki kaynağa göre, 2021 yılında göreve başlayan Korgeneral Michael Fenzel, Kongre üyelerini ve ABD hükümeti içindeki ve dışındaki diğer paydaşları, görevinin kaldırılmasına yönelik bir plandan haberdar olduğu konusunda bilgilendirdi. Söz konusu pozisyon, geçen hafta Dışişleri Bakanlığı içinde dağıtılan ayrıntılı organizasyon şemasında ya da Rubio tarafından kamuoyuna açıklanan daha az kapsamlı versiyonda yer almıyordu. Rubio'nun planı onlarca büro ve pozisyonun ortadan kaldırılmasını içeriyor.

Şarku’l Avsat’ın Axios'tan aktardığına göre ABD'li bir yetkili, ABD güvenlik koordinatörlüğü pozisyonu konusunda henüz nihai bir karar verilmediğini söyledi. Dışişleri Bakanlığı ise konu hakkında yorum yapmayı reddetti.

Güvenlik Koordinatörü, Dışişleri Bakanı ve Genelkurmay Başkanı'na bağlı olarak çalışır.

ABD ordusundaki en hassas general pozisyonlarından biri olan diplomatik bir pozisyondur ve yüksek rütbesi, ABD, İsrail ve Filistin Yönetimi'ndeki en yüksek askeri ve siyasi seviyelere doğrudan erişim sağlar.

Güvenlik Koordinatörü'nün ekibinde sekiz farklı Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ülkesinden askeri uzmanlar da yer alır.

Güvenlik Koordinatörü aynı zamanda şu anda Batı Şeria'daki duruma odaklanan en üst düzey ABD yetkilisi olup, Washington'daki üst düzey liderlere konuyla ilgili brifing veriyor.

Eski ABD Başkanı Joe Biden döneminde Savunma Bakanlığı (Pentagon), koordinatörü üç yıldızlı bir generalden albaya indirmeyi düşünmüş, ancak Demokrat ve Cumhuriyetçi senatörlerin güçlü muhalefeti üzerine bu planlar iptal edilmişti.



Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
TT

Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen bir tekneye düzenlenen saldırıda iki kişinin öldüğünü duyurdu.

Trump yönetimi, eylül ayından bu yana Venezuela'dan Karayipler ve Pasifik bölgelerinde faaliyet gösteren ve "uyuşturucu teröristleri" olarak adlandırdığı gruplara karşı askeri operasyon yürütüyor.

ABD Ordusu Güney Komutanlığı, X platformunda yaptığı açıklamada, "İki uyuşturucu teröristi öldürüldü, biri saldırıdan sağ kurtuldu" ifadesini kullandı.

ABD Sahil Güvenlik Teşkilatı'na, "hayatta kalan için arama ve kurtarma sistemini harekete geçirme" talimatı verildiğini belirtti.

Trump yönetimi yetkilileri, teknelerin uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili olduğuna dair kesin bir kanıt sunmadı; bu da operasyonların yasallığı konusunda tartışmalara yol açarak, yargısız infaz teşkil edebilecekleri endişelerini artırıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD'nin bugüne kadar düzenlediği 38 hava saldırısında toplam ölü sayısı en az 130'a ulaştı.

Bu, ABD özel kuvvetlerinin ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalamasından beri ABD ordusu tarafından açıklanan, uyuşturucu taşıyan bir tekneye yönelik üçüncü hava saldırısı.

Maduro, hapse girmeden önce Karayipler ve Pasifik'teki ABD askeri harekatının rejim değişikliğini hedeflediğini defalarca iddia etmişti.

Geçtiğimiz ay, saldırılardan birinde öldürülen iki Trinidadlının akrabaları, 14 Ekim'de gerçekleştirilen saldırıda haksız ölüm iddiasıyla ABD hükümetine karşı dava açtı.


Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
TT

Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri yaparak, Maskat'ta yürütülen İran ve ABD arasındaki dolaylı müzakerelerdeki son gelişmeler hakkında bilgi verdi.

