Şili ve Arjantin kıyılarında 7.4 büyüklüğünde deprem meydana geldi... Tsunami uyarısı iptal edildi

Şili'nin acil durum ajansı bir tsunami uyarısı yayınladı ve Magallanes bölgesindeki kıyı bölgelerinin tahliye edilmesini emretti, ancak iki saat sonra tahliye emrini kaldırdı

Şili'nin güney kıyı bölgelerinden bir kare
Şili'nin güney kıyı bölgelerinden bir kare
TT

Şili ve Arjantin kıyılarında 7.4 büyüklüğünde deprem meydana geldi... Tsunami uyarısı iptal edildi

Şili'nin güney kıyı bölgelerinden bir kare
Şili'nin güney kıyı bölgelerinden bir kare

Kıyı açıklarında meydana gelen şiddetli deprem Cuma günü Şili ve Arjantin'in güneyinde olası bir tsunami korkusunu yaşatırken yetkililer tehdit seviyesini düşürmeden kıyı bölgelerinde yaşayanları saatlerce tahliye etti. Ancak daha sonra tsunami uyarısı iptal edildi.

ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS), depremin Güney Amerika'nın güney ucu ile Antarktika arasındaki Drake Geçidi'ni 10 kilometre derinlikte vurduğunu açıkladı.

USGS depremin büyüklüğünü Şili Ulusal Deprem Merkezi tarafından bildirilen 7.5'ten biraz daha düşük olan 7.4 olarak tahmin etti.

Deprem yerel saatle sabah 9.58'de (GMT 12.58) meydana geldi ve birkaç küçük artçı sarsıntı kaydedildi, ancak herhangi bir yaralanma veya maddi hasar bildirilmedi.

Depremin merkez üssü Arjantin'deki Ushuaia'ya 219 kilometre, Şili'deki Puerto Williams'a ise benzer bir mesafede yer alıyordu.

Arjantinli yetkililer, depremin ardından tsunami riski nedeniyle ülkenin güneyindeki Puerto Almanza kasabası sakinlerine bölgeyi tahliye etmelerini emretti.

Tierra del Fuego eyalet hükümeti X hesabından yaptığı açıklamada Beagle Kanalı'nın doğu kıyısında Ushuaia'ya yaklaşık 75 kilometre mesafede bulunan Puerto Almanza sakinlerinden bölgeyi tedbiren boşaltmaları ve daha yüksek ve güvenli bir yere taşınmaları istendi.

Güneydeki Magallanes bölgesindeki kıyı alanları tahliye edildi. Ancak ajans tahliye emrini yayınlandıktan iki saat sonra kaldırdı.

Magallanes Afet Önleme ve Müdahale Servisi Bölge Müdürü Juan Carlos Andrade, “İhtiyati tahliye sona erdi” dedi. Başka bir deyişle, herkes faaliyetlerine geri döndü. Magallanes Afet Önleme ve Müdahale Dairesi Bölge Müdürü Juan Carlos Andrade, kıyıdaki ekonomik faaliyetler dışında tüm sektörler normal şekilde çalışacağını belirtti.

Latin Amerika'nın güney ucunda yer alan Magallanes, Şili'nin ikinci büyük ancak seyrek nüfuslu bölgesidir.

Antarktika'ya yapılan seferler için önemli bir durak noktası olan Ushuaia'nın bulunduğu Arjantin'in Tierra del Fuego eyaletine yakındır. Ushuaia için herhangi bir tahliye emri çıkarılmadı.

Şili Devlet Başkanı Gabriel Borek X platformunda şunları yazdı: "Olası acil durumlara müdahale etmek için tüm kaynaklar hazır."

Şili, üç tektonik plakanın birleştiği noktada bulunan, dünyanın depreme en çok maruz kalan ülkelerinden biridir: Nazca Plakası, Güney Amerika Plakası ve Antarktika Plakası.

AFP'ye göre 1960 yılında, sismik yoğunluğun başladığı tarihten bu yana kaydedilen en şiddetli deprem olan 9,5 büyüklüğündeki deprem güneydeki Valdivia kentini yerle bir etmiş ve 9 bin 500 kişinin ölümüne neden olmuştur.

2010 yılında meydana gelen 8.8 büyüklüğündeki depremin ardından oluşan tsunami 520'den fazla kişinin ölümüne neden olmuştur.



İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarında 212 gazeteci öldürüldü, 400'den fazlası yaralandı

Gazze Şeridi'nde İsrail güçleriyle yaşanan çatışmalar sırasında öldürülen Filistinli meslektaşları Yaser Murtaca'nın cenazesini taşıyan gazeteciler (DPA)
Gazze Şeridi'nde İsrail güçleriyle yaşanan çatışmalar sırasında öldürülen Filistinli meslektaşları Yaser Murtaca'nın cenazesini taşıyan gazeteciler (DPA)
TT

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarında 212 gazeteci öldürüldü, 400'den fazlası yaralandı

Gazze Şeridi'nde İsrail güçleriyle yaşanan çatışmalar sırasında öldürülen Filistinli meslektaşları Yaser Murtaca'nın cenazesini taşıyan gazeteciler (DPA)
Gazze Şeridi'nde İsrail güçleriyle yaşanan çatışmalar sırasında öldürülen Filistinli meslektaşları Yaser Murtaca'nın cenazesini taşıyan gazeteciler (DPA)

Filistinli onlarca gazeteci, Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla bugün Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinde bulunan Nasır Tıp Kompleksi önünde bir araya geldi. Gazeteciler, İsrail saldırılarında öldürülen meslektaşlarının fotoğraflarını taşıdı.