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Arakçi'nin Maskat görüşmelerini "iyi bir başlangıç" olarak nitelendirdiği, ancak Amerikan tarafının niyet ve hedeflerine ilişkin güven eksikliğinin giderilmesi gerektiğinin altını çizdiği belirtildi.

Açıklamaya göre, üç ülkenin dışişleri bakanları müzakerelerin başlamasını memnuniyetle karşıladı, siyasi ve diplomatik bir çözüme ulaşmak ve herhangi bir gerilimi önlemek için görüşmelerin devamının önemini vurguladı. Bu görüşmelerin başarısının bölgenin istikrarı ve güvenliği için hayati bir faktör olduğunu kaydettiler.

İlgili bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün bir televizyona verdiği röportajda, ABD ile İran arasında yakın bir savaş tehdidi görünmediğini belirterek, anlaşmaya varılması olasılığına "biraz ara verildiğini" ifade etti.

Anadolu Ajansı, bakanın, iki taraftan birinin zaman kazanmaya çalıştığına inanıp inanmadığı sorusuna verdiği cevabı aktardı: "İkisi de; bu stratejinin bir parçası." Fidan, "Bu tür görüşmelere girerken, diğer senaryoya da hazırlık yapılır" diyerek, İran'ın tecrübe sahibi olduğunu, daha önce müzakereler yürütürken saldırıya uğradığını belirterek, geçen haziran ayında İran'ın nükleer tesislerini hedef alan ABD saldırısına atıfta bulundu. Ancak Fidan, birkaç gün önce ABD ve İran arasında yapılan görüşmelerin olumlu yönünün, tarafların müzakerelere devam etme isteğini göstermeleri olduğunu ifade etti.

Fidan,"Nükleer meseleyle ilgili müzakerelere başlama kararı çok önemliydi; nükleer mesele en önemli meseledir," diye devam etti. Bölgenin başka bir savaşı kaldıramayacağı konusunda uyararak, "Olası herhangi bir savaşı önlemek için mevcut tüm araçları kullanmak istiyoruz," ifadesini kullandı.

Umman'ın başkenti Maskat, cuma günü İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında bir dizi müzakereye ev sahipliği yaptı. İki taraf, görüşmelere devam etme konusunda anlaştı; tarih ve yer ise daha sonra belirlenecek.


Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
TT

Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)

Bir anarşist grup dün yaptığı açıklamada, cumartesi günü Kuzey İtalya'daki demiryolu altyapısına zarar vererek Kış Olimpiyatları'nın ilk gününde tren seferlerini aksattığını iddia etti.

Polis, cumartesi sabahı erken saatlerde farklı noktalarda üç ayrı olay yaşandığını ve özellikle Bologna çevresinde yüksek hızlı ve diğer tren seferlerinde iki buçuk saate varan gecikmelere neden olduğunu bildirdi. Olaylarda kimse yaralanmadı ve trenlerde hasar meydana gelmedi.

Anarşist grup, internette dolaşan açıklamada, Başbakan Georgia Meloni hükümetinin gösterilere yönelik baskısının sokak çatışmalarını "boşa" çıkardığını, bu nedenle başka protesto biçimleri bulmak zorunda kaldıklarını belirtti.

İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Bu nedenle, sonraki aşamalarda hayatta kalabilmek için gizli ve merkezi olmayan çatışma yöntemleri benimsemek, cepheleri genişletmek ve öz savunma ile sabotaja başvurmak gerekli görünmektedir."

Polis henüz açıklamayla ilgili bir yorum yapmadı. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, anarşist grubun peşine düşeceğine söz verdi. Aynı zamanda ulaştırma bakanı olan Salvini, X platformunda şunları yazdı: "Bu suçluları yakalamak ve nerede olurlarsa olsunlar ortadan kaldırmak, hapse atmak ve onları savunanlarla yüzleşmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız."

Anarşist grup, Olimpiyatları "milliyetçiliğin yüceltilmesi" olarak kınadı ve etkinliğin kalabalık kontrolü ve gözetim yöntemleri için bir "test alanı" sağladığını belirtti. Meloni, pazar günü protestocuları ve vandalları kınayarak, onları "İtalya'nın düşmanları" olarak nitelendirdi.