Basın mensupları, Gazze Şeridi'nde İsrail ile Hamas arasındaki savaşı haberleştirmek için ağır bir bedel ödüyor.

Filistin resmi haber ajansı WAFA, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik savaşının başlangıcından bu yana 212 gazetecinin (bazıları evlerinde aileleriyle birlikte olmak üzere) öldürüldüğünü, 409'unun ise yaralandığını açıkladı. Yaralılardan bazıları kalıcı uzuv kaybı yaşadı, bazıları da felç geçirdi. Resmi kaynaklara göre İsrail güçleri 48 gazeteciyi de tutukladı.

Görsel kaldırıldı. Gazze Şeridi'ndeki gazeteciler, Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nü kutlamak için toplandı. (WAFA)

Doğrudan hedef alınma

Şarku’l Avsat’ın Birleşmiş Milletler’in (BM) haber sitesi UN News'ten aktardığına göre Sami Şehade, Nisan 2024'te Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Nuseyrat'ta geçirdiği ağır bir yaralanmanın ardından bacağını kaybetti. Ancak o fotoğraf makinesini aldı ve Gazze Şeridi'ndeki trajik olayları belgelemek için sahaya döndü.

Engelinin kendisini çalışmaktan alıkoymasına izin vermeyen Şehade, “Tüm bu engellerle karşılaşsam bile foto muhabirliğini bırakmam mümkün değil” dedi.

Dünya Basın Özgürlüğü Günü her yıl 3 Mayıs'ta kutlanıyor ve medyanın hesap verebilirlik, adalet, eşitlik ve insan haklarını vurgulamadaki rolüne odaklanıyor.

Koltuk değneklerine yaslanan Şehade, mavi renkli basın yeleğini giyerek kamerasının arkasında durmuş, meslektaşlarıyla birlikte yıkıntıların arasında çalışıyordu.

Şehade, “Yaşanan tüm suçlara tanık oldum ve sonra bana karşı işlenen bir suça tanık olduğum an geldi... Ben bir saha gazetecisiydim, açık bir alanda kamera taşıyordum, beni gazeteci olarak tanımlayan bir kask ve yelek giyiyordum. Ama yine de doğrudan hedef alındım” ifadelerini kullandı.

Bu olay onun hayatında bir dönüm noktası oldu. Şehade durumunu şöyle açıkladı: “Daha önce kimsenin yardımına ihtiyacım yoktu ama şimdi var. Bu yeni gerçekliğin üstesinden gelme kararlılığına sahibim. İşte biz Gazze Şeridi'ndeki gazeteciler bu halde bile çalışmalıyız.”

Görsel kaldırıldı.Gazze Şeridi'ne düzenlenen İsrail saldırılarının birinde bacağını kaybeden Filistinli gazeteci Sami Şehade (UN News)

Sokaklarda çalışmak

Gazze Şeridi'nde yıkılmış bir binanın enkazı arasında bir meslektaşıyla birlikte çekim yapan gazeteci Muhammed Ebu Namus, “Dünya Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nü kutlarken, Filistinli gazeteciler savaşta yıkılan işyerlerini hatırlıyor” dedi.

Ebu Namus sözlerini şöyle sürdürdü: “İşimizi yapmak için ihtiyacımız olan asgari şey elektrik ve internet, ancak birçok yerde yok. Bu yüzden internet sağlayan dükkanlara başvuruyoruz. Sokaklar artık bizim ofislerimiz.”

İsrail'in Gazze Şeridi'ni işgali sırasında Filistinli gazetecilerin hedef alındığına inandığını ifade eden Ebu Namus, medya çalışanlarının ‘ister Filistin'de ister dünyanın başka bir yerinde çalışsınlar’ korunması gerektiğini söyledi.

Görsel kaldırıldı.Filistinli gazeteci Muhammed Ebu Namus ve Gazze Şeridi'ndeki savaşı takip eden meslektaşı (UN News)

Kaldırımlarda kan var

Filistinli Gazeteciler Sendikası'nın çağrısıyla Dünya Basın Özgürlüğü Günü münasebetiyle düzenlenen mitinge, çeşitli yerel ve uluslararası kuruluşlardan gazeteciler ve medya profesyonellerinin yanı sıra aktivistler ve insan hakları savunucularından oluşan kalabalık bir grup katıldı.

WAFA'ya göre kalabalık, gazeteciler için uluslararası koruma ve Gazze Şeridi'nde medya çalışanlarına karşı işlenen suçlara sessiz kalma ve suç ortaklığı politikasına son verilmesini talep etti.

Filistinli Gazeteciler Sendikası Başkan Yardımcısı Tahsin el-Astal, “Dünyanın yok etmek istediği Filistin'in sesini ve gerçeği savunmak için mesleki araçlarını taşırken şehit edilen meslektaşlarımızın kanı halen kaldırımlarda ve yıkılan evlerdeyken bugünü anıyoruz. İşgalci İsrail’i bu suçlardan tamamen sorumlu tutuyor ve uluslararası kurumları katillerin hesap vermesi için ciddi adımlar atmaya çağırıyoruz. Ayrıca uluslararası medyayı da yanımızda durmaya ve katliam karşısında sessiz kalmamaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

El-Astal, hiçbir güvenlik garantisinin olmaması, basın kuruluşlarının tahrip edilmesi ve medya çalışanlarının en temel çalışma araçlarından mahrum bırakılması nedeniyle Gazze Şeridi'ndeki medya durumunun dünyadaki en tehlikeli durumlardan biri haline geldiğini belirtti